İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/207 E. 2021/272 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/207
Karar No
2021/272
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/207 Esas KARAR NO : 2021/272 DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2016 KARAR TARİHİ : 12/04/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynakla- nan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Sigorta acenteliği işi yapan müvekkili ile ... sigorta AŞ. arasında... ile ... tarihleri arasında geçerli ve sözleş- menin bitiş tarihinin 1 ay öncesinden ihbar ile aksi bildirilmediği taktirde sonraki 1 yıl için uzayacağı kabul edilen acentelik sözleşmesinin imzalandığını, ... sigorta A.ş nin ... tarihli ihtarname ile müvekkili acentenin başka sigorta şirketlerinin de acente- liğini yaptırdığının öğrenildiği gerekçesi ile 3 ay içerisinde bu hususun düzeltilmesi aksi halde sözleşmenin feshedileceğini bildirildiği, bilahare ... tarihli ihtarname ile sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini; yine davalı ... Sigorta A.ş ile müvekkili arasında ... ile ... tarihleri arasında geçerli acentelik sözleşmesinin imzalandığını, davalının ... tarihli azli ile süre tamamlanmadan sözleşmenin feshedildiğini hatta ... tarihinde davacının sigorta işlemlerini yaptığı ekranın davalı tarafından 2 gün boyunca kapatıldığını, ... tarihinde tekrar açıldığını, ... sigortanın ise bilahare davalı sigorta şirketi tarafından ...tarihinde satın alındığını, davalının bu işlemleri ile müvekkilini zarara uğrattığını, feshin haksız oldu- ğunu, müvekkili ile davalı arasında yapılan her iki sözleşmede de başka sigorta şirketlerinin acenteliğini yapmama yükümlülüğünün getirilmediğini, TTK 123. maddesine göre müvekki- linin rekabet sınırlaması dolayısı ile uygun bir tazminata hak kazandığını ancak davalının herhangi bir tazminat ödemediğini, 2014 yılındı hak ettiği ....-TL lik rapel ödemesinin ....-TL sinin ödendiğini, davalının müvekkili acentenin bulduğu müşteriler sayesinde müvekkili ile arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da menfaat elde ettiğini belirterek öncelikle müvekkilinin sözleşmenin başlangıç tarihinden fesih tarihine kadar aldığı yıllık komisyon ve diğer ödemelerin ortalaması üzerinden hesaplanarak belirlenecek tazmina- tın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davacının Antalya ilinde acente faaliyeti yürüt- mekte iken ... tarihli ihtarname ile acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, araların- daki sözleşmenin 2.4. maddesine göre, acentenin kendisi hissedarlarından herhangi birisi veya çalışanları doğrudan veya dolaylı olarak başka sigorta şirketlerinin (.../... sigorta dışında) acenteliğini alamayacağı ve diğer sigorta şirketlerinin tali acentelerine, tali acente olamayacağının belirtildiğini, bu hüküm ile başka sigorta şirketlerinin acenteliğini yapmama yükümlülüğü altına giren davalının bu yükümlülüğüne aykırı davrandığının tespit edildiğini, bunun üzerine ... tarihli noter ihtarnamesi ile 3 ay içerisinde bu aykırı- lığın düzeltilmesini aksi halde acentelik sözleşmesinin fesh edileceğinin ihtar edildiğini, an- cak davacının başka sigorta şirketlerinin acentiliğini yapmaya devam ettiğini, kaldı ki dava dilekçesinde de davacının başka şirketlerin acenteliğini yapmadığını iddia etmediğini yine aralarındaki sözleşme yapma ve prim tahsiline yetkili acentelik sözleşmesinin 10.2. Madde- sine göre sözleşme taraflardan birine 3 ay öncesinden bildirilmek şartı ile dilediğinde feshe- dilebileceğinin belirtildiğini, Acentenin fesih dolayısı ile müvekkillireniden tazminat veya portföy hakkı ve sair herhangi bir nam altında talepte bulunamayacağını, kabul ve taahhüt ettiğini, davalı tarafından ... tarihli ihtarnamenin gereğine uyulmaması üzerine bu kez ... tarihle ihtarname ile acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, bu fesihten dolayı davacının aralarındaki sözleşmenin belirtilen 10.2. maddesine göre tazminat talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ise davalının dayandığı 3 ay öncesinden bildirilmek şartı ile sözleşmenin feshedilebileceğine ilişkin hükme aykırı davranıldığını ... sigorta ile yapılan sözleşme- nin herhangi bir bildirim yapılmadan ve henüz sözleşme süresi dolmadan hiçbir gerekçe gös- terilmeden feshedildiğini, müvekkili ile ... sigorta AŞ. arasında imzalanan ... tarihli acentelik sözleşmesinden önce müvekkilinin ... A.ş nin ... tarihinden itibaren acenteliğini yaptığını, davalı şirketin bunu bilerek sözleşme imzaldığını, bu sözleşmeden sonra da müvekkilinin ... sigortanın acenteliğini sürdürdüğünü, şimdi ... sigortanın acenteliğini yaptığı gerekçesi ile sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğunu belirtmiştir. Davalı tarafından verilen müzekkere cevabında, davacı acente ile şirketleri arasında düzenlenen sözleşmeden sonra, davacı acentenin diğer sigorta şirketlerinin de acentiliğini aldığını gösterir ticaret sicil kayıtları dosyaya sunulmuş buna göre davacının ... tari- hinde ... sigortanın, ... tarihinde ... sigortanın acenteliklerini aldığı anlaşılmış- tır. Davacının ticari defterleri üzerinde mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış davalı ... sigorta ile davacı arasındaki acentelik ilişkisini... ile ... tarihleri arasında sürdüğü bu aradaki 905 günlük sürede davacının ortalama günlük ....-TL kazanç elde ettiği tespit edilmiştir. Mahkememizce davacının acentelik ilişkisinin işlediği banka hesabının kayıtları istenmiş yine ... sigorta A.ş ve ... sigorta A.ş ‘den acentelik sözleşmesinin feshe- dildiği tarihe kadar tutulan tüm kayıtların gönderilmesi istenmiş, müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır. Yine mahkememizce fesih yazıları istenmiş bankadan hesap hareketleri istenip dosya arasına alınmıştır. Davacının başka sigorta şirketleri ile acentelik ilişkisine gir- diği tarihin araştırılmasına geçilmiş buna ilişkin kayıtlar temin edilip dosya arasına konul- muştur. Bundan sonra davalı sigorta şirketinin kayıtları üzerinde gerekli incelemenin yapıl- ması amacı ile bulunduğu İstanbul Anadolu asliye ticaret mahkemesine talimat yazılmış, davalı şirket kayıtları üzerinde gerekli incelemenin yapılması istenmiştir. Alınan bilirkişi raporunda özetle: Davalı defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı acentanta ile davalı arasında alacak borç ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiğini, davacının davalı sigorta şirketleri dışında ... sigorta ... sigorta, ... sigorta, ... sigorta ... sigorta a.ş ile sözleşmelerinin olduğu, bu şirketlerin ayrı ayrı acentesi olduğu, davalı ... sigorta ile yapılan sözleşmenin 2.4 maddesinde “acentanın kendisi his- sedarlarından herhangi birisi ile çalışanları doğrudan veya dolaylı olarak başka sigorta şirket- lerinin acentalığını alamaz ve başka sigorta şirketlerinin acentalarına tali acenta olamaz” hükmüne aykırı davrandığının tespit edildiği, bu yüzden davalının sözleşmeyi fesh etmekte haklı olduğu belirtilmiştir. İtiraz üzerine alınan bir başka bilirkişiden alınan raporda da TTK 123. Maddesi kapsamında davacı acentanın denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği zira taraflar arasınaki sözleşmenin davalı tarafça feshinden sonra davacının davalıya bulduğu müşteriler ile sözleşme yapabileceği yani sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükmünün sözleşmeden sonra devam etmediği gerekçesiyle tazminat isteme hakkının olmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede ise: davalı ile davacı arasındaki acentalık ilişkisinin... ile ... tarihleri arasında devam ettiği, davacının bu 905 günlük aranda günlük ortalama kazancının ....TL olduğu tespit edilmiş- tir. Davacının talebi TTK 123. Maddesi gereğince davalının haksız feshine dayalı denk- leştirme tazminatına ilişkindir. davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bu tazminat için ... TL nin feshi tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Dosya içine alınan belgeleren davacının ... sigorta ile... tarihinde acentalık ilişkisine girdiği, bu tarihten sonra ... sigorta ile ... tarihinde acentalık ilişkisine girdiği, bundan sonra ... sigorta ile ... tarihinde açık rekabet yasağı içeren acentalık ilişkisine girdiği ve bundan sonra da ... sigortanın ... sigortaya ...tarihinde devredildiği, bu devirden sonra davacının ... sigorta ile ... tarihinde acentalık sözleşmesi yaptığı, bundan sonra rekabet yasağına uyması yönünde davalının davacıya ... tarihinde ihtarname gönderdiği, davacının bu ihtarnameden sonraki ... tarihinde ... sigorta ile bu sefer acentalık sözleşmesi yaptığı, davalının davacı ile yaptıkları acentalık sözleşmelerini bu tarihten sonraki ... tarihinde fesh ettiği anlaşılmaktadır. TTk nın 104 maddesine göre “ Yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça, … acente de aynı yer veya bölgede, birbirleriyle rekabette bulunan birden çok ticari işletme hesabına acentelik yapamaz.” Davacı kendisinin davalı dışındaki sigorta şirketleriyle davalının dev- raldığı ... sigorta ile acentelik sözleşmesi yaptıktan sonra ... sigorta ile acentelik sözleşmesi yaptığını, bundan sonra ... sigorta ile olan sözleşmesi devam ederken de bu kez davalı ... sigorta ile acentelik sözleşmesi yaptığını, bundan sonra da ... ve ... sigorta ile acentelik sözleşmesi yaptığını kabul etmekte olup, bu uyuşmazlık konusu değildir. Raporu hükme esas alınan bilirkişi ... da ek olarak ... sigorta ve ... sigorta ile davacının acentelik sözleşmesi yaptığını belirtmektedir, bu noktada uyuşmazlık davacının davalı ile olan acentelik sözleşmisinden öncce ... sigorta ile işle- mekte olan acentelik ilişkisi varken davalının ... ve ... sigorta ile acentelik iliş- kisine girmesini fesih nedeni sayamayacağı yönünde itiraz etmektedir. Mahkememiz bu iddi- ayı yerinde bulmamıştır, zira kural TTK nın 104 maddesine göre acentelik sözleşmesinden sonra acentenin rakip bir şirketle aynı konuda acentelik yapmamasını gerektirir. Bu kuralın bir şirket yönünden ihlal edilmiş olması diğer şirketler yönünden de ihlal edilmesine muva- fakat gösterildiği anlamına gelmez, zira diğer şirketlerle yapılan sözleşmeler davalının hakla- rını ihlal etme potonsiyelini artırıcı niteliktedir. Bu yüzden davacının feshin haklı olmadığına dönük iddiası mahkememizce yerinde bulunmamıştır. Kaldı ki TTK nın 122 maddesine göre : “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra;” davacının denkleştirme tazminatı isteyebilmesi için hem “Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyor” olması hem de “Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını” kaybetmesi gerekir. Yani davacının acente olarak davalı ile olan ilişkisinden sonra davalıya temin ettiği müşterilerle farklı firmalar için farklı sigorta poliçeleri düzenleye- memesi, rekabet yasağının sözleşmeden sonra da devam etmesi gerekir. Taraflar arasındaki sözleşmeler bu yönde bir hüküm taşımadığından davacının denkleştirme tazminatı talebi de yersizdir. Buna göre hükme esas alınan bilirkişi ...’in hesaplaması, bilirkişi ...’nın taraflar arasındaki alacak borç ilişkisini davalı kayıtları üzerinden değerlen- dirmesi ve bilirkişi ...’ün de aynı yönde yaptığı değerlendirmeler hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davacının davalı şirkete karşı açtığı denkleştirme tazminatına ilişkin davanın reddine, Alınması gerekli ....-TL harçtan peşin olarak alınan ....-TL harcın mahsubu ile kalan ....-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücre- tinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.12/04/2021 Katip ... ~e-imzalı~ Hakim ... ~e-imzalı~

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/207, K. 2021/272, T. 12.04.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-207-e-2021-272-k-0d1a05d28e8c