Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/893 E. 2024/1086 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/893
Karar No
2024/1086
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/893 - 2024/1086 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/893 KARAR NO : 2024/1086 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2021 NUMARASI : 2021/56 E. - 2021/452 K. DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2021 tarih ve 2021/56 E. - 2021/452 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Kurumu vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2018/54540 sayılı "...", 2018/39305 sayılı "...", 2010/75036 sayılı " ... ", 2010/75045 sayılı " ... ", 2018/65166 sayılı "...", 2017/114824 sayılı "...", 2017/114827 sayılı "..." ve 2018/88060 sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, markaların ve özellikle “...” ve “...” ibarelerinin tanınmış markalar olup refleks olarak müvekkilini akıllara getirdiğini, davalı şirket tarafından 2019/80096 sayılı “... ” ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, başvuruya itirazları üzerine davalı firma tarafından “kullanım ispatı” talebinde bulunulduğunu, yapılan inceleme sonucunda başvurunun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2020-M-10395 sayılı kararıyla nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa başvurunun tüm sınıflar bakımından reddinin gerektiğini, markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğunu, kalan hizmetlerin de benzer olduğunu, müvekkiline ait markaların tanınmış markalar olduklarını, hedef tüketici kitlesinin aynı olduğunu, başvurunun şube açıldığı algısı yaratacağını, müvekkilinin markasından haksız bir yarar sağlayacağını ileri sürerek, YİDK’nın 2020-M-10395 sayılı kararının iptaline ve davaya konu 2019/80096 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, hükümsüzlük davası yönünden dava konusu markanın tescil edilmediğini; YİDK karar iptali yönünden, dava konusu 2019/80096 sayılı marka başvurusu kapsamında kalan ve eldeki davaya konu olan hizmetlerin "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." olduğu; taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında; davaya konu marka başvurusunda ön plana çıkan unsurun “...” ibaresi olduğu, davacı tarafın 2010/75036 ve 2018/54540 sayılı markalarının tescil sınıflarının aynı/benzer/ilişkili oldukları, davacıya ait bu markalarda da "..." ibaresinin davacı markalarının esaslı unsurlarından biri olduğu, “...” ibaresinin bilinen bir anlamının bulunmadığı, buna göre; daha önce davacıya ait 2010/75036 sayılı markayı kullanmama def'ine tabi olmayan "Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri.", davacıya ait 2018/54540 sayılı markayı "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." üzerinde gören veya işiten, davaya konu hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu 2019/80096 sayılı marka başvurusunu, davaya konu hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bu hizmetler ile davacıya ait markalar kapsamlarında yukarıda yer verilen hizmetlerin aynı veya benzer olması, markalar arasında "..." ibaresinin müşterek olarak bulunması ve bu ibarenin söz konusu markaların esaslı unsurlarından biri olması nedenleriyle, ilgili tüketici kesiminin dava konusu marka başvurusunu davacıya ait bu markalar ile ilişkilendirebileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu; mezkûr markanın geniş çerçevede “kültür ve eğlence etkinlikleri düzenlenmesi” bakımından sektörde belirli bir bilinirliğe ulaştığı söylenebilirse de çekişme konusu hizmetler açısından tanınmışlığından bahsedilemeyeceği, davaya konu hizmetlerin, davacı markasının bilinirlik sağladığı hizmetler ile bağlantısının bulunmadığı, dolayısıyla somut olayda SMK'nın 6/5. maddesi hükmü koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2020-M-10395 sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, markaların genel görünümünün farklı olduğunu, mahkemece benzer görülen markada " ..." ibaresinin baskın unsur olarak yer almadığını, "..." ibaresinin şekil unsuru ile birlikte ayırt ediciliği sağladığını, kullanım ispatı talebi sonucu benzer hizmetlerin başvuru kapsamından çıkartıldığını, kalan mal ve hizmetler yönünden markaların benzer olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... " ibareli başvurunun esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin bilinen bir anlamının bulunmadığı, davacı şirketin kullanım ispatı talebine konu olmayan 2018/54540 sayılı ve "..." ibareli markasında da "..." ibaresinin "..." ibaresine göre daha koyu harflerle yazıldığı ve esas unsur olarak yer aldığı, “...” harf diziliminden kaynaklanan benzerlik nedeniyle markaların işitsel ve kavramsal olarak birbirine yakınlaştığı, her iki markada da “...” harflerini aynı sıralamada gören tüketicinin işaretleri aynı kavramsal kökende algılayacağı, “...” ek unsurunun da başvuruya ayırt edicilik katacak mahiyette olmadığı, bu hale göre taraf markalarının aynı/benzer mal ve hizmetlerde kullanılması SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek olup, Markalar Dairesi Başkanlığı ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararları sonrası halen başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... Kurumu tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... Kurumu tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 12/07/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/893, K. 2024/1086, T. 10.06.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2022-893-e-2024-1086-k-0831a4607592