İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/559 E. 2021/326 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/559
Karar No
2021/326
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/559 Esas KARAR NO : 2021/326 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2019 KARAR TARİHİ : 07/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ... satımına ilişkin ... tarihli, ... nolu ... TL bedelli faturanın düzenlenerek müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin ise bedel ödeme yükümüne karşılık ... 'nin ... tarihi, ... seri nolu, ... TL bedelli çekinin keşide ederek davalı tarafa kargo aracılığı ile teslim ettiğini, tüm görüşmelere rağmen ve çekilen ihtarnameye rağmen satış konusu ... davalı tarfa teslim edilmediğini, çekin ödeme gününün ise eldeki dava tarihi itibariyle yaklaşmış bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu çekle ilgili olarak herhang ibir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında bu ilişki dışında başkaca herhangi bir ticari ilişkinin de bulunmadığını, davalı tarafça düzenlenen faturanını irsaliye olmadığının tesliminin gerçekleştiğini davalının ispat etmesi gerektiğini beyan etmekle; Dava konusu ... 'nin ... tarihi, ... seri nolu, ... TL bedelli çekin üzerine ödemene men yasağı konulmasına, bu çekle ilgili olarak müvekkili aleyhine başlatılacak olan muhtemel tasiplerin ise dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına, Dava konusu ...'nin ... tarihi, ... seri nolu, ... TL bedelli çek ile ilgili olarak borçsuzluğunun tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı davaya cevap sunmamıştır. Dava: Avans olarak verilen çekin bedelsizliği nedenine dayalı olarak açılan Menfi Tespit davası iken dava tarihinden sonra borcun ödendiği bildirilmekle istirdat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu edilen ... TL bedelli çekin davacı tarafından davalıya teminat olarak verilip verilmediği, teminat olarak verildi ise çekin bedelsiz kalıp kalmadığı, sonuç olarak bu çek nedeni ile davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadığı ve davacıdan tahsil edilen bedelin iadesinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir. Mahkememizin ... tarihli ... esas-... karar sayılı ilamında; Davanın ... tarihinde açıldığı, yukarıda açıklanan ve 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/a maddesinin ise ... tarihinde yürürlüğe girdiği, bu nedenle davanın açıldığı tarih itibari ile eldeki davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu ve eldeki davada bu şartın gerçekleşmediği anlaşılmakla 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/a maddesi, 6235 sayılı kanuna eklenen 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. Maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine dair verilen hüküm; davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2019/1634 esas-2019/1696 karar sayılı ilamı ile; "Somut uyuşmazlıkta davacının talebi, menfi tespit istemine ilişkindir. TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucu esas alınarak belirlenir. Talep sonucunun bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır. Menfi tespit davaları 6100 Sayılı HMK'nın 106. maddesi uyarınca tespit davası niteliğindedir. Dava sonucunda borçlunun borçlu olmadığının anlaşılması halinde bu hususta tespit hükmüne yer verilir. Menfi tespit davaları sonucunda verilecek kararlar eda hükmü içermeyeceğinden menfi tespit davalarının açılabilmesi için arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesi bu nedenle usul ve yasaya aykırıdır. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1a-6. maddesince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına" gerekçesi ile kaldırılarak mahkememize gelmiş ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Yargılama sırasında davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, yazılan talimatın davalı adına çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade olunması gerekçesi ile bila ikmal iade edildiği anlaşılmıştır. Davalının güncel adresinin bildirilmesi için Mersin Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin ... tarihli celsesinde ise; Söz konusu çekin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmaması sonuca etki etmeyeceğinden davalının ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin önceki celse uyarınca davalı şirketin güncel tebligata elverişli adresinin araştırılması hususundaki ara kararlardan dönülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 10/10/2013 tarih ve 2013/11506-15832 sayılı ilamında "...Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda çekleri davacı adına keşide eden ... 'in çeklerin verildiği tarih itibariyle şirket yetkilisi olduğu konusunda tartışma bulunmadığı, dolayısıyla kambiyo senetlerinin her yönü ile geçerli olduğu, davaya konu çeklerin hatır çeki olarak veya teminat amacıyla verildiği yönündeki iddiaların davacı tarafça yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği ancak davacının buna dair yazılı delil sunamadığı, bu çeklerin tek başına davalı defterlerinde yer almamasının geçerliliğini etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle kambiyo senetlerinin ticari defterlere kayıt edilmemiş olmasının sonuca etkili olmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ... gününde oybirliğiyle karar verildi..." şeklinde karar vermiştir. Dolayısıyla söz konusu senedin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması davacının borçlu olmadığı sonucunu doğurmayacağından ticari defterlerin incelenmesine de gerek görülmemiştir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/11/2015 tarihli ve 2014/17432-2015/13867 sayılı ilamı da aynı yöndedir. Her ne kadar dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmış ise somut olayda iddiaların ileri sürülüşü bakımından yemin konusu aynı zamanda ceza soruşturma ve kovuşturmasına neden olabilecek nitelikte olduğundan HMK 226/1-c uyarınca yemin delili hatırlatılmamıştır. Tüm bu nedenlerle davacı borçlu olmadığını yazılı delillerle ispat edemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen ...-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ‭...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının bu dava nedeni ile yapmış olduğu yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/04/2021 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/559, K. 2021/326, T. 07.04.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-559-e-2021-326-k-f68a37fc35d0