İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/556 E. 2020/672 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/556
- Karar No
- 2020/672
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/556 Esas KARAR NO : 2020/672 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/11/2020 KARAR TARİHİ : 22/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirkete alt taşeron sözleşmesi uyarınca muhtelif ebat ve markalarda sera malzemesi tedarik edilerek teslim edildiğini ve malzemelerin satışı ve sera kurulum sonrası sera naylonu montaj ve işçilik hizmetinin eksiksiz ve tam olarak verildiğini, davalı şirketin ... tarihinden başlamak üzere ... ve ... tarihinde kesilen faturalar toplamı nedeniyle müvekkil şirkete borçlu bulunduğunu, davalı borçlu ... ŞTİ.'nin davaya konu alt taşeron sözleşmesi, faturalar, sevk irsaliyeleri, teslim tutanakları ve taraflar arasında mutabık kalınan cari hesap ekstrelerine istinaden borcunu ödememesi nedeniyle ve yapılan sözlü ihtarlara cevap vermemesi üzerine Antalya ... Noterliği'nce ... tarihli ... yevmiye numaralı yazılı ihtar tebliğ edilmiş ve davalı tarafın temerrüte düştüğünü, muaccel hale gelmiş alacakların tahsili için ... tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında ve ... tarihinde Antalya ... İcra Dairesi ... Sayılı dosyasında davalı borçlu aleyhine yasal icra takipleri başlatıldığını davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğundan davalının tüm taşınmaz ve trafikte kayıtlı araçları ile banka hesapları üzerine tedbiren ihtiyati haciz şerhi işlenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Antalya Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olmadığını, görevli Mahkeme ve İcra Dairelerinin Manavgat olduğunu, Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, müvekkilin ikametinin Manavgat olduğunu, davaya konu iki faturanın ilkinin müvekkili tarafından iade faturası ile iade edildiğini, bu iade faturasının davacının ticari defterlerine kaydedildiğini ve hükmünü yitirdiğini, davacının müvekkile kestiği ikinci faturanın ise (... tarihli) müvekkil itiraz etmekle TTK'ya göre alacağı ispatlamasının söz konusu olmayacağını, davacı tarafın geçersiz ilk faturaya ve itiraz edilmiş ikinci faturaya dayanarak ihtiyati haciz istemesinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, dava dilekçesi ve içeriğindeki iddiaları reddettiklerini, davacı tarafın sözleşmedeki yükümlülüklerini bihakkın yerine getirmediğini, davacının ihtiyati hacze ve Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında takibe konu edilen ... tarihli fatura içeriğinin doğru olmadığından bahisle taraflarınca iade edildiğini, dolayısıyla bu dosya ve fatura için hukuki tartışmanın bittiğini, bu faturanın hükümsüz olduğunu, bu faturaya dayalı takibin de dayanaksız olduğunu, öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli Manavgat Asliye Ticaret mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... İcra Dairesi ... E sayılı takip dosyasının tetkikinden; Alacaklı ...Şti tarafından borçlu ...Şti aleyhine fatura ve cari hesaba istinaden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından verilen itiraz dilekçesi ile, yetkiye -borca-borcun fer'ilerine-faize-faiz oranına-imzaya itarz edildiği, yetkili icra müdürülüğünün Manavgat İcra Dairesi olarak belirtildiği görülmüştür. Antalya ... İcra Dairesi ... E sayılı takip dosyasının tetkikinden; Alacaklı ...Şti tarafından borçlu ...Şti aleyhine işçilik faturası KDV fark bedeline istinaden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından verilen itiraz dilekçesi ile, yetkiye -borca-borcun fer'ilerine-faize-faiz oranına-imzaya itarz edildiği, yetkili icra müdürülüğünün Manavgat İcra Dairesi olarak belirtildiği görülmüştür. Dava taraflar arasında düzenlenen "Alt Taşeron Sözleşmesi"nden kaynaklı alacakların tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takiplerine yapılan itiraz üzerine İİK 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Sözleşmenin tetkikinden, sözleşme konusunun ... Ada ... parsel ... Mahallesi.../... adresinde bulunan yaklaşık ... m2 ... yapım işi olduğu, işçilik dahil seranın teslim tarihinin ... olarak belirlenmekle, taraflar arasındaki bu sözleşmenin BK 470 vd eser sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 15.HD'nin emsal 2019/2763 E-2019/3958 K, 2019/2884 E-2020/2740 K sayılı kararlarında vurgulandığı gibi, Taraflar arasındaki ihtilâf, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığından, bu türden uyuşmazlıklardan kaynaklanan icra takiplerinin kural olarak İİK'nın 50. maddesi uyarınca HUMK'nın (HMK) hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer veya yetki sözleşmesi ile belirlenen yer icra dairelerinden birinde açılması gerekir. Bu türden sözleşmelerde para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen ve sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesinin uygulama imkânı yoktur. Gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73, gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Aksi halde, bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde takip ve davaya konu olması sonucunu doğurur ki bu da; Hukuk Muhakemesi Kanunu'nda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur. Oysa, gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmeleri, niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olup, karşılıklı edimleri içerir. Bu nedenle, eser sözleşmelerinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Taraflar arasındaki sözleşme yukarıda da ifade edildiği üzere eser sözleşmesi niteliğinde olup, ...'ta bulunan taşınmaz üzerine malzeme ve işçilik dahil sera naylonu montaj işi nedeniyle, işin ... adresinde ifa edildiğinin kabul edilmesi gerekir. Bu durumda taraflar arasında yetki sözleşmesinin de bulunmaması ile işin ... İlçesinde ifa edilmiş olması hususları gözetildiğinde Antalya İcra Müdürlüğü nezdinde girişilen her iki icra takibinin de geçerli bir icra takibi olduğundan söz edilemez. Açıklanan kurallar dairesinde, açılan itirazın iptali davasının; yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından dava şartı yokluğundan-usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN-USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-A.A.Ü.T. uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.22/12/2020 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı