İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/655 E. 2025/450 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/655
- Karar No
- 2025/450
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/655 Esas KARAR NO : 2025/450 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.İDDİANIN ÖZETİ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... de ... ve ... ... faaliyetinde bulunduğunu, davalı ile aralarında ticari ilişkiden kaynaklı uyuşmazlık yaşandığını, toplam ... TL fatura ve feri alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyası icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine haksız ve kötüniyetli olarak borcum yok diye itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, itirazın iptaline, takibin devamına, alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalıya dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evrakları üzerinde yapılan incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine faturadan kaynaklı toplam ... TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlunun süresinde ödeme emrine, borca, yetkiye, faize ve her türlü fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacı tarafın alacağı olup olmadığı yönündeki hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; * Antalya Genel İcra Dairesi .../... e. sayılı dosya takibi yapılan 18 adet faturanın tamamının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Fatura toplamı ...-TLdir. *Davacı şirket ticari defter incelemesi; Davacı şirkete ait ticari defterler yerinde inceleme yetkimize istinaden mail ortamında temin edilmiştir. — Dava konusu ile sınırlı olacak şekilde incelemelerimiz yapılmıştır. Davacıya ait 2024 yılı kayıtlarının E-Defter olarak, usulüne uygun tutulduğu, E defter Beraatlarının aylık dönemler halinde süresi içerisinde yüklendiği tespit edilmiştir. * Davacı şirket ile davalı arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişkinin olduğu, takibi yapılan 18 adet faturaların tamamının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. *Talep edilen ... fatura başlangıç tarihinden ... takip tarihine kadar davalı adına düzenlenmiş fatura toplamı ...-TL, ödemeler toplamı ...-TLdir. Defter kayıtlarında davacı şirkete yapılan ödemelerin hangi fatura için yapıldığı belirtilmemiştir. Ödemelerin cari hesaptan mahsup edildiği görülmüştür. *Takibi yapılan 18 adet faturanın toplamı ...-TL'dir. Ticari defter kayıtlarına göre, ... takip tarihinde davalının borcu ...-TLdir. Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyada ... TL asıl alacak talep edilmiştir. Davacının takip öncesi faiz talebi yoktur. * Davacı vekili ... tarihli beyan dilekçesinde davalı tarafından asıl alacağın haricen ödendiğini, ancak icra dosyasında geriye kalan icra vekalet ücreti, faizi, masraf ve harçları bakımından ödeme yapılmadığını, ayrıca davalının dava açılmasına sebep olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden taleplerinin olduğu belirtilmiştir. IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ: Dava fatura tanzimi ile cari hesap ilişkisinden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İtiraza konu Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemelerde, davacı tarafından toplam ...-TL asıl alacak için ... tarihinde takip başlatıldığı, takip öncesi faiz taleplerinin olmadığı, icra takip alacağının dayanağının da aradaki ticari ilişki nedeniyle; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarihli faturalardan kaynaklanan toplam ... asıl alacak ve faiz istemi. ... TL olarak belirtildiği, 18 adet faturanın dayanak belge oalrak sunulduğu belirlenmiştir. Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında davacının davalıya mal satılması şeklinde ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince talep edilen ... fatura başlangıç tarihinden ... takip tarihine kadar davalı şirket adına borç kaydedilen fatura toplamının ...-TL, ödemeler toplamı ...-TL olduğu, defter kayıtlarında davacı şirkete yapılan ödemelerin hangi fatura için yapıldığı belirtilmediği, cari hesaptan mahsup edildiği, takibe dayanak yapılan 18 adet faturanın toplamı ...-TL olup takip tarihinde (...) davalının borcu ...-TL olduğu, icra takibinde de aynı asıl alacak tutarının talep edilmesi ile takip ve dava tarihinde davacının alacağının ticari defterlerle kesin delille ispat etiğine kanaat getirilmiştir. Davacı vekili ... tarihli beyan dilekçesinde ve akabindeki celsede davalı tarafından asıl alacağın haricen ödendiğini, ancak icra dosyasında geriye kalan icra vekalet ücreti, faizi, masraf ve harçları bakımından ödeme yapılmadığını belirttiğinden asıl alacak bedeli yönünden talebin konusuz kaldığına ve icra takibinin icra takip giderleri ve vekalet ücreti yönünden devamına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki faturalardan oluşan cari hesabın oluşturmasından, boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra dosyasındaki asıl alacak bedeline vaki itirazın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2- Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra dosyasına vaki asıl alacak bedeli haricindeki itirazların iptali ile icra takibinin icra takip giderleri ve vekalet ücreti yönünden devamına, 3-Hüküm altına alınan alacağın %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/06/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır