İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/282 E. 2025/478 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/282
- Karar No
- 2025/478
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/282 Esas KARAR NO : 2025/478 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2025 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.İDDİANIN ÖZETİ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı 3.kişi arasında .../... Şubesine ait Hesap No:.. - Çek No:.. - ... vade tarihli ...- TL bedelli ,Hesap No:.. - Çek No:.. - ... vade tarihli ...- TL bedelli , Hesap No:.. - Çek No:.. - ... vade tarihli ...- TL bedelli çeklerin düzenlendiğini, çeklerin hatır çeki niteliğinde olduğunu ve iş bu çeklerden kaynaklı aralarında ticari bir ilişki bulunmadığı konusunda anlaşmaya varılamadığını, çekler yönünden müvekkili ile dava dışı 3. kişiler arasında her ne kadar hatır sözleşmesi imzalanmış ise de müvekkilinin bilgileri yazılı çekler konusu sözleşmenin taraflarından geri istendiğinde söz konusu çeklerin davalı faktoring şirketine verildiği ve sözleşmeye aykırı davranıldığının öğrenildiğini, yaşanılan duruma karşılık müvekkilinin hak kaybına uğramaması için huzurdaki davanın açıldığını, davalı faktoring şirketinin iş bu durumda temlik alan konumda olduğunu, sunulan Yüksek Mahkeme kararları doğrultusunda itiraz ve defilerini söz konusu çekleri uhdesinde bulunduran ...' ye yöneltiklerini ve taraflar arasında fatura ilişkisi bulunmadığını, dava konusu çekler ilişkin müvekkili şirketin hak kaybı yaşamaması ve geri dönülmez zararlarının engellenmesi amacıyla davanın kabulü ile ...yönünda dava konusu çekler yönünden öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında icra takibine konu edilmemesi yönünde tedbir konulmasını, taraflar arasında herhangi bir alacak borç ilişkisi ve ticari ilişki olmadığından ve müvekkilinin davalı factoring şirketine borçlu olması gibi bir durum söz konusu olmadığından hatır sözleşmesi de dikkate alınmak suretiyle müvekkilinin dava konusu çekler yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava yetkisiz mahkemede açıldığını, arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, dava dışı ... ile müvekkil şirket arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini, yapılan sözleşme gereği davalı/borçluya ön ödeme yoluyla finansman sağlandığını, bu finansman karşılığında, dava konusu çekler ekte sunulan faturaya istinaden teslim tutanağı ile ciro ve teslim alındığını, müvekkili şirketin, 6361 sayılı yasanın belirtmiş olduğu tüm yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle dava konusu çeki iktisap ettiğini, müvekkiline herhangi bir kusur isnadı mümkün olmadığını, müvekkili şirketin kendisine finansman sağlanması talebi ile başvuran müşterisinin taleplerini gerekli yasal prosedürleri ve yükümlülüklerini yerine getirerek karşıladığını, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu 9/II maddesi, faktoring şirketlerinin hangi alacakları temlik alamayacaklarını düzenlemiş, 38’nci maddesinde ise faktoring sözleşmesinin tanımını yaparken hangi alacakları temlik alabileceğinin düzenlendiğini, davacının faktoring ilişkisinin dışında olup, öne sürülmüş olan kişisel nedenler ve def'iler müvekkil şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, Müvekkili şirketin, fatura konusu alacağın ödeme vasıtası olarak çeki iktisap etmiş olduğundan ve bu durum 6361 sayılı kanuna uygun bir hareket olduğundan çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmediğini ve çeki iktisabında ağır kusur bulunmadığını, bu nedenle davacının iddiaları mesnetsiz olduğunu, davacının hatır çeki iddialarının ispata muhtaç olup kanıtlanamadığını, müvekkilinin iyi niyetli hamil olmakla bedelsizlik iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının çekte ödeme yasağı koyulmasına ilişkin talebinin kabulünün de hukuku aykırı olduğunu, söz konusu çeklerden ... ve ... numaralı çekler İstanbul ... icra Müdürlüğü'nü .../... sayılı dosyasından takibe konulduğunu, dava icra takibi başlatıldıktan sonra açılmış olduğundan, takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, mahkemece ancak takip miktarının %115'i kadar teminat sunulması halinde icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde karar verilebileceğini, dava sonunda davanın reddi halinde müvekkil şirket aleyhine ağır ve geri dönülemez sonuçlara sebebiyet vermemesi için verilen ara kararın kaldırılmasın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ: Dava, çeklerin hatır çeki olduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Davacı, dava dışı 3. Kişilerle arasında işbu çeklerin hatır çeki niteliğinde olduğu ve işbu çeklerden kaynaklı aralarında ticari bir ilişki bulunmadığı hususunda anlaşma bulunduğu, çeklerin davalıya sözleşmeye aykırı olarak teslim ediliği, mezkur definin davalıya karşı ileri sürülebileceğinden bahisle dava konusu çeklerden borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı esasa dair itirazlarından evvel yetki itirazında bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davalının cevap dilekçesi ile HMK 6. maddesi uyarınca yetki itirazında bulunarak dosyanın yetkili ... (... )Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiği anlaşılmakla, davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, gerek HMK'da gerekse 6102 sayılı TTK'da çeke dayalı menfi tespit davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme yer almadığı, HMK'nın 6. Maddesi uyarınca 'Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir' düzenlemesi uyarınca davalı vekilince süresinde ve usulüne uygun biçimde yetki itirazında bulunulması ve davalı şirketin adresinin .../... olması karşısında , davanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddi ile, mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesinin 2022/438 esas-2022/474 karar sayılı benzer ilamı ) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının yetki itirazının KABULÜ ile; 6100 sayılı HKM nun 6/1 maddesi uyarınca Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-HMK 6/1 Maddesi uyarınca ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN YETKİLİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dava dosyasının yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın yetkili Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 4-HMK 323/1-a, ğ madde ve bentleri uyarınca yargılama giderinden olan karar ve ilam harcı, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca yetkisizlik kararından sonra davaya devam edecek olan ... Asliye Ticaret Mahkemesince hükmedilmesine, yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine, Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır