Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2023/157 E. 2024/681 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/157
Karar No
2024/681
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/157 - 2024/681 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/157 KARAR NO : 2024/681 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2022 NUMARASI : 2022/92 Esas - 2022/647 Karar DAVACI VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/05/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 20/05/2024 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.09.2021 tarihinde dava dışı sürücü ...’nın idaresindeki kamyoneti ile Niğde otoyolunda seyir halindeyken aracının sağ arka lastiğinin patlaması üzerine yolun sağ tarafında durduğunu, arkasından gelmekte olan davacının desteği/oğlu kamyonet sürücüsü ...'nın da lastiği patlayan araca yardım için bu aracın arkasında durduğunu, iki şoförün de yola reflektör ve duba koymak sureti ile önlem aldıklarını, buna rağmen arkalarından aynı istikamete gelmekte olan davalıya ZMMS ile sigortalı çekici sürücüsü ...’ün idaresindeki araçla önce şoför olan sonra yaya olarak durmakta olan ... ve ... ile araçlarına arkadan çarpması sonucu üç araçlı maddi hasarlı ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın sonucunda müvekkili ...'nın oğlu ...'nın vefat ettiğini, davacının destekten yoksunluk zararının oluştuğunu, aracın kaza tarihi olan 14.09.2021 tarihi itibariyle ... Sigorta A.Ş’ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin kişi başı ölüm halinde 430.000 TL teminat sağladığını, Sigorta Şirketinin ...'nın vefatı nedeniyle annesi olan davacının uğramış olduğu destekten yoksun kalma zararından 430.000TL limit ile müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, sigortaya 01.11.2021 tarihinde ihtarın tebliğ edildiğini ancak 8 iş günü içerisinde taraflarına ödeme yapmayarak 12.11.2021 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek, belirsiz alacak olarak şimdilik 40.000TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 12.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt(avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile talebini 191.955,15TL’ye yükseltmiştir. Davalı, usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamış, kusur ve hesap raporuna itiraz dilekçeleri ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının oğlu müteveffa ...’nın, dava dışı ...’ün idaresindeki ve davalıya ZMMS ile sigortalı aracın 14.09.2021 günü karıştığı trafik kazasında vefat ettiği, davacı ...’nın oğlunun ölümü ile birlikte maddi desteğinden yoksun kaldığı, dosya içerisinde yer alan Adli Trafik bilirkişisi kusur raporuna göre, müteveffanın kazanın gerçekleşmesinde %20 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün ise %80 oranında kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi raporuna göre davacı yönünden de garameten hesaplama yapılarak, kusura göre 191.955,15 TL destekten yoksun kalma zararının hesaplandığı, davacı tarafından bu miktara talebin artırıldığı, davalı Sigorta Şirketinin davacının belirlenen zararını karşılamakla sorumlu olduğu anlaşıldığından “Davanın kabulüne, 191.955,15 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporundaki hesap yöntemi, bakiye ömür, kusur oranı ve gelire ilişkin verilerin hatalı olduğunu, hükmedilen tazminata ticari faiz işletilmesi gerektiğini, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davalı şirketin poliçe kapsamında 430.000TL limitle sorumlu olduğunu, kararda bu hususa riayet edilmediğini, çift limit kabul edilmesinin doğru olmadığını, kaza tutanağı ve kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hükme esas alınan hesap raporunda Prograsif Rant Yöntemine göre yapılan hesabın doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacı desteğinin ölümüne neden olan kazada Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesinin Ankara BAM 12 CD. denetiminden geçerek kesinleşen dosyasındaki olayın gerçekleşme biçimi ve maddi olgu ile eldeki dosya kapsamında alınan kusur raporu ve kaza tutanağının birbiriyle uyumlu olduğu, kazada davalıya ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün %80, desteğin %20 kusurlu olduğu, hükme esas alınan aktüer raporundaki hesap yönteminin yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından tarafların bu hususlara yönelik istinaflarına itibar edilmemiştir. Ancak, davacı vekilinin dava dilekçesinde “avans” faizi talep ettiği, davalıya sigortalı aracın da ticari kullanım amacı olduğu (tır ve çekici) anlaşıldığından hükmedilen tazminata avans faizi işletilmesi gerekirken yasal faiz işletilmesi doğru olmadığından davacının buna yönelik istinafının kabulü gerekmiştir. Yine, 22/05/2016 tarih ve 29719 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"e eklenen 28/A maddesi gereği "mevcut teminat limitlerinin iki katı şeklinde uygulanacağına" dair hükmü, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamındaki araçlara Kanun kapsamındaki taşımalardaki sorumlulukları için uygulanmak üzere getirilmiştir. Karayolu Taşıma Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin 1.fıkrasında ki “Bu Kanun kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini, taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsar.” düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde, müteveffa/desteğin “taşınan yolcu” olmadığı, bu durumda limitlerin iki kat uygulanma koşulu bulunmadığı halde mahkemece limitin iki kat kabulü ile dolayısıyla da iki kat tazminata karar verilmesi doğru görülmemiş, davalının da buna yönelik istinafının kabulü gerekmiştir. Hükme esas alınan aktüer raporu (limit belirleme hariç) yöntem itibarıyla yerleşik içtihatlara uygun olup, belirtilen eksikliklerin düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmediğinden Dairemizce kararda hükmedilen miktarın yarısına karar verilerek hükmün düzeltilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı sigortanın sorumlu olduğu teminat limiti ölüm halinde 430.000TL olduğu, hükme esas alınan aktüer raporundaki hesap yöntemi ve garame hesabı ile diğer veriler usulüne uygun olup sadece limitin iki kat kabul edilmesi doğru olmadığından, bilirkişi tarafından davacı için hesaplanan destek zararının yarısı olan “95.977,58TL’nin temerrüt tarihi olan 12/11/2021 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline” şeklinde hükmün düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 5 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 01/11/2022 tarihli, 2022/92 Esas – 2022/647 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile, 95.977,58TL destekten yoksun kalma tazminatının 12/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.556,23TL harçtan, dava açılışında alınan 136,62 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 519,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 655,62 TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 5.900,61 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre 660TL’sinin davalıdan, 660TL’sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 136,62 TL peşin harç, 519,00 TL ıslah harcı, 80,70 TL başvurma harcı, 51,75 TL tebligat ücreti, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 2.788,07 TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre 1.394,04 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Dairemiz karar tarihine göre hesaplanan 17.900TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Dairemiz karar tarihine göre hesaplanan 17.900TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-İstinaf talebi kabul edilen taraflardan alınan istinaf karar harcının isteği halinde taraflara iadesine, III-İstinaf talebi kabul edilen davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 108,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 328,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 15/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/157, K. 2024/681, T. 15.05.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-35-hukuk-dairesi-2023-157-e-2024-681-k-fe32c1d56f74