İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/781 E. 2020/134 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/781
- Karar No
- 2020/134
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/781 Esas KARAR NO : 2020/134 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2018 KARAR TARİHİ : 26/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacağının tahsili için davalı hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan etmekle; davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ile dava harç ve masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle: davacı vekilinin iddia ettiği hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında delil olarak sunmaya çalıştığı faturaların yasal dayanaktan yoksun olduğunu, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, faturaların kim tarafından teslim edilip kim tarafından alındığının belli olmayan imzasız faturalar olduğunu, davacının taleplerinin tamamen karşılıksız olduğunu beyan etmekle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava: Faturaya dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık: taraflar arasında bir akdi ilişki olup olmadığı, var ise takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarındadır. Dosya içerisine ; Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası celp edilmiş, Antalya Kurumlar Vergi Dairesine müzekkere yazılarak davalı ... Şirketinin faturaları BA formunda beyan edip etmediği husus sorulmuş, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri inceletilerek mali müşavir bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... Tarafından alacaklı ... Şirketi aleyhinde ... TL fatura, .. TL işlemiş faiz, ... TL fatura, ... TL işlemiş faiz, ... TL fatura, ... TL işlemiş faiz, ... TL fatura, ... TL işlemiş faiz, ... TL fatura, ... TL işlemiş faiz, ... TL fatura, ... TL işlemiş faiz, ...-TL fatura, ... TL işlemiş faiz, ... TL fatura, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. ... havale tarihli Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında; mükellef ... Şirketi hakkında istenen bilgi ve belgelere esas olmak üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 396 sıra nolu Genel Tebliğ uyarınca aylık dönemde KDV hariç ... TL üzerindeki mal hizmet alış ve satışlarının BA-BS formu ile bildirilmesi gerektiği, ekte gönderilen faturaların söz konusu tutarın altında olduğundan BA-BS formunda bildirim zorunluluğunun bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. ... havale tarihli Mali Müşavir bilirkişi ...'in bilirkişi raporunda sonuç olarak; dava dosyası ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, davacı tarafın ticari defterlerine göre, taraflar arasında davacı şirketin davalı şirkete mal satılması şeklinde ticari bir ilişkinin olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davalı adına borç kaydedilen dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL tutarında davalı taraftan alacağının olduğu, davacı şirket , dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların ve muhteviyatındaki malların davalı şirkete teslim edildiğini somut belgelerle ispatlamakla mükellef olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satım sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nun 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Malın tesliminin satıcı tarafından kanıtlanması gerekir. Faturanın sadece satıcının ticari defterlerinde kayıtlı olması malın teslimi için karine teşkil etmez (19 HD'nin 2014/14716 K sayılı kararı). Tüm açıklanan hususlar ve dosya kapsamına göre davacı alacaklının davalı borçlu hakkında faturalara dayalı icra takibi başlattığı, davalı borçlunun dava konusu edilen ... TL fatura, ... TL fatura, ... TL fatura, ... TL fatura, ... TL fatura, ... TL fatura, ...-TL fatura ve ... TL faturaların muhteviyatı mal ve hizmetin alınmadığını belirterek bu faturalar yönünden takibe itiraz ettiği, itirazın iptali için eldeki davanın ikame edildiği, davalının verilen sürede ticari defterlerini sunmadığı, tacir olan davacının ticari defter ve belgelerinin incelendiği, ticari defterlerinin de usulüne uygun tutulmuş olduğu ve defterlerinde kayıtlı olan ... TL fatura, ... TL fatura, ... TL fatura, ... TL fatura, ... TL fatura, ... TL fatura, ...-TL fatura ve ... TL faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olup olmadığı tespit edilemediği, bu nedenle fatura muhteviyatının teslimine yönelik ispat külfetinin davacı alacaklı üzerinde olduğu, mal teslimine ilişkin hususun dava miktarı da birlikte değerlendirildiğinde 6100 sayılı HMK'nun 200/1. maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiği, bu nedenle tanık da dinletilemeyeceği, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı, davacı tarafın sunmuş olduğu deliller alacaklı olduğunun ispatı bakımından yeterli olmadığı, davacı taraf akdi ilişkiyi ve davalıdan alacaklı olduğu iddiasını usulüne uygun delillerle ispat edemediğinden davanın reddine, davacının talebinde kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötüniyet tazminatı talebinin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen ...-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının bu dava nedeni ile yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/02/2020 Katip ... e- imzalıdır Hakim ... e- imzalıdır