İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/500 E. 2021/463 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/500
Karar No
2021/463
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/500 Esas KARAR NO : 2021/463 DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2019 KARAR TARİHİ : 06/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... A.Ş. ... tarihinde tescil edildiği, kuruluş ana sözleşmesine göre yönetim kurulu üyeliğine ilk 3 yıl için davacı ile davalı ... un seçildiği, davacının %90 paya, davalının %10 pay sahibi olduğu, ilk 3 yıl için davalının şirketi münferiden temsile yetkili kılındığı, davalının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykın davrandığı, TTK m. 369 ve m.374 hükmü bulunduğu, davalının şirketin iş ve işlemleri hakkında kasıtlı olarak hiçbir karar almadığı, şirketin menfaatine olan konularda karar almadığı, aksine şirketin vadesi gelen çeklerini, çalışanların maaşlarını, kredi ödemelerini, faturalannı, elektrik, su, doğalgaz gibi şirkete ilişkin hiçbir ödemeyi yapmadığı, gününde ödeme yapmayarak şirket hesabına gelen tüm paralan çektiği, şirketi menfaati dışında kendi adına kullandığı, şirketi son derece zor duruma düşürdüğü ve iflasa sürüklediği, şirket hesabına gelen tüm paralan çekerek zimmetine geçirdiği, şirkete ait kredi kartlannı ve şirkete ait ... plakalı aracı da şahsi olarak kullandığı, davacının yönetim kurulu üyesi olmasına karşın şirketi temsile münferiden davalının yetkili olduğu bu nedenle şirket hesaplanndan şirkete ait ödemeleri yapamadığı, çeklerin karşılıksız çıkmaması, şirketin ticari hayatının lekelenmemesi için davacının şahsi hesabından çek bedellerini ödediği, şirkete kesilen faturaları vadesi gelen kredi ödemelerini şahsi hesabından yaptığı, davalıya Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarname keşide edildiği, şirketin ticari faaliyetlerine devam edebilmesi için olağanüstü genel kurul toplantısının yapılması talebi konulu Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi keşide edildiği, her iki ihtarnamede talep edilenleri davalının yerine getirmediği, Antalya Cumhuriyet Savcılığına ... soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğu, TTK m. 553 gereği açılan işbu davada fazlaya ilişkin dava ve talep haklan saklı kalmak kaydıyla zarar miktarının tespiti, şimdilik ... TL zarar miktarının ... A-Ş.'ye ödenmek üzere avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının şirket yöneticisi olmadığından şirket adına dava açma ehliyetinin bulunmadığı, davalının şirkette %10 payı bulunduğu, davacının davalı payının bedelsiz olarak devir için davalıya baskı yaptığı, davalının kabul etmemesi üzerine davacının eşi ... tarafından şirketin idare edildiği, bürosuna gelmesinin engellendiği, kapı kilidinin değiştirildiği, şirketin tüm belgelerine, kasada tutulan müşteri çeklerine el konulduğu, davalının kullandığı araca dinleme cihazı yerleştirildiği, şirket muhasebecisi ...'in davacı ve eşi ...'a ait diğer şirketlerin de muhasebecisi olduğu, davacı eşinin etkilemesi nedeniyle, davalının yöneticisi bulunduğu şirketin alacak ve borçlan ile ilgili hiçbir bilgi vermediği, davalının şirket muhasebecijsine ihtarname gönderdiği, davalının temsil yetkisi bulunmasına karşın şirketin fiilen davacı ve işi tarafından yönetildiği, şirketin ürettiği ürünleri kendi şirketlerinin etiketini yapıştırarak sattıkları, parasını kendi adlarına tahsil ettikleri, şirketin alacaklı olduğu çeklere davalının imzası gibi sahte imza ile ciro edilerek tahsil edildiği, davacının gönderdiği Antalya ... Not. ... tirih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde şirketin kuruluşu sırasında bedelsiz olarak verilen % jo'luk şirket payının davacıya yine bedelsiz olarak noter aracılığı ile devrinin istendiği, Antalya ... Not. ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cevap verildiği, şirketin yönetilmesinin engellendiğinin bildirildiği, davalının şirket yöneticisi olarak harcadığı emek ve zamanın karşılığı olarak şirketten alacağı bulunduğu, şirketin yaptığı bu ödemelerin davalıdan istenemeyeceğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir. Mali müşavir bilirkişi ... ve hukukçu ... tarafından düzenlenen 11/11/2020 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle: 1-Davalının, 131-ortaklardan olan alacaklar hesabından şirkete olan borcu dava tarihi itibariyle ... TL olup, bu miktarın ... itibariyle ... TL'ye inmiş olduğu, söz konusu borcun genel kurulda alınacak kararlar doğrultusunda şirketten olan temettü alacaklarına mahsubunun mümkün bulunmakta olduğu, davalı yanın, şirkete sermaye taahhüt borcu olmadığından ve geçmiş yıl zararları kapanmış olduğundan, TTK 358. Md. göre, şirketten borçlanmasının mümkün olduğu, şirket kayıtlarında gözüken davalının şirketten almış olduğu tutarın zimmet olarak kabul edilip edilemeyeceğinin takdirinin sayın mahkemenize ait olduğu, 2-Dava dışı şirketin müşterilerinden (120 alıcılar hs) olan alacak miktarı 20118'de ... TL olup 2019 yılı sonunda bu miktar ... TL olduğu , davalı veya davacı tarafından şirketin müşterilerden haricen tahsilat yapılıp yapılmadığının ancak şirket müşterileriyle yapılacak hesap mutabakatı sonucunda tespit edilebileceği, (davalı vekili, ... tarihli dilekçesinde davacı eşi tarafından şirketin tüm belgelerine ve kasada muhafaza edilen çeklere el konulduğu ileri sürülmüştür) Şirket tarafından TTK. 94 md. göre, ... ve ... tarihleri itibariyle alıcılarla (şirketten mal alan müşteriler) cari hesap mutabakatı yapıldığına ilişkin herhangi bir kayıt/mutabakat mektubu sunulmadığından, bu yönde bir tespitte bulunulmasının da dosya ve ticari defterler kapsamında mümkün olmadığı, 3-Yine şirket ticari defterlerinde, 121-alacak senetleri hesabının 2018 ve 2019 yıllan borç bakiyeleri sırasıyla ... TL ve ... olup, dosyaya alacak senetlerine ilişkin fiilen yapılan bir sayım tutanağı sunulmamış olduğundan, davalı/davacı tarafından alacak senetlerinin haricen tahsil edilip, edilmediğinin tespitinin de dosya ve ticari defterler kapsamında mümkün bulunmadığı, 4-Ticari Defter kayıtlarına göre davacı ... ise dava dışı şirkete mal sattığı, şirkete şahsi hesaplarından para aktardığı, şirketi finanse ettiği ancak bunun karşılığında, arada cari hesap ve vade farkı sözleşmesi olmadığı halde, şirkete faiz faturalan düzenlediği, 5-Şirket çalışanlannca, şirkete keşide edilen ihtarnamelerde, 2019 yılı Ağustos-Eylül aylan maaşlannın ödenmediği gerekçesiyle, 4857 sayılı yasanın 24/e bendi gereğince iş akitlerini feshettiklerini, birikmiş maaşlannın 3 gün içinde ödenmesini aksi halde kanuni yollara başvurulacağının bildirildiği, sözkonusu hususun İş Hukuku çerçevesinde yargılama gerektirdiği, yargılama sonucunun şirket aleyhine olması ve şirketin zarannın doğması halinde, işbu zarara ilişkin TTK m.55)3 gereği şirket yönetim kurulunun kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal edip etmediklerinin değerlendirmesinin yapılabileceği tespit edilmiştir. Bilirkişi heyetinin 24/03/2021 tarihli ek raporunda özetle: Dava dışı şirketin borca batık olmadığı, davalının, 131-ortaklardan olan alacaklar hesabından şirkete olan borcunun dava tarihi itibariyle ... TL olduğu bu miktarın ... itibariyle ... TL’ye indiği, ... tarihi itibari ile ise ...’ye yükseldiği, dava tarihi sonrasında ki düzeltme kayıtları ile davalının şirkete olan borcunun ... olarak kabul edilip edilmemesi hususunun takdirinin sayın mahkemenize ait olduğu, söz konusu borcun genel kurulda alınacak kararlar doğrultusunda şirketten olan temettü alacaklarına mahsubunun mümkün bulunmakta olduğu, davalı yanın, şirkete sermaye taahhüt borcu olmadığından ve geçmiş yıl zararları kapanmış olduğundan, ayrıca şirketin borca batık olmamasından ötürü TTK 358. Md. göre, davalının şirketten borçlanmasının mümkün olduğu, şirket kayıtlarında gözüken davalının şirketten almış olduğu tutarın zimmet olarak kabul edilip edilemeyeceğinin takdirinin sayın mahkemenize ait olduğu, Kök raporumuzda davacının şirketten olan ortalama cari hesap alacağı olarak hesapladığımız tutarın davacının şirkete verdiği nakitler düzenlediği faturalar ve bunlara karşılık geri ödemeler dikkate alınarak yapılan hesaplamalarımız olduğu, davacı tarafından şirketin finanse edildiği bu durumun kök raporumuzda da belirtildiği, ancak finanse edilen tutarın büyük bir kısmının tahsil edildiği dava tarihi itibari ile ... TL davacının alacaklı olduğu bu nedenle ortalama cari hesap alacağının dikkate alındığı, şu aşamada davanın konusu davalının şirketi zarara uğratmış olması olduğundan, davacının itirazında da bu husustan bahsettiği, bu nedenle tekrar bir hesaplama yapılmasını gerektirecek bir husus olmadığının değerlendirildiği, kök raporumuzda bu hesaplamaların yapılma sebebinin ise her iki ortak yönünden işlemler incelendiğinden değinilen bir husus olduğu bildirilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava yönetim kurulu başkanı olan davalıya karşı açılan sorumluluk davasıdır. Davacı yan ... A.Ş.'nin %90 payına sahip yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalının ise münferit imza ile şirket yönetim kurulu başkanı olduğunu, şirketin vadesi gelen borçları dahi ödenmemiş iken davalının şahsi ihtiyaçları için şirket hesaplarından para çektiğini, şirketi ekonomik olarak zor duruma düşürdüğünü iddia etmiş, davalı ise öncelikle davacının şirket adına dava açma yetkisi bulunmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da şirkete girişinin engellendiğini, şirketin muhasebecisinin yönetici kendisi olmasına karşın fiilen davacı ve eşi tarafından yönetilmeye çalışıldığını, şirketin menfaatine aykırı ve şirketi zararlandırıcı işlemlerin davacı ve eşi tarafından yapıldığını, yönetici olarak harcadığı emek ve mesai karşılığı şirketten alacağı olduğunu savunmuştur. Öncelikle dava şartları ele alınmış TTK 555 uyarınca pay sahiplerinin sorumluluk davası açabilecekleri anlaşılmakla davalının husumet itirazına itibar edilmemiş ve esasa ilişkin değerlendirme yapılmıştır. TTK 553 yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu düzenlemektedir, ilgili maddeye göre ''Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, hem şirkete hem paysahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Sorumluluğun şartları kanun ya da ana sözleşmeye aykırılık, kusur, zarar ve illiyet bağıdır. Davacının zarar iddiası davalının şirketten borçlanmasının şirketin zararına olmasına ilişkin olup TTK nın pay sahiplerinin şirketten borçlanma yasağını düzenlediği 358. Madde 6335 sayılı yasanın 15. Maddesi uyarınca değiştirilmiş, borçlanma yasağı pay sahibi olan ortak ve yöneticilerin şirketten borçlanması mümkün hale gelmiştir.Bu madde uyarınca davalının şirketten borçlanabilmesi sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarının tamamını ödemiş olması ve anonim şirketin geçmiş yıl zararı var ise serbest yedek akçeleri ile karının toplamının geçmiş yıl zararını karşılayacak seviyede olması şartlarına bağlıdır. Bilirkişi raporu ile ödenmemiş sermaye borcu olmadığı, şirketin geçmiş yıl zararı da olmadığı sabittir. Bu şartlar yerine getirildiği takdirde yönetici pay sahibinin şirketten borçlanması hakkın kötüye kullanılması teşkil etmemelidir. Gerçekten de ayrı bir tüzel kişiliği olan sermaye şirketinin kasasının, pay sahibinin şahsi harcamaları için keyfi denetimsiz bir şekilde kullanılması hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olup şirketin içinin boşaltılması vs uygulamalarının önünü açacak mahiyettedir. Zira 6335 sayılı yasa 15. madde gerekçesinde ortak ve yöneticilerin acil kaynak ihtiyaçlarının şirket varlıklarından karşılanabilmesinin mümkün hale getirilmesindeki amacın açıkça ''acil ihtiyaçların makul bir vade içinde şirketi zarara uğratmayacak şekilde karşılanması'' olduğu belirtilmiştir. Somut olayda Antalya C. Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasında bulunan bilirkişi raporu ve davalının vermiş olduğu ifade dikkate alındığında, davalının dağıtılabilir dönem karı üzerinde bir miktar olan ... TL kendi hesabına aktardığı, yine kredi kartından belirli giyim firmalarından yüklü olabilecek kişisel alışverişler yaptığının tespit edildiği görülmektedir. Davalının yapmış olduğu giyim harcamaları gibi kişisel harcamalar ve yine vadesi belli olmayan ve ispat külfeti kendisinde olmasına rağmen acil ihtiyaçlar için kullanıldığı ispatlanmayan bu paraların borçlanmak suretiyle alınması kanunun amacına ve şirket menfaatine aykırı görülmekle davalının TTK 553 uyarınca bu paraları iade etmesi gerekir. İade edilmesi gereken tutar yönünden yapılan değerlendirmede ... tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar ışığında dava tarihinden sonra yapılan borçlanmalar ayrı bir dava konusu olabileceğinden ret kararı verilmiş, dava tarihinden sonra ödenen ... TL yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş bakiye tutar için dava tarihinden işleyen avans faizi ile şirkete ödenmesine karar verilmiştir. Yargılama gideri yönünden konusuz kalan tutar davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre değerlendirilmiş ve kabul edilen kısım ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücreti davalıya yüklenmiş, anlatılanlara göre aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur: HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak ... A.Ş'ye ödenmesine, 2-Davanın ... TL'lik kısmı konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Davacının fazlaya ilişkin (dava tarihinden sonra oluşan alacak kısmı için) talebinin REDDİNE, 4-Alınması gerekli ... TL harçtan, peşin ve ıslah ile alınan toplam ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsiline, Hazine'ye gelir kaydına. 5-Davacı tarafından yatırılan ... TL başvurma harcı. ... TL. Peşin ve ...Islah harcı olmak üzere toplam ... TL.nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan ... TL. Sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... TL.sının davacı üzerinde bırakılmasına, 7- Davalı tarafından yapılan ... Tl. Posta giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen (davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan) ara buluculuk ücretinin (yargılama gideri) 907,25 TL'sinin davalıdan, ... TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.06/07/2021 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/500, K. 2021/463, T. 06.07.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-500-e-2021-463-k-446ed82af507