Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2023/137 E. 2025/412 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/137
Karar No
2025/412
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/137 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN KARAR NO : 2025/412 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/06/2022 ESAS NO : 2021/638 E 2022/464 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 14/04/2025 YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkili aleyhine icra takibine konu edilen bonoda yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bononun gerçek bir alacak borç ilişkisine dayalı olmadığını belirterek müvekkilinin Ankara 16. İcra Dairesinin 2015/19946 esas sayılı dosyasında takibe dayanak bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibinin iptaline, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmesine rağmen davalının yargılamaya katılmadığı gibi kendisini vekille de temsil ettirmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda: Ankara 16. İcra Dairesinin 2015/19946 esas sayılı dosyasında takibe konu edilen bono altındaki imzaların davacının eli ürünü olmadığı, bu hali ile herhangi bir şekilde bonoya dayalı olarak davacıdan hak talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı, davacının takibe konu bono nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kabulüne, kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hükme karşı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ I-)Davacı vekili; müvekkilinin yargılamada vekille temsil edilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücretine karar verilmemesinin önemli bir hata olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararın kaldırılarak hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. II-)Davalı asil; davaya ve takibe konu senette davacı adına atılı bulunan keşideci imzasını senette aval veren sıfatıyla yer alan vekil Hüseyin Küçük tarafından vekaleten imza edildiğini buna rağmen davanın kabulüne karar verilemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; imza inkarına dayalı davada yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı burada varılacak sonuca göre davacı lehine vekalet ücreti takdirine yöneliktir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. I-)Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle senette keşideci adına atılı bulunan imzanın vekaleten imzalanmadığı gibi istinaf aşamasında dosyaya sunulan vekaletnamede vekil sıfatıyla imza atan dava dışı kişinin davacı adına kambiyo senedi düzenlemeye açıkça yetkili olmadığının anlaşılmasına göre davalı asilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. II-) Davacı vekilinin istinaf itirazının incelenmesine gelince: Davacı vekilinin istinaf istemi lehlerine vekalet ücreti takdir edilmemesine ilişkindir. Davacı taraf yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmiş olup, davanın kabulüne karar verildiğine göre davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece bu konuda gerekçe gösterilmeden davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamış, davacının vekalet ücreti takdir edilmemesine ilişkin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ne var ki bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesine ait kararın vekalet ücretine ilişkin olan bölümünün düzeltilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilerek davacı yararına yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 3-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/638 Esas 2022/464 Karar ve 28/06/2022 Tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-a)DAVANIN KABULÜ ile; Davacının Ankara 16. İcra Dairesinin 2015/19946 esas sayılı dosyasında takibe konu edilen keşidecisi davacı ...(...), lehtarı davalı ..., düzenleme tarihi 17/03/2015 olan 150.000,00 TL bedelli bonodan dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, b)Davalı alacaklının takip konusu bono lehtarı olması nedeniyle takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığı anlaşıldığından takibe konu bono bedeli olan 150.000,00 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 30.000,00 TL kötü niyet tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, c)Takibin iptaline yönelik talebin reddine, d)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.246,50 TL harçtan, dava açılışında alınan 2.561,63 TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 7.684,87 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, e) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 2.561,63 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı, 88,50 TL tebligat ücreti, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 34,15 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.738,68 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, f)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesap edilen 18.200,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, g)HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 10.246,50 harçtan peşin alınan 2.560,7‬0TL harcın mahsubu ile bakiye 7.685,80TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 279‬,00TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Karar tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince kesin olmak üzere 14/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/137, K. 2025/412, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-22-hukuk-dairesi-2023-137-e-2025-412-k-202ef8b8402c