Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/290 E. 2024/449 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/290
- Karar No
- 2024/449
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/290 - 2024/449 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/290 KARAR NO : 2024/449 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2021 NUMARASI : 2021/90 E. - 2021/346 K.
DAVACI VEKİLİ : DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/10/2021 Tarih ve 2021/90 Esas - 2021/346 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ile ... İlaç Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2017/52413 sayılı ve "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı Şirketin 2019/85044 sayılı “..." ibareli başvurusuna, anılan markasına dayalı olarak, yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, davalı Şirketin aynı ibareli başka bir başvurusu hakkında açtıkları davada markaları arasında iltibas bulunduğunun kabul edildiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 04.02.2021 tarihli ve 2021-M-763 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, taraf markaları benzer olmadığından başvurunun karışıklığa neden olmayacağını, tarafların markalarının anlamsal karşılıklarının farklı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu başvuru kapsamında yer alan 5. sınıf “Kadın ve erkeklerde güçlü antioksidan desteği ile gebelik insidansını artırmada kullanılan gıda takviyeleri.” mallarının, davacı şirketin itiraza dayanak markasında yer alan mallar ile aynı / aynı tür olduğu, tarafların marka işaretleri arasında da benzerlik bulunduğundan, SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'nın 04/02/2021 tarih 2021-M-763 sayılı kararının iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili, tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını, 5. sınıf malların tüketicileri nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvurunun görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklılaştığını, dava konusu ürünlerin reçeteli satılmasa da tıp doktorları ve eczacılar tarafından önerilerek kullanıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, mahkeme bilirkişi heyetine markacı akademisyen bilirkişi eklenmesine karar verilmesine rağmen hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişiler arasında markacı akademisyen bilirkişinin bulunmadığını, içinde akademisyen hukukçu ve uygulamanın içinde bulunan eczacının yer aldığı bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, hamile kalmak isteyen kadınların ortalama tüketici olarak nitelendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, dava konusu ürünün fiyatının yüksek olduğunu, satın almak isteyenlerin hata yapmayacağını, en azından eczacı tavsiyesi ile ürünü satın alacağını, "..." ibaresinin 5. sınıf yönünden jenerik bir ibare olup ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bilirkişi raporunda benzerlik değerlendirilmesi yapılırken söz konusu markaların kullanıldığı ürünlerin progesteron hormonunu destekleyen gıda takviyeleri olduğu ve T.C. Tarım Bakanlığı’nca mevzuata uygun olarak düzenlenen Takviye edici Gıdaların Onay İşlemleri Uygulama Talimatı’nda “Takviye edici gıdanın ismi, bileşiminde yer alan etken maddelere uyumlu olmalıdır. Aksi isimlendirmelere onay verilmez.” şeklindeki 41. maddesinin dikkate alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuruyu oluşturan "..." ve davacının itirazına mesnet "..." ibarelerinin görsel ve fonetik açıdan yüksek düzeyde benzer oldukları, başvurunun davacı markasından yeterince farklılaşmadığı, markaların kapsamlarının da aynı olması ve başvuru kapsamındaki ürünlerin reçetesiz de satılabilmesi nedeniyle, markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesinde ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, ilk derece mahkemesince alınan ve aralarında eczacılık fakültesinden profesör unvanlı öğretim üyelerinin bulunduğu heyetçe düzenlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı markasını oluşturan ibarenin tanımlayıcı olmadığı, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında davalı Şirket vekilinin bilirkişi heyetinde markacı akademisyen bilirkişinin bulunmadığı yönündeki istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalılar ... ile ... İlaç Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar ... ile ... İlaç Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıların uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/04/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.