İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/855 E. 2024/778 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/855
Karar No
2024/778
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/855 Esas KARAR NO : 2024/778 DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 23/03/2017 KARAR TARİHİ : 22/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından davalı asıl borçlu ...'ye tahsis edilip kullandırılan kredinin borcunun ödenmediğini, diğer davalıların da kredi sözleşmesini kefil olarak imzalamış olduklarını, borcun ödenmemesi nedeniyle Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu beyanla davalının itirazının iptali ile %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketlerin tüm hesapları blokeli olduğundan söz konusu hesaplar kontrol edilemediğini, bu nedenle davacı tarafa yapılan ödemelerin de görülemediğini, ayrıca davacının söz konusu takipte işletmiş olduğu oranındaki faizin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların tüm delilleri toplanmış, davacı vekili tarafından kredi sözleşmeleri ve eki kefalet sözleşmeleri, Beşiktaş ... Noterliği’nin ... tarih ... yevmiye no.’lu ihtarnamesi, eki hesap özeti ve tebliğ şerhleri, ipotek belgeleri ve resmî senetleri suretleri ibraz edilmiş, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası getirilmiş, dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilerek ayrıntılı rapor alınmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı banka tarafından davalı ... aleyhine ipotek bedeli düşüldükten sonra bakiye ... TL alacak üzerinden diğer davalılar yönünden de toplam ... TL alacak üzerinden ve ... TL gayrinakit depo talebi ile başlatılmış ilamsız icra takibi olduğu, takipte asıl borçlu .... Yönünden ...-TL'lik ipotek bedelinin takip borcundan mahsubunun talep edildiği, davalıların itiraz ederek takibi durdurduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin ... tarihli ... Esas - ... Karar sayılı kararında; "...takipteki taleple de bağlı kalınmak sureti ile uygulanan faiz oranlarının da taraflar arasındaki sözleşmeye ve yasal mevzuata uygun olduğu göz önüne alınarak yeminli bankacı bilirkişi tarafından hesaplanan asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV tutarları üzerinden davanın kısmen kabulüne, sözleşmede hüküm bulunmadığından kefiller yönünden talep edilen gayrinakdi depo talebinin reddine, davalı asıl borçlu ... yönünden ipotek tutarı olan ...-TL'nin sorumlu olduğu miktardan mahsubuna karar vermek gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile; davalıların Antalya ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yönelik itirazlarının kısmen iptaline, takibin asıl borçlu ... yönünden ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz, ...-TL BSMV'den ...-TL ipotek bedelinin mahsubu ile ...-TL nakit alacak ve ...-TL gayri nakit depo talebi üzerinden kefiller ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz, ...-TL BSMV olmak üzere toplam ...-TL alacak üzerinden ve asıl alacağın ...-TL'lik kısmına yıllık %30,24, kalan kısmına da %48,48 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak ve Antalya ... İcra Müdürlüğü ... ve ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyla devamına, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, haksız itiraz edilen nakit alacak tutarı üzerinden İİK 67/2 madde gereğince takdiren %20 üzerinden hesaplanan ...-TL icra inkar tazminatının asıl borçlu ... ...-TL'sinden sorumlu olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine" dair verilen kararın Yargıtay Temyiz yoluna başvurulması üzerine; Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarihli ... Esas - ... karar sayılı ilamında; "...davacı bankanın asıl alacak kaleminin ... TL olduğunu iddia ettiği, gerek ilk derece gerekse de istinaf aşamasında alınan bilirkişi raporlarıyla tespit edilen asıl alacak miktarı ile davacının talep ettiği asıl alacak miktarı arasında önemli miktarda farklılık bulunduğu belirtildikten sonra belirtilen farkın hangi sebepten kaynaklandığının tespiti ve davacının itirazlarının karşılanması için mahallinde banka kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde mahallinde banka kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmadan dosya içerisinde bulunan evraklara dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. Bunun yanında, yukarıda da ifade edildiği üzere davacı banka, davaya konu icra takibinde, ... TL asıl alacak talep etmiş olup bozmadan sonra alınan ve hükme esas teşkil ettirilen bilirkişi raporunda, asıl alacak ... TL olarak hesaplanmıştır. Davacı vekili, yargılama sürecinde alınan tüm raporlara itirazında olduğu gibi bu rapora itirazında da aradaki farkın kat tarihi ile takip tarihi arasındaki dönemde tanzim olmaları sebebiyle nakdi alacağa dönüşen teminat mektubu bedellerinin hesaplamaya dahil edilmemesinden kaynaklandığını belirtmiştir. Gerçekten de davacının ... tarihli kat ihtarnamesinde, her ikisi de ... TL bedelli olan 2 adet teminat mektubu bedelinin depo edilmesini istediği, anılan teminat mektuplarının ... tarihinde başlatılan takipten önce ... ve ... tarihlerinde tanzim edildiği görülebilmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sözü edilen teminat mektupları ile ilgili olarak herhangi bir değerlendirme bulunmadığı gibi davacı banka tarafından söz konusu teminat mektubu bedellerinin asıl alacağa dahil edilip edilmediği ve dolayısıyla aradaki farkın da bu nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı anlaşılamamaktadır. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosyaya 127 adet çek yaprağına ilişkin evrakların sunulduğu, bu çek yapraklardan 40 adetinin zorunlu karşılığının kat tarihi ile takip tarihi arasında ödendiği ve bu çek yapraklarına ilişkin gayri nakdi alacağın bu suretle nakdi alacağa dönüştüğü, davacı bankanın takip tarihi itibariyle kalan 87 adet çek yaprağının zorunlu karşılığının depo edilmesini asıl borçlu şirketten talep edebileceği belirtilmişse de davacı vekili rapora itirazında, bilirkişi raporuyla yapılan bu tespitin dayanağının gösterilmediğini, takip tarihi itibariyle borçlu şirket elinde 108 adet çek yaprağı bulunduğunu belirtmiştir. Bu itibarla, mahallinde banka kayıtları üzerinden inceleme yapılarak yukarıda (...) ve (...) numaralı bentlerde belirtilen hususların tereddüte mahal vermeyecek ve denetime açık bir şekilde açıklığa kavuşturulması ve davacı bankanın takip tarihi itibariyle talep edilebileceği nakdi ve gayri nakdi alacak belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, davacı banka, takipte talep ettiği asıl alacağı %36 oranında akdi faiz, işlemiş faizi ise %72 oranında temerrüt faizi uygulayarak belirlemiş olup takip talebiyle, talep edilen alacağın %72 oranında temerrüt faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmadan önce verilen kararla, talep edilen akdi ve temerrüt faizi oranlarının uygun olduğu belirtilerek bu oranlar üzerinden yapılan hesaplama hükme esas teşkil ettirilmiş ve tespit edilen asıl alacağa %72 temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Davalılar, İlk Derece Mahkemesinin sözü edilen kararını istinaf etmemiş olup bu suretle belirtilen akdi ve temerrüt faizi oranları bakımından davacı lehine usuli müktesep hak oluşmuştur. Ancak bozmadan sonra alınan ve hükme esas teşkil ettirilen bilirkişi raporunda, bu husus gözden kaçırılmış ve davacı banka tarafından talep edilen akdi ve temerrüt faizi oranın uygun olmadığı, davacı bankanın %24,24 oranında akdi, %48,48 oranında ise temerrüt faizi talep edebileceği belirtilerek bu oranlara göre hesaplama yapılmış ve Mahkemece, yapılan bu hesaplama hükme esas alınarak, belirlenen asıl alacağa %48,48 oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Bu itibarla, Mahkemece, davacı lehine belirtilen akdi ve temerrüt faizi oranları bakımından oluşan usuli müktesep hak gözden kaçılarak yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verildiği, dosyanın işbu esas sırasına kaydının yapılarak yargılamasına devam olunmuştur. Mahkememizin ... tarihli celsesinde usul ve yasaya uygun Yargıtay ilamına uyulmasına karar verildiği, karar gereği dosyanın öncekiler dışında yeni bir bankacı bilirkişiye tevdi edilerek banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi de verilerek bozma ilamı doğrultusunda denetime elverişli rapor alınmasına şeklinde ara karar kurulduğu anlaşılmıştır. ... tarihli raporda özetle; Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... Esas -... Karar sayılı ilamı doğrultusunda, ... tarihinde ...'nde yapılan yerinde inceleme ve dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, Antalya ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasında ... takip tarihi itibariyle hesaplanan borç bakiyelerinin ... TL'lik nakit borç tutarı takip talebindeki ... TL'lik tutardan ... TL daha düşük çıkmış olduğu, ancak asıl alacak bakiyesindeki fark (... - ...) ... TL olduğu, ihtarnamedeki biriken faizlerin, teminat mektuplarının tazmin tarihinden itibaren ve %72 temerrüt faiz oranından hesaplandığı, temerrüt tarihi ... olduğu için tazmin tarihinden temerrüt tarihine kadar %36 akdi faiz oranından hesaplama yapılmış olduğu, ihtarnamede, ... no.lu poliçenin ihtar tarihi itibariyle henüz günü gelmemiş 2 adet prim taksiti ... TL'nin de asıl alacağa dahil edildiği, işbu poliçe prim tutarlarının banka bünyesinden ödendiği tarihler itibariyle borç bakiyesine eklenmiş olduğu, bankanın ... tarihi itibariyle düzenlenmiş Müşteri Temerrüt Bilgileri hesaplamasında, ihtarnamedeki faiz/vergi bakiyelerini de içeren ... TL'lik nakit risk tutarının asıl alacak olarak alındığı ve işbu tutara faiz işletildiği, banka tarafından ayrıca, ... temerrüt tarihi itibariyle birikmiş ... TL'lik faiztvergi bakiyesinin de asıl alacağa ilave edildiği, asıl alacağın ... TL'ye ulaştığı, yani banka tarafından hem ihtarname hem de temerrüt tarihi itibariyle faiz ve ferilerinin asıl alacağa kapitalize edildiği, Yargıtay içtihatları gereği, ticari nitelikli kredilerde kat/temerrüt tarihi itibariyle faiz ve ferileri anaparaya kapitalize edilerek asıl alacak tutarı olarak talep edildiği, banka tarafından ihtarname tarihi itibariyle hesapların kat edilmediği, kat tarihi ... olduğu, bu sebeple yapılan hesaplamada, ... temerrüt tarihi itibariyle faiz ve ferileri asıl alacağa kapitalize edilmiş olduğu, bu durum hem asıl alacak hem de faiz bakiyelerinde farklılığa yol açmış olduğu, asıl alacak ve faiz bakiyeleri arasındaki farkların asıl sebebi ise; Bankanın Müşteri Temerrüt Bilgileri hesaplamasında, ... tarihindeki ... TL'lik tahsilatın ... TL'si ile faiz ve ... TL'si ile vergi bakiyesinin sıfırlanması sonrasında kalan ... TL'yi anapara riskine mahsup etmesi ve işbu hesaplama yöntemi TBK 100. maddesine uygun olduğu, takip talebindeki bakiyeleri de bu hesaplamaya göre oluşturduğu, ancak bankanın dosyaya sunduğu hesap ekstreleri ve yerinde incelemede temin edilen ... tarihli işlem dekontlar incelendiğinde, ... TL'lik tahsilatın ... TL'sinin ve ... TL'sinin teminat mektubu tazmin anapara risklerine mahsup edildiği, fiilen yapılan işlem ile temerrüt faizi hesaplama yöntemi arasında farklılık bulunduğu, yapılan hesaplamada ise işlem dekontlarındaki fiili durum esas alınarak, tahsilat tutarının ... TL'si ve ... TL'si teminat mektubu tazmin anapara risklerine mahsup edilmiş, kalan ... TL'lik tutar ise faiz ve ferilerinden düşülmüş, bu sebeple takip talebine göre, hesaplanan asıl alacak tutarı daha düşük, faiz bakiyesi ise daha yüksek çıkmış olduğu, farklılıkların mahiyetinin daha iyi anlaşılabilmesi, tarafların itirazlarına cevap olabilmesi ve mahkemece hesaplamaların karşılaştırılabilmesi için bankanın takip talebindeki bakiyelerine dayanak oluşturan asıl alacak ve faiz hesaplamasına ilişkin tablonun raporun eki olarak sunulmuş olduğunu, kefillerden ... firması işbu davada davalı sıfatıyla yer almakla birlikte, itirazı süresinde olmadığından icra dairesi tarafından itirazının reddine karar verildiği, bu durumda söz konusu kefilin takiple talep edilen tutarlar ile bağlı olduğu, Genel Kredi Sözleşmeleri, müşterek borçlu müteselsil kefilleri, asıl borçlu ile birlikte aynı yükümlülükler altına sokmakla birlikte, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında ve işbu raporlarda dayanak olarak sunulan Yargıtay kararlarında da (Yargıtay Hukuk Genel Kararı 06.11.2018 tarih 2018/19-689 esas, 2018/1624 Karar) belirtildiği üzere, taraflar arasında imzalanmış ... tarihli Kredi Çerçeve Sözleşmesinin “Borçlara Muacceliyet Verilmesi ve Sözleşmeyi Fesih Başlıklı” ... maddesinde teminat, kefalet ve garanti mektuplarının bankaya depo edilmesiyle ile ilgili yetki bulunduğu ancak gayri nakdi çek kredisi olası riski için depo talep edilebileceği hususunda hüküm yer almadığı, sadece asıl borçlu şirketin imzasını taşıyan, kefillerin imzasını içermeyen bila tarih çek taahhütnamesinin ... ve ... maddeleri uyarınca bankanın borçlu şirketten, çek yaprakları için yasal olarak garanti ettiği tutardan kaynaklı olası riskini karşılayacak şekilde depo talep edebilme hak ve yetkisinin olduğu, ayrıca işbu dava konusu Yargıtay ilamında, bozma sebepleri içerisinde kefillerin gayrinakdi çek riski için sorumlulukları hususuna atıfta bulunulmamış ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş olduğu, iş bu tespitler ışığında, müşterek borçlu müteselsil kefillerin çek yaprağı depo riskinden sorumlu olmadıkları yönündeki tespitin mahkeme takdirinde olduğu, kat ihtarına itiraz edilmemesi durumunda ihtarnamedeki tutarların kesinleşip kesinleşmediği, hesap kat ihtarının İİK 68/b kapsamına girip girmediği İİK, TTK ve TBK kapsamında hukuki bir değerlendirme gerektirdiğinden ve uzmanlık alanı olarak bankacılık işlemleri olduğundan herhangi bir değerlendirme yapılamayacağını, ayrıca, işbu dava konusu Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... Esas -... Karar sayılı ilamında bu konuya herhangi bir atıfta bulunulmamış, bozma sebebine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş olduğu, icra takip tarihinden sonra 2018 ve 2022 yıllarında icra dosya borcuna tahsilatlar yapıldığı görülmekle birlikte, işbu dava itirazın iptali olduğundan ve takip tarihi itibariyle hesaplama yapılması talep edildiğinden, söz konusu tahsilatlar hesaplamaya dahil edilmediğini bildirir raporun dosyamız arasına sunulduğu anlaşılmıştır. Dava, davacı banka tarafından sözleşme ile davalı asıl kredi borçlusu ....'ne tahsis edilerek kullandırılan ve diğer davalıların müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları sözleşmeden kaynaklanan ödenmeyen kredi borçlarının ferileri ile birlikte tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, icra dosyası, banka kayıtları, kredi sözleşmeleri, Yargıtay bozma ilamı ve bozma ilamı doğrultusunda yeniden alınan ve mahkememizce hüküm vermeye yeterli ve elverişli görülen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; taleple de bağlı kalınmak şartı ile davanın kısmen kabulü ile; davalıların Antalya ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazlarının kısmen iptaline, takibin asıl borçlu ... yönünden ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL BSMV'den, ... TL ipotek bedelinin mahsubu ile ... TL nakit alacak ve ... TL gayri nakit depo talebin üzerinden, Kefiller ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL BSMV olmak üzere toplam ... TL alacak üzerinden ve takipten itibaren asıl alacağa yıllık %72 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 i oranında BSMV uygulanmak ve Antalya ... İcra Müdürlüğü ... Esas ve Antalya ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydı ile devamına, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Haksız itiraz edilen nakit alacak tutarı üzerinden İİK 67/2 gereğince takdiren %20 üzerinden hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının asıl borçlu ... ... TL'sinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, Davanın kısmen kabulü ile; davalıların Antalya ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazlarının kısmen iptaline, takibin asıl borçlu ... yönünden ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL BSMV'den, ... TL ipotek bedelinin mahsubu ile ... TL nakit alacak ve ... TL gayri nakit depo talebin üzerinden, Kefiller ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL BSMV olmak üzere toplam ... TL alacak üzerinden ve takipten itibaren asıl alacağa yıllık %72 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 i oranında BSMV uygulanmak ve Antalya ... İcra Müdürlüğü ... Esas ve Antalya ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydı ile devamına, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Haksız itiraz edilen nakit alacak tutarı üzerinden İİK 67/2 gereğince takdiren %20 üzerinden hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının asıl borçlu ... ... TL'sinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, 1-Nakit alacak yönünden alınması gerekli ... TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL ve mahkememizin ... tarihli ... Harç Numaralı ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalı ...'nin ... TL'sinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen ALINMASINA, 2-Gayri nakit depo talebi yönünden alınması gerekli ... TL maktu harcın mahkememizin ... tarihli ... Harç Numaralı ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalı ...den ALINMASINA, 3-Davacı tarafça yapılan Bozma öncesi hesaplanan ... TL' yargılama gideri, bozma sonrası ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre hesaplanan ... TL'nin (davalı ...nin ... TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, 5-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL nispi vekâlet ücretinin davalı ...nin ... TL'sinden sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 6-Gayri nakit depo talebi yönünden davada kabul edilen miktar göz önüne alınarak mahkememizce takdir edilen ... TL maktu vekalet ücretinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, 7-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulünce anlatıldı.22/11/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/855, K. 2024/778, T. 22.11.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-855-e-2024-778-k-24fe47613daf