İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/114 E. 2019/412 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/114
Karar No
2019/412
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/114 Esas KARAR NO : 2019/412 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/02/2017 KARAR TARİHİ : 21/06/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ... Şubesi ile asıl borçlu ... ...... Ltd. Şti arasında ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli ve ... tarihli ... TL bedelli iki adet ... ile eki kefalet sözleşmeleri imzalandığını, imzalanan kredi sözleşmesine istinaden adı geçen firmaya kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalıların anılan kredi sözleşmelerini müşterek borçlu- müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, bu nedenle davalıların kredi sözleşmesinden doğan borç ve ferilerinin tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, borçluların kredi borçlarını geri ödememekte direnmeleri üzerine asıl borçlu ile birlikte kefillere Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve eki hesap özeti keşide edildiğini, iddianameye rağmen borçluların borçlarını ödemediklerini ve mütemerrit duruma düştüklerini, kredi borcunun teminatı olarak asıl borçlu firma adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi ... Mah. ... Ada, ... kayıtlı arsa vasıflı taşınmaz üzerinde, ilk 4 derecede toplam ... TL bedelle ipotek tesis edildiğini, bu nedenle yasal hükümlerde dikkate alınarak asıl borçlu firma hariç tutularak , yalnızca müşterek borçlu- müteselsil kefil davalılar aleyhine kredi sözleşmelerine dayalı olarak ilamsız takip başlatıldığını, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe, davalılar tarafından ... tarihli dilekçe ile borcun tamamına, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz edildiğini öğrendiklerini, davalıların itirazının yasal hükümler, bankacılık mevzuatı ve müvekkili banka ile imzalanmış kredi sözleşmesi uyarınca açık surette, kötü niyetli, alacağın tahsili geciktirmeye yönelik, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davalıların takibe yaptıkları itirazın iptaline, davalılar aleyhine alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları bu sebeple HMK 128. Maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacakları anlaşılmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı bankaca, dava dışı asıl kredi lehtan ... şirketine açılan ve yukanda ilgili bölümde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere ... kat tarihi itibariyle borçlu cari hesap kredilerinden ... TL, taksitli kredilerden ... TL. İle ... ve ... tarihlerinde tazmin edilen çek yapraklarından ... TL. olarak belirlenen banka alacağının davalı kefillerin kefalet limitleri dahilinde bulunması nedeniyle davalı kefillerin asıl alacak tutarından ve kendi temerrütlerinden sorumlulukları doğmaktadır. Buna göre tahsilde tekerrüre ver verilmemek ve her birinin ayrı ayrı olmak kaydıyla, ... tarihinde temerrüt halinde bulunan davalı kefillerin davacı banka takip talebinde asıl alacak tutarına ... tarihiden itibaren işlemiş faiz işletilmesi talebinde bulunmakla, işlemiş faiz hesabında ... faiz başlangıç tarihi talebiyle bağlı kalınarak dava dışı şirketin ... numaralı hesabı üzerinden faiz tahsilatı olarak kayıtlara geçen ... tarihli ... TL. ... tarihli ... TL. , ... TL. ve ... TL olmak üzere toplam ... TL kısmi ödeme BK.100.uyarınca, davalı kefillerin ... takip tarihi itibariyle kredilerinden doğan kefalet sorumluluğu: ... Asıl alacak ... İşlemiş temerrüt faizi (takip öncesi tahsilat faizden mahsup edilmiştir.) ... gider vergisi olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır. Takip tarihini takiben asıl alacak tutarının borçlu cari hesap ve taksitli krediler den doğan ... TL. Kısmı %48,48; çek kredisinden kaynaklanan ... TL. kısmı ise %30,24 oranında temerrüt faizine, ayrıca sözleşme uyarınca yansıtılabilecek faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede gayri nakdi çek kredisinden depo talep edilebileceğine ilişkin açık hüküm bulunmaması nedeniyle yerinde olmadığı, davalı kefillerin depo talebinden sorumlu tutulmaları mümkün bulunmadığı" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine, dosyanın üç kişiden oluşan bankacı bilirkişi heyetine tevdi ile davacı vekili ve davalılar vekilinin itirazlarını değerlendirmek suretiyle ve ilk bilirkişi raporu ile çelişki olması halinde çelişkinin neden kaynaklandığı açıklanacak şekilde takip tarihi itibariyle davacı bankanın alacaklı olup olmadığı, varsa miktarının yargı denetimli elverişli raporla belirlenmesinin istenilmesine, bilirkişilere gerektiğinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiş, Bilirkişiler ...’den oluşan bilirkişi heyetinin 08/02/2019 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle: "Temerrüt tarihinden sonra takip tarihinden önce yapılan; ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ... TL ve ... TL olmak üzere ... TL'lik tahsilatlar takip konusu borçtan BK 100. maddesine göre işlemiş faizlerden mahsup edilmiştir. Davalılar vekilinin hangi kredinin hangi sözleşmeye istinaden kullandırıldığının tespit edilmediğine dair beyanı değerlendirildiğinde; tüm sözleşmelerin belirsiz süreli çerçeve niteliğinde sözleşme olması, her iki kefilin de tüm sözleşmelere müşterek ve müteselsil kefil olmaları, kredilerin bu süreçte kapanmayarak devam etmeleri de göz önünde alınarak, takip konusu kredilerin tamamının kefillerin kefalet limiti dahilinde kaldıkları ve tüm borçlardan sorumlu oldukları, tespit edilmiştir. Bankanın takip talebi ile tarafımızca hesaplanan tutarlar karşılaştırıldığında; Bankanın takip talebi Tarafımızca hesaplanan Asıl alacak ... Asıl alacak ... İslemiş faiz ... İslemiş faiz ... Gider vergisi ... Gider vergisi ... Takip tarihi Takip tarihi itibariyle toplam alacak ... itibariyle toplam alacak ... TL Taraflar arasındaki sözleşmede gayri nakdi çek kredisi için depo talep edebileceğine ilişkin açık hüküm bulunmaması sebebiyle Yargıtay kararları da dikkate alınarak davalı kefillerden talep edilmesinin yerinde olmadığı, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %48.48 nakde dönüşen çekler için %30,24 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanması gerektiği" kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinin 28/03/2019 tarihli ek raporunda özetle: "Uygulanması gerekli akdi ve temerrüt faizi oranlarına ilişkin itirazlar; banka tek taraflı olarak krediyi kat ettikten sonra, müşterisine hiçbir geri dönüş ve bildirim yapmadan uyguladığı faizi sözleşmeye dayandırarak arttıramaz. Yargıtay ... HD .. tarih ... Karar sayılı kararında; taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu, TBK'nın 21. Maddesine göre genel işlem şartı taşıyan düzenlemelerin yazılmamış sayılmasına karar verilmesi için sözleşme hükmünün karşı tarafın menfaatine aykırı olması, 25. Maddeye göre ise genel işlem şartına dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümlerin konulması halinde ilgili maddelerin yazılmamış sayılacağı, belirtilmiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20. maddesinde genel işlem koşulları tanımlanmış, buna göre Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Bu kalıp sözleşmeler uygulamada tip, norm ve benzeri adlar altında ifade edilmektedir. 21. maddesinde ise Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. İfadesiyle düzenleyici önlem alınmıştır. Yine 23. maddesinde Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır. Hükümleri yer almaktadır. 4721 Türk Medeni Kanununun 2. maddesine göre, sözleşmede açık olmayan veya duraksamaya neden olan noktalar, düzenleyen aleyhine yorumlanacaktır. Çek taahhüt kredileri esasen vadesiz mevduat hesabına bağlı açılan kredili mevduat hesabı şeklinde işleyen krediler olup, TCMB sınırlarına tabidir. Bu sebeple de, yukarıda ve kök raporumuzda açıkladığımız üzere faiz konusundaki tespitimizi burada da tekrar ederiz. Sözleşmede çek sorumluluk bedellerinin deposu talep edilebileceğine ilişkin açık hüküm bulunmaması nedeniyle davalı kefillerin sorumlu tutulamayacağı tespitinin tamamen yanlış olduğu ve dosyaya Çek Taahhüt Kredisi Taahhütnamesinin sunulduğunu; dosya içeriğinde Çek Taahhütnamelerine ilişkin bilgi ve belgeye rastlamlamamış olup, bu taahhütnamelere kefillerin de imzalarının alınması gerektiği, açıktır. Yüksek Mahkemenin ... Hukuk Dairesinin ... tarihli ... karar sayılı ilamında; Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde davalı kefillerin kredi borçlusuna verilen ve henüz bankaya ibraz edilmemiş bulunan çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu tutar karşılıklarının deposunun istenebileceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Bu sebeple halen meri olan çeklerin zorunlu karşılıklarının deposunun kefillerden talep edilemeyeceği gözetilmeden bu yönde depo kararı verilmesi isabetsizdir. Sigorta prim bedellerinin kredi niteliğinde olmadığı ve bu nedenle hesap katı sonrası yapılan tahsilatların sigorta prim borcunu sona erdirdiği yönündeki kök raporda yer alan görüşü tekrar ederiz" şeklinde görüş bildirmişlerdir. Önceki bilirkişi raporu ile heyet halinde verilen bilirkişi raporu arasındaki farkın, önceki bilirkişi raporunda faiz kapatilize işleminin kat tarihi itibariyle yapılarak temerrüt tarihine kadar basit usulde akdi faiz işletilerek , heyet raporunda kredi hesabından doğan borç bakiyesine temerrüt tarihene kadar uygulanan akdi faiz işletilerek yapılan kapitalize işlemiyle asıl alacağın belirlenmesinden kaynaklandığı, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporun Yargıtay ...HD nin uygulamasına uygun olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, davacı Banka'nın ... Şubesi ile dava dışı ......Ltd. Şti. arasında ... tarihli ... TL limitli, ... tarihli ... TL limitli, ... tarihli ... TL limitli, ... tarihli ... TL limitli çerçeve sözleşmeleri yapıldığı, bu sözleşmelerin devamı niteliğinde ayrıca düzenlenen kefalet sözleşmelerinde davalılar ... ve ...'un müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu anlaşılmakla, bankacı bilirkişilerden oluşan heyetçe düzenlenen kök ve ek rapora itibar edilerek, İİK 67. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalıların Antalya ...İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL alacağa yapmış oldukları itirazın İPTALİNE, Hüküm altına alınan alacağın (... TL) üzerinden hesap edilen %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Takip tarihinden itibaren asıl alacak miktarına %48,48 oranında, nakte dönüşen çekler için %30,24 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, 3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 4-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın ... TL lik kısmı çek depo talebi için yatırılan peşin harç kabul edilmek suretiyle ... TL mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan ... TL başvurma, peşin harç ... TL olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinden davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Gayri nakdi alacak niteliğinde olan çek depo talebi için, a)Davacıdan tahsil edilen maktu karar ilam harcının kendi üzerinde bırakılmasına, b)A.A.Ü.T göre ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine 10-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okundu. Anlatıldı. 21/06/2019 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/114, K. 2019/412, T. 21.06.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-114-e-2019-412-k-554a04b0f2d4