İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/710 E. 2025/303 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/710
Karar No
2025/303
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/710 Esas KARAR NO : 2025/303 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/10/2023 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili idareye 6360 sayılı Kanun gereğince devredilen Belde Belediye yasası gereği ...de ... personeli olarak görev yapan dava dışı ...'nun ... ile ... tarihleri arasında ... şirketinde göreve başladığını, ... ile ... tarihleri arasında ...'nde ... ile ... tarihleri arasında tekrar ...'nde ... ile ... tarihleri arasında ...'nde, ... ile ... tarihleri arasında ...'nde, ... ile ... tarihleri arasında ...'nde, ... ile ... tarihleri arasında ...'nde ,... ile ... tarihleri arasında ...'nde , ... ile ... tarihleri arasında ...'nde , ... ile ... tarihleri arasında ... şirketinde ve ... İle ... Tarihleri arasında Kurum bünyesinde çalışmakta iken işçinin emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, işçiye kıdem tazminatı olarak toplam ... TL'nin idare tarafından ödendiğini, işçinin davalı alt işverenler bünyesinde çalışmalarının olduğunu, dava dışı işçiye idare tarafından ödenen bedellerin, dava dışı işçinin davalı şirketler nezdinde çalıştığı dönemlere ilişkin sorumlulukları olan ... TL kıdem tazminatı tutarının talep edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler doğrultusunda çalışan personelin alacaklarından yüklenici şirketlerin sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ... TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan oranları doğrultusunda tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı ..., ..., ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı, husumet ve muvazaa itirazında bulunduklarını, dava dışı işçinin uzun yıllardan beri kesintisiz olarak, çeşitli işverenlere bağlı olarak davacı kurumda çalıştığını, dolayısıyla dava dışı işçi başından beri davacı kurumun çalışanı olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisinden dahi söz edilemeyeceğini, işçinin işe başladığı günden beri davacının işçisi olduğunu, Kıdem tazminatından 6552 sayılı kanun ile 4857 sayılı kanunun 112. maddesine eklenen fıkra gereği, asıl işveren davacı kurumun sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olacağına dair bir düzenleme olmadığını, bir an için alt işverene rücu imkanı bulunduğu kabul edilse dahi davacı asıl işverenin yarı yarıya sorumluluğunun devam ettiğini, kabul anlamına gelmemekle, her yüklenicinin işçilik alacaklarından kendi dönemi ve ücreti ile sınırlı sorumlu olduğunun Yargıtay yerleşik içtihatları ile sabit olduğunu, ödeme tarihinden itibaren talep edilen faize ve başlangıcına itiraz ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazında bulunduklarını, yapılan ödemelerin miktarına ve sebebine itiraz ettiklerini, 6552 sayılı yasa gereğince, kıdem tazminatının üst işveren kamu kurumu tarafından ödeneceğinin düzenlendiğini, Kamu İhale Genel Tebliğinde değişikliğe gidilerek %4'lük işveren maliyetinin içindeki kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ibaresinin Kamu İhale Genel Tebliğinden çıkarıldığını, taraflar arasındaki sözleşmede dava konusu alacağı rücuen talep edebileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığını, ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin ve en yüksek faiz talebinde bulunulmasının yasal olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı, ödeme dekontu sunulmuş olup mahkememicze dava dışı işçi ...'nun hizmet döküm cetveli ve özlük dosyası, ihaleye ilişkin dökümanlar, dosyamız içerisine celbedilmiş, işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. Dava, davacı kurumun dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatının davalı alt işveren şirketlerden rücuen tahsili talebine ilişkindir. Ödeme belgeleri incelendiğinde, dava dışı işçi ...'ya ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam net ... TL kıdem tazminatının davacı kurum tarafından ödendiği görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan raporda özetle; Yargıtay içtihatları ve taraflar arasındaki sözleşme ve şartname maddelerinin hukuki yorumlanması neticesinde, davacı kurum tarafından dava dışı işçiye yapılan ödemeden, davalı şirketlerin işçiyi çalıştırdığı dönem ile sorumlu olduğu kanaatine varılması halinde, dava dışı işçiye yapılan ... tarihli ... TL ve ... tarihli ... TL olmak üzere toplam ... TL ödeme nedeniyle, davalı alt işverenlerin dönemine isabet eden kıdem tazminatı tutarların; ...'nin ...-TL, ... ...-TL, ... ...-TL, ... Şti ...-TL, ... Şti ...-TL, ... Şti ...-TL, ... Şti - ... Şti ... ...-TL toplam ...-TL olduğu belirtilmiş, sonuç olarak davacı tarafça ödenen tutarın tümünün dikkate alınıp davalıların ayrı ayrı sorumlu oldukları tutar hesaplanmıştır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu dosya kapsamı uyarınca sabit olup SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Taraflar arasında hizmet alımına ilişkin akdi ilişki kurulduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacı kurum tarafından ödenen işçilik alacaklarından alt işverenlerin sorumlu olup olmadığı, sorumluluk miktarının ne olacağı hususundadır. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları ile Yargıtay'ın yerleşik içtihatları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Davalı şirketler, sözleşme hükümlerine göre açıkça rücu edileceği sonucuna varılmadığını, bu yönüyle davanın reddini talep etmiş ise de; 4857 sayılı yasanın 112. Maddesinin işçinin alacaklarına kolay kavuşmasını teminen düzenlendiği, aynı yasanın 2/6. ve 6. Maddelerinin açık düzenlemesi karşısında alt işverenlerin sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenlerin sorumluluğu da sadece kendi dönemleri ile sınırlı olmalıdır. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu kısma oranı kadarını ilgili alt işverene rücu edebilir. Asıl borç ilişkisinden bağımsız rucu edilen ile aralarındaki hukuki ilişkiden doğan yeni bir haktır ve hak doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda mahkeme kararı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan açtığı rucu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2017/3-993 - Karar No: 2018/202) 22.02.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7166 sayılı "Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11. ve 12. Maddeleri değiştirilmiş ve kıdem tazminatının alt işverene rücu edebilmesi için bu konuda sözleşmede açık hüküm bulunması zorunluluğu getirilmiştir. Ancak değinilen kanun hükümleri Anayasa Mahkemesi'nin 19.09.2019 gün 2019/42 Esas, 2019/73 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğinden uygulanma imkanı kalmamıştır. Anayasa'nın 153.maddesi gereğince, Anayasa Mahkemesi Kararları geriye yürümez. Geriye yürümemesinin gerekçesi olarak iptal kararlarının kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı bir sonuç doğurmasının önlenmesi olduğu belirtilmiştir. Ancak kanun hükmünün hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir. (HGK'nın 21/01/2004 gün ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar, 03/02/2010 gün ve 2010/4-40 Esas, 2010/54 karar sayılı kararları) Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, denetime elverişli olduğu kanaati hasıl olmuştur. Kural olarak her yüklenici çalıştırdığı işçinin işçilik haklarından kendi çalıştırdığı dönemle sorumludur. Aynı işin devamı niteliğinde davacıya bağlı yerlerde hizmet verip dava dışı işçiyi çalıştıran diğer firmalar içinde sözleşme hükümleri ve yasal düzenlemeler çerçevesinde davacı kurumu sorumlu tutmak mümkün değildir. Buna göre davacı kurum davalı firmaların işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden işçilik alacaklarını davalılardan isteme hakkına sahiptir. Davacı kurum tarafından ödenen kısmın rücuen tahsiline ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılması gerekir. Sözleşmede ve sözleşmenin eki şartnamelerde tarafların sorumluluklarına dair düzenleme bulunması halinde bu düzenlemenin uygulanması gerektiği, taraflar arasında yapılan sözleşmelerde işçilik alacaklarından davacı kurumun sorumlu olduğuna ilişkin bir hükmün bulunmadığı, 2014 tarihinden sonraki döneme ilişkin yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince kaldırıldığı da göz önüne alındığında bilirkişi raporunda hesaplanan alt işverenlerin çalıştırdıkları dönemle ilgili sorumluluk miktarları esas alınarak hüküm tesis edilmesi gerektiği anlaşılmış ayrıca rücu davası olması sebebiyle ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından, dava değerinin, dava dışı işçiye ödeme yapılan tutardan ... TL fazla belirlendiği anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulü ile, hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın kısmen kabulü ile toplam ...-TL alacaktan; A-...-TL alacağa ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, B-...-TL alacağa ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, C-...-TL alacağa ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, D-...-TL alacağa ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, E-...-TL alacağa ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, F-...-TL alacağa ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, G-...-TL alacağa ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı ... Şirketi - ...dan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıların sorumluluk oranlarına göre belirlenen; ...-TL'sinin ... Şirketinden, ...-TL'sinin ... Şirketinden, ...-TL'sinin ... Şirketinden, ...-TL'sinin ... Şirketinden, ...-TL'sinin ... Şirketinden, ...-TL'sinin ... Şirketinden, ...-TL'sinin ... Şirketi - ...dan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan ...-TL ilk masraf, ...-TL tebligat gideri, ...-TL bilirkişi ücreti, ...-TL peşin harç olmak üzere davanın kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan toplam ...-TL'nin sorumluluk oranlarında; ...-TL'sinin ... Şirketinden, ...-TL'sinin ... Şirketinden, ...-TL'sinin ... Şirketinden, ...-TL'sinin ... Şirketinden, ...-TL'sinin ... Şirketinden, ...-TL'sinin ... Şirketinden, ...-TL'sinin ... Şirketi - ...dan alınarak davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davanın kabul ve red oranında hesaplanan; davalı ... Şirketinin sorumluluğu ...-TL ile, davalı ... Şirketinin sorumluluğu ...-TL ile, davalılar ... Şirketi ve ... Şirketinin sorumluluğu ...-TL ile, davalı ... Şirketinin sorumluluğu ...-TL ile, davalı ... Şirketinin ...-TL ile, ... Şirketi - ...nın sorumluluğu ... TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davalıların sorumluluk oranlarında; ...-TL'nin ... Şirketinden, ...-TL'nin ... Şirketinden, ...-TL'nin ... Şirketinden, ...-TL'nin ... Şirketinden, ...-TL'nin ... Şirketinden, ...-TL'nin ... Şirketinden, ...-TL'nin ... Şirketi - ...dan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin mazeretli yokluğunda diğer tarafların yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup usulen anlatıldı. 26/03/2025 Katip ... (E-İmzalıdır) Hakim ... (E-İmzalıdır)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/710, K. 2025/303, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-710-e-2025-303-k-4a736cf00d93