Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2023/494 E. 2024/507 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/494
- Karar No
- 2024/507
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/494 - 2024/507 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2023/494 KARAR NO : 2024/507 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28/11/2018 ESAS-KARAR NUMARASI : 2010/69E., 2018/765K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, taraflar arasında taşıma sözleşmesi kapsamında ilişki bulunduğunu, yapılan işlere ilişkin zamanında ödenmeyen faturalar bulunduğunu, davalının müvekkiline toplam 133.275,92 USD borcunun bulunduğunu, bunun üzerine icra takibine geçildiğini, icra dosyasına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali ile takibin devamını, takip konusu meblağın takip tarihinden itibaren Merkez Bankasının ticari işlere uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte tahsilini, %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, icra dosyasına konu ödeme emrine karşı borcun tamamına karşı değil kısmi itirazda bulunulduğunu, takipte alacak miktarına kısmi itiraz yapılmış olmasına rağmen tamamına itiraz edilmiş gibi dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, itiraz edilmeyen kısım yönünden (99.997,86 USD) taraflar arasında bir itiraz bulunmadığını, bu kısım yönünden dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, davacı ile müvekkili arasında varılan ve davacı firmanın kaşeleyip imzaladığı 22.06.2009 tarihli Hesap Mutabakatında da görüleceği üzere davacı tarafla 99.997,86 USD alacak bakiyesinde mutabakatın sağlandığını, itiraz edilen icra dosyasında borca konu olan faturalar ve ödemelerin eksik gösterildiğini, müvekkili firma kayıtlarında bulunmayan ve davacı ile yapılan mutabakatta iadesi kabul edildiği anlaşılan vade farkı faturasının işleme konulduğunu, yapılan ödemelerin bir kısmının dikkate alınmayarak icra işleminin başlatıldığını, icra dosyasında da görüleceği üzere müvekkilinin kısmi itirazda bulunduğunu, itirazda bulunduğu kısım yönünden de davacı ile varılmış bir mutabakat bulunduğunu savunarak, davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...davacı/alacaklının, davalı/borçlu aleyhinde 133.275,92 USD alacağın tahisili için ilamsız icra takibi yaptığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davalının yargılama sürecindeki beyanında alacağın 99.997,86 USD kısmına itirazının olmadığını söylediği, aradaki fark olan (133.275,92 - 99.997,86) 33.278,06 USD'ye itiraz ettiği, bu miktar alacağın dayanağının davacı tarafından düzenlenen vade farkı faturaları olduğu, davacının usulüne uygun tutulduğu belirlenen ticari defter ve kayıtlarında 133.275,92 USD alacaklı gözüktüğü, bu alacağın 27.908,88 USD'lik kısmının 31.12.2007 tarihli vade farkı faturasına dayandığı, davalı tarafından bu faturanın iade edildiği tespit edilse de, davacı kayıtlarından, taraflar arasındaki ticari ilişkide önceden vade farkı faturasının düzenlenmesi uygulamasının olduğu, davalı kayıtlarının bilirkişi incelemesine sunulmaması nedeniyle kayıtlarının bu hususta incelenemediği, netice olarak iflas tarihi itibariylede davacının toplam: 133.275,92 USD alacaklı olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne, 133.198,92USD'nin iflas tarihindeki karşılığı olan 235.815,36TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının davaya, alacak davası olarak mı yoksa kayıt kabul davası olarak mı devam edeceğini açıklamasını gerektiğini, kayıt kabul davası olarak devam edilecekse davacının iflas masasına başvurması gerektiğini, ancak davacının iflas masasına başvurmadığını, yerel mahkemenin de davayı kayıt kabul olarak değerlendirdiğini, dosyada mevcut bilirkişi raporlarına taraflarınca itiraz edildiğini, ticari defter ve kayıtların ilgili iflas dosyasının kayıtlı olduğu iflas müdürlüğünde olduğunun bildirilmesine rağmen davalı müflise ait defter ve kayıtlar incelenmeden davanın kabulüne karar verildiğini, işbu davaya konu icra takip tarihinden önce tarafların takibe konu edilen vade farkı faturası için anlaşmaya vardıklarını, yapılan anlaşmaya göre davacının alacak miktarının 99.997,86.-USD olduğunu, bu bedelin takip tarihinden önce davalı tarafından ödendiğini, davacının yapılan anlaşmaya rağmen vade farkı faturasını icra takibine koymasının açıkça kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, bu anlaşmanın davacının da kabulünde olduğunu, alacağın dayanağının vade farkı faturası olması halinde davacının faturaya konu hizmetin gerçekleştiğini veya malın teslimini ispat zorunluluğunun bulunduğunu, bilirkişi kök ve ek raporunda bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı gibi davacı tarafından bunu ispatlayacak belge de sunulmadığını, ayrıca davalı tarafın takibe konu vade farkı faturasını Sincan 5. Noterliği kanalıyla göndermiş olduğu ihtarname ile iade ettiğini, kayıt kabul davalarında, alacağı olduğunu iddia eden tarafın alacağın kaynağını başka belgelerle ispat etmesi gerektiğini, sadece davacının beyanına ve bir kısım belgelere, faturalara dayanılarak davacının alacak talebinde haklı olduğu sonucuna varılamayacağını, faturaların dayanağı olan vakıanın, fatura haricinde belgelerle ispatlanması gerektiğini, temel borç ilişkisini gösteren belgelerle ispat etmenin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, dosyanın iflas hukuku konusunda uzman olan bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, davacının alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına; ve mahkemece müflis şirket kayıtlarının temini için defaten işlem yapılmasına, kesin süre verilmesi ile davalının ileri sürdüğü mutabakat tarihi ile fatura tarihlerine ve içeriğine göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/69E., 2018/765K. sayılı dava dosyasında verdiği 28/11/2018 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 44,40 TL'nin mahsubuyla kalan 383,20 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 20/03/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 21/03/2024 Başkan Üye Üye Katip