Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2024/1245 E. 2024/1574 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1245
- Karar No
- 2024/1574
- Karar Tarihi
Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi 2024/1245 Esas - 2024/1574 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1245 KARAR NO : 2024/1574 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2023 NUMARASI : 2021/726 Esas 2023/724 Karar DAVACILAR : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 12/12/2024 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, meydana gelen kazada kazaya karışan davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bu nedenle kusur durumunun belirlenmesi bakımından keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını, aracın değer kaybı olarak aracın kaza öncesindeki mübadele değeri ile kaza sonrası mübadele değeri arasındaki fark olarak ifade edildiğini, aracın daha önce hasarlı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen değer kaybının sigorta teminatı kapsamında olduğunu, davacıların davalıya borcu bulunmadığını belirterek menfi tespit davasının kabulü ile davacılar aleyhine başlatılan Ankara 16.İcra Müdürlüğü'nün 2021/6067 Esas sayılı icra takibi sebebiyle borçlu bulunmadıklarının tespitine, davalının haksız icra takibi ile kötü niyetli olarak hareket etmesinden dolayı takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI; Mahkemece toplanan delillere göre davanın kısmen kabulü ile; davacılar tarafından davalılar aleyhine Ankara 16.İcra Müdürlüğünün 2021/6067 Esas sayılı takip dosyası üzerinden yapılan takibe davalının vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 11.000,00 -TL asıl alacak yönünden takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İİK-72/5.madde uyarınca hükmolunan alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 2.200,00 TL icra-inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ; Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece kabul edilen kusur tespitinin hatalı olduğunu, aracın değer kaybı belirlenirken aracın önceki kazalarının dikkate alınmadığını, değer kaybının hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE; Davacılar vekilinin HMK.nın 355. Maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davacıya ait araç ile davalı şirkete ait aracın karıştığı kaza sonucunda davalının aracında meydana gelen değer kaybının tahsili için davacılar aleyhine Ankara 16.İcra Müdürlüğü'nün 2021/6067 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını belirterek icra takip dosyasına konu miktar yönünden borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafından davalılar aleyhine Ankara 16.İcra Müdürlüğünün 2021/6067 Esas sayılı takip dosyası üzerinden yapılan takibe davalının vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 11.000,00 -TL asıl alacak yönünden takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İİK-72/5.madde uyarınca hükmolunan alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 2.200,00 TL icra-inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde, mahkeme kararların tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi ,içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı). 6100 sayılı HMK’nin 26. maddesi hükmü gereğince hâkim, kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna usul hukukunda, taleple bağlılık ilkesi denilmektedir. Taleple bağlılık ilkesi yargılamanın temel ilkelerinden biridir. Yargılama bu ve benzeri ilkeler ile şekillendirildiğinden, gerek taraflar gerekse hâkim yargılamanın ilkelerini gözetmek durumundadır. Mahkemece verilen karar, davacının talepleri çerçevesinde yapılacak yargılama ile değerlendirilerek verileceğinden davacının talepleri ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları tam olarak belirlemeli, gerektiğinde Kanun'un 31. maddesindeki "Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi" kapsamında talepleri açıklatmalıdır. Bu kapsamda yapılan yargılama neticesinde, uyuşmazlıkta haklılık durumunu değerlendiren ve tespit eden hâkim, Anayasa'nın 141. maddesi ve HMK'nın 297. maddesi gereğince vereceği karar ile tarafların haklarını, borç ve yükümlülüklerini belirlemelidir. Davacılar vekili dava dilekçesi ile davalı tarafından yapılan icra takibi nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiş, mahkemece hüküm fıkrasında davalının itirazının iptaline karar verilerek dava konusu talep ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratıldığı, HMK'nın 26. Maddesine aykırı şekilde davacıların talebi dışında dava itirazın iptali davası olarak nitelendirilerek hüküm kurulduğu, talep ile hüküm sonucunun uyuşmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.4.maddesi gereğince dava ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dava konusu talebe uygun karar verilmek üzere kararın kaldırılması ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA , Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf yoluna başvuran tarafca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine. 3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 353/1.maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/12/2024 tarihinde, oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.