İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/203 E. 2019/468 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/203
- Karar No
- 2019/468
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/203 Esas KARAR NO : 2019/468 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 17/01/2012 KARAR TARİHİ : 09/07/2019 Mahkememizden verilen ... tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilerek, yapılan açık yargılamaları sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Müvekkili davacı şirket ile, davalı ... arasında, ... tarihinde ... mevkii ... adresinde bulunan nar ve limon bahçesinden, götürü usulde ve dalında nar ve limon alım satımı hususunda anlaştıklarını ve karşılığında toplam tutarı ... TL olan 4 adet çek verdiklerini, ...- ... tarihleri arasında davacının bahçeden ... KG nar kesimi yaptığını, bahçeden toplanan narların buzhaneye gelmesi ve paketleme işlemine geçilmesi esnasında hasat edilen ürünlerden ... KG'nın sıkmalık( çatlak,yarık, sair) ... KG'nın 2. nar ( çıkma) olduğunun anlaşıldığını, anlaşmay göre bahçede gösterilen nar meyvesinin 1. sınıf ihraçlık mal olması gerekirken hasat edilen narın %50'sinin 2. ve sanayi tipi sıkmalık çatlak ve yarık nar olması nedeniyle verilen çeklerin ... TL'lik kısmının bedelsiz kaldığını, (şöyleki ... TL tutarında limon meyvesinin bahçede toplanmadan kaldığını, alım satım anlaşmasının bozulması nedeniyle bunun hasatının iptalini gerektiğini, sanayi tipi sıkmalık narın ... KG olup kg'mı 40 kuruş fiyat ile ... TL'ye satıldığını ve ... TL zarar oluştuğunu, ... KG 2. çıkma nar nedeniyle kg başı 0,5 TL den ... x 0,5 TL= ... TL zarar oluştuğunu, oluşan toplam zarar nedeniyle ... keşide tarihli ... çek nolu ... Tl bedelli ve ... keşide tarihli ... çek nolu ... Tl bedelli toplam ... TL tutarındaki çekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah :Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ettiklerini, çürük ve ayıplı narlarla ilgili dava miktarını ... TL artırarak ... TL, teslim edilmeyen limonlarla ilgili dava miktarını da ... TL artırarak ... TL ye çıkarmak suretiyle toplam ... TL artırdıklarını, bu nedenle davalının elinde bulunan 3 adet ... tutarlı çeklerden dolayı borçlu olmadıklarına ,artan ... zararında davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş , ıslah ettikleri miktarlar üzerinden ıslah harcı yatırdıkları anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, taraflar arasında, limon satışının söz konusu olmadığını sadece nar alışverişi bulunduğunu, davacının işin erbabı olması sebebiyle dalında görüp aldığı ürünler nedeniyle kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığını, iddialarına göre ayıplı mal var ise bunun açık ayıp niteliğinde olduğunu ve T.T.K 25/3 md'si gereğince bu iddianın dinlenemeyeceğini, gıyaplarında yapılan tespiti kabul etmediklerini, ... keşide tarihli çekin karşılıksız çıkması nedeniyle Serik ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalının yetki itirazı, davaya konu çeklerin ödeme yerinin Antalya olması nedeniyle reddedilmiştir. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı tespit dosyası getirtilmiş, dosya içerisine konulmuştur. İncelenmesinde;tespit isteyen davacı ... ... Ltd.Şti vekilinin talebi üzerine mahallinde ziraat mühendisi bilirkişi ... refakate alınarak mahkemece keşif yapıldığı, bilirkişinin raporunu dosyaya ibraz ettiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; ... Ltd.Şti'nin soğuk hava deposunun 3 nolu deposundaki nar meyvelerinin ortalama %2 sinin çürük, küflenmiş, geri kalanının bazılarının çatlamış, yarılmış, bazılarının kabuk kısmının pürüzlü, güneş yanağı lekeli, bazılarının çok küçük olduğunun tespit edildiğini, ayıplı ve bozuk nar meyvelerindeki toplam zarar miktarının ... TL olduğunu beyan etmiştir. Serik ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası örneği getirtilmiştir. İncelenmesinde ; Alacaklının ... A.Ş, borçlunun ... Ltd.Şti olduğu, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL%0,30 komisyon,... TL %10,00 karşılıksız çek tazminatı, ... TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, ... TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili amacı ile açılmış icra takip dosyası olduğu anlaşılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası örneği gönderilmiştir. İncelenmesinde; Alacaklının ..., borçlunun ... Ltd. Ştd olduğu, ... TL asıl alacak,. ... TL işlemiş faiz, ... TL komisyon, ... TL %10,00 karşılıksız çek tazminatı olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili amacı ile açılmış icra takip dosyası olduğu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı iflas dosyasından verilen tedbir kararı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Antalya ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası örneği getirtilmiştir. İncelenmesinde; alacaklının ..., Borçlunun ... Ltd.Şti olduğu, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL %0,30 komisyon, ... %10,00 karşılıksız çek tazminatı, ... TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, .. TL ihtiyati haciz giderleri olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili amacı ile açılmış icra takip dosyası olduğu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı iflas dosyasından verilen tedbir kararı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı iflas dava dosyasında şirketin iflasına dair kararın Yargıtayca bozularak ... esasa kaydının yapıldığı, bozma ilamı uyarınca davalı şirkete kayyum atandığı, ancak kayyumun yönetim kuruluna geçecek şekilde atanmadığı, yönetim kurulunun görevinin devam ettiği, bu nedenle kayyumun davayı dahil edilmediği anlaşılmıştır. Taraflar arasında yazılı bir satım sözleşmesi bulunmaması ,tarafların özellikle limonların satıma dahil olup olmadığı hususunda ihtilaflı olmaları nedeniyle ,taraf tanıklarının dinlenmesine karar verilmiştir. Davalı tanıklarından ... 'un dinlenmesi için Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmıştır. Tanık ... beyanında; " ... tarla komşum olur, kendisini bu nedenle tanırım, aynı zamanda ben boş olduğum zamanlarda ...'un nar bahçesinin ot ilaçlama işlerini yaparım, ...'un narları ... civarında tektir, alış veriş yapılırken ben yoktum, fakat tarlaya ürüne bakmaya geldiklerinde ben de ordaydım, tarla hasat edilirken normalde bir haftadan az olmamak kaydıyla hasat yapılır, bu hasat yapılırken de kamyon tarlanın içine girmediği için traktörle narların iki romörkunu da ben çıkardım, alıcıya teslim ettik, narlarda herhangi bir çürüklük veya buna benzer herhangi birşey yoktu, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir "şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... :" Davalı ... benim yıllardır arkadaşımdır, bu nedenle tanırım, davalı ..., davacı Müflis ... Ltd. Şti'ne nar satarken bu şirket temsilcisi ...'i de tanıdım, davacı şirketin yanında çalışan işçisi ... isimli şahsı ...'nda eksper olarak çalıştığı dönemden tanıyordum, ... bu işlerin uzmanıydı, ... aracı olarak ...'i bana getirdi, ...'un tarlasındaki narı bize satması için yardım et dediler, ben de alış verişine karışmam ama ben sizi buluşturur, görüştürürüm dedim ve ...'nın yazıhanesinde ..., ..., ben ve ... oturup konuştuk, ... nar bahçesinin tamamını götürü usulü ... TL bedelle satacağını söyledi, ... narı beğendiğini, ...'un çok kaliteli nar yetiştirdiğini söyledi, hatta bunun üzerine bana ve ...'a teşekkür etti, benden de indirim yapılması konusunda ricacı oldu, ...'a ben de yapabileceğin birşey varsa yap deyince, ... TL indirim yaparak nar bahçesini götürü olarak 1 yıllık hasılatın tamamını ... TL bedelle ..., ...'e sattı, bunun karşılığında ...'a 4 adet çek verdi, çekler kesilirken ..., ..., ben ve ... vardı, narlar toplanıp götürüldükten yaklaşık 45 gün sonra narlar bozuk diye şirket yetkilisi ... çekleri ödemediğini ... bana söyledi, ancak narlar toplanırken dahi çevrenin en kaliteli ve sağlam narlarıydı, çürük falan yoktu, neden bu yola başvurulduğunu bilmiyorum, ayrıca pazarlık yapılırken nar bahçesindeki sadece narlar için benim yanında pazarlık yapıldığına tanık olmuşumdur, başka bir meyve sebze olayıyla ilgili herhangi bir pazarlık yapılmadı, anlattığım gibi çeklerin karşılığını şirket yetkilisi ödememiştir, bunu kesinlikle biliyorum, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ...: " Ben zıraat mühendisiyim, davalı ... beyin bahçelerinin kontrolünü yapmaktayım, bu nedenle ... beyi tanırım, davacı şirketi tanımam, Ben yaklaşık 15 yıllık ziraat mühendisiyim, ... bölgesindeki nar bahçelerinin kontrolünü yaparım, aynı zamanda davalı ...'un nar bahçesinin kontrolünü de ben yaptım, hasat zamanı narın toplanması hava şartlarının da uygun olması halinde ve işçi durumu da dikkate alınarak yaklaşık 20-25 gün kadar sürer, nar bahçesinde çürük veya bozuk nar yoktu, ancak bunun saklanması veya saklama şartlarına bağlı olarak toplandıktan sonra bozulma durumu mevcuttur, ben ... beyin narlarını sattığında hazır bulunmadım ancak yaptığım kontrollerde narlar kaliteli ve sağlamdı, zaten işçiler narın dalından çürük meyveyi almazlar, çünkü narın hasat işçiliği ve nakliyesi pahalıdır, bu nedenle çürük meyve ile uğraşılmaz, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir " Tanık ... : "Ben tüccarım, davalı ...'dan ara sıra mal almak için giderim, arazmıdaki ticari ilişki nedeniyle kendisini tanırım, davacı tarafı tanımam, ...'un nar bahçesi vardır, ... bey bahçesine iyi baktığı için ve mühendislerle devamlı kontrol ve bakımını yaptırdığı için bu nar bahçesindeki narları hasat zamanında ben de almak için gittim, bahçede narları gördüm, narlar çevrenin iyi ve kaliteli narlarındandı, ancak benim verdiğim fiyata ... bey bana vermedi, sonradan duyduğuma göre aynı yılki hasat edilen narları benden daha yüksek fiyat veren birisine vermiş, kime verdiğini de bilmiyorum, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Davacı tanıkları ..., ..., ... mahkememizce dinlenmiştir. Tanık ... : " Ben narların alınması aşamasında bahçeye gidip gördüm, behçede narları beğendim, almaya karar verdik, bahçe sahibi davalıyla anlaşma yapıldı, bu arada biz anlaştıktan 5-6 gün sonra yağmut yağmaya başladı, tam olarak hatırlamıyorum, ancak 5-6 gün yağmur yağdı, biz toplamaya gittik, toplanan mallar fabrikaya geldiğinde ayıklanır, çürük ve ayıplı olanlar içinden çıkatılır gelen 200 tonluk bahçeden 100 ton kadar ayıplı mal çıktı bunun üzerine davalıyı çağırdık ozamanki beyanı abi hallederiz oldu, hatta 2 çekimizi geri vereceğini söyledi fakat vermedi, sonra bilrikişiler gelip narları incelediler ayıplı olduğunu söylediler dedi. Soruldu: Narları biz gördüğümüzde düzgündü ancak toplanan aşamasında narların çatlak ve ayıplı olduğunu tespit ettik narların bu şeklide çatlaması yapmurdan veya ilaçlardan meydana gelmektedir dedi. Soruldu: Uzun yıllar bu işle uğraştığımız için narın çatlamasıan yol açan en büyük etkenin verilen azot olduğunu biliyorum gübre şeklinde verilen azot bu şekilde çatlamalara yol açar dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: Biz anlaşmama yaptığımızda bahçede bulunan bütün meyveler ile anlaşma yapmıştık içinde limonda vardır ancak biz meyveleri toplamaya geldiğimizde bize toplatmadılar, ertesi gün tekrar gittiğimiz de bize yine izin vermediler " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... ; " Ben nar alımının yapıldığı tarihte davacı şirkette çalışıyordum şirket yetkilisi ile birlikte davalının nar bahçesine gittik narları gördük, çok beğendik, hatta şirket yetkilimiz davalıya güzel nar yetiştirmişsin diye söyledi ancak hasat yapılmasına 10 gün kadar süre vardı, şirket yetkilisi davalıya mallar güzel ancak ilacı orantısız vermişsen yağmurlar başlayınca bu narlar çatlar diye uyardı, o da hiçbir sorun yok kasıma kadar kesebilirsin diye karşılık verdi biz yaklaşık 10 gün sonra ilk yağmurdan hemen sonra narları kesmeye gittiğimiz de narların çatlamaya başladığını gördük, önünü alamadık, ancak ben ne kadar zarar olduğunu bilemiyorum, bana göre en % 40-50'si çatlaktı dedi. Soruldu: Narlar beğenilince bahçenin diğer tarafında bulunan yaklaşık 400 ağaç limonu da beğendik ve pazarlığa bunu da dahil edelim diye söyledik, onlar da kabul ettiler, belirlenen rakamın içerisinde limon da vardı, dolayısıyla belirlenen rakam hem nar hem limon için belirlenen fiyattır dedi. Soruldu: 400 ağaçtan yaklaşık 80 ton civarında limon çakacağı tahmin edilmişti dedi. Soruldu: Narları toplamaya gittiğimizde çatlak olduğunu görünce ... işletmeye geldi, durum kendisine izah edildiğinde hallederiz esnafız gibi konuştu, hatta beraber 4 kişi yemeğe gittik, bir anlaşma zemini sağlamaya çalıştık ancak bu konu açıldığında davalı ben ne bileyim Allah mıyım diye karşılık verdi, daha sonra da ipler koptu, daha sonra yani narlar bittikten sonra limon toplamak için ben bizzat davalıyı aradım, bana bahçeye girmeyin toplatmayacağım diye karşılık verdi, biz bunun için jandarmaya da karşılık verdim, biz bunun için bir şey yapamayız dediler dedi. Soruldu: Bahçede herhangi bir tespit yapılmadı ancak işletmede narların durumu ile ilgili rapor alındı " demiştir. Tanık ... :" Ben Antalya'da Meyve Suyu firmalarının ham medde sağlayıcısıyım bu nedenle davacı gibi şirketlerden meyve suyu imalatında kullanılabilecek ürünleri satın alıyorum bu ürünler daha çok çatlak patlamış rengi değişmiş nitelikteki meyveleri alırım, o tarihte de yani 15 Ekime kadar olan sürede davacı şirketin kesmiş olduğu mallarda bize yüklü miktarda bu şekilde mal çıkışı yapıldı faturalarda da bu malın ...'ın bahçesinden toplandığı belirtiliyordu, davacı taraf daha önce de bize bu şekilde mal satışı yapmış ancak ilk defa bir bahçenin bu kadar yüksek oranda bize satıldı, yaklaşık 80 ila 100 ton arasında ürün bize meysuluk olarak verildi, ben bunu biliyorum diğer aşamalarla ilgili bilgimiz yoktur dedi. Soruldu: biz önceki yıllarda da davacıdan mal alırdık ancak genelde ekimin 20 sinden sonra mal alışları başlardı, ilk defa ekimin 15 ine kadar bu kadar yüklü miktarda mal aldık " şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Bilirkişi Raporu :Mahkememiz dosyası resen seçilecek nar ve meyve hususunda uzman 2 ziraat mühendisi ile bir hukukçu bilirkişiye tevdii ile tarafların iddia ve savunmaları, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek, davacının satın aldığı malların ayıplı olup olmadığı, bu nedenle uğradığı zararın ne kadar olduğu, ayrıca kararlaştırılan fiyat da nazar alınarak limonların alışverişe konu olup olmadığı, limonların teslim edilmemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın ne kadar olduğu hususunda ayrıntılı rapor alınmasına karar verilmiştir. Mahkememizce seçilen bilirkişiler, Ziraat Yüksek Mühendisi ..., Ziraat Mühendisi ..., Hukukçu bilirkişi ... havale tarihli raporlarında sonuç olarak; davacının davalıdan bahçede bulunan meyveleri götürü usulde aldığını ,6102 sayıl TTK 'nun 2.maddesine göre oluşan ticari örfün uygulanması gerektiğini, Antalya yöresinde götürü usulde bahçeden ürün alımında genel teammül, alıcı bahçeyi gezer ,ağaçları ,meyveleri inceler ,ürünü beğenirse bir fiyat verir ,bahçe sahibi ile pazarlık yapar ,fiyatta anlaşırlarsa ,alıcı bahçe sahibine çek verir ,çek kesilince bahçe sahibinin bahçe ile ilişiği kesilir .Sözleşme genelde şifahi olur ,isterlerse yazılı da yaparlar. Davacı bu şekilde bahçeyi gezerek ürünü beğenip aldığından ,akdin kurulduğu anda davaya konu malların ( ürünlerin ) ayıplı olmadığı kanaatinde olduklarını ,satıcının bahçe ile ilişiği kesildiğinden gübre (azotlu vb) vermesi veya ilaç atımının sözkonusu olamayacağını ,bunun satıcıya ekstra maliyet yükleyeceğini ,alıcının akdin kurulduğu anda hasat yapabileceği gibi ,1 ay sonra da hasat yapabileceğini ,bunun tamamen alıcının tercihi olduğunu ,yağmur yağması veya üründeki bozulmanın ürünün ayıplı olduğunu göstermeyeceğini ,alım satıma konu malın organik olması nedeniyle sonradan meydana gelen bozulmadan satıcının sorumlu olmayacağını , ayıplı olduğu kabul edilse dahi dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından ,ürünün alımından 5-6 gün sonra yağmur yağmaya başladığını ,bu yağmurlardan sonra ,yani 10 gün sonra hasada başladıklarını, TTK 23/1 ve 6098 sayılı kanunun 223 maddesi uyarında ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, alışverişe konu narların fiyatının 1,036 TL ye geldiğini ,oysa alışverişin yapıldığı tarihte narın 1 kg götürü fiyatının 0,50 TL olduğunu ,limonun 1 kg fiyatının da 0,51 TL olduğunu , 400 ağaçtan ... Kg limon çıkacağı belirtildiğinden , alışveriş tarihindeki bedeller nazara alındığında limonların alış-verişe dahil olduğunu düşündüklerini ve yine limonların toplatılmaması ile alakalı olarak davacının zararının ...= ... TL olduğunu beyan etmişlerdir. Dava satım sözleşmesine dayalı ayıp iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır. Davacı davalıya satın aldığı ürünler karşılığında verdiği ... tutarındaki üç adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini ,toplam zarardan arta kalan ... nin de davalıdan tahsilini istemektedir. Davacı tacir olup yine tacir olan davalıdan bahçesinde bulunan ürünleri satın almıştır. Davacı aldığı ürünlerin ayıplı çıktığını ,bu nedenle ayıplı çıkan ürünler kadar davacıya borcunun olmadığını ,verdiği çeklerden borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Davalı ise iddiayı reddetmektedir. Davacı ayrıca satıma konu edilen limonlarında davalı tarafından kendisine verilmediğini iddia etmekte ,davalı ise limonların satıma dahil olmadığını savunmaktadır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme yoktur. Tarafların iddia va savunmaları doğrultusunda gösterdikleri tanıklar dinlenmiştir. Tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere ,davacı bahçedeki narları ağaçta iken beğenmiş ve satın almıştır. Davacı narları aldıktan yaklaşık 10 gün sonra hasat etmeye başladığında ürünlerde çatlamalar olduğunu görmüştür.Davacı ayıp iddiasını buna dayandırmaktadır. Bilirkişilerin raporlarında ayrıntılı olarak yaptıkları değerlendirmede de belirtildiği üzere ,davacı bahçeden ürünleri beğenerek götürü usulde satın almıştır. Davacı ürünleri beğenerek satın almış ve bedeli için çek verdiğinden ,Antalya 'da yerleşen ticari teamüle göre satıcının bahçe üzerinde hiç bir yetkisi kalmamış, ürünün sorumluluğu artık alıcıya geçmiştir. Üründeki satımdan sonra oluşan zararlar veya bozulmalar artık alıcının sorumluluğundadır. Davacı davalının gübre verdiği için ürünün bozulmuş olabileceğini iddia etmiş ise de ,buna dair bir delil sunmamış ,bilirkişilerin haklı olarak belirttikleri gibi satıcının ekstra maliyet getirecek böyle bir yola başvurması da hayatın olağan akışına uygun bulunmamıştır. Bu nedenle alıcının bahçede ağaçta ürünleri beğenerek satın aldıktan sonra özellikle 10 gibi süre geçtikten sonra malların ayıplı olduğunu iddia etmesi ,hem ayıp ihbarının süresinde yapılmamış olması, hem de ticari teamüle aykırı bulunmuş ,ürünlerin bozulmasına dayalı menfi tespit talebi yerinde görülmemiştir. Davacının limonların da alışverişe dahil olduğu iddiası dinlenen tanık beyanları ve bilirkişinin ürün fiyatları üzerinden yaptıkları değerlendirme nazara alındığında yerinde bulunmuş ve mahkememizce ürünlerin alışverişe dahil olduğu ,davalının alışverişe dahil olan limonları davacıya teslim etmeyerek onun zararına yol açtığı sonucuna varılmıştır. Bilirkişiler tarafından alışveriş tarihine göre hesaplanan limon bedeli kadar davacının zararının olduğu ,dolaysıyla davalının takibe koyduğu çeklerden ... TLdışında kadar borcunun olmadığının tespitine karar verilmiş, fazlaya ilişkin talebi reddedilmiş ve mahkememizce verilen bu karar davalı vekilince temyiz edilmekle, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli, ... esas, ... karar sayılı ilamı ile " Taraflar arasında arazi üzerinde mevcut ağaçlardan toptan satış yapıldığı çekişmesizdir. Ancak davacı taraf bu satış akdinin nar ve limon ürünlerini birlikte kapsadığını iddia etmiş olup ispat külfeti davacı taraftadır. Bu husus ancak yazılı sözleşme ile kanıtlanabilir. Sözleşmenin kapsamı konusunda tanık dinlenemez. Diğer yandan dava İİK. 72. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davası olup, davacının borçlu olmadığı miktarı belirlenerek menfi tespit hükmü kurulması gerekirken olumlu tespit kararı verilmeside kabul şekli ile doğru görülmemiştir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir." gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan yargıtay bozma ilamına uyulmuştur. Davalı asile, davacı taraf ile yaptığı satış akdinin nar ve limon ürünlerini birlikte kapsayıp kapsamadığı hususunda yemin davetiye çıkarılmış, davalı asil ... mahkememizin ... duruşmasında yemini eda etmek üzere hazır bulunmuştur. Davalı asil beyanında: Davacı şirket yetkilisi ... Bey ile bahçemde bulunan nar ürünleri üzerinden anlaşma yaptık. Narın hasat mevsimi Eylül sonu Ekim başıdır. Nar bahçemizin bitişiğinde limon bahçemiz de vardı. ... Bey limon ürünü ile ilgili de görüşme yapmak istedi. Talip oldu bende kendisine limonun hasat mevsimi Aralık sonu Ocak başı olması nedeniyle onu o vakit düşünürüz, şimdi nar ile olan işimizi halledelim dedim. Bu nedenle sadece bahçemde bulunan nar ürününün satışı üzerinde anlaşmaya vardık. Sözlü anlaştık. Ürün hasatı karşılığında ... TL ye anlaştık. Götürü usulü anlaştık. Kesinlikle yaptığımız sözlü anlaşmaya limon ürünleri dahil değildi. Sadece nar ürünü için anlaşma yapıldı. Dedi. Yemininde ısrarlı olup olmadığı soruldu; Yeminimde ısrarlıyım dedi " şeklinde beyanda bulunmuştur. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ispat külfeti davacıda olması ve davacının iddiasının yazılı bir sözleşme ile kanıtlayamadığı gibi, davalının yapılan sözlü anlaşmanın limon ürünlerini kapsamadığına dair yeminli beyanı karşısında davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalının yasal dayanağı olmayan tazminat talebi de reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkememizce verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... Karar sayılı ile; "Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda “1-Davanın Reddine,Davalı yanın yasal dayanağı olmayan tazminat talebinin Reddine ” denildiği halde, gerekçeli kararda “ Davanın reddine” denilmiş, davalı tarafın tazminat talebine ilişkin hüküm kurulmamıştır,Böylece tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.Gerekçeli kararda ise yasal dayanağı olmayan tazminat talebinin reddine karar verildiği yazılmış ancak hüküm kısmında tazminat talebine ilişkin hüküm oluşturulmamış, hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılmıştır. Bu hal HMK'nun 298/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Davalı vekili duruşmaya katılarak, "Dava dışı taraflarla anlaştık, davadan feragat ediyoruz, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebimiz yoktur" demiştir. Davalı vekili duruşmaya katılarak:"Davacı yan ile anlaştık, feragate bir diyeceğimiz yoktur, bizim de vekalet ücreti ve yargılama gideri talebimiz yoktur" demiştir. Tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK. 307. maddesinin "Feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.". HMK. 310. maddesinin "Feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükümleri uyarınca, davacı vekilinin davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.09/07/2019 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı