Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/470 E. 2024/709 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/470
- Karar No
- 2024/709
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/470 - 2024/709 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/470 KARAR NO : 2024/709 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2021 NUMARASI : 2021/64 E. - 2021/393 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali İle Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/12/2021 tarih ve 2021/64 E. - 2021/393 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı kurum vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, "..." ibaresinin 09 ve 42.sınıflarda tescili için yapılan 2019/71189 sayılı başvurularına, davalı Şirketin "... ..." ibareli markasına dayanarak yaptığı itiraz sonucunda başvurudan 42.sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkilinin 2011 yılından itibaren ...’nun ... ilçesinde “... ...” adıyla bilgisayar ve aksamları, notebook, netbook, server, firewall, kurumsal anti virüs çözümleri, projeye özel ya da firmanızın ihtiyaçlarına göre yazılım geliştirme, sistem kurulumu, network yapılandırması, teknik destek, danışmanlık, web sitesi oluşturulması, profosyonel logo, marka tescili, sistem entegrasyonu, outsourcing gibi hizmetler verdiğini, davalının “... ...” markası ile herhangi bir bağlantısı, benzerliği, ilişkilendirilme veya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markalar arasında görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketiciye hitap etmeyen “... ...” markasının savunma sanayiinde çok pahalı sanayi ürünü savunma mekanizmalarında kullanıldığını ileri sürerek, YİDK’in 2021-M-910 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, başvuru konusu marka ve redde mesnet markanın ön plana çıkan esas unsurun birbirinin tıpatıp aynısı olan “...” kelimesi olduğunu, fonetik, biçimsel ve anlamsal benzerlik nedeniyle, markaların umumi intibalarının da aynı olduğunu, başvuru konusu markada çok küçük şekilde alt kısımda yer alan “...” kelimelerinin de cins/çeşit/vasıf bildiren tali unsur konumunda olduğunu, markaların kapsadığı mal/hizmetler arasında aynılık bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ... Elektronik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili, "... ..." markasının tüketici nezdinde bilinirliği yüksek bir marka olduğunu, ... 35 mm parçacıklı dip tapalı akıllı mühimmatın davalı Şirket tarafından geliştirildiğini, davacının "..." markasının "... ..." markasından haksız yarar sağlayacağını, markanın ayırt ediciliğine ve itibarına zarar vereceğini, ... ibaresinin tanınmış marka olduğunu, her iki markanın da esas unsurunun “...” ibaresini içerdiğini, markaların hem sınıflarının aynı olması hem de görsel olarak benzer olması nedeniyle karıştırılma ihtimali oluşacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2019/71189 sayılı markanın kapsamındaki reddedilen 42.sınıf hizmetlerin tamamının, redde mesnet gösterilen davalıya ait önceki tarihli markalar kapsamında da birebir yer aldığı, markaların esas/baskın unsurları olarak yer alan “...” ibareleri bakımından markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal bir benzerliğin mevcut olduğu, tüketici nezdinde işaretler arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalini doğurabileceği, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili Şirketin iş alanının, bilgisayar, bilgisayar programları ve yazılım üzerine kurulu olduğunu, bu haliyle ... Elektronik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin ... ... markası ile herhangi bir bağlantısı, benzerliği, ilişkilendirilme veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı adına "... ..." ibaresinin başvuru tarihinden çok önceki tarihte ... ismi ile yine başvuru yapıldığını, "... ..." ibareli marka başvurularının 2018/38856 no. ile tescillendiğini, 2013/43335 no. ile de "..." markası için başvuruda bulunduklarını, müvekkilinin 2013 senesinden itibaren "..." ibaresini kullandığını, "..." markası ile "... ..." markasının tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığını, benzer alıcı çevresine hitap etmediğini, benzer ihtiyaçları gidermediğini, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olmadığını, birinin diğerini tamamlama imkânı olmadığını, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olmadığını,aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilemediğini, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka tescil başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile 2016/56777 sayılı ve "... ..." ibareli redde mesnet marka arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, başvuruda yer alan "-US" ekinin, şekil unsurunun ve uyuşmazlık konusu 42.sınıf yönünden ayırt ediciliği bulunmayan diğer tali unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, redde mesnet marka kapsamında, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 42. sınıf hizmetlerin aynen yer aldığı, HMK'nın 357. Maddesi uyarınca davacı tarafından yargılama sırasında ileri sürülmeyen, ilk kez istinaf dilekçesinde dayanılan müktesep hak iddiasının dinlenmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki YİDK sürecinde karşı görüşte değinilen 2018/38856 sayılı markanın tescil tarihi itibariyle de müktesep hak koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 04/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.