Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 2023/486 E. 2024/783 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/486
Karar No
2024/783
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2023/486 Esas KARAR NO : 2024/783 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2023 NUMARASI : 2022/186 Esas-2023/115 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/09/2024 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında 26.08.2015 tarihinde, müvekkilinin, ... parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki inşaatlarına 2 adet 800 kg, 3 adet 630 kg asansör yapılmak üzere "Asansör İmalat ve Montaj Sözleşmesi" akdedildiğini, Asansör İmalat ve Montaj Sözleşmesi'nde belirtilen işlerin bedeli 265.000-TL olarak kararlaştırıldığını, Taraflar arasında ilaveten akdedilen sözlü anlaşmaya istinaden işin bedelinin taşınmaz karşılığı yerine nakit/çek ile ödenmesi kararlaştırıldığını, Bu doğrultuda da müvekkil şirket tarafından işin bedelinin ödenmesine kadar sözleşmede iş karşılığında verileceği belirtilen ... parselde bulunan 5 no'lu taşınmazın 02.01.2017 tarihinde, teminat olarak davalı şirket yetkilisinin kızı olan ... 'a devredildiğini, Taraflar arasındaki sözlü anlaşma ile; asansör yapım işinin bedelinin nakit olarak davalıya ödenmesine müteakip taşınmazın devri yeniden müvekkil şirkete ya da belirteceği 3. kişiye verileceği konusunda anlaştıklarını, Devam eden süreçte; müvekkil şirket tarafından işin bedelinin 15.02.2016 tarihinde 25.000-TL, 29.03.2017 tarihinde 250.000-TL, 20.04.2017 tarihinde 18.400-TL ve 18.000-TL olmak üzere ilaveten toplam 311.400-TL ödeme yapıldığını, demelerin gerçekleştirildiği sürecin devamında, davalı tarafından 7.200-TL bakiye bedel için Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12480 Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi yapılmış ve bu takibe tarafımızca itiraz edildiğini, Sözleşme ile bağıtlanan bedelin nakit olarak davalıya ödenmesine rağmen, teminat olarak devredilen taşınmazın iadesi yapılmadığını ve müvekkil şirket mali açıdan ağır bir külfetin altına girdiğini, Davalı yanın, sözleşme ile bağıtlanan bedelin çok üstünde bir maddi yararı haksız olarak sağladığını ve iade ile yükümlü olduğu taşınmazın müvekkil şirkete iadesini gerçekleştirmekten kaçındığını, üvekkil şirket ile davalı arasında bir yazılı ve bir sözlü olmak üzere iki ayrı sözleşmenin mevcudiyeti ile kararlaştırılan edimlerin davalı tarafından yerine getirilmemiş olması nedeniyle iş bu dava ikame edildiğini, bu nedenlerle ile Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2021/11556 Esas sayılı icra takibinin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, davalı tarafa yükletilmesine ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dosyaya kazandırılan tapu kaydında bulunduğu üzere .... ... Parsel 5 No'lu bağımsız bölüm taşınmazın, dava dışı ... tarafından dava dışı ...'a tapuda satış yoluyla devredildiğini, Davacının işin bedelinin ödenmesine kadar taşınmazın teminat olarak devredilmiş olduğunu yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, Davacı yanın taraflar arasında sözlü anlaşma ile; asansör yapım işinin bedelinin nakit olarak davalıya ödenmesine müteakip taşınmazın devri yeniden müvekkil şirkete ya da belirteceği 3. kişiye verileceği konusunda anlaşmışlardır, şeklindeki iddiasının tapu resmi satış senedi karşısında hiçbir hükmü olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; sebepsiz zenginleşmeden bahsedilmek için; bir tarafın mal varlığında azalma, diğer tarafın malvarlığında çoğalmanın gerçekleşmiş olması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla iş bu davada sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı zaman aşımına uğradığını, Bu itibarla zamanaşımı definde bulunduğunu, Davacının usulüne uygun tuttuğu ticari defterleri ile sabit olduğu üzere; davacı imalat ve montaj sözleşmesinde geçen taşınmazı müvekkile devretmediğini, ödemeleri banka ve çek yoluyla yapmıştır. Bakiye borcunu da hakkında icra takibi yapılması üzerine cebren ödediğini, Davacı davasını ispat edemediği gibi, dava dışı 3.kişi tarafından dava dışı 3.kişiye tapuda satış yoluyla devredilen taşınmaz nedeniyle iş bu mesnetsiz iddialara dayalı olarak icra takibi ve akabinde iş bu davayı açmış olmakla; davacının kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davacının dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere davalıya kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana yüklenmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Davacının, ... parselde bulunan taşınmazın taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi kapsamında teminat olarak davalının kızına verildiğini, eser sözleşmesi kapsamında ödemelerinin nakit ve çek olarak verildiğini buna rağmen taşınmazın iade edilmediğini mükerrer ödeme olduğunu iddia etmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmede taşınmazın ödeme olarak davalıya verildiğini belirtildiği, taraflarında zaten sonrasında ödemenin nakit olarak yapılacaklarını kararlaştırdıkları hususunda dosyada ihtilaf olmadığı, sözleşmede taşınmazın teminat olarak verileceği yönünde bir düzenleme olmadığı, tapu senedinde taşınmazın ... tarafından ...'a satış sureti ile devredildiğinin anlaşıldığı; davacı tarafından ...'ın müteahhitliğini yaptığı arsanın arsa sahibi olduğunu ve kendisinin isteği ile taşınmazı davalının kızına devrettiğini ileri sürmüş ise de; davacının resmi şekilde düzenlenen tapu senedinin aksini kesin delillerle ispat etmesi gerektiği, Davacı yemin deliline dayanmakla, yemin hakkının hatırlatılmış olduğu, davalının mahkeme huzurunda verdiği yeminli ifadesinde taşınmazın teminat amaçlı verilmediğini nakit olarak ödeme yapıldığını beyan ettiği belirtilerek davacının davasını ispatlayamaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; iş bedeli ödeninceye kadar dairenin teminat olarak davalı şirket yetkilisinin kızına devredildiğini, iş bedelinin nakit olarak ödenmesine rağmen dairenin iade edilmediğini, daire iade edilmediğinden davalıya fazladan ödeme yapıldığını, davalının TMK'nın 2.ve 3.maddesindeki dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket ettiğini, ahde vefa prensibine aykırı davrandıklarını, denkleştirici adalet ilkesi gereğince fazla ödenen bedelin iadesinin gerektiğini, davalı şirket yetkilisinin kızı ile müvekkil arasında gerçek bir satış işlemi olmadığını, delil olarak Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi sunulduğunu, davalı yetkilisinin yemin sırasında taşınmazın neden verilmediğini ifade etmediğini, yeminin eksik verildiğin belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın reddi kararının doğru olduğunu, ancak davacının takibi kötü niyetli yaptığından müvekkil lehine İİK'nın 67.maddesi gereği kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, kendilerince bakiye iş bedeli için yapılan icra takibine itirazda karşı tarafın bu iddialarını arada ileri sürmediğini, davacının iddiasının kesin delillerle doğru olmadığının tespit edildiğini, müvekkil lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı yönünden alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... ✍e-imzalıdır Üye ... ✍e-imzalıdır Üye ... ✍e-imzalıdır Katip ... ✍e-imzalıdır

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/486, K. 2024/783, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-31-hukuk-dairesi-2023-486-e-2024-783-k-550f2e6cabe7