İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/494 E. 2024/56 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/494
- Karar No
- 2024/56
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/494 Esas - 2024/56 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/494 Esas KARAR NO : 2024/56 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : TASFİYE MEMURU: VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2023 KARAR TARİHİ: 18/01/2024 K. YAZIM TARİHİ: 25/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkili aleyhine davalı şahıs tarafından Ankara Batı İcra Müdürlüğünde ... numaralı dosyasına kayıtlı icra takibi başlatıldığını, yapılan takibin hukuka aykırı olduğunu, alacağa dayanak kambiyo senedinin teminat senedi olup, hukuken geçersiz ve kambiyo senedi vasfını haiz olmadığını, bunun dışında müvekkilinin alacaklıya böyle bir borcu bulunmadığını, davalı-alacaklı tarafından, davacıya karşı Ankara Batı İcra Müdürlüğünde ... esas numaralı dosyası ile 60.000,00 TL tutarlı icra takibinde bulunuldığını, ödeme emrinin müvekkiline 07/12/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, bu takibe müvekkili tarafından Ankara Batı ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında (borca) itiraz edilmiş ise de süresinde olmadığı için itirazın reddedildiğini, müvekkilinin ..., ..., ... ve ... isimli arkadaşlarıyla birlikte ortak dershane açmaya karar verdiklerini, dershanenin açılış işlemlerinde kullanması için bir adet 60.000,00 TL değerinde teminat mektubuna ihtiyaç duyduklarını, arkadaşları olan ve aynı zamanda ortakları ...'nın damadı olan davalı şirket yetkilisinden bu konuda yardım istediklerini, bunun üzerine davalı şirket yetkilisinin, müvekkili ve arkadaşlarına ihtiyaç duydukları teminat mektubunu ... ... Şubesinden alarak verildiğini, karşılığında da davalı şirkete dava ve takip konusu edilen bononun verildiğini, bir süre sonra dershanenin kapatıldığını ve kredi mektubunun da ilgili bankaya iade edildiğini, davalının, o sırada kredi mektubu için teminat olarak aldığı bonoyu bankaya verdiğini, daha sonra iade edileceğini söylemiş ise de bu iade işlemini gerçekleştirmediğini, bir süre sonra da senedin kaybolduğunu söylediğini, söz konusu senedin arka kısmına teminat senedi olduğuna ilişkin şerh düşülerek, davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirket yetkililerinin senet üzerinde tahrifat yaparak "teminat senedidir" yazısını silip, başkaca tahrifatlar da yaparak icra takibine konu ettiklerini, bu konuda Sincan Cumhuriyet Savcılığına (... numara ile) suç duyurusunda bulunulduğunu, teminat senedi olarak davalıya verilen bono üzerinde ve arkasında tahrifat yapılarak kambiyo senedi haline getirilmeye çalışıldığını, davalı şirkete müvekkilinin borçlu olduğuna dair ticari defterlerinde bir kayıt da bulunmadığını, taraflar aralarında ne bir mal ne de hizmet alış verişi söz konusu olmadığını, tüm bu nedenlerle haklı davanın kabulüne ve Ankara Batı İcra Müdürlüğünde ... numaralı icra takibine konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının davasının haksız olup kabul etmediklerini, icra takibine konu senedin teminat senedi olmadığını, senette teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare yer almadığını, ayrıca, bu senedin teminat senedi olduğuna dair bir sözleşme ve yazılı belge de olmadığını, senetteki tüm borçlulara icra takibi yapıldığını, senelerdir yapılan hacizlere ve takibe diğer borçluların itiraz etmediğini, hiçbiri senedin teminat senedi olduğu iddiasında bulunmadıklarını, davacının da aralarında bulunduğu dava dışı kişilerce, söz konusu dershane açılacağı sırada, müvekkili şirketin kefil gösterilmek suretiyle, ... Bankası’ndan 60.000,00 TL’lik kredi çekildiğini, davacı ve diğer şahısların, kredi borcunu ödemediğini, bu nedenle müvekkili şirketin, kefil sıfatıyla kredi borcunu ödemek zorunda kaldığını, ... Şirketinin tasfiye edilirken, senet borçlularının, müvekkili şirkete, kefil sıfatıyla ödediği kredi borcuna karşılık, bu senedi verdiklerini, senette üç adet imza bulunmakta olup imzaların davacı ... ile dava dışı borçlular ... ile ...’e ait olduğunu, davacının, senette dava dışı ...’nın adının silindiği şeklindeki iddiasının da, söz konusu imzalar göz önünde bulundurulduğunda, önemi olmadığını, zira, ...’nın isminin, sehven yazıldığı için üzerinin çizildiğinin aşikar olduğunu, davacı, takip yapıldıktan sonra, “bu benim namus borcumdur, ben bu parayı ödeyeceğim.” diye şirket ortağı ...’a hem yanına gelerek, hem de ...’daki köyünde söz verdiğini, bu nedenle, davacının davasının, haksız ve kötü niyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddini, davacının, asıl alacağın en az %20’si oranında tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası, takibe konu senet, tarafların ticaret sicil kayıtları, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası, ... Bankası Genel Müdürlüğü cevabi yazıları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, teminat iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Kıymetli evrak, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır (bonoların düzenlendiği 27.01.2004 günü yürürlükte bulunan 6762 s. TTK m.557, 6102 s. TTK m.645 ve Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2.b., Ankara 1997, s.975; Kınacıoğlu, N.: Kıymetli Evrak Hukuku, 5.b., Ankara 1999, s.247). Bononun keşidecisi bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir taahhütte bulunmaktadır. Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Öztan, s.173; Poroy, R./Tekinalp, Ü.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 15.b., İstanbul 2001, s.25). Türk hukuk öğretisinde kambiyo senetlerinin içerdiği hakkın doğumu konusundaki baskın görüş sözleşme teorisi ile açıklanmakta bu da güven ilkesi ile desteklenmektedir. Bu teoriye göre kambiyo senedinin düzenlenmesi ile içerdiği hak derhal vücut bulmaz, borcun doğumu için ayrıca senedin borç altına girmek kastıyla lehdara da verilmesi yani teslime ilişkin bir de ayni sözleşmenin mevcudiyeti gerekir (Bozer, A./Göle, C.: Kıymetli Evrak Hukuku, 7.b., Ankara 2017, s.21; Yılmaz, A.L.: Kambiyo Senetlerinde Def’iler, İstanbul 2007, s.51; Öztan, s.106; Kınacıoğlu, s.30 vd.). Bu sözleşmenin kurulması Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri gereği karşılıklı ve aynı yöndeki iradelerin açıklanması ile mümkündür. İradelerin açıklanması ve sakatlanması konusunda da aynı Kanunun hükümleri dikkate alınır. Öte yandan, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. 6100 Sayılı HMK m. 201 gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların yazılı delillerle ispatlanması gerekir(Ankara BAM 22. HD nin 2017/527 E, 2017/442 K sayılı ilamı). Bu kapsamda takip dayanağı bononun TTK'nın 776. ve 777.maddeleri kapsamında zorunlu unsurları içerdiği, kambiyo vasfı niteliğinde olduğu, kimin emrine ödeneceği, düzenleme tarihi, düzenleme yeri ve vade tarihinin yazılı olduğu, açığa bono düzenlenmesi de mümkün olup anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı belge ile ispatlanabileceği, bononun tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının da yazılı bir belge ile ispatlanamadığı, takibe konu edilen bono üzerinde senedin teminat senedi olduğunu gösteren herhangi bir ibare yer almadığı gibi bu haliyle icra takibine dayanak yapılan söz konusu bononun hangi ilişkinin teminatı olduğunun ve ayrıca senet üzerinde davalı tarafından tahrifat yapıldığı ve diğer iddialarının kesin delille davacı tarafından ispatlayamadığına göre ispat külfeti davacı borçluda olup senedin teminat senedi olarak verildiği iddiasının davalı alacaklı tarafça da kabul edilmediği, davacı tarafça da açıkça yemin deliline de dayanılmadığından açılan davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.272,96 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 845,36 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/01/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı