Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2022/320 E. 2024/507 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/320
- Karar No
- 2024/507
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2022/320 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2024/507 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2021 ESAS-KARAR NO : 2019/585 E - 2021/701 K DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 26/04/2024 YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2024 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkilinin davalının faaliyet gösterdiği taşınmazın eski kiracısı olduğunu, taşınmazı tahliye ederken bir kısım malların bedeli karşılığında davalıya bırakıldığını, anlaşmaya göre, icra takibine konu olan 28/06/2019 tarihli faturada belirtilen eşyaların faturada belirtilen bedel üzerinden davalıya bırakıldığını, davalı tarafından fatura borcunun bir kısmının ödendiğini, 29.708,00TL bakiye fatura borcunun ödenmediğini, takip tarihinden sonra 10.600,00TL ödeme yapıldığını, bakiye borç olan 25.146,06 TL'nin ödenmediğini belirterek icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davacı ve müvekkili arasında yapılan görüşmelerde mobilyaların alımı konusunda pazarlıkların yapıldığını, anlaşılan tutarlar üzerinden bir kısmı şirket hesabına, bir kısmı ise şirket yetkilisinin hesabına olmak üzere toplamda 46.350,00TL yatırıldığını, demirbaşların satış bedellerinin bazılarının sürüncemede kalmasından dolayı davacının aralarındaki mutabakatın dışına çıkarak demirbaşları reel ve mutabakat değerinden fazla gösterdiğini, taraflar arasında satış konusunda mutabık kalınan ve davacı tarafından iade alınan malların devir tarihi itibariyle değerlerinin bilirkişi incelemesi ile sübuta varacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; davacının davalıya faturaya konu olan eşyaları teslim ettiği, taraflar arasında satışa konu malalrın bedeli hakkında tarafların mutabık kaldıklarını, ancak bakiye fatura alacağının tahsil edilemediği, dosyada bulunan icra takibi kapak hesabı incelendiğinde davacının davayı açmadan önce (icra takibinden sonra) davalı tarafından yatırılan 9.600,00 TL bedeli düşerek bakiye borç miktarı olan 25.146,06 TL üzerinden dava açtığı, davacı davasında haklı olup icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili; davaya konu fatura içeriğine itiraz edildiğini, bedelinin piyasa rayiçlerine göre tespiti gerektiğini, sözleşme bedeline KDV ilave edilmediğini, ayrıca KDV istenemeyeceğini, davacı tarafından faiz ve icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesini konu alan faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle fatura muhteviyatı malların davalıya teslim edildiği, mutabakat doğrultusunda belirlenen mal bedelinin ödenmediği, davalı tarafından takipten sonra davadan önce yapılan ödeme yönünden TBK'nın 100. maddesine göre yapılan hesaplama ile bulunan bakiye bedel üzerinden alacağın tayiniyle alacağın belirlenmiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.717,73TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 430,00TL harcın mahsubu ile bakiye 1.287,73TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 26/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."