İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/152 E. 2019/764 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/152
- Karar No
- 2019/764
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/152 Esas KARAR NO : 2019/764 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 01/10/2012 KARAR TARİHİ : 19/11/2019 Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senedine mahsus yol ile takip başlatıldığını, borca ve takibe itiraz edildiğini, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile yargılamaya başlandığını, takibin durdurulması yönünde karar verilmediğinden, icra takibine devam edildiğini, davalının kötüniyetli olarak karşılığı olmayan bonoyu takibe koyduğunu, müvekkilinin haciz ve icra tehtidi altında ...-TL ödeme yaptığını, takibe konu senedin üzerinde yazılı olduğu şekilde teminat amaçlı verildiğini, senedin ön yüzünde de mal getirme karşılığı olduğu hususunun yazılı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında başlayacak ticari ilşiki nedeniyle davalı tarafa telsim edilip sonradan unutulan teminat senedi olduğunu, müvekkilinin ... işi ile uğraştığını, davalı ile birtakım zirayi gereçleri temin yönünden ticari ilişki içerisine girildiğini, ticari ilişkinin 2007 yılında başlayıp 2011 yılında sonlandığını, senedin unutulduğunu belirterek, takibe konu yapılan ...-TL bedelli senetten ötürü borçlu olmadıklarının tespiti ile icra tehtidi altında ödenen ...-TL'nin istirdatına karar verilmesini, kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın beyanlarını kabul etmediklerini, davacının icra takibine konu senedi müvekkili şirketten aldığı nakit avans karşılığında müvekkiline verdiğini, senedin üzerinde de "mal getirme karşılığı" şekilde şerh düşüldüğünü, davacının 2011 yılının mahsul zamanı müvekkiline mal getirmediğini, nakit avansı ürün olarak ödemediğinin ve aldığı avansı da iade etmediğini, senedin teminat senedi olmadığını belirterek açılan davanın reddine, kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davanın esası ile ilgili olmak üzere mahkememizde yapılan yargılama sonucunda ... gün ve .../... esas .../... sayılı kararla Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile takibe konu yapılan ...-TL bedelli senet yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasında ödenen ...-TL nin davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi Başkanlığının ... gün ve .../... esas .../... karar sayılı ilamı ile; "...Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda “Davanın kabulü ile; Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile takibe konu yapılan ...-TL bedelli senet yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İcra dosyasında ödenen ...-TL nin davalıdan alınarak davacıya iadesine ” denildiği halde, gerekçeli kararda “Davanın kabulü ile; Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile takibe konu yapılan ...-TL bedelli senet yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İcra dosyasında ödenen ...-TLnin davalıdan alınarak davacıya iadesine, davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin koşullar oluşmadığından reddine ” denilmiştir. Böylece tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında kötüniyet tazminatı yönünden çelişki yaratılmıştır. Bu hal, HUMK'un 381/2. (HMK m.298/2) maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir." şeklinde mahkememiz kararı oy birliği ile bozularak iade edilmiş olup, dosya yeniden esasa alınarak yapılan yargılamada bozmaya uyularak, ... tarih .../... esas, .../... karar sayılı ilam ile; "Davanın kabulü ile; Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile takibe konu yapılan ...-TL bedelli senet yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İcra dosyasında ödenen ...-TLnin davalıdan alınarak davacıya iadesine, davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin koşullar oluşmadığından reddine" karar verildiği, davalının kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile; "Dava, senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı kayıtlarında bulunan tediye makbuzu altındaki imzanın karbonlu nüshası üzerinde bulunan imzanın davacı eli ürünü olduğuna dair veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu senet ile ilgili davacının ... tarihli celsede, “…Ben dava ve takip konusu senedi 2007 yılında ilk ticari ilişkiye geçtiğimiz sırada almış olduğum ... TL’lik avansa istinaden verdim, ancak sonrasında ürün teslim ettim herhangi bir borcum kalmadı…” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı bu beyanında avans ödemesinden sonra mal teslim ettiğini ve dava konusu senedin de bu kapsamda davalıya verildiğini iddia ederek ispat yükünü üzerine aldığından mahkemece dosya kapsamı ile örtüşmeyen yazılı gerekçeye istinaden davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde mahkememiz kararı oy birliği ile bozularak iade edilmiş olup, dosya yeniden esasa alınarak taraf vekillerinin bozma ilamına karşı diyecekleri tespit edildikten sonra mahkememizcede usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, ticaret ve sanayi odası başkanlığına, toptancı hal müdürlüğüne müzekkereler yazılmış, davalı tarafın ticari kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davalı tarafça delil olarak dayanlılan belgedeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tarafların tüm delilleri toplanmıştır. Dava, kambiyo senedine dayalı yapılan icra takibine konu bononun bedelsiz kalması sebebiyle yapılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdatı davasıdır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde ; davalı şirket tarafından davacı aleyhine ... vade tarihli ...-TL bedelli senede istinaden ferileri ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği anlaşılmıştır. Senedin keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olup, senet üzerinde; senedin mal teslimi karşılığı alındığı yazmaktadır. Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası incelendiğinde ; davacı tarafından davalı aleyhine takibin iptali ve durdurulması talepli dava açıldığı, mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde takibin ... yönünden iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onanmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ; davalının usulüne uygun tutulmayan ticari kayıt ve belgelerine göre davacının davalı şirkete teslim ettiği mal bedelinin ...-TL, davacıya yapılan ödemelerin ise ...-TL olduğu, davalı şirketin fazla ödemesinin ...-TL olduğunu, davalının fazla ödemeden dolayı davacıdan bu miktarda alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davacının davalıya bu miktarda borçlu olmasının sebebinin ... tarihli ... sıra numaralı tediye makbuzu ile mal getirme karşılığı avans olarak davacıya nakit verildiği kayıtlı olan ...-TL'lik ödemeden kaynaklandığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu üzerine davacı asil duruşmadaki beyanında ... TL yi avans aldığına ilişkin 2011 tarihli tediye makbuzundaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi üzerine Mahkememizce önceki yargılamada yaptırılan bilirkişi incelemelerinde yerel bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, tediye makbuzu altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı beyan edilmiş, davalı tarafça rapora itiraz edilmesi üzerine talimat mahkemesi aracılığıyla yaptırılan bilirkişi incelemesinde de, tediye makbuzu altındaki imzanın davacının eli mahsulu olduğunu gösterir nitelikte bulguların tespit edilemediğinin beyan edildiği görülmüştür. Davacı taraf senedin mal teslimi karşılığı verildiğini, mal teslim ettiğinden de senedin bedelsiz kaldığını iddia etmektedir. Davalı taraf ise her ne kadar senette mal teslimi karşılığı alındığı yazılı olsa da esasen senedin davacıya verdiği ...-TL'lik avans ödemeye ilişkin alındığını, senetteki "Mal teslim karşılığı" ibaresinin senet bedelinin mal teslimi ile ödeneceği anlamını taşıdığını belirterek esasında malen kaydı bulunan senedin nakit karşılığı düzenlendiğini savunmakla senedi talil etmiş ve ispat yükünü üzerine almıştır. Davacı tarafta her ne kadar dilekçelerinde nakit para almadığını belirtmiş ve davalının buna ilişkin sunduğu tediye makbuzu altındaki imza davacıya ait çıkmamış ise de, bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı asil bizzat duruşmadaki beyanında dava ve takip konusu senedi 2007 yılında ilk ticari ilişkiye geçtikleri sırada almış olduğu ...-TL'lik avansa istinaden verdiğini kabul ederek davalının savunmasını kendi beyanı ile doğrulamıştır. Mahkememizce celp edilen müzekkere yazılarında da üretici ile komisyoncu arasındaki ticari ilişkide komisyoncunun üreticiye avans ödeme yapması karşılığında senet alması senet bedelinin de üretici tarafından mal teslimi yapılarak ödenmesini teamül haline geldiği belirtilmiştir. Gelinen aşamada davalı taraf dava ve takip konusu senedin nakit avans karşılığı teslim alındığını ispatlamıştır. Artık davacı senet bedelini iddiası doğrultusunda mal teslimi yaparak ödediğini ispat yükü altındadır. Taraflardan davalı tacir olup, önceki yargılamada ticari defterleri incelenmiş ve defterlerde senet bedelini karşılar nitelikte mal tesliminin yapılmadığının, davacının davalıya ...-TL tutarında borçlu olduğunun kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davacı bunun dışında mal teslim ettiğini gösterir herhangi bir yazılı delil sunamadığından ve yemin deliline de dayanmadığından kaldı ki, yemin deliline dayansa bile bedelsiz senedi işleme koymak suç olup konusu suç olan vakıalarla ilgili yemin deliline başvurulamayacağından subuta ermeyen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizce ... tarihli tensip tutanağı ile ...-TL yönünden İİK 72/3 uyarınca verilen tedbir kararı uygulanmış olup, bu karar nedeniyle davalı alacaklı alacağına geç kavuştuğundan talebi doğrultusunda İİK 72/4 maddesi uyarınca davacı aleyhine tazminata hükmedilmiş, dava ispatlanamadığından reddedilmekle bu husus davacının kötü niyetli olduğunu göstermeyeceğinden davalının 6100 sayılı HMK'nın 329.maddesi uyarınca ileri sürdüğü tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın reddine, 2-Davalının İİK 72/4 maddesi uyarınca tazminat talebinin kabulü ile ...-TL'nin takdiren %20'si oranında hesaplanan ...-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davalının 6100 sayılı HMK'nın 329. Maddesine göre tazminat talebinin reddine, 4-Alınması gerekli ...-TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile fazla alınan ...-TL harcın davacı üzerinde bırakılmasına, (Mahkememizin ... tarih .../... esas sayılı harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine) 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan tebligat gideri ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 7-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.19/11/2019 Katip ... (e-imzalıdır) Hakim ... (e-imzalıdır)