İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1260 E. 2024/1285 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1260
Karar No
2024/1285
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1260 Esas - 2024/1285 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/1260 Esas KARAR NO : 2024/1285 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/12/2023 KARAR TARİHİ: 26/11/2024 K. YAZIM TARİHİ: 05/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında mevcut ticaret nedeniyle davalının müvekkilinden mal aldığını, müvekkilinin malların teslimini yaparak faturalarını düzenlediğini ve davalıya tebliğ ettiğini, faturalara ilişkin davalının herhangi bir itirazının olmadığını, müvekkilinin teslim ettiği malların parasını alamadığını, hesaptan kaynaklı bakiye alacağın tahsili maksadıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket tarafından süresinde yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle icra takibinin durduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalı/borçlu tarafça Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlarda devamına, davalı taraf aleyhine asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin 100 KW ... Türbini siparişini üretmek amacıyla ürünün en önemli parçası olan kanat üretimini davacı şirkete verdiğini, davacının ise daha önce rüzgar türbini kanadı yapmamış olduğunu, ilgili kanatlara gidecek malzemeyi belirleyip satın alımdaki maliyeti karşılayacak şekilde üretim maliyetinin ödemesini konuşulan miktarlara göre aldığını, ancak ürünün ana hatları çıkmış olup birleştirme ve tamamlamanın yapılmamış olduğunu, davacının teslim etmiş olduğu ürünlerin eksik olması sebebiyle müvekkili şirket tarafından kullanılmasının mümkün olmadığını, ek olarak sunulan fotoğraflardan da görüleceği ve yerinde inceleme ile de tespit edileceği üzere ürünün kullanılabilmesi için kanatların birleştirilmiş şekilde teslim edilmesinin gerektiğini, davacının ürünü tam ve kullanıma hazır şekilde müvekkiline teslim etmediğini, ürünün maliyeti gereği davacı şirketin katların final yüzeylerini ve hücum yüzey katlarını eksik bırakmaması gerektiğini, ancak söz konusu yüzey katları eksik bırakılmış olduğundan müvekkili şirketin saplamaları yayamadığını ve flanşları yerleştiremediğini, bu sebeple ürünün halen kullanılamadan durduğunu, davacının teslim etmiş olduğu ürünlerin müvekkilinin üründen beklediği faydayı ortadan kaldıran eksiklikler içermekte olduğunu, her iki tarafın anlaşmaları kapsamında izah edilen birleştirmelerin yapılmaması ve bu haliyle teslim edilmesinden ötürü müvekkil şirketin davacı şirkete bu eksikliklerin giderilmesini ve işin tamamlanmasından sonra ücretin geri kalanını ödeyeceğini belirttiğini, ancak davacının söz konusu ürünleri iade alıp eksiklerini gidermediğini, bu sebeple müvekkilinin ayıplı ifa hükümlerine dayanarak davacı şirketten hakkı olan bedelde indirim yapılmasını talep ettiğini, davalının hem ayıplı ifada bulunduğunu hem de bu ayıbı gidermeyerek müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkili ve davacı arasında oluşan güven ilişkisi sebebiyle sözleşme dahi yapılmadığını, tüm görüşmelerin taraflar arasında sözlü olarak gerçekleştiğini, bu sebeple tüm sürecin tanıkları ve yerinde yapılan inceleme ve keşif doğrultusunda ispat edileceğini beyan ederek takibin iptaline, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise, öncelikle müvekkili şirkete ayıplı olarak teslim edilen ürünlerin ve bu doğrultuda uğranılan zararın artan oranlarla avans faizi ile tespitine, bilirkişi tarafından tespit edilen müvekkili şirket zararının davacının iddia edilen alacağından mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, ticari defter ve belgeler, BA-BS formları, 27/05/2024 ve 03/10/2024 tarihli bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 08/11/2023 tarihli ödeme emri ile 120.081,89 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 13/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 20/11/2023 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 01/12/2023 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 120.081,89 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise dava konusu ticari ilişkiyi kabul etmekle birlikte faturalara konu rüzgar tribününün ayıplı olduğunu bu nedenle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Taraflar arasında icra takibine konu ticari ilişki konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf alacağa konu rüzgar tribünlerinin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıp ihbar süre ve şekil şartlarına uyulup uyulmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından sipariş üzerine imal edildiği açıkça belli olunduğundan ve davalı tarafça da bu durum kabul edildiğinden uyuşmazlığın imal standartlarına aykırılık taşıdığı iddiası da gözetilerek taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğinin eser sözleşmesi olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Bu nedenle rüzgar tribünü ve kanatları üzerinde ayıplı olup olmadıklarının tespiti ve taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla alınan 27/05/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; "...Dosya kapsamı, yerinde yapılan inceleme ve taraf kayıtlarının incelenmesi neticesinde, Davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 08.11.2023 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 120.000,00 TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamındaki 2022 yılı BA-BS formları incelendiğinde, tarafların beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu dava konusu alacağın dayanağı faturaların taraflarca beyan edildiği, Davacının kayıtlarına göre; icra takip tarihi itibariyle davalıdan 120.081,89 TL alacaklı olduğu, Davalının kayıtlarına göre; icra takip tarihi itibariyle davacıya 120.081,89 TL borçlu olduğu ; Davalının adresinde yerinde yapılan keşif sonrası davalı vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu şekilde davacı tarafından imal edilip davalı yana teslim edilen 100 KW kapasiteli 6 adet rüzgar tribün kanat parçalarının açık ayıp mahiyetinde eksikleri olduğu ve bu haliyle kullanıma hazır olmadıkları, dava dosyası kapsamında imalatı yapılan rüzgar tribünü kanat parçalarındaki eksikliklerin kimin sorumluluğunda olduğunu gösterir somut bir bilgi ve belge olmadığı, şayet Mahkemece, yapılan imalattaki üretim ve birleştirme mahiyetindeki ayıpların yüklenicinin sorumluluğunda olduğu hükmüne varılırsa, davalının teslim almış olduğu 6 parça üzerindeki eksiklikleri ve birbirine bağlantısı için işçilik giderlerini detaylı şekilde belirleyip, davacı yandan talep ettiği takdirde maliyet hesabı yapılabileceği, mevcut durumda davalının imal edilen rüzgâr tribünü kanatlarını teslim aldığına dair bir tutanak ve davalının alınan parçalardaki ayıpları davacı yana resmi olarak bildirdiğine dair dosya içeriğinde bir belge olmadığı, açık ayıp mahiyetinde olan bu ayıpların davalı tarafından davacıya makul süre içerisinde bildirip bildirmediği hususunun da yüce mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Taraflarca iş bu rapora itiraz edilmesi üzerine alınan 03/10/2024 tarihli raporda özetle; "...kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmaksızın; yapılan keşif sonrası dava konusu rüzgâr tribünü kanat parçaların sahada kullanılabilmesi için eksikleri olduğu, ancak ürünlerin tam bitmiş durumunu gösterir dosyaya kazandırılan somut bilgi, belge ve taraflar arası sözleşme olmadığından eksik işin sorumluluğunun taraflardan kime ait olduğunun mahkemenin takdirinde olabileceği, yine imalatı talep edilen kanatların bitmiş halinin ne olacağı somut şekilde ortaya konmamışken eksik işle alakalı heyetimizin yapacağı tahmini hesaplamaların gerçekçi olmayacağı, davacı tarafından imal edilerek davalı tarafa teslim edilen dava konusu 6 adet demonte konumdaki rüzgâr tribünü kanat parçalarının keşif tarihine kadar davalı tarafından hiçbir şekilde kullanılmadığı ve bu malzemelerin zamana bağlı durduk yerde hasarlanmasının da söz konusu olmayacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı tarafından imal edilip davalı yana teslim edilen 100 KW kapasiteli 6 adet rüzgar tribün kanat parçalarının açık ayıp mahiyetinde eksikleri olduğu ve bu haliyle kullanıma hazır olmadıkları, davalı tarafından hiç kullanılmadığı anlaşıldığından kullanıma ya da montaja bağlı bir ayıp olamayacağı hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi, yapılacak işin davacı tarafından hangi aşamaya kadar yapılacağı, üretimin hangi aşamaya kadar yapılacağı, montajın kimin sorumluluğunda olduğu konusunda dosya kapsamında herhangi bir bilgi belge bulunmamaktadır. Bu durumda ticari teamülün, ticaret hayatının ve en önemlisi de eser sözleşmesinin gerekliliği olarak davacının(yüklenicinin) eser sözleşmesine konu ürünü aksine bir anlaşmayı ispat etmedikçe tam ve eksiksiz olarak ekonomik fayda sağlayacak şekilde davalıya teslim etmesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir. Bu minvalde yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı tarafından imal edilip davalı yana teslim edilen 100 KW kapasiteli 6 adet rüzgar tribün kanat parçalarının açık ayıp mahiyetinde eksikleri olduğu ve bu haliyle kullanıma hazır olmadıkları ile bundan davacının açık ayıp nedeniyle sorumlu olması gerektiği açıktır. Ne var ki; TTK'un 23. maddesinde " malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkca belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkca belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malin ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür" denmektedir. TBK 223. Maddesinde, 'Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.' denmektedir. TTK 18/3. Maddesinde 'Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.' denmektedir. Dava konusu ürünlerin açık ayıplı olması nedeniyle TTK'nın 23. Maddesi gereğince davalının iki gün içerisinde ayıp ihbarında bulunması, bu ihbarı da TTK'nın 18/3.maddesi gereği yapması gerekmektedir. Davalı tarafından bu hususta dosyaya delil sunulmaması ve cevap dilekçesinde bu hususa değinilmemesi üzerine öninceleme duruşmasının 2 nolu ara kararıyla ihtaratlı olarak kesin süre verilmiş ancak bu kesin süre içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğuna ilişkin bir belge sunmadığı gibi bu hususta beyanda da bulunmamıştır. Bu hususta davacı vekili de aşamalarda ve 18/10/2024 tarihli beyan dilekçesinde ayıp ihbarında bulunulmadığı itirazında bulunmuştur. Netice itibariyle; alıcı malı teslim aldıktan sonra belirli süre içinde malda bir ayıp tespit ederse, satıcıya derhal bildirmek zorundadır. Aksi halde, malın teslim anındaki durumu ile kabul edildiği varsayılır. Davalı da verilen kesin süreye rağmen bu durumu bildirdiğine dair bir bilgi belge sunmamıştır. Buna göre; davacı tarafından, davalıdan alınan rüzgar kanat tirbünlerinin ayıplı olduğuna yönelik olarak TTK 23 madde yollamasıyla TBK 223 maddesinde ve TTK 18/3. maddesinde belirtilen sürelerde ve şekillerle ihbar yapıldığına dair herhangi bir delil ibraz edilmediğinden bu husus ispatlanamamıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/15674 esas, 2017/2852 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 15.HD 2011/4986 esas, 2012/3539 karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır. Bu durumda, davalı tarafından ihtilaf bulunmayan malın teslimi hususunda malı olduğu gibi kabul etmiş sayıldığından tarafına gönderilen mallar ile ilgili ayıp iddiasına dayalı itirazının yerinde olmadığı, ticari defterler, BA-BS formları ile de sabit olduğundan takibin devamına ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE ; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, 2-120.081,89 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 8.202,80 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.450,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.752,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.340,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 1450,29 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.758,54 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 259,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 8.259,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/11/2024 Katip Hakim e-imza e-imza

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1260, K. 2024/1285, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1260-e-2024-1285-k-5252b6b064a7