İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/370 E. 2024/1025 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/370
Karar No
2024/1025
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/370 Esas - 2024/1025 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2024/370 Esas KARAR NO : 2024/1025 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ: 03/10/2024 K.YAZIM TARİHİ: 31/10/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; davalı tarafın Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yürüttükleri ilamsız icra takibinde borca itiraz ettiklerini ve takibin durdurulmasını istediklerini, akabinde icra takibin durdurulduğunu, borçlu şirketin itirazlarının haksız olduğunu, itirazın kötü niyetli olduğunu, borçlunun bu itirazının iptali gerektiğini, davalı firma ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun müvekkili şirkete ödenmesi gerekirken davalı tarafça müvekkiline faturaya konu 24.360,00TL'lik borcun ödenmediğini, davalı hakkında Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı olarak 24.360,00TL alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı şirketin haksız bir şekilde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, davanın kabulü ile borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı şirket tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, davalı şirketin ticaret sicil kaydı, tarafların 2023 yılına ait BA - BS formları, davacının ticari defter ve kayıtları, 06/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, iddia, dosyaya sunulan deliller ile davacı ait ticari defterlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, davacı ... ticari defterlerine göre 23.10.2023 takip tarihi itibariyle davacı ...’ın davalı ...’ten herhangi bir alacağının olmadığı, davalı ... davaya cevap vermediğinden ticari defterleri incelenemediği, Gelir İdaresi Başkanlığı’nca sunulan davalı 2023 yılı Ba formu ile davacının 2023 yılı Bs formlarının birbirini teyit eder nitelikte olduğu, bu anlamda davalının icra takibine yaptığı itirazın yerinde olduğu belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki nakliye hizmeti kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki nakliye hizmeti nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 31.10.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 06.11.2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davacı yan taraflar arasında nakliye hizmetinden kaynaklanan ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında davalı yana fatura tanzim edildiğini, faturaya konu ... - ... arası taşıma işinin yerine getirildiğini, ancak davalı tarafça fatura borcunun ödenmediğini iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadığından savunmaları tespit edilememiş, ancak borca itiraz dilekçesinden borcunun bulunmadığını savunduğu tespit edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 23/09/2023 tarihli KDV hariç 21.000,00TL, KDV dahil 24.360,00TL tutarlı fatura sebebiyle alacaklı olup olmadığı hususundadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 2 adet belge karşılığında KDV hariç 32.000,00TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 2 adet belge karşılığında KDV hariç 32.000,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir. Uyuşmazlık konusuna ve dava değerine göre iddianın tanıkla ispatı mümkün olmadığından davacı yanın tanık dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Davalıya tensip zaptı ve ön inceleme duruşması ara kararında verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulunduğu yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 06/09/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, uyuşmazlık konusu faturanın davacı kayıtlarına işlendiği, yapılan tahsilata ilişkin de kayıt bulunduğu, davacı defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı rapor edilmiştir. Dava konusu alacak, faturadan kaynaklanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarından gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere ... - ... arası nakliye hizmetine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça yapılan taşımaya ilişkin düzenlenen faturanın davacı kayıtlarına işlenmiş olması ve her iki tarafça vergi dairesine bildirilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde davacı yanın sözleşmesel ilişkiyi ve işin ifası yönündeki iddiasını ispatladığı, davalı tarafça sonuçları ihtar edilen kesin süreye rağmen defterler sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden davacı kayıtlarının davacı lehine delil olarak kabul edildiği, davacının kendi defter ve kayıtlarına göre davalı adına toplam 36.944,00TL tutarlı iki adet fatura tanzim edildiği ve karşılığında da toplam 36.944,00TL tutarlı tahsilat yapıldığı, davacının kendi kayıtlarında davalıdan bir alacağının bulunmadığı, bu kapsamda davacının davasının haksız olduğu, davalının itirazının haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından peşin alınan 294,21TL harcın mahsubu ile bakiye 133,39TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 03/10/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/370, K. 2024/1025, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-370-e-2024-1025-k-6327b2bb2ddf