İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/409 E. 2021/398 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/409
- Karar No
- 2021/398
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/409 Esas KARAR NO : 2021/398 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİH : 20/06/2018 KARAR TARİHİ : 27/05/2021 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkilisi tarafından vekil tayin edilen ... tarafından davalıdan ... tarihinde ...TL, ... tarihinde ...Tl,... tarihinde...TL, ... tarihinde ...TL olmak üzere toplam ...TL borç alındığını, borca karşılık ... tarafından davalı şirket yetkilisi ... adına düzenlenen ... keşide tarihli ...TL bedelli,... keşide tarihli ...TL bedelli, ... keşide tarihli ...TL bedelli 3 adet çek keşide edildiğini, davacı şirketin ... ... Bölge ... işinden kaynaklanan ...TL ... bedeli Antalya .... Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı temliknamesi ile davalıya temlik edildiğini, temliknameden sonra ...'a teslim edilmiş çeklerin geri alındığını, davacı şirket vekili ... tarafından davalı şirket hesabına ... tarihinde .... Şubesinden ... TL,... tarihinde İş Bankası ... Şubesinden ...TL, ... tarihinde ... Şubesinden ...TL ödeme gerçekleştirildiğini toplamda ...TL ödeme yapıldığını, davalı tarafın ... tarihli ... nolu ...TL bedelli kredi yansıtma faturası düzenlendiğini, bu süreçte hak ediş devrine ilişkin ... ... bilgi verildiğini fakat idarenin hak ediş bedellerini davalıya vermediğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından davacıya Antalya .... Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin çekildiğini, özetle ... bedeli olan ....TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, bunun üzerine davacı şirket vekili ... tarafından davalı şirkete ... düzenlenme tarihli ...TL bedelli, ...düzenlenme tarihli ... TL bedelli, ... düzenlenme tarihli ...TL bedelli toplamda ... TL bedelli çek düzenlenip verildiğini, ayrıca keşidecisi... olan ... düzenlenme tarihli ... TL bedelli, ... düzenlenme tarihli ... TL bedelli ve ... düzenlenme tarihli ... TL bedelli toplamda...TL olan üç adet müşteri çekini cirolayarak davalıya teslim edildiğini, bu çeklerin tahsil edildiğini, davalı şirket tarafından ... tarihli ... nolu ...TL bedelli faiz yansıtma faturası düzenlendiğini ve bu fatura fotokopisinin ... tarafından çok sonra diğer fatura fotokopileri ile davacı şirkete ibraz edildiğini, bu süreçte ... tarafından ...TL'lik borca karşılık ...TL nakit para ödendiği halde aynı borca karşılık...TL çek verildiğinin anlaşıldığını, davacının mali anlanmda güç duruma düşmesi üzerine ... tarihli ... TL bedelli çekin Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla yine ...tarihli ...TL bedelli çek Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı takip dosyası ile takibe konu edildiğini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyası ile iflas erteleme talebinde bulunduğunu, tedbir kararı ile takiplerin durdurulduğunu, mali müşavir mütalaa raporunda taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığının belirlendiğini, ... hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sor dosyası ile yapılan şikayetin "hukuki ihtilaf" olduğundan bahisle takipsizlik kararı verildiğini, belirterek Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında takibe konulan ... tarihli ...TL bedelli çek; Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı takip dosyasında takibe konulan ...tarihli ...TL bedelli çek ve takibe konu edilmeyen ... Şubesi ... seri numaralı keşideci. ... Olan ... düzenleme tarihli ...TL bedelli çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap vermemiştir. DAVA : Dava 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine göre açılmış menfi tesbit davasıdır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davalı, borçlunun davacı, ...TL asıl alacak, ...TL işlemiş faiz, ...TL tazminat ...TL komisyon, ...TL ... Masraf ve vekalet ücreti olmak üzere toplam ...TL için kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin yapıldığı görülmüştür. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davalı, borçlunun davacı, ...TL asıl alacak, ...TL işlemiş faiz, ... TL tazminat ...TL komisyon, ...TL .... Masraf ve vekalet ücreti olmak üzere toplam ...TL için kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin yapıldığı görülmüştür. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ... soruşturma ... karar sayılı kararının incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelilerin ... ve ..., suçun tefecilik yapmak suçu olduğu, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, itiraz üzerine Antalya .... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ... D.iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. İlgili bankalardan talep edilen kayıtlar ile tarafları tutunduğu tüm deliller celp olunmuştur. Bilirkişi SMMM. ...'ın ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait 2016, 2017 ve 2018 yılların ait ticari defterlerin incelenmesinden defterlerin noter açılış tasdikleri ile yevmiye defterinin kapanış tasdikinin usulüne uygun olarak yapıldığı, kayıtların muhasebe ilkelerine uygun olduğu, davacının tespite konu ettiği 3 adet çekin davacı tarafça davalıya 2015 yılında verildiği buna ilişkin olarak mali müşavir imzalı tarafıma sunulan cari hesap ekstresinin rapora eklendiği, davacı kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacının davalıdan ...-TL alacağının olduğunu bu alacağın...-TL sinin davada sözü edilen ... düzenleme tarihli ...-TL, ... düzenleme tarihli ...-TL, ... düzenleme tarihli ...-TL bedelli ve halen ödenmemiş olan çekler ve ....-TL sinin borçlusunun... olduğu ve tamamı ödenmiş olan 3 adet 2016 yılında verilen çekten kaynaklandığı, davacının davalı ile hiç ticari ilişkisini olmadığını beyan etmesi karşısında davalıya şirkete ait toplamı ... TL olan 3 çek ve müşterisine ait toplamı...- TL olan 3 çeki neden davalıya verdiğine ilişkin inandırıcı bir bilgi ve belge sunmadığını, davalı şirketin 2013-2015 yılları defterlerinin kağıt ortamında, 2016-2018 yıllarına ait defterlerini e defter olarak tuttulduğunu, kağıt ortamındaki yıllar defterlerinin noter açılış tasdikleri ile yevmiye defterinin kapanış tasdikinin usulüne uygun ve yasal süresinde yaptırıldıkları, e deftere tabi defterlerin e defter beratlarının yasal süresinde gönderildiğini, kayıtların usulüne uygun olarak tutulduğunu, davalı şirket kayıtlarına göre davalının davacıdan ...-TL ... tarihinde ...’na verilen paradan kaynaklı, ...-TL sinin davada sözü edilen ... düzenleme tarihli ...- TL, ... düzenleme tarihli ...-TL, ... düzenleme tarihli ...-TL bedelli ve halen ödenmemiş olan çekin davacı kayıtlarına ... tarihinde borç kaydedilmesinden kaynaklandığı ve toplamda davalı kayıtlarına göre davalının davacıdan ... TL alacaklı olduğunu, davacının borçlusu... olan toplamı...-TL olan 3 çeki davalıya ciro etmek suretiyle verdiği, bu üç çekin tahsil edildiği, ancak bu üç çekin davalı kayıtlarında yer almadığını, dosya içindeki ... ve ... tarihli şüpheli ve ifade tutanakları başlıklı belgelerden davacının vekaletname ile yetkilisi olan ...’ın davacı şirket adına davalı şirketten 2007-2015 yıllarında borç paralar aldığını, paraların bir kısmının ödendiği, bir kısmı için ... den doğacak alacakları için temlik verdiği, ... den alacağımn doğmadığı, ödenmeyen borçlar için ...nin davacı hakkında icra takibi başlattığının anlaşıldığını, belirtmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığım ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur (MK.nun 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. ” hükmünü içermektedir. Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle; İİK.nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ...tarih...E. ...K. sayılı kararı; Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2017 tarih 2015/39638E. 2017/11964K. sayılı kararı; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 18/12/2017 tarih 2016/8848E. 2017/3778K. sayılı kararı). Kambiyo senedinin ticari defterine kaydedilmemiş olması onu hükümden düşürmez (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 02/06/2016 tarih 2016/2577E. 2016/9913K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 28/04/2016 tarih 2015/15116E. 2016/7709K. sayılı kararı). Bononun davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması veya defterlere göre davalının davacıdan alacaklı olduğu anlaşılmasa dahi kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereği davalının ticari defterinin incelenmesi gerekli değildir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2019 tarih 2018/997E. 2019/5542K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında takibe konulan ... tarihli ...TL bedelli çek; Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı takip dosyasında takibe konulan ...tarihli ...TL bedelli çek ve takibe konu edilmeyen ... Şubesi ... seri numaralı keşideci .... lehtarı .... olan Antalya ... düzenleme tarihli ...TL bedelli çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemi ile dava açmıştır. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ... soruşturma ... karar sayılı kararının incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelilerin ... ve ..., suçun tefecilik yapmak suçu olduğu, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, itiraz üzerine Antalya .... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ...D.iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Çekin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması veya defterlere göre davalının davacıdan alacaklı olduğu anlaşılmasa dahi kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereği davalının ticari defterinin incelenmesi gerekli değildir. Davacı dava konusu çeklere temel olan ilişkideki borcun tamamen ödendiğini ve bu nedenle çekler nedeni ile borçlu olmadığını ileri sürmüş ise de çekin illetten mürecerret olması, varsa yapılan ödemelerin temel ilişkiyi (para alış verişi) bitirdiğinin ve çek bedellerinin ödendiğinin ispat olunamaması, davacının yemin deliline de tutunması ancak bu hakkını kullanılmayacağının açıkça beyan edilmesi nedenleri ile ispat olunamayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ...TL karar ve ilam harcının peşin alınan ...TL'den mahsubu ile bakiye ...TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir olunan ...TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve ... E. sayılı takip dosyalarının müdürlüğüne iadesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.27/05/2021 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır