Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2024/1074 E. 2024/1607 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1074
Karar No
2024/1607
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/1074 ( G E R İ Ç E V İ R M E ) KARAR NO : 2024/1607 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2024 (ara karar tarihi) ESAS NUMARASI : 2024/43 E DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 09/12/2024 YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2024 Yukarıda belirtilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; icra takibi ile davanın dayanağı olan ve davacının eli ürünü olan belgenin aslında başka amaçla hazırlanan bir belgenin metin kısmının ortadan kaldırılıp sadece imzayı taşıyan bölümü bırakıldıktan sonra davacının iradesine aykırı şekilde borç ikrarı içeren metnin belgeye sıkıştırılma yolu ile eklendiğini, bu konuda birden fazla rapor olduğunu, üstelik Ağır Ceza Mahkemesi'nde kamu davası açıldığını belirtip, HMK'nın 209.maddesi uyarınca icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece,dava konusu senetteki imza şimdilik davacı borçluya aitmiş gibi görünmekle birlikte, metnin davacının iradesine uygun olup-olmadığının yargılama sonucu ortaya çıkmasının mümkün olduğu, metnin de iradeye uygun olmadığının ileri sürülmesinin mümkün olduğu, bu durumun da sahtecilik iddiası olarak kabulü gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 209/1 maddesi uyarınca sahtecilik iddiası mahkeme kararı ile sonuçlandırılıncaya kadar belgenin hiçbir işleme tabi tutulmasının mümkün olmadığı, metin yönünden sahtecilik araştırmasının devam ettiği, bu hali ile tedbir kararı verilmesi koşullarının oluştuğu gerekçesi ile; Ankara 7. Genel İcra Dairesi'nin 2023/118081 esas sayılı icra takibinin 6100 sayılı HMK'nın 209.maddesi uyarınca DURDURULMASINA, senet bedeli olan 1.500.000,00 TL'nin %20'sine karşılık gelen 300.000,00 TL nakit ya da kesin ve süresiz teminat mektubu mahkememize depo edildiğinde kararın bir örneğinin icrası için ilgili İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Davalı ... tarafından tedbir koşullarının bulunmadığı bildirilerek itiraz dilekçesi sunulmuştur. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nin 391.maddesinde; "(1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. (2) İhtiyati tedbir kararında; a) İhtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı, c) Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği, ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği, yazılır. (3) (Değişik:22/7/2020-7251/40 md.) İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. 394.maddenin 2.bendinde de; " İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir (Ek cümle:22/7/2020-7251/42 md.)." denildiği ve 5.bentte ise "İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir." hükmü gözetildiğinde, istinafa konu edilen 10.05.2024 tarihli ara kararın davalının yüzüne karşı verilmediği gözetildiğinde davalının doğrudan istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. Mahkemece 10.05.2024 tarihinde evrak üzerinde tedbir kararı verildiğinden ve davalı taraf, mahkemece verilen tedbir kararına karşı itirazlarını içerir dilekçe sunmuş ve bu dilekçe istinaf dilekçesi olarak Dairemize gönderilmişse de davalının yüzüne karşı verilmeyen tedbir kararı yönünden mahkemece öncelikle tedbire itiraz prosedürü uygulanmadan dosyanın istinaf incelemesine gönderildiği anlaşılmakla sunulan istinaf dilekçesi mahkemece tedbire itiraz olarak değerlendirilip HMK 394. madde hükümleri gözetilerek inceleme yapılması gerektiğinden dosyanın mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 sayılı HMK’nın 394. maddesi uyarınca gereği yapılmak üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 2-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf karar ve ilam harcı alınmış ise alınan harcın isteği halinde İADESİNE, 3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 352.maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 09/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1074, K. 2024/1607, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-22-hukuk-dairesi-2024-1074-e-2024-1607-k-45e6c4eca58f