Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2022/1884 E. 2024/1088 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1884
- Karar No
- 2024/1088
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1884 - 2024/1088 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1884 KARAR NO : 2024/1088 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2022 NUMARASI : 2021/432 Esas 2022/352 Karar DAVACI : VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Araç Değer Kaybı Nedeniyle) KARAR TARİHİ : 25/09/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/10/2024 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 19.11.2020 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucunda davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini, kazada sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olup kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine değer kaybının ödenmesi için başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nin 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, talep tutarı artırılmak üzere şimdilik 500,00 TL araç değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davaya bakmaya İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu ve yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, değer kaybı talebinin yerinde olmadığını, aracın daha önce de aynı kısmının hasarlı olduğunun belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 13.10.2021 tarihli raporda ve itiraz üzerine alınan makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 04.04.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusurunun bulunmadığı, değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede ise davacıya ait aracın markası, modeli, kilometresi, meydana gelen hasar, daha önce aynı yerden hasar görmüş olması, karıştığı kazalar ile piyasa koşulları birlikte değerlendirilerek değer kaybı oluşmayacağının belirtildiği, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporlarına itiraz edildiğini, aracın kazadan önceki hasarsız rayiç değeri ile kazadan sonraki rayiç değerinin tespit edilerek aradaki farkın değer kaybı olarak belirlenmesi gerektiğini, daha önce hasarlanmış parçanın ikinci kez hasarlanması durumunda değer kaybı hesaplamasında dikkate alınmayacağına ilişkin düzenleme bulunmadığını, geçmiş tarihli kazada aynı parçanın hasarlanmış olması durumunda değer kaybı yaratmayacağına ilişkin görüşe katılmanın olanaklı olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 19.11.2020 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının aracının hasar gördüğünü, oluşan hasar nedeniyle davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini belirterek araç değer kaybı bedeli talebinde bulunmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 13.10.2021 tarihli raporda ve itiraz üzerine alınan makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 04.04.2022 tarihli rapordaki tespitler esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 19.11.2020 tarihinde kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücü idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile kavşakta sola dönüş yaparken davacı idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda trafik kazası meydana geldiği, davacıya ait aracın gördüğü hasar nedeniyle değer kaybı talebiyle davanın açıldığı, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 13.10.2021 tarihli raporda ve itiraz üzerine alınan makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 04.04.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği, değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede ise davacıya ait 2012 model ... tipi aracın markası, modeli, kilometresi, 19.11.2020 tarihli kaza nedeniyle meydana gelen hasar, daha önce aynı yerden hasar görmüş olması ve aracın daha önce karışmış olduğu kazalara ilişkin kayıtlar da değerlendirilmek suretiyle değer kaybı oluşmayacağının belirtildiği, bilirkişi raporlarının gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli olup birbirini doğruladığı gözetilerek hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliği ve harç tahsili işlemlerinin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.