İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/558 E. 2021/336 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/558
Karar No
2021/336
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/558 Esas KARAR NO : 2021/336 DAVA : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 21/10/2019 KARAR TARİHİ : 15/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan kooperatif genel kurul kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatif tarafından .... tarihli genel kurul kararı ile borçları bulunduğundan bahisle davacı ile birlikte ..., ... ve ...'ın ihraç edilmelerine, aynı kapsamda borçlu olduğu için ihracı gündeme gelen ...'nün ise borcun tamamını 30 gün içinde ödemesi şartı ile ihraç edilmemesine karar verildiğini, davacının borcu bulunduğu hususu ile genel kurul toplantı gün ve saatinin davacıya tebliğ edilmediğini, haricen ihraç kararını öğrenen davacının kararın iptali için Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı kooperatife müracaat ettiğini, davalının cevap vermediğini, davacının davalıdan Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ...E. ...K. sayılı kararı doğrultusunda başlatılan Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası nedeniyle yaklaşık ...TL civarında alacaklı olduğunu, bu sebeple ihraç kararının yerinde olmadığını, kooperatife borçlu olduğu belirtilen ...'nün ihracına karar verilmemiş olmasının iyiniyetli bir tutum olmadığını belirterek ihraç kararının iptaline ve davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatife olan aidatlarını ödememesi nedeniyle yasal prosedür izlendiğini, davacı ... 'in kooperatife olan toplam ...-TL borcunu 10 gün içinde ödemesi için Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini ve ... tarihinde tebliğ olduğunu, arkasından Antalya .... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile toplam borcunu ödemesi için 1 ay süre verildiğini ve ihtarname ... tarihinde tebliğ edildiğini, her hangi bir ödeme yapılmaması üzerine Kooperatif yönetim kurulunca ... tarih ... sayılı ihraç kararı alındığını ve bu karar Antalya .... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, ihraç kararının iptaline ilişkin davaların, ortaklıktan çıkarma kararının tebliğinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, davacının ihracına ilişkin Kooperatif Yönetim Kurulunun ... tarih ... Sayılı karar davacıya ... Tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, hak düşürücü süre geçtiğini, diğer taraftan, davacı taraf dava dilekçesinde belirttiği ... Tarihli Genel Kurul Kararlarının iptalini talep etmiş ise de Kooperatifler kanunu 53. maddesine göre Genel Kurul kararlarının iptalini dava edebilmek için; bir aylık hak düşürücü süre içerisinde genel kurula katılan ortağın, genel kurul kararlarına ret oyu vermesi ve verdiği ret oyunu genel kurul tutanağına yazdırması; özetle genel kurul kararlarına "muhalefet şerhi" yazması gerektiğini, Kooperatif üyeleri usule uygun bir şekilde toplantıya davet edildiğini ve kooperatif Genel Kurulunda alınan kararlara hükumet komiseri gözetiminde usulüne uygun olarak alındığını, davacı tarafın hak düşürücü süreler geçtikten sonra açmış olduğu davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği alacak iddiası, davacı tarafın satın aldığını iddia ettiği başka bir üyeliğe ilişkin olduğunu, ihraç edilen hisse ile ilgisi bulunmadığını, bahse konu davanın şuan istinaf incelemesinde ve henüz kesinleşmediğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, kooperatif genel kurul tarafından onaylanan ihraç kararının iptali istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 16. maddesinde belirtilen süre içinde, anılan kanunun 99. maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4 ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 14/2. Maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. ...'nden davalı kooperatife ait sicil dosyası ve genel kurul tutanaklarının tüm ekleri ile birlikte celp olunmuştur. Antalya ... Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye nolu "Kooperatif Hisse Devri Sözleşmesi" ile kooperatif üyesi olan ...’ın ... nolu üyeliğinin tamamını bütün aktif ve pasifi ile birlikte devir aldığı, bu üyelik devir sözleşmesine istinaden ... tarihli ... nolu yönetim kurulu kararı davacının davalı kooperatif üyeliğine kabul edildiği, davacının ... m2 lik (orta) taşınmaz karşılığında kooperatif üyesi olarak kabul edildiği, Antalya ... Noterliği'nin ... tarihli ... düzenleme şeklinde kur’a çekiliş tutanağına göre, davacının üyeliği karşılığında ... ada ... parsel ... nolu ... m2 bağımsız bölümün isabet ettiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi SMMM/ Bağımsız Denetçi ...'in ... tarihli raporunda özetle; davalı kooperatif ticari defter ve belgelerine göre, davacının davalı kooperatifteki üyeliği karşılığında davacının ihtarnamelerde belirtilen borç tarihi olan ... tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş davacı tarafın asıl aidat veya gecikme faizi borcunun olmadığı, aksine davacının ....-TL. tutarında davalı kooperatife fazla ödemesinin olduğu, ihraç kararına dayanak olan davalı kooperatifin davacı tarafa gönderdiği ihtarnamelerin yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmediği, bu nedenle de davacının ihraç kararının yerinde olmadığı, belirtilmiştir. Bilirkişi SMMM/ Bağımsız Denetçi ...'in ... tarihli raporunda özetle; davalı kooperatifin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, davacının ... tarihinde ....-TL. tutarında davalı kooperatife ödeme yaptığı, bu ödemeden sonra davacının ... tarihi itibariyle davacının davalı kooperatife bir borcunun kalmadığı, aksine ....-TL. tutarında fazla ödeme yaptığı, bu fazla ödeme tutarından ... tarihinden sonra tahakkuk eden aidat borçlarının mahsup edilmesi ile davacının ... tarihi itibariyle ....-TL. tutarında fazla ödemesinin kaldığı, ....-TL. tutarındaki borç kayıtları ile ilgili olarak tevsik edici bir belge ibraz edilmediği için bu borç kayıtlarının anılan hesaplamaya dahil edilmediğini belirtmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları ile davanın mahiyeti gereğince kooperatiften ihraç nedenleri ile dava açma süresi hakkında kısasa açıklama yapmakta fayda bulunmaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun “Ortaklıktan çıkarılma esasları ve itiraz” başlıklı 16. maddesinde; “(Değişik birinci fıkra: 6/10/1988 - 3476/4 md.) Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerekti-ren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Ana sözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazı-lır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmi-yen çıkarılma kararları kesinleşir. (Ek: 6/10/1988 - 3476/4 md.) Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı ke-sinleşinceye kadar devam eder.” hükmü yer almakta; Yine aynı Kanunun; “I- Süre Ve Ortaklığın Yok olması” başlıklı 27. maddesinde de; “Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alâkalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez.” Denilmektedir. Görüldüğü üzere; ortağın ana sözleşme gereği belirlenen parasal yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmekte; bu gereği yerine getirmediği için ihraç edilen üyeye ise, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının usulünce kendisine tebliğinden itibaren üç aylık süre içinde itiraz olanağı tanınmaktadır. İhraç edilen üyeye tanınan bu üç aylık itiraz süresi hak düşürücü süre olup, bu süre içinde itiraz etme olanağını kullanmadığı takdirde hakkındaki ihraç kararı kesinleşecektir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 31/10/2014 tarih 2014/8693E. 2014/6812K. sayılı kararında; "...Ortakların tümünü ilgilendiren konularda alınan genel kurul kararları tebliğe ihtiyaç göstermeden genel kurula katılan, katılmayan bütün ortakları bağlar. Ortaklardan bir kısmı hakkındaki şahsi nitelik taşıyan kararların ise bağlayıcı olabilmesi için tebliği gerekmektedir. Ana sözleşmenin 23/4. maddesinde, yönetim kurulu tarafından verilen ortaklıktan çıkarma kararlarına itirazların incelenip, karara bağlanması genel kurulun görevleri arasında sayılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/4. maddesi uyarınca, yönetim kurulunun alacağı ihraç kararı üzerine ortak, genel kurula itiraz edebileceği gibi, mahkemeye iptal davası da açabilir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16/3. ve anasözleşmenin 14/2. maddeleri hükümlerine göre, yönetim kurulunun ihraç kararına karşı genel kurula itiraz edilmiş ise, artık yönetim kurulunun ihraç kararına karşı iptal davası açılamaz. Dava, genel kurul kararına karşı ve tebliğinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır. Zira, aynı hükümde, itiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı iptal davası hakkının saklı olduğu hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, davacının ... tarihli yönetim kurulu kararıyla ihraç edildiği, bu kararın yazı ile davacıya ... tarihinde bildirildiği, bu bildirimden sonra yapılan ... tarihli genel kurulda ihracın kendiliğinden görüşülerek kabulüne dair şahsi nitelikte karar alındığı görülmektedir. Davacı, işbu davayı, yönetim kurulunun aldığı ihraç kararının bildiriminden itibaren üç aylık sürenin geçmesinden sonra açmışsa da, genel kurul davacının itirazı olmasa da esasen itirazı incelemeye görevli olduğuna ve görevli olduğu konuda ihraç kararını gündeme alıp, ihracı karara bağladığına göre mahkemece artık itirazın yapılmadığına bakılmaksızın ve dosya içerisinde bu genel kurul kararının davacıya tebliğine dair belgeye rastlanmadığı ve esasen davalının tebliğe ilişkin bir savunmasının dahi bulunmadığı da gözetilerek, davanın süresinde açıldığının kabulü ile davanın esasına girilerek, onaylanan yönetim kurulu ihraç kararının dayanağı olan ihtarnamelerin önce 1163 sayılı Kanun'un 27. ve anasözleşmenin 14/2. maddesi uyarınca şekli bakımdan, bundan sonra gerektiğinde gerçek borç ihtarı içerip içermediği yönünden incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken..." denilmiştir (aynı mahiyette Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2014/7740E. 2015/7404K. sayılı kararı). Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 17/03/2016 tarih 2015/715E. 2016/1679K. sayılı kararında; "...1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. ve anasözleşmenin 14. maddesinde çıkma kararının onaylı bir örneğinin ortağa tebliğinin zorunlu olduğu, tebliğinden itibaren üç ay içerisinde genel kurula itiraz edilebileceği ya da mahkemeye dava açılabileceği, aksi halde ihraç kararının kesinleşeceği düzenlenmiştir. Çıkarma kararının onaylı örneğinin tebliği ile kararın niteliğinin ve üyenin hangi gerekçelerle ihraç edildiğinin öğrenilmesi sağlanmış olur. Dava açılmasına ilişkin bu süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece de re'sen dikkate alınması gerekir. Ortağın ihraç kararının tüm unsurları ile içeriğini bildiğini kanıt yükü davalı kooperatiftedir. İhraç kararının sadece varlığını, ortağın haricen öğrenmesi tebliğ zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Davacı sadece ihraç kararının varlığını öğrenmiş ise, bu öğrenmede ihraç kararının tüm unsurları yer almadığından ve ihraç kararının sadece varlığından davacı haberdar olduğundan ihraç kararının yasanın aradığı şekilde öğrenildiğinden söz edilemez..." denilmiştir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 25/06/2014 tarih 2014/26E. 2014/4890K. sayılı kararı). 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 16. maddesi gereğince ortağın ihraç edilebilmesi için, ortağa gönderilen borç miktarı gerçek borç miktarını yansıtmalıdır. Bildirilen borç miktarı kişisel ve gerçek borç miktarını yansıtmıyorsa, ortağın usulüne uygun bir şekilde temerrüte düşürüldüğünden bahsedilemez. İhtarlarda belirtilen borç ortağın gerçek borcunu yansıtmıyorsa, ihtar edilen borç ile gerçek borç arasında fahiş bir fark bulunuyorsa, ortağın ihracına karar verilemez. Ayrıca ihtarnamelerde faiz borcu miktarının da açıkça gösterilmesi gerekir (Coşkun, Mahmut; Kooperatifler Hukuku, Ankara 2019, s. 245). Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortaklar kooperatif ortaklığından çıkarılabilirler. Buna ilişkin kural 1163 sayılı Kooperatif Kanunun 27. maddesinde kabul edilmiştir. İhraca yetkili organ kooperatif genel kuruludur. Ancak ana sözleşme ile bu yetki kooperatif yönetim kuruluna da verilebilir. Çıkarma yetkisi diğer başka bir organa verilemez, verilmiş ise bu karar geçersiz olup hiç bir sonuç doğurmaz (Eriş, Gönen; Uygulamalı Kooperatifler Hukuku 2. Baskı, Ankara 1999, s. 715). 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorundadır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 13/07/2020 tarih 2017/1239E. 2020/2574K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2020 tarih 2017/1113E. 2020/2011K. sayılı kararı). Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 19/01/2012 tarih 2011/3065E. 2012/185K. sayılı kararında; "... daha az ödeme yapan diğer üyelerin ihracı yoluna gidilmediği ve bu suretle davalı kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile... ihraca ilişkin genel kurul kararının tebliğ edilmemesi karşısında davanın kabulünde isabetsizlik bulunmadığından... hükmün onanmasına..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı, genel kurul tarafından onaylanan ihraç kararının iptali istemi ile dava açmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. ve anasözleşmenin 14. maddesinde çıkma kararının onaylı bir örneğinin ortağa tebliğinin zorunlu olduğu, tebliğinden itibaren üç ay içerisinde genel kurula itiraz edilebileceği ya da mahkemeye dava açılabileceği, aksi halde ihraç kararının kesinleşeceği düzenlenmiştir. Ortağın ihraç kararının tüm unsurları ile içeriğini bildiğini kanıt yükü kooperatiftedir. İhraç kararının sadece varlığını, ortağın haricen öğrenmesi tebliğ zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Ortak sadece ihraç kararının varlığını öğrenmiş ise, bu öğrenmede ihraç kararının tüm unsurları yer almadığından ve ihraç kararının sadece varlığından ortak haberdar olduğundan ihraç kararının yasanın aradığı şekilde öğrenildiğinden söz edilemez. Davacı, işbu davayı, yönetim kurulunun aldığı ihraç kararının bildiriminden itibaren üç aylık sürenin geçmesinden sonra açmışsa da, genel kurul görevli olduğu konuda davacının ihraç kararını gündeme alıp, ihracı karara bağladığına göre artık itirazın yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın talebin değerlendirileceği ve dosya içerisinde bu genel kurul kararının davacıya tebliğine dair belgeye rastlanmadığı ve esasen davalının tebliğe ilişkin bir savunmasının dahi bulunmadığı da gözetilerek, davanın süresinde açıldığının kabulü ile davanın esasına girilerek incelenmiştir. Antalya ... Noterliği'nin .... tarihli .... yevmiye nolu "Kooperatif Hisse Devri Sözleşmesi" ile kooperatif üyesi olan ...’ın ... nolu üyeliğinin tamamını bütün aktif ve pasifi ile birlikte devir aldığı, bu üyelik devir sözleşmesine istinaden ... tarihli ... nolu yönetim kurulu kararı davacının davalı kooperatif üyeliğine kabul edilmiştir. Bilirkişi SMMM/ Bağımsız Denetçi ...'in kök ve ek raporunda davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirdiği, ihtarnamelerde belirtilen şekilde davalıya borcunun bulunmadığı, aksine alacağının bulunduğu belirlenmiştir. Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortaklar kooperatif ortaklığından çıkarılabilecek olması, ... sayılı Kooperatifler Kanunun 16. maddesi gereğince ortağın ihraç edilebilmesi için, ortağa gönderilen borç miktarı gerçek borç miktarını yansıtmasının gerekli olması, bildirilen borç miktarı kişisel ve gerçek borç miktarını yansıtmıyorsa, ortağın usulüne uygun bir şekilde temerrüte düşürülmüş olmaması, ihtarlarda belirtilen borç ortağın gerçek borcunu yansıtmıyorsa, ihtar edilen borç ile gerçek borç arasında fahiş bir fark bulunuyorsa, ortağın ihracına karar verilemeyecek olması nedeni ile ihraç kararı usul ve yasaya uygun olmadığı gibi, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olması, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorunda olması, davalı genel kurul kararında kooperatife borçlu olduğu belirtilen bir takim üyelerin ihraç edilip diğerlerinin edilmemesi eşitlik ilkesine de aykırı olacağından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABULÜNE, 2. Davacının davalı kooperatifinden ihracına (çıkarılmasına) ilişkin davalı kooperatif genel kurulunun ... tarih gündem 6. maddesinde davacıya ilişkin kararının İPTALİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...TL'nin mahsubu ile bakiye ...TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4. Davacı tarafından yatırılan ...TL peşin harç, ...TL başvurma harcı ile ...TL bilirkişi ücreti, tebligat ücreti ve posta masrafı olmak üzere ...TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ...TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacıların ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/04/2021 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/558, K. 2021/336, T. 15.04.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-558-e-2021-336-k-49d1d1415c85