İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/556 E. 2021/164 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/556
- Karar No
- 2021/164
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/556 Esas KARAR NO : 2021/164 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/11/2020 KARAR TARİHİ : 02/03/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkillerin ... tarihinden ... tarihine kadar davalı ...’ın müteveffa eşi ... ile imzalamış oldukları kira sözleşmesine istinaden; ... Mahallesi, ... Sokak, ... Apartmanı, Apartman No:..., Kat:..., Daire:.. ... adresinde aylık ... TL. kira bedeli karşılığı kiracı olarak oturduklarını, davacı müvekkillerin kira kontratı ile birlikte müteveffa mülk sahibi ...’a depozit olarak ... düzenleme tarihli, ... (... ) TL. bedelli bir adet bono verdiklerini ve mülk sahibi ...’a kira kontratı ile birlikte ... tl bedelli bono teslim edildiğinin kira sözleşmesinin 10. maddesine yazıldığını, 2019 yılı Mart ayında davalı ...’ın eşi mülk sahibi ve kiralayan ...'ın vefat ettiğini, müteveffa ...’ın vefat ettiği 2019 yılı Nisan ayına kadar davacı müvekkillerin her ay düzenli olarak kira bedelini ödediklerini, 2019 yılı Mayıs ayında; müteveffa ...’ın eşi ...'ın emlakçı aracılığı ile davacı vekillere haber göndererek 2019 yılı Mayıs ayı sonu itibarıyla kendisinin taşınacağı gerekçesi ile konutu tahliye etmelerini talep ettiğini, karşı taraf ...’ın bu talebi üzerine davacı müvekkillerin ... tarihinde konutu tahliye ettiklerini, davacı müvekkillerin konutu tahliye ettikleri tarihe kadar tüm kira borçlarını her ay düzenli olarak mülk sahipleri müteveffa ... ve ...’a ödediklerini, konutun elektrik, su, bina aidat dahil tüm giderlerini de ödediklerini, davalı tarafa hiçbir borçlarının bulunmadığını, konutu tahliye ederken kira sözleşmesi ile birlikte müteveffa ...’a teslim etmiş oldukları ... tanzim tarihli, ... TL. bedelli bonoyu, kira sözleşmesi ile birlikte müteveffa ...’a teslim etmiş oldukları ... TL. peşinatı müteveffa ... mirasçısı ve aynı zamanda yeni mülk sahibi olan davalının davacı müvekkillere geri iade etmediğini, evde unuttuğunu bulamadığını iddia edip davacı müvekkilleri geçiştirdiğini, davalı taraf ...'ın kira kontratı ile birlikte teminat olarak verilen ... düzenleme tarihli, ... (... ) TL. bedelli bir adet bononun alacaklı kısmına kendi ismini yazarak davacı müvekkiller aleyhinde Antalya ... İcra Müdürlüğü ... Sayı numaralı dosya üzerinden icra takibine giriştiğini, davacıların davalı ... ile kiracı – mülk sahibi ilişkisi dışında hiçbir hukuki ilişkisi bulunmadığını, davalıdan borç para da almadıklarını, kira sözleşmesinden kaynaklanan bir borçları da bulunmadığını, hiçbir hukuki dayanağı olmayan haksız bir para talep edildiğini, uyuşmazlığın çözümü için arabulucuya başvurulduğunu, ancak olumsuz sonuçlandığını beirterek davacı vekiledenler ... ve ...’nin Antalya ( ... ) İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında yapılan icra takibinden dolayı ayrı ayrı borçlu olmadıklarının tespitine ve bu nedenle de davacı vekileden aleyhinde yürütülmekte olan işbu icra takibinin iptaline, aynı zamanda; Antalya ( ... ) İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra dosya dayanağı ... tanzim, ... vade tarihli, alacaklısı ..., borçluları ... ve ... olan ... TL. meblağlı bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafın kötüniyetli olması nedeniyle icra takibinde talep edilen miktar üzerinden asgari %20’den aşağı olmamak üzere belirlenecek kötüniyet tazminatının davalı tarafından davacı vekiledenlere ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın görevli mahkemede açılmadığını, menfi tespit davalarında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında hiçbir şekilde ticari bir alışveriş olmadığı gibi, tarafların tacir de olmadıklarını, bu sebeple mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan kira sözleşmesini kabul etmediklerini, sunulan kira sözleşmesinde müteveffanın eşine ait olduğu iddia edilen imzayı kabul etmediklerini, imzanın ilgili kurum ve kuruluşlardan istenecek evraklarla kıyaslanarak incelenmesini talep ettiklerini, bu sebeple sunulan sözleşmedeki imzayı reddettiklerini, Antalya ...icra dairesi ... esas sayılı icra takip dosyasındaki bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddiaları tamamen reddettiklerini, senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir ibare veya delil bulunmadığını, senedin müvekkiline verilmesindeki tek gayenin, eksik ödenen kira bedelleri ile eve verilen zararlara ilişkin olduğunu, senetin kira sözleşmesiyle birlikte verilmediğini, aksine evin tahliyesinden sonra zararlara ve borçlara ilişkin olarak kira sözleşmesinin hiçbir şekilde tarafı olmayan müvekkiline verildiğini, müvekkilinin iddia edilen kira sözleşmesinin tarafı olmadığını, sadece eşinin yasal mirasçısı olduğunu, davacıların her yıl yapılacak TÜFE artışı sonucunda ödemeleri gereken ancak müvekkile veya eşine ödenmemiş kira bedelinin ... TL’nin üzerinde olduğunu, kiracıların Mayıs 2019 tarihinde evi terk edip gittiklerini, müvekkilinin daha sonradan tesadüfen tahliyeden haberdar olup eve geldiğinde eve ciddi boyutta maddi zarar verildiğini bu durumu fotoğraflarla kayıt altına aldığını, daha sonrasında eve bu zararlardan dolayı tadilat yapmak zorunda kaldığını, bu tadilata ve eve verilen zararlara ilişkin tanıklarının mevcut olduğunu, kaldı ki evin kiralandığı şekliyle tesliminde ispat yükünün kiracıda olduğunu, taraflarca ödenmeyen eve verilen zarar ve kira bedellerine yapılması gereken artışa ilişkin bedele karşılık olarak senet alındığını, bu borçlar ödenmediğinden senedin işleme konulduğunu belirterek haksız ve hukuksuz açılan iş bu davanın reddine, mahkemenin görevsizliğine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin olarak davanın reddine, davalıların itirazlarında haksız ve kötüniyetli olmaları sebebiyle %20’den aşağı olmamak üzere inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından kira sözleşmesi, mesaj içerikleri delil olarak sunulmuş, Mahkememizce takip dosyası getirtilmiş tüm deliller toplanmıştır. Dava, takip konusu bononun bedelsiz kaldığı iddiasıyla açılmış menfi tespit davasıdır. 6100 sayılı HMK' nın 4. Maddesinin a bendine göre; kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere kira ilişkisine dair tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemelerine aittir. Davacı taraf, bononun davalının murisi ile yapılan kira sözleşmesine istinaden teminat amaçlı verildiğini, kiralananı tahliye ettiklerini, tüm kira bedellerinin ve konuttan kaynaklı tüm elektrik su ve aidat giderlerinin ödendiğini, bononun bedelsiz kaldığını iddia etmektedir. Davalı ise kira sözleşmesini kabul etmemekle birlikte bononun eksik ödenen kira bedelleri ile eve verilen zararlara ilişkin alındığını belirtmiştir. O halde takip konusu bononun kira ilişkisinden kaynaklı olarak düzenlendiği ihtilafsız olup, uyuşmazlık kira ilişkisi irdelenerek çözüme kavuşturulacağından davada Mahkememizin görevli olmadığı, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmadığı ve tamamlanmasının da mümkün olmadığı saptanmakla HMK'nın 115. maddesi gereğince görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 02/03/2021 Katip ... (E-İmzalı) Hakim ... (E-İmzalı)