Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/294 E. 2024/637 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/294
- Karar No
- 2024/637
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/294 KARAR NO : 2024/637 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2021 NUMARASI : 2021/89 E. - 2021/411 K.
DAVACI VEKİLİ DAVALI : . DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/12/2021 tarih ve 2021/89 Esas - 2021/411 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2020/60120 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, marka kapsamında 35. sınıf hizmetlerin yer aldığını, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 5/1-b ve 5/-1c maddeleri uyarınca başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa anılan madde koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini, müvekkili başvurusunun bir bütün olarak renk, şekil ve sair unsurların bir araya getirilmesi ile oluşturulduğunu, doğrudan tanımlayıcı bir niteliğinin bulunmadığını, tüketicinin bu markayı herhangi bir emtia ile ilişkilendirmeyeceğini, markayı meydana getiren unsurların ayrı ayrı ya da bütün olarak tesciline engel bir durumunun olmadığını, bu ibareler ile tescil edilmiş çok sayıda markanın bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2020-M-11005 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 35. sınıf hizmetler yönünden tanımlayıcı bir ibare olup, herhangi bir ayırt ediciliğinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2020/60120 sayılı "..." ibareli davacı marka başvurusunun, 35. sınıfta reddedilen hizmetler bakımından SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri kapsamında tescilinin mümkün olmadığı, dolayısıyla dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınana bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, teknik bir inceleme ve değerlendirmeden çok kişisel ve subjektif kanaate dayalı olarak tanzim edilmiş bu rapora göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, mahkemece söz konusu rapora yaptıkları itirazlar değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, bu nedenle hükmün eksik incelemeye dayandığını, Google arama motoruna "..." yazıldığında ilk sırada müvekkiline şirkete ait internet sitesinin çıktığını, "..." ibaresinin, tek başına bir hizmet türü veya özelliğini ifade etmeyip ürüne ulaşmak için çağrışım yapan bir marka olarak müvekkilinin verdiği hizmete atıfta bulunduğunu, tüketicilerin bu markanın müvekkiline ait olduğunu bildiklerini ve markayı müvekkili hizmet ve ürünlerine ulaşmada kullandıklarını, bu haliyle hitap edilen kitle yönünden ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, başvuru konusu ibarenin doğrudan bir şekilde cins, vasıf, sınıf vb. gibi niteliklere işaret etmediğini, oysa marka hukukuna göre tanımlayıcı işaretlerin, tescili talep edilen mal ya da hizmetleri doğrudan tanımlayan ve bunlara doğrudan atıfta bulunan işaretler olduğunu, dava konusu başvurunun özgün bir yapıya sahip bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başkaca bir unsur içermediği, başvurunun bir bütün olarak tüketicinin satın almak istediği bir ürün ya da hizmete kolaylıkla erişimini sağlayabileceği ve satın aldığı ürün ya da hizmetin böyle bir şekilde kendisine ulaştırılacağı yönünde bir algı oluşturacağı, markasal bir algı yaratmayacağı, diğer bir deyişle bir işletmenin mal ve hizmetlerini bir başka işletmenin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olmadığı, dolayısıyla dava konusu başvurunun SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri karşısında tescilinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/03/2024
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...