İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/377 E. 2025/16 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/377
Karar No
2025/16
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/377 Esas - 2025/16 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/377 KARAR NO : 2025/16 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Ticari Şirket Feshi, Ortaklıktan Çıkmaya İzin Verilmesi, Ayrılma Akçesi Ödenmesi DAVA TARİHİ : 10/04/2023 KARAR TARİHİ: 08/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/02/2025 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın, 07.12.2012 tarihinde kurulan davalı şirketin %50 ortağı olduğu, 15.10.2020 tarihine kadar şirketin müdürlük yetkisinin müvekkili ... ve ... tarafından münferit yetkiler ile kullanıldığı, Müdürler Kurulu Başkanının ise aynı zamanda ... olduğu, 15.10.2020 tarihli Genel Kurulunda alınan karar ile müvekkilinin müdürlük yetkilerinin iptal edildiği, şirketi tek başına ...'ın münferit imzası ile temsil ve ilzam ettiği, Davalı şirketin, 2020 tarihinden itibaren herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, diğer ortak ... tarafından şirketin kapatılacağı, üzerindeki mal varlıklarının satılacağı beyan edilmesine rağmen, herhangi bir işlem tesis edilmediği, şirket ortağı olarak şirketin gidişatı ve durumu hakkında bilgi almak amacıyla 15.05.2022 tarihinde € posta ile 15.02.2023 tarihinde ise noter vasıtasıyla ihtamame yoluyla davalı şirkete başvurduğu, noter ihtarının, şirketin adresinde faaliyet göstermediği gerekçesiyle iade edilmesi, ve mail ile gönderileh talebin, davalı şirket müdürünün bilgi vermemesi nedeniyle, bilgi alma hakkının ortadan kaldırıldığı, Şirket üzerindeki tüm demirbaş ve araçların şirket adresinde bulunmadığı, nereye taşındığının da bilgisinin bulunmadığı, şirketin varsa devam ettirdiği veya tamamlanan yahut iptal edilen projelerin olup olmadığının bilinmediği, şirketin kar dağıtımı yapmadığı, TTK'nun 636 maddesinin 3 fıkrası gereği, haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, bu minvalde, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiği, şirketin kar dağıtımı yapmadığı, şirketin titaret sicil gazetesinde belirtilen merkez adresinde bulunmadığı, şirketin faaliyetlerini durdurduğu, her geçen gün zarara uğradığı, şirket müdürünün, müvekkilinin ticari itibarını zadeleyecek eylemlerde bulunduğu, şirketin ticari e-imza e-imza e-imza e-imza defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, bu şekilde şirketin devamı ve şirketin amacını gerçekleştirmesinin mümkün bulunduğu, Açıklanan nedenler ile, davanın kabulüne, şirketin feshine, aksi kanaatte olunması halinde ise müvekkilin ayrılma akçesi hesaplanarak çıkarılmasına karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı usulüne uygun tebliğ rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirketin feshi ile davacının davalı şirketten çıkmasına izin verilmesi ve ayrıla akçesinin tespiti ile ödenmesi istemlerine ilişkindir. Bilindiği gibi 6102 sayılı TTK'nın 636/(3) maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemede şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağı şirketten çıkartılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." şeklinde düzenleme mevcuttur. TTK’ununda Limited şirkette haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplere de örnek madde metninde yer verilmemiştir. Ancak Anonim Şirkete ilişkin TTK 531. Maddesine ait gerekçede tasarıda ... öğretisinde genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldiği ifade edilmiştir. Doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. Doktrinde haklı sebeplerin görünüm biçimlerini "çoğunluk gücünün kötüye kullanılmasına ilişkin sebepler", "kişisel sebepler" ve "ortaklığa ilişkin sebepler" olarak üç büyük gruba ayırdıkları ve örneğin eşitlik veya hakların sakınılarak kullanılması gibi azınlığın korunmasına ilişkin temel ilkelerin ihlalini, pay sahiplerinin mali nitelikteki ve/veya yönetime katılma haklarını ihlal eden uygulamaları, pay sahibinin kişisel uyuşmazlık çıkarmasını veya bazen onun kişiliğinde diyelim iflas, ölüm, kısıtlanma gibi gerçekleşen bazı nedenleri, ortaksal yükümlülüklerin ihlalini, pay sahiplerinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranılmasını, taraflar arasında imzalanmış bulunan pay sahipleri sözleşmesinin ihlalini, nihayet şirketin kötü yönetilmesini, amacını elde etmesinin olanaksızlaşmasını ve/veya organlarının karar alma yeteneğini yitirmesini haklı sebebe örnek olarak verdikleri gözlemlenmektedir (Ömer Teoman, Yaşayan Ticaret Hukuki Mütalaalar 15. Kitap 2012-2013, s. 294). Hakim her somut olayda haklı sebep bunup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir. Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebeplerde haklı sebep olarak ileri sürülebilir. Somut olayda ortaklar arasında mevcut anlaşmazlığın ceza davasına konu olduğu, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile diğer ortak ...'ın davacıya karşı tehdit ve hakaret eylemi nedeniyle mahkum olduğu bu durumda ortaklığın çekilmez hale geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkememizce feshin son çare olduğu ilkesi dikkate alınarak davacı ortağın haklı nedenlerle şirketten çıkarılmasına karar verilmiş ancak ayrılma akçesi hesaplanmadığından bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. e-imza e-imza e-imza e-imza HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, hesaplanamadığından ayrılma akçesi ödenmesine yer olmadığına, 2-a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafından yatırılan 179,90TL peşin harç ve 179,90TL başvuru harcı olmak üzere toplam 359,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 3.000,00TL bilirkişi ücreti, 508,50TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.508,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/01/2025 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/377, K. 2025/16, T. 08.01.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-377-e-2025-16-k-268336e05061