Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2022/464 E. 2024/325 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/464
- Karar No
- 2024/325
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/464 - 2024/325 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/464 KARAR NO : 2024/325 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2021 NUMARASI : 2019/71 Esas 2021/980 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 08/03/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 01/04/2024 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 21.12.2015 tarihinde dava dışı ...idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, tam ve asli kusurlu olanın sigortalı araç sürücüsü olduğunu, Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığının 07.12.2018 tarihli davacının %9,3 oranında beden çalışma gücünde azalma olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine 04.01.2019 tarihinde başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından cevap verilmediğini ve bu nedenle sigorta şirketinin 16.01.2019 tarihinde temerrüde düştüğünü, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini arttırarak 14.573,24 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davacı tarafça dava öncesinde davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, ... plakalı aracın 17.09.2015-2016 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde ...'ün kusursuz olduğunu, SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya yapılan ödemelerin sorulmasını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, vergilendirilmiş gelir tespit edilemiyorsa tazminat hesabında asgari ücretin esas alınmasını, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, kusura ilişkin makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 08.07.2020 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında, davacı yayanın ise % 75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 19.09.2019 tarihli raporda davacının vücut özür oranının % 5 olarak belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ve ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınmak suretiyle davanın kabulü ile 14.573,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 16.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvurusunda, bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusurun hatalı olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, kaza nedeniyle tespit tutanağı düzenlenmediğini, kazanın meydana geldiği yer ve taraf beyanları dikkate alındığında davacı yanın sigortalı aracın geçişine yakın mesafede yola çıkması nedeniyle sigortalı araç sürücüsüne kazayı önleme fırsatı bırakmadığını, sigortalı araç sürücüsü için iddia edilen ihlallerin gerekçelendirilemediğini, davacının aracın geçişine yakın mesafeden yola çıkması nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün kazayı önleme imkan ve ihtimali bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, mahkemece yanlış hesaplama yöntemi kullanılarak hesaplama yapıldığını, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceğini, kaza tarihinde yürürlükte olan Genel Şartlar uyarınca 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, Ayrıca hesap yönteminde yaşanan belirsizliklerin giderildiğini ve 7327 sayılı Kanun’un 18/c maddesi hükmü uyarınca 1,8 teknik faiz yöntemiyle hesaplama yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle yürürlükte olan Kanun ve Yönetmelikler dikkate alınmadan eksik ve hukuka aykırı yargılama yapılmış olması nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, 21.12.2015 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında, davacı yayanın % 75 oranında kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 19.09.2019 tarihli raporda davacının vücut özür oranının % 5 olarak belirlendiği, aktüer bilirkişi rapor ve ek raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriğinden 21.12.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin olarak Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/528 Esas, 2017/938 Karar sayılı dosyasında sigortalı araç sürücüsü ...hakkında yapılan yargılama sırasında ibraz edilen 29.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'ün hızını trafiğin, hava ve yol koşullarının gerektirdiği şartlara uydurmaması nedeniyle tali, davacı yayanın ise yakınında üst geçit bulunmasına rağmen caddenin karşısına geçmesi sırasında yolu kontrol etmeden geçmesi nedeniyle asli kusurlu olduğunun belirtildiği, ...'ün cezalandırılmasına ilişkin karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 19.02.2019 tarihli ve 2017/4139 Esas, 2019/580 Karar sayılı kararı ile ...'ün idaresindeki araç ile seyir halinde iken tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı sonucu yolun karşısına geçmeye çalışan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu ve eyleminin sübut bulduğu gerekçesiyle cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği, yargılama sırasında dosyaya makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 08.07.2020 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında, davacı yayanın ise % 75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur durumuna ilişkin raporun ceza dava dosyası içeriği, ifade tutanakları, kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan yargılama sırasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 19.09.2019 tarihli raporda davacının vücut özür oranının % 5 olarak belirlendiği, aktüer bilirkişi ek raporunda Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve porgresif rant yöntemine göre yapılan tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacı için belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 995,49 TL istinaf harcından peşin alınan 248,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 746,59 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca karar tebliği, harç tahsil, mahsup ve iade işlemlerinin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.