İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/927 E. 2020/45 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/927
- Karar No
- 2020/45
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2018/927 KARAR NO : 2020/45 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 15/01/2020 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin su ve ısı yalıtımı konusunda faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalı borçluların oluşturduğu ... & ... iş ortaklığının yapımını yüklendiği ... inşaatının ... ... yalıtımı işlerinin malzeme + İşçilik yapımını taşeron olarak üstlendiğini, bu nedenle taraflar arasında ... tarihli sözleşme tanzim edildiğini, müvekkilinin alt yüklenici olarak sözleşmeyle yüklendiği tüm işleri eksiksiz tamamlayarak teslim ettiğini, buna ilişkin malzeme ve işçilik faturalarını da düzenleyerek, davalı iş ortaklığına teslim ettiğini, bir kısım ödemeler yapıldığını, bakiye ...-TL borcun ödenmemesi üzerine bakiye alacağın tahsili amacıyla davalı borçlular hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların tarafından takibe ve borca itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu, itirazın alacağın tahsilini geciktirmek için yapıldığını, kötüniyetli ve haksız olduğunu belirterek, itirazının iptaline ve takibin devamına, kötüniyetli borçlu davalı hakkında alacağın %20'sindcn aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevabında; öncelikle icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, borçlunun/borçluların ikametgah yeri olan ... icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, husumet yöneltilen borçlu taraflardan birinin ... & ... olduğunu, iş ortaklığının icra takiplerinde ve davalarda taraf ehliyeti bulunmadığını, zira tüzel kişiliği olmadığını, müvekkili ...’nin yükleniminde bulunan işlerle ilgili olarak hak ediş bedellerinin geciktiğini, piyasaya olan ödeme problemlerinin çıktığını, bu sorunların çözülmesi amacıyla konkordato ilan edildiğini ve ... tarihinde Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .../... E. sayılı dosyasında dava açıldığını, ... tarihinde kesin mühlet verildiğini, İİK.’nun 285. vd. maddeleri gereğince müvekkiller hakkında başlatılan icra takiplerinin durdurulduğunu, konulan tüm hacizlerin kaldırıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte icra takibine konu olan borcun ödenmemiş olduğu varsayılsa dahi müvekkili şirket hakkında yapılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketler ile davacı arasında ... tarihinde ... ... yalıtımı işleriyle ilgili taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini, davacının yüklendiği işleri bitirmediğini, henüz kesin hesap yapılmadığını, alacaklı tarafın icra takibine konu ettiği faturalar hakkında müvekkil şirketlere öncesinde haberdar edilmediğini, herhangi bir tebliğ ve/veya ibraz yapılmadığını, kanuni itiraz haklarını kullanamadıklarını, ödeme emrinde istenen faiz miktarının da haksız, mesnetsiz, hatalı ve fahiş olduğunu, müvekkili şirketlerin temerrüde düşürülmediğini, davacının müvekkil şirketlerin konkordato sürecinde olduğunu bilerek iş bu davayı açtığından kötü niyetli olarak menfaat sağlama amacı güttüğünü, kötü niyetle girişilen takip sebebiyle lehlerine %20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; davalı borçluların oluşturduğu ... & ...nın yapımını yüklendiği ... inşaatının ... ... yalıtımı işlerinin malzeme + İşçilik yapımını taşeron olarak üstlendiği, bu nedenle taraflar arasında ... tarihinde düzenlenen sözleşmeden kaynaklı cari hesap bakiye borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile ... tarihinde ...-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu davalılara ... tarihinde, iş ortaklığına ... tarihinde tebliğ edildiği, borçluların ... tarihinde icra müdürlüğünün yetkisine, hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, her ne kadar ... tarihinde ... vekilince, bu şirket adına icra müdürlüğüne verilen Konkordato kararının sunulması ve takibin durdurulması ile hacizlerin kaldırılması talepleri hakkında talepte bulunmuş ve bu talep, takibe itiraz dilekçesi gibi algılanmış ise de takibe itiraz dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği, davalı borçluların, icra emrinin tebliğ edildiği ... tarihinden itibaren, 7 günlük sürenin son bulduğu ... ... günü mesai bitimine kadar itirazda bulunmaları gerekirken bir gün sonra ... tarihinde itirazda bulundukları, itirazın süresinden sonra yapıldığı anlaşılmaktadır. Böylece: ... yönünden; bu borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmesine rağmen, takibe devam etmek yerine, süresinden sonra verilen itiraz dilekçesine dayanılarak itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar yoktur. Bu nedenle bu davalı borçlu şirket hakkındaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. ... yönünden ise; bu şirketin ... tarihinde Konkordato talebinde bulunduğu, Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E.sayılı dava dosyasında ... tarihi itibariyle 3 ay süreyle geçici mühlet verildiği, takibin açıldığı ... tarihinde ve davalı borçlu şirketin Konkordato süreci içerisinde olduğu, İİK.nun 294.maddesi gereğince mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamayacağı kanunun emredici hükmü ise de takibin iptali için icra hukuk mahkemesine yapılmış bir başvurunun bulunmadığı, takibin hukuken ayakta olduğu, bu borçlu hakkındaki icra takibinin de kesinleşmesine rağmen, takibe devam etmek yerine, süresinden sonra verilen itiraz dilekçesine dayanılarak itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar yoktur. Bu nedenle bu davalı borçlu şirket hakkındaki davanın da hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Davanın hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, Davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, Alınması gerekli ...-TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile kalan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde DAVACIYA İADESİNE, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALILARA VERİLMESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.16/01/2020 KATİP ... (E-İmzalı) HAKİM ... (E-İmzalı)