İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/584 E. 2020/158 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/584
Karar No
2020/158
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/584 Esas KARAR NO : 2020/158 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 06/03/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket adına kayıtlı davacı müvekkili şirket ...'nin ... genelinde ... ve ... ürünleri satın almak, ithal etmek ve ... ... de depolayarak ülkenin tümünü kapsayacak şekilde dağıtımını yapmak amacıyla faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı şirketin ise müvekkili şirketle aynı sektörde faaliyet gösteren işlenmiş akaryakıt ürünlerini deniz tankerleri ile akaryakıt depoları, kara tankerlerine dolum sağlayan bir şirket olduğunu, davalı şirketin ... Mah. ...Sok. No.. .../... adresinde ... bulunduğunu, müvekkilinin ise maliki bulunduğu dava konusu parsel üzerinde ... ... ... ... bulunduğunu, davalı şirketin, davacı şirketin maliki olduğu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ve ... Parselde bulunan taşınmazını işgal ettiğini, müvekkili şirket tarafından defalarca şifahi ve yazılı olarak defalarca haksız müdahalenin sonlandırılması istenmiş ise de işgal devam ettiğini, bu nedenle taraflarınca Beyoğlu ... Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnameyi keşide etme zorunluluğu hâsıl olduğunu, işbu ihtarname ile müvekkili şirketin maliki olduğu ... İli ... ilçesi ... Mahallesi ... Ada ve ... Parselde bulunan ... Mah. ... Cad. No... .../... adresinde kayıtlı taşınmazında kazai akaryakıt sızıntılarını Önlemek için alınan önlemleri arttırma çalışmaları kapsamında ...'nde alanda ... inşa etmekte olduğu, söz konusu işlem için kazı yapılması esnasında davalı tarafın da malumu olduğu müvekkil şirketten habersiz ve izinsiz olarak ... metre uzunluğunda iki adet ( ..." ve ..." ) ... ... ... hattı olduğunun fark edilmesi üzerine işlem durdurulmak zorunda kalındığını, davalı ile iletişime geçilmesine rağmen davalı şirket tarafından ne haksız müdahalenin sona erdirildiğini ne de haksız işgalleri nedeniyle hukuken ödemekle yükümlü oldukları ecri misil bedelinin taraflarına ödendiğini davalı şirket tarafından iş bu ihtarnameye cevaben Kadıköy ... Noterliğinin ... tarihli ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile kendilerine tebliğ edilen ihtarnameden sonra ilgili boru hatlarının akıbeti ile teknik ölçüm ve mühendislik çalışmalarının başlatılmış olduğunu, fizibilite çalışmalarının yapıldığını, boru hatlarının deplase ( yerini değiştirmek ) işlemleri için üç ortaklı girişim şirketi olmaları nedeniyle şirket ortaklarının bir araya gelemediklerini, ayrıca ecri misil bedeli ile ilgili olarak da görüşme günü belirlenmesini talep etmiş bulunmaktadırlar Ne var ki, teknik ölçüm ve mühendislik çalışmalarının başlatıldığı bilgisi gerçeğe aykırı ve geciktirme amaçlı olup ... tarihinde yapılan yüz yüze yapılan görüşme neticesinde de bu husus davalı tarafça kabul edildiğini, ortaklarının karar almaması sonucu bu hususta herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin ... tarihli .../... Esas-.../... karar sayılı ilamı ile; Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nun 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4 . Madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: Taraflar her ne kadar tacir olsalar da, taraflar arasındaki uyuşmazlık tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olmayıp haksız fiilden kaynaklı haksız işgal tazminatı olup, haksız işgal tazminatının TMK 995 ve devamı maddelerinde düzenlendiği göz önüne alındığında ve davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan ticari dava türlerinden de bulunmayışı gözetilerek, mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karar, davacı vekilince istinaf edilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin ... tarihli, .../... Esas-.../... karar sayılı ilamı ile" Eldeki davada istenen el atmanın önlenmesi ve ecrimisilin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(TMK) 683. vd. maddelerine dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Ancak somut olayda taraflar şirket olup, şirketlerin faaliyet konuları içerisinde yapmış oldukları tüm iş ve işlemlerin ticari olması asıldır. Bunun sonucu olarak somut olay yönünden de el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerinin ticari nitelikte olduğu, eldeki davanın da ticari dava niteliğinde olduğu sonucuna varmak gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında; ilk derece mahkemesince davacı tarafça sunulan sulh sözleşmesi kapsamında bir karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3. hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırılmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek" dosya mahkememize gelmiş, mahkememizin yukarıdaki esasını alarak yargılamaya devam olunmuştur. Yargılama devam ederken davacı vekili ... tarihli celsede de karşı taraf ile sulh olduklarını, sulh nedeniyle davanın konusuz kaldığını, karşılıklı vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı talebi de bulunmadığını beyan etmiş, davalı vekili ise ... havale tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olması nedeniyle davanın konusuz kaldığını beyan etmiş, dilekçesi ekinde protokol ibraz ettiği anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın Davaya Son Veren Taraf İşlemleri başlığı altında 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat, davayı kabul ve sulh düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 315/1.maddesine göre; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." hükmüne yer verilmiştir. Açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacı vekilinin sulh olduklarını beyan etmesi ve dilekçesi ekinde ibraz ettiği protokol başlıklı belgenin incelenmesinde de ecri misil bedelinin davalı tarafından davacıya ödenmesi, davalı vekilinin davacı taraftan herhangi bir vekalet ücreti talebinin olmadığı hususlarında anlaşıldığı, davacı vekilinin de yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında, taraflar sulh olduklarından HMK'nın 315.maddesi uyarınca esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Sulh nedeniyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen ...-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/03/2020 Katip ... e- imzalıdır Hakim ... e- imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/584, K. 2020/158, T. 06.03.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-584-e-2020-158-k-6860e0c97df0