İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/696 E. 2021/13 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/696
Karar No
2021/13
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/696 Esas KARAR NO : 2021/13 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 24/10/2017 KARAR TARİHİ : 19/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı hakkında müvekkile olan borcundan dolayı Antalya ... İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra dosyasında takip konusu dosya borcuna, takibe, faize, fer'ilerine itirazda bulunduğunu, takibin durdurulduğunu, davalı ile müvekkil arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, ancak davalı borçlunun faturadan kaynaklanan borcunu ödememiş olup alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davalı tarafın borçlu olduğunun anlaşılacağını, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın müvekkil Kooperatiften herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, davacı tarafın, taraflarına göndermiş olduğu ihtarname ile yapmış olduğu Antalya ... İcra Müdürlüğü ... E. icra takibinde ki talep edilen değerlerin farklı olmasının, aslında davacı tarafın alacağının olmadığını, ... isimli kişi ile davacı şirket arasındaki bağa Mahkemece dikkat edilmesi gerektiğini, kooperatifin bu şahsa ve davacı şirkete yapılan iş bedelinden çok daha fazla ödeme yaptığını, kooperatif başkan ve yönetiminin yapılan iş bedellerinden çok daha fazla, fahiş ödemeler yapıldığı halde bu şirketle iş ilişkilerini sürdürmeye devam ettiklerini, şirketin ve ...'nin birlikte hareket ettiğini, ticari defterlerine göre bu şahsa yapılan iş bedelinden fazla ... TL fazla ödeme yapıldığının belirleniğini, eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında usulsüz ve hukuka aykırı işlemlerinden dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu , alacağın olduğu kabul edilse dahi bu alacağın likit olmadığını açıkça ortaya koyduğunu ve sair nedenlerle davanın reddine ve davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ...İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasının tetkikinden: Alacaklı ... Ltd Şti vekili tarafından borçlu ... aleyhine toplam ... TL faturaya dayalı alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı kooperatif tarafından ... tarihli dilekçe ile borca, faize ve takibe itiraz edildiği anlaşılmıştır. Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davaya konu Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sa Takibine konu Davacının Davalıya Düzenlediği 5 Adet Faturanın, Tab de de görüldüğü gibi tarafların Ticari Defterlerinde kayıtlı olduğu. Davacıya ait 2016 ve 2017 yılları Ticari Defterlerin yasal süresinde tasdik ettirildiği, usulüne uygun kaydedildiği, Ticari Defterlerin yasal süresindej kapatıldığı. İcra Takip tarihi itibari ile Davalıdan Cari Hesap Alacağı Ticari Defterlerdi ... Adlı Hesap bakiyesi tutarı ... TL olduğu. Davalıya ait 2016 yılı Ticari Defterleri yasal süresinde tasdik ettijildiği, Yasal süresinde kapatıldığı, 2016 yılı Yevmiye Defterinde 2015 yılından ¡devir eden bilgilerin oluşturduğu Açılış maddesi olmadığı, Ticari Defterin önceki yıldan devreden bilgilerin ticari defterde mevcut olmayıp, 2016 yılı Ticari Yevmiye defter nin usulüne uygun olmadığı. 2017 Ticari Defterlerine görüldüğü gibi ... tarihinde ek defterler tasdik ettirildiği, ancak Ek defterlere ... tarihinden itibaren kayıt yapıldığı (213 Sayıl VUK. 221/4 göre usulüne uygun olmadığı) 2017 Ticari defterlerinin usulüne uygun olmadığı görüldü. 2017 yılı Yevmiye defterinde ... Tarihinde davalının davacıya borcunun ...- ... LTD. ŞTİ adlı hesap bakiyesi ... TL olup davacıya borç şeklinde k|yıtlı olduğu ... kapanış maddesinde de bu tutar 2018 yılına devrettiği görüldü. Tarafların üicari defterlerinde kayıtlı olduğu şekilde, icra takip tarihinde, davalının davacıya ... TL Asıl, ...-... arası ticari avans faizi tutarı ... TL olup, toplamda ... TL borcu olduğu "sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişinin 31.01.2020 tarihli ek raporunda özetle: "Dava dosyası ve taraflara ait 2016-2017 yılları Ticari Defter kayıtlan ve Kooperatifin ...-... arası banka dokümanlarına göre: Davaya konu Antalya ... İcra Müdürlüğümün ... E. sayılı ilamsız icra takibine konu iddia edilen alacağına ilişkin, tarafların her ikisinin de ticari defter kayıtlarında borç/alacak tutuların ... TL olarak birbirini teyit ettiği. •Davalı Kooperatife ait ... A.Ş den gelen "CD" nin boş olduğu, Dosya içerisindeki Banka ekstrelerinden Davalı kooperatifin ... A.Ş de açılmış 4 adet hesap olduğu, bu hesaplarda yapılan incelemede, Davacı Şirket yetkilisi ... ( Davalı kooperatife ait ticari defterlerde de Davacı şirket yetkilisi adına işlemler yapıldığı) ye 2015 yılında yukarıda görülen 2 ayrı hesaptan ... ve ... TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerden olan; •.. tarihli ... TL ödemenin davalı koop. Tablo-03, 2. Sıradaki kayıt olan ... tarihli ... TL ödeme kaydı ile defter kayıtlarına intikal ettirildiği. • ... tarihli ... TL davalı kooperatifin 2016 yılı defter kayıtlarına intikal ettirildiği Tablo-03 1. Satırdaki ödeme kaydı olduğu. • ... tarihinde ödenen ... TL ninde (Davalı vekilin Ticari defterlerde avans hesabında kayıtlı olduğu ancak bilirkişi raporuna yansımadığı iddia edilen Tablo-03 de görülen hesaplara ilave olarak davalı kooperatifin 2015 yılı açılış maddesinden devir geldiği ( 2016 yılı ticari defterlerinde açılış kaydı olmadığı tespit edilmiştir.) anlaşıldı. Davalı Koop. 2016 yılı ticari defterlerine ... tarihli banka ödemeleri olarak alınan kayıtlar olduğu. Tablo-03- 2 ve 3. Satırdaki ödemelerin birinin banka ekstresinde bulunan ... tarihli ... TL tutarlı ödeme olacağı, çünkü, ... tarihinde incelenen dört ayrı banka hesaplarında davacıya para ödemesine rastlanmadı. Kök raporda da detaylıca açıklandığı üzere; tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu şekilde, İcra takip tarihi itibari ile "aksi geçerli belgeler ile tevsik edilmediği sürece" davalı kooperatifin, davacıya ... TL borçlu olacağı" kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiler ...tarafından düzenlenen 06/01/2021 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle: "1-Davacının 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK'nın 64/3. Maddesine uygun olarak noter tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, yevmiye defteri kapanış tasdikinin de yapıldığı, defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, 6100 sayılı HMK'nın 222/2. Maddesine göre defter kayıtlarının davalarda davacı lehine delil vasfı taşıdığı, (işe başlama ... tarihi olduğu için şirketin önceki dönemlerde faaliyeti olmadığından 2014 ve 2015 defter incelemesi yapılamadığı), 2-Davalının 2014-15-16 ve 2017 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK'nın 64/3. Maddesine uygun olarak noter tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, yevmiye defteri kapanış tasdikinin de yapıldığı, defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, 6100 sayılı HMK'nın 222/2. Maddesine göre defter kayıtlarının davalarda davalı lehine delil vasfı taşıdığı, 3-Davalının önceki bilirkişi raporuna itiraz ettiği ...-... ve ... nolu makbuz ödemeleri olan ... TL'nin ...'ye ödeme olarak kasadan ödendiği, 4-2016 ve 2017 yılı kayıtlarınınım tarafların defterleri üzerinde karşılaştırılması sonucu davalı kooperatifin 2016 yılında ... TL ... üzerinden ödeme yaptığı kayıtlı ise de; ... TL 'lik tutarların aslında 2015 yılında ... üzerinden gönderildiğinin yazılı olduğu, toplam ... TL havalenin Davalı ticari defterlerinde kayıtlı bulunan yaklaşık ... TL'lik resmi işlemlerin ödemesinde (tapu, Noter ve Vergi Dairesi ödemelerinde) kullanıldığı, Geriye Kalan ... TL'nin ise 5 adet davacı faturası karşılığı olan ... TL'ye tenkis edilmesi ile davalı kooperatif kayıtlarına göre davacıya ... TL borçlu olarak göründüğü, 5- Davalının bu ödemeleri sözleşmeye istinaden şirkete yapılan ödeme olarak kabul edilmesi halinde ... TL davacıya borçlu olacağı" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinin 06/01/2021 tarihli ek raporunda özetle: "1-Davacının 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK’nın 64/3. Maddesine uygun olarak noter tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, yevmiye defteri kapanış tasdikinin de yapıldığı, defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, 6100 sayılı HMK’nın 222/2. Maddesine göre defter kayıtlarının davalarda davacı lehine delil vasfı taşıdığı, (işe başlama ... tarihi olduğu için şirketin önceki dönemlerde faaliyeti olmadığından 2014 ve 2015 defter incelemesi yapılamadığı), 2-Davalının 2014-15-16 ve 2017 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK’nın 64/3. Maddesine uygun olarak noter tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, yevmiye defteri kapanış tasdikinin de yapıldığı, defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, 6100 sayılı HMK’nın 222/2. Maddesine göre defter kayıtlarının davalarda davalı lehine delil vasfı taşıdığı, 3-Davalının önceki bilirkişi raporuna itiraz ettiği ... ve ... nolu makbuz ödemeleri olan ... TL’nin ...’ye ödeme olarak kasadan ödendiği, 4-2016 ve 2017 yılı kayıtlarınınım tarafların defterleri üzerinde karşılaştırılması sonucu Davalı kooperatifin 2016 yılında ... TL ... üzerinden ödeme yaptığı kayıtlı ise de; ... TL ‘lik tutarların aslında 2015 yılında ... üzerinden gönderildiğinin yazılı olduğu, toplam ... TL havalenin Davalı ticari defterlerinde kayıtlı bulunan yaklaşık ... TL’lik resmi işlemlerin ödemesinde (tapu, Noter ve Vergi Dairesi ödemelerinde) kullanıldığı, Geriye Kalan ... TL’nin ise 5 adet davacı faturası karşılığı olan ... TL’ye tenkis edilmesi ile davalı kooperatif kayıtlarına göre davacıya ... TL borçlu olarak göründüğü, 5-Davalının bu ödemeleri sözleşmeye istinaden şirkete yapılan ödeme olarak kabul edilmesi halinde ... TL davacıya borçlu olacağı" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup, TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Somut olayda, davacı taraf davalı kooperatifin üyesi olmayıp uyuşmazlık kooperatif ve üyesi arasındaki ilişkiden kaynaklanmamaktadır. Yine davalı yapı kooperatifinin de tacir niteliği taşımadığı, buna göre davanın 6102 Sayılı TTK'nın madde 4/1 kapsamındaki nispi ticari dava da olmadığı, uyuşmazlığın taraflar arasındaki eser sözleşmesi (davalının sahip olduğu taşınmaz için yapılacak ifraz işlemi, yapı aplikasyonu, röleve vd. işlere ilişkin) nedeniyle düzenlendiği iddia edilen faturalı alacaktan kaynaklı olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmış ve davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ( Emsal Yargıtay 23.HD. 2016/9276 E- 2019/4777 K sayılı, 15.HD. 2017/... E- 2018/3222 K sayılı- 2016/5298 E-2017/3915 K sayılı kararları) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE, 2- Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 3-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 19/3 ve 20/1 c 1 maddeleri uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Yargılamaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair,taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.19/01/2021 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/696, K. 2021/13, T. 19.01.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-696-e-2021-13-k-5d13241db398