İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/648 E. 2020/659 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/648
Karar No
2020/659
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/648 Esas KARAR NO : 2020/659 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2019 KARAR TARİHİ : 16/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı asıl borçlu ... Şirketi arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden krediler kullandırıldığını, diğer davalı ...'ın sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kullandırılan çek taahhüt kredisinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmemesi üzerine ... tarihli ihtarnamenin keşide edilerek gönderildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını ayrıca davalılardan ...'ın icra müdürlüğüne sunduğu dilekçesinde borca ve ferilerine itirazının yanı sıra icra Müdürlüğünün yetkisine de itiraz ettiğini ancak sözleşmede Antalya mahkeme ve icra Müdürlüklerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, davalı tarafından her ne kadar yetki itirazında bulunulmuş ise de dilekçesinde yetkili icra dairesi bildirilmediğinden yasal mevzuata uygun olmadığını bildirmiştir. Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen herhangi bir cevap vermemiştir. Dosya içerisine; Davacı bankadan kat ihtarnamesi, kat ihtarnamesinin tebliğine ilişkin mazbata, kredi sözleşmesi, hesap özetleri ve ödeme planları, çek takip kayıtları, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, bankacı bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Dava; genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların vaki itirazının iptali talebine ilişkindir. Uyuşmazlık, İcra Müdürlüğünün yetkili olup olmadığı, genel kredi sözleşmesi nedeniyle icra takip tarihi itibariyle davalıların davacıya borçlu olup olmadığı, neticeten alacağın varlığı ve miktarı hususlarından ibarettir. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafça borçlu davalılar aleyhinde, ... tarihli GKS ile ... tarihli ihtarnameye istinaden ...-TL kredi alacağı, ...-TL kredi alacağı faizi, ...-TL İhtar Masrafı, ...-TL ihtar masrafı faizi, ...-TL Gayri Nakdi alacak, ...-TL BSMV olmak üzere toplam ...-TL alacaktan dolayı ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edilmesi üzerine süresinde borçlu tarafından icra dairesine verilen itiraz dilekçesiyle borcun tamamına itiraz edilerek takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Davalılar ... tarihli dilekçesi ile, davacı ile sulh yoluna gidildiğini, dava konusu hukuki ihtilaf üzerinde anlaşmış olduklarını, davayı kabul ettiklerini, tarafların vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığını, bu yönde kabul nedeniyle karşı tarafa herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri kararına hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ... tarihli oturumda alınan beyanında, davalıların davayı kabul ettiklerini, davalılardan yargılama gideri ve vekalet ücreti ile icra inkar tazminatı taleplerinin olmadığını, davanın kabul nedeni ile kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davayı kabul 6100 sayılı HMK’nun 308. Maddesinde, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nun 311. maddesinde, kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davanın kabül edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda, davalılar tarafından dava kabul edilmekle, kabulün yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması karşısında, davanın kabul nedeniyle kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABUL NEDENİ İLE KABULÜ ile; Davalıların Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davacı icra inkar tazminatı talep etmediğinden davalılar aleyhine icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca davayı kabul, muhakemenin ilk celsesinden sonra gerçekleştiğinden alınması gerekli Gayrinakdi depo talebi yönünden ...-TL, Nakti alacak talebi yönünden ...-TL olmak üzere toplam ...-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın talep doğrultusunda davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı yargılama gideri talep etmediğinden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı vekalet ücreti talep etmediğinden davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/12/2020 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/648, K. 2020/659, T. 16.12.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-648-e-2020-659-k-9c7e6ecc31ea