İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/103 E. 2025/340 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/103
Karar No
2025/340
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/103 Esas KARAR NO :2025/340 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:12/02/2025 KARAR TARİHİ:22/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili 12/02/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ...’nin, davalı ... Şirketi’ne çöp, moloz ve inşaat atık nakliyesi, ... çalışma hizmetleri sağladığını, ayrıca mıcır, mekanik malzeme, kum ve dolgu malzemesi tedarik ettiğini, bu hizmetler ve malzeme tedariki karşılığında çeşitli tarihlerde toplamda 584.533,33 TL bedelli e-faturalar ve malzeme fişleri düzenlendiğini, bu belgelerin arasında 08.07.2024 tarihli 67.540,00 TL bedelli, 12.08.2024 tarihli 20.400,00 TL bedelli, 10.06.2024 tarihli 361.700,00 TL bedelli, 27.03.2024 tarihli 329.000,00 TL bedelli ve 80.080,00 TL bedelli e-faturalar ile 21.05.2024, 03.06.2024, 04.06.2024 ve 08.08.2024 tarihli 17.000,00 TL bedelli malzeme fişlerinin bulunduğunu, düzenlenen e-faturaların yasal süresi içerisinde itiraza uğramadığını, bu borçlara rağmen davalının ödeme yapmaması üzerine .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalının borcun tamamına, faizine, ferilerine ve takip dayanağı belgelere itiraz ettiğini, oysa bu itirazın hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, davalının imzaya itiraz ettiğini ancak e-faturalarda imza bulunmadığını, hangi imzaya itiraz ettiğinin açık olmadığını, bu şekilde müvekkilinin alacağına geç kavuşmasına neden olunduğunu, arabuluculuk sürecinde de ...Arabuluculuk Bürosu 2024/... Büro, 2024/... dosya numaralı başvurudan sonuç alınamadığını, bu nedenle davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, mahkemenin icra inkar tazminatına da hükmetmesi gerektiğini, delil olarak .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı dosyasını, tüm e-faturalar ve malzeme fişlerini, ... isimli tanıkları, bilirkişi incelemesini, sözleşmeleri, e-mailleri, WhatsApp yazışmalarını, ticari defter kayıtlarını, banka hareketlerini, vergi kayıtlarını ve sair yasal delilleri göstereceklerini beyanla, davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, takip bedelinin en az %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 07/03/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının sunduğu e-faturalar ve malzeme fişlerinin içeriğine yasal süresi içinde itiraz edilmemiş olmasının, faturaların dayanağı olan hizmetlerin gerçekten verildiği veya malların teslim edildiği anlamına gelmeyeceğini, Yargıtay içtihatlarına göre faturaya itiraz edilmemesinin yalnızca fatura içeriğindeki bilgilerin doğru olduğu karinesini doğurduğunu, ancak işin veya hizmetin yapıldığını ispat yükünün davacıda olduğunu, bu kapsamda davacının iddia ettiği mıcır, mekanik malzeme, kum ve dolgu malzemesi teslimlerine ilişkin olarak herhangi bir teslim tutanağı veya sevk irsaliyesi sunmadığını, dava dilekçesine eklenen malzeme fişlerinin tek başına teslimi ispatlamaya yeterli olmadığını, bu malzemelerin müvekkil şirket nezdinde fiilen bulunmadığını ve mal tesliminin gerçekleşmediğini, ayrıca malzeme fişlerine ilişkin fatura dahi düzenlenmediğini, bu nedenle borç iddiasının temelsiz olduğunu, bunun dışında davacı tarafından iddia edilen çöp, moloz ve inşaat atığı nakliyesi ile ... çalışma hizmetlerinin de gerçekte ifa edilmediğini, söz konusu hizmetlere ilişkin herhangi bir yazılı belge, irsaliye veya tutanak sunulmadığını, davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmediğini, iddiaların soyut olduğunu, bu nedenle davacının hizmet veya mal tedarik ettiğine dair savunmasının dayanaktan yoksun olduğunu, bu doğrultuda ifa yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının TBK m. 97 uyarınca ödemezlik def’ine maruz kalacağını, ayrıca iddiaların gerçek dışı olduğunu gösterecek delillerin ticaret sicil kayıtları, ticari defterler, banka hesap hareketleri, tanık anlatımları ve bilirkişi incelemesiyle ortaya konabileceğini, bu nedenlerle davanın tümden haksız, mesnetsiz ve dayanaksız olduğunu beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir. Davacı vekilinin 20/05/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davasından feragat ettiğini bildirdiği görüldü. Davalı vekili 22/05/2025 tarihli dilekçesi ile davacı yanın feragat etmesi sebebiyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talep ettiğini içerir dilekçe sunduğu görüldü. Davadan feragat 6100 sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre feragat, davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesi diye tanımlanmıştır. Feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir. Davacının davasından feragat ettiği görülmekle, davacının davasından feragati nedeniyle HMK 307 ve 311 maddeleri uyarınca feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan duruşma günü beklenmeksizin davanın reddine karar vermek gerekmiş; uyuşmazlık ön incelemeden önce giderildiğinden AAÜT'nin ''Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6.maddesi uyarınca tarife hükümlerine uygun olarak belirlenen vekalet ücretin yarısına hükmedilmesine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40TL karar harcının davacının peşin yatırdığı 7.059,61 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.444,21 TL harcın kararın kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 6.maddesi gereğince hesap ve takdir olunan nispi ücretin yarısı olan 45.840,05 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/05/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/103, K. 2025/340, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-21-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-103-e-2025-340-k-cb76ec127df7