İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/134 E. 2020/462 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/134
- Karar No
- 2020/462
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/134 Esas KARAR NO : 2020/462 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2013 KARAR TARİHİ : 06/10/2020 Mahkememizin ... E, ... K sayılı kararına karşı davacı vekilinin İstinaf talebinin esastan reddine dair Antalya BAM ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... E, .. K sayılı ilamının Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nce kaldırılarak, Mahkememiz kararının bozulması üzerine dosya 2020/134 E sırasına kaydı yapılarak incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile borçlu şirket arasında yapılan ... tarihli sözleşme ile ... İli, ... İlçesi, ... ada, .. nolu parselde kayıtlı ... nolu bağımsız bölümlerin ...-TL karşılığında müvekkiline satılmasına karar verildiğini, müvekkilinin sözleşmeye istinaden davalı şirkete sözleşmenin imzalandığı tarihte 5 adet toplam ...-TL bedeli çeki teslim ettiğini, çek bedellerinin vade tarihlerinde davalı şirket tarafından tahsil edildiğini, daha sonra ... tarihinde bu kez 7 adet ve toplam ...-TL bedelli çekleri düzenleyerek borçlu şirkete teslim ettiğini, sözleşme ile ... tarihinde taşınmazın mülkiyetinin müvekkiline devri hususunda tapu müdürlüğünde satış işlemi gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığını ve müvekkili tarafından ödemeye ilişkin edimlerin ifa edilmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından satış işleminin gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin şifahi taleplerinin çeşitli bahanelerle ötelendiğini, müvekkilinin Antalya ...Noterliği'nin ... tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmesi ve neticeten tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde sözleşme konusu taşınmazların mülkiyetini devretmesi hususlarını ihtar ettiğini, davalı şirketin ihtarnameyi ... tarihinde tebliğ almasına rağmen süre içerisinde edimlerini yerine getirmediği gibi ihtarnameye yanıt da vermediğini, bunu üzerine Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasından davalı şirket aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunularak ...-TL yönünden menkul ve gayrimenkullerinin ihtiyaten haczine karar verildiğini, ihtiyati haciz kararı ile birlikte davalı şirket aleyhine Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası marifetiyle icra takibine geçilmiş ise de borçlunun ... tarihli haksız ve hukuka aykırı itirazı neticesinde takibin durduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin esasen "Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi" niteliğinde olduğundan resmi şekle aykırı düzenlendiğinden, sözleşmenin geçerli olmadığını, tarafların aldıklarını iade etmekle mükellef olduklarını, sebepsiz zenginleşen davalı şirketçe tahsil edilen çek bedellerinin ve davalı şirketin yedinde bulunan çeklerin müvekkiline iadesinin gerektiğini, müvekkilinin iyi niyetinin davalı şirket tarafından suiistimal edildiğini, bu nedenle borçlunun Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın gayrimenkul satış sözleşmesine istinaden iki adet taşınmazın satın alınma bedeli olarak ödendiği iddia edilen tutarın iadesine ilişkin olduğunu, davacının gayrimenkulleri mesken olarak satın aldığını, davacının tacir olup taşınmaz alım satımı ile iştigal ettiğini, birden fazla taşınmazı satın almak istemesinin de bu taşınmazları ticari amaçla aldığının göstergesi olduğunu, bu nedenle Tüketici Mahkemesi'nin görevli olmadığını, davalı şirket ile davacı arasında adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeye göre Antalya ... ... Mah... ada ... bulunan binanın ... nolu bağımsız bölümlerin davacıya ... TL bedelle satılmasının kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzalanması sırasında ... TL bedelli dava dışı ... A.Ş.keşideli çeklerin müvekkiline verildiğini, bakiye ... TL satış bedeli için ise yine dava dışı ... A.Ş.ile davacının birlikte düzenledikleri çeklerin müvekkiline verildiğini, müvekkili tarafından bu anlaşmadan önce tesis edilmiş ipoteklerin belirtilen sürede kaldırıldığını, tapu kaydı üzerinde o tarih itibariyle herhangi bir takyidat kalmadığını, gerek her iki bağımsız bölümün davacıya vekil olan babası ... vasıtasıyla satılması pazarlığı sırasında gerekse adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesinin düzenlenmesi sırasında davacı ile ... A.Ş yetkilisi ... ile birlikte hareket ettiklerini, ... ile ...'ın yakın arkadaş olduklarını, müvekkili şirket yetkilisi ...'nın bu pazarlık sırasında öğrendiğini, ...'ın o tarihte müteahhitlik işleri yapan ve güçlü firması olduğu kabul edilen muteber bir tacir durumunda olduğunu, ...'nu ve davacıyı tanımayan müvekkilinin arada ... A.Ş yetkilisi ...'ın bulunması ve satış bedeline istinaden kendi çeklerini vereceğini beyan etmesi nedeniyle söz konusu gayrimenkul satım protokolünü imzaladığını ve ... A.Ş keşideli çekleri kabul ettiğini, adı geçen kişilerin başka kişilerden de birlikte hareket ederek taşınmaz satın aldıklarını, müvekkili tarafından daha sonra öğrenildiğini, davacıya vekaleten babası ... ile protokol imzalanıp beş adet ... TL bedelli ... A.Ş keşideli çeklerin müvekkiline teslim edilmesinden birkaç gün sonra ...'nun müvekkili şirket yetkilisinin yanına gelerek satın aldıkları ve bedeline ilişkin kısmi çek verdikleri taşınmazları birlikte hareket ettikleri ... A.Ş'nin kredi ihtiyaçlarına binaen bankaya ipotek vereceklerini, tapuyu henüz alamadıklarından tapu sahibi olarak ipotek vermek üzere kendisine vekaletname vermesini istediğini, müvekkilinin söz konusu iki bağımsız bölümün zaten davacıya satılmış olması, muteber müteahhit olan ... A.Ş'nin çeklerinin verilmiş olması, diğer bakiye çekleri de kendisinin vereceğini ... A.Ş yetkilisi ...'ın beyan etmiş olması, verilen çeklerin aynı zamanda herhangi bir aksilik anında verilecek bu ipoteğin teminatı olduğunun hem ... hem de davacı tarafından ifade edilmiş olması nedeniyle her iki bağımsız bölüm için ...'na ipotek tesisi amacıyla vekaletname vermekte sakınca görmediğini ve Antalya ...Noterliği'nin gün ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde vekaletnameyi verdiğini, bu vekaletnamenin verilmesinden yaklaşık 40 gün sonra ... tekrar müvekkili şirket yetkilisi ...'nın yanına gelerek; vekaletnamede bir sorun çıktığını, bu nedenle ipotek tesis edemediklerini, tapudaki tüm muamelelerin tamamlandığını, sadece imzaya kaldığını, bu nedenle mal sahibi olarak kendisinin tapuya gelerek imza atmasını istediğini, müvekkilinin vekaletname ile neden işlem yapılamadığını anlayamamakla birlikte zaten taşınmazları sattığını düşündüğü kişinin talebini iyi niyetli bir şekilde uygun gördüğünü, davacının kötü niyetli bir plan uyguladığını aklına bile getirmediğini, tapuya gidip davacının birlikte hareket ettiği ve sözleşme konusu dairelerin bedeli olarak çekleri verilen ve bu çeklerin aynı zamanda ipotek tutarının müvekkili tarafından ödenmesi halinde onun da teminatı olduğunu söyleyen ... A.Ş lehine ... tarihinde ipotek tesis ettirdiğini, adi yazılı gayrimenkul satım sözleşmesine konu edilen taşınmazların bedeli olarak verilen çeklerden ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli çeklerin zamanında ödendiğini, takip eden çeklerden hiçbirisinin ödenmediğini, bu arada davacı ile birlikte hareket ve lehine ipotek tesis edilmiş olan ... A.Ş'nin bütün ödemelerini takip edip iflas noktasına geldiğini, ... A.Ş yetkilisi ... ile hareket eden davacının birlikte iş yapmaları nedeniyle bu durumu yakinen bildiğini, sözleşme konusu daire bedellerinin bir kısmının ödenmediğini bildiği ve kendi istemi üzerine ... A.Ş lehine ipotek tesis edildiği halde kötü niyetli hareket eden ve haksız kazanç peşinde olan davacının Antalya ...Noterliğinin ... gün ... yevmiye nolu ihtarnamesini göndererek taşınmazların tapusunun halen kendilerine verilmediğini, üstelik 3.kişi lehine ipotek tesis edildiğini, bu ipoteklerin kaldırılarak tapunun 7 gün içinde kendilerine verilmesi, aksi takdirde temerrüde düşüleceğini ihtar ettiğini, bu ihtar ile davacının kötü niyetinin bütün çıplaklığı ile ortaya çıktığını, zira davacının hem çeklerin ödenmediğini bildiği hem de kendisinin talebi üzerine çeklerin keşidecisi ... A.Ş lehine ipotek tesis edildiği halde bu şirketi hiç tanımıyormuş gibi, sanki bu ipoteği kendisi tesis ettirmemiş, ifa yerine bu şirketin çeklerini vermemiş gibi ipoteğin kaldırılmasını ve tapunun verilmesini istediğini, kötü niyetli ihtarnameden sonra Antalya ....'nin ... D.iş sayılı dosyasında karşı tarafça verilen dilekçe üzerine ihtiyati haciz kararı verildiğini, müvekkilinin bütün mal varlığına ihtiyati haciz konulduğunu, müvekkilinin bu durumdan kurtulabilmek için ... TL borç para bularak icra dosyasına yatırarak hacizleri kaldırmak zorunda kaldığını, davacının kesin takibe geçmesi üzerine takibe itiraz ettiklerini, dava dilekçesinin ikinci sayfasında kendilerinin de kabul ve ikrar ettikleri gibi çekleri ... şirketi ile birlikte düzenleyerek müvekkiline verdiklerini, ödenmeyen çek asıllarının mahkeme kasasına ibraz edildiğini ve halen mahkeme kasasında bulunduğunu, çek asıllarının lehtar-hamil elinde bulunması halinde yerleşik Yargıtay kararlarına göre çeklerin ödenmediğinin en bariz karinesinin olduğunu, aksinin iddia eden yanca ispat edilmesi gerektiğini, davacının ancak taşınmaz bedeli olarak verildiğini iddia ettiği çeklerin başka bir alacak için davalı elinde kalması gerekmediği takdirde kendisine iadesini isteyebileceğini, çeklerin aynı zamanda ipotek teminatı olduğunun kabul edilmemesi halinde çeklerin davacı yana iadesinin söz konusu olacağını, dolayısıyla bu çekler yönünden müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığını, müvekkilinin adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesi uyarınca davacıya hiçbir borcunun olmadığını, aksine davacının müvekkiline ipotek kadar borçlu olduğunu, bu borçtan müvekkili tarafından tahsil edilmiş olan ... TL düşüldükten sonra kalan miktarın davacının müvekkiline olan borcu olduğunu, zira kredi borcu ödenmediği için ... Bankası tarafından ipoteklerin paraya çevrilmesi işlemlerine başlanıldığını, müvekkiline ait iki bağımsız bölümün davacının müşterek hareket ettiği ve lehine ipotek tesis ettirdiği ... A.Ş'nin borcu nedeniyle elinden çıktığını, davalının bakiye alacak için ayrıca dava açacağını beyan ederek, öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, talebin kabul görmemesi halinde davasında haksız ve kötü niyetli olan davacının davasının reddine, takibin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya Antalya ...Tüketici Mahkemesinin ... E, ... K sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiştir. Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinden; alacaklı ... vekili tarafından borçlu ... Ltd Şti aleyhine ... TL asıl alacak ve fer'ileri ile birlikte toplam ... TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... tarihli alıcı ...'na vekaleten ..., satıcı ... olan adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır. Antalya ...Tüketici Mahkemesi tarafından tutulan ... tarihli teslim belgesi ile davalının cevap dilekçesinde ödenmeyen çekler olarak belirttiği çek asıllarının mahkeme kasasına teslim edildiği görülmüştür. Antalya ...Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde vekaletnamesinin tetkikinden; davalı şirket yetkilisi tarafından şirket adına ... ili ... ilçesi, ... Mahallesinde kain ve tapunun ... parsel nosunda kayıtlı ... bağımsız bölümleri dilediği bedel ve müddetle dilediği şekil ve şartlarda TC hudutları dahilinde bulunan bilcümle bankalara banka lehine birinci derece ve birinci sırada veya serbest dereceden yararlanmak kaydıyla müteakip derece ve sırada ipotek vermeye, ipotek ile ilgili bütün işlemleri yapmaya, imzalaması gereken defter kayıt ve sicilatı imzaya velhasıl bu konuda yapılması gereken işlemleri ifa ikmal takip ve intaca imzaya elden evrak alıp vermeye mezun ve yetkili olmak üzere ... oğlu ... doğumlu ... T.C kimlik nolu ...'na yetki verildiği görülmüş, bu kişinin davacı ...'nun öz babası olduğu nüfus kayıt tablosundan anlaşılmış, vekaletname örneği fotokopisinden, vekaletnameden bir örneğin ... tarafından alındığı, yine aile nüfus kayıt tablosunun tetkikinden; ...'nun ...'nun öz kardeşi olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin ticari kayıtları Antalya Ticaret Sicil Memurluğu'ndan temin edilerek dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce 04/04/2017 tarihli ara karar ile davalı yanın iddiaları doğrultusunda ve yukarıda içeriği özetlenen vekaletname hususunda davacı asilin isticvabına karar verilmiş; 03/11/2017 tarihli celsede isticvabı yapılan DAVACI ... BEYANINDA:"Ben şuan Almanyada öğrenciyim. Bana göstermiş olduğunuz Antalya ... Noterliği tarafından düzenlenmiş ... tarihli ... yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vekaletnameden haberim yoktur. Benim talimatımla düzenlenmiş bir vekaletname yoktur, ben ...' yı tanımıyorum. Sadece ismini duydum. Ben ...'nın şirketi ile herhangi bir sözleşme de yapmadım. Sanırım babam yapmış. Babam ...'dur. Davalı şirket yetkilisini ismen tanıyorum. Ancak şahsi bir görüşmem olmadı. Ben Türkiyede inşaat mühendisliği okudum. Ancak mezun olmadım. 2013 yılında babamın ne iş yaptığını tam olarak hatırlamıyorum. Yine bana okumuş olduğunuz vekaletnamenin babamın talebiyle verilip verilmediği hakkında da bir bilgim yok. Ancak ben ...' ya böyle bir talimat vermedim. Dediğim gibi kendisini yüz yüze bugüne kadar görmedim. Ben uyuşmazlığa konu taşınmazların satışı ile ilgili olarak davalı şirketle herhangi bir pazarlık yapmadım. Bu satışlarla babam ilgilenmiş olabilir. Davalıya verilen çeklerde sanırım müşteri çekiydi. Ben herhangi bir çek imzalamadım. Zira benim çek karnem yoktur. Bana sormuş olduğunuz 2013 yılında benim herhangi bir ticari faaliyetim yoktu. Ben 2013 yılında Yeditepe Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okuyordum. 2014 yılında Viyanaya daha sonra da Almanya' ya taşındım. Yeditepe Üniversitesine de 2008 yılında başladım. Bu sebeple İstanbul da yaşamaya başladım. İkametgahım bu ildeydi. 2008 yılında liseden mezun olduktan sonra ana ikametgahımı İstanbul iline taşıdım. Daha sonra Viyana ondan sonra da Almanya' ya taşındım. Türkiye resmi ikametgahım yoktur. Davaya konu çek suretleri gösterilip sorulduğunda: Bu çekleri gördüm. Bunlar müşteri çekiydi. Benim ya da babamın cirosu yok. Bu çekleri davalı şirkete kim verdi bilmiyorum. Ancak ben vermedim. Babam ... vermiş olabilir. Sorulduğunda: ... A. Ş' nin ismini duydum ancak yetkililerini bilmiyorum" demiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; "Dava, geçersiz taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca verilen senetlerin bedelinin istirdadı amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m 237 ve 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26.maddesi uyarınca taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır. Taşınmazların harici satışı mülkiyetin nakli sonucunu doğurmayıp, geçersizdir. Bu nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Ancak ortada geçersiz bir sözleşme olsa bile taraflar birbirlerine verdiklerini geri alacaklardır. Taşınmaz maliki mülkiyet hakkına dayalı olarak el atmanın önlenmesini istediğinde satım sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığı için taşınmazını geri alabilecektir. Ne var ki, 10.07.1940 tarih, 2/77 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararı’nda da belirtildiği üzere “haricen yapılan (tapu memuru huzurunda yapılmayan) taşınmaz mal satışından dönüldüğünde, satış bedelini geri vermeyen taraf taşınmaz malın kendisine verilmesi için karşı tarafı zorlayamaz.” (6098 s.TBK m 97, mülga 818 s. BK m. 81). 10.04.1940 tarih, 2/77 sayılı YİBK uyarınca taşınmazı haricen satan, satıştan kaynaklanan aldığı parayı iade etmedikçe verdiğini geri isteyemeyeceği, harici satış senedinde gösterilen satış bedeli ile varsa zorunlu ve yararlı giderler üzerinden hapis hakkı tanınarak el atmanın önlenmesine karar verileceği kural olarak kabul edilmektedir. Bunun yanı sıra geçersiz harici satış sözleşmesi nedeniyle yanlar verdiklerini sebepsiz zenginleşme (haksız iktisap) veya mülkiyet (TMK 683.md)) davasıyla geri isteyebilirler. TMK 994. maddesi sebepsiz zenginleşmeyi önleyen özel bir düzenleme olup, her iki davada da TMK 994-995 maddelerinin uygulanması gerekir Hukuken geçersiz sözleşmeden kaynaklanan bu uyuşmazlığın haksız iktisap kurallarına göre çözümlenip tasfiye edilebilmesi için öncelikle TMK 2/2 maddesinde düzenlenen hakkın kötüye kullanılması yasağı, sonrada sebepsiz zenginleşme (haksız iktisap) ilke ve esasları dikkate alınmalıdır. Uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınması gereken sebepsiz zenginleşme (haksız iktisap) ilke ve esaslarına da kısaca değinmekte yarar bulunmaktadır: Sebepsiz zenginleşmenin (haksız iktisabın) temeli hakkaniyet esasına dayanmakta olup, sebepsiz zenginleşmenin asıl unsurunu da “denkleştirici adalet” ilkesi oluşturmaktadır. Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder. TMK'nun 2/2. maddesinde düzenlenen hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralı, hakime özel ve istisnai hallerde ( adalete uygun ) hüküm verme olanağı sağlamaktadır. Yargı organları, çıkarlar dengesini ve adalet duygularını gözeterek toplumun gereksinimlerini karşılamakla yükümlüdür. Taraflar arasında düzenlenen adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesi, icra takip dosyası, taşınmazlara ait tapu kayıtları, ipotek senetleri, taşınmaz satışı için davalıya verilen ancak ödenmeyip davalı tarafından Mahkeme kasasına teslim edilen çek asılları, davacı asilin beyanı ve tüm dosya mündericatının tetkikinden; davacı asilin vekili olarak hareket eden babası ...'nun davalı ile yaptığı adi yazılı sözleşme ile yukarıda belirtilen iki adet taşınmazı satın aldığı, toplam ... TL taşınmaz için davalıya bu güne kadar sadece ... TL ödeme yapıldığı, bakiye için verilen çeklerin ödenmediği, taşınmazlar bedeli olarak sadece toplam ... TL bedelli çeklerin ödemesi yapıldığı halde davalıya sözleşme bedeli olan ... Tl nin tamamı ödenmiş gibi icra takibi başlatıldığı, davalı taraftan satın alınan taşınmazlar üzerine vekaleten işlem yapan ...'ın talebiyle taşınmaz bedellerinin ödenmesi için verilen çeklerin keşidecisi olan .... A.Ş lehine ... TL bedelli ipotekler tesis edildiği, bu ipotekler nedeniyle Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esayılı takip dosyası ile alacaklı ... A.Ş vekili aracılığı ile borçlular ... A.Ş ile ... A.Ş aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, ipotek veren tapu maliki gözükmesi nedeniyle mahkememiz davalısı şirketin, banka genel kredi asıl borçlusu ile birlikte zorunlu takip arkadaşı olması nedeniyle hakkında icra emri düzenlendiği (İİK.149/1), dolayısı ile her ne kadar adi yazılı sözleşme ile yapılan taşınmaz satışı yasal olarak geçersiz ve geçersiz sözleşmeye istinaden tarafların birbirlerine verdikleri şeyi geri isteme hakkına sahip iselerse de; davacının satın aldığı taşınmazların üzerine yine davacının talebiyle konulan ipotek nedeniyle yapılan ... TL ödemenin iadesinin talep edilemeyeceği anlaşılmakla, TMK'nun 2/2. uyarınca davanın reddine karar vermek gerekmiş, davacının geçersiz sözleşmeyle satın aldığı taşınmazların bedelinin tamamını ödemediğini bildiği halde bedelinin tamamını ödenmiş gibi davalı aleyhine takip başlatmakta kötü niyetli olduğu, ayrıca geçersiz sözleşmeye rağmen akdi ilişkiye güvenerek taşınmazları üzerine ipotek konulmasına rıza gösteren davalının ipotek nedeniyle taşınmazlarının satışından kaynaklı olarak uğrayacağı zararı hapis hakkına dayalı olarak davacıdan talep edebileceği gözetilerek, davalının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, takibe konu alacağın %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. " gerekçesi ile verilen karar, Davacı tarafından İstinaf edilmiş ve BAM ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile İstinaf taleplerinin reddine karar verilmiş ve davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile "..sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında, davacının davalıya ödediği ... TL bedel ile icra dosyalarında davaya konu çekler tahsil edilmiş ise tahsil edildiği bedeller de nazara alınarak dosyanın değerlendirilip sonucu dairesince karar verilmesi gerektiğinden yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği" gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, aynı kanununun 371.maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce ... Esas ... Karar sayılı kararımızdaki gerekçe ve bu kararın istinaf edilmesi üzerine BAM ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı Mahkememiz gerekçesi benimsenerek verilen istinaf taleplerinin reddine ilişkin karının hukuk ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, Mahkememiz önceki gerekçeli kararı benimsenmek suretiyle direnme kararı verilmiş, davanın reddi ile davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararında DİRENİLMESİNE, 2-Davanın REDDİNE, 3-Takibe konu asıl alacağın %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 54,40 TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde istemi halinde davacıya iadesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde Yargıtay'a TEMYİZ yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 06/10/2020 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır