İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/8 E. 2024/1169 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/8
- Karar No
- 2024/1169
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/8 Esas - 2024/1169 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2018/8 Esas KARAR NO : 2024/1169 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : 1- VEKİLLERİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 01/02/2017 KARAR TARİHİ: 31/10/2024 K. YAZIM TARİHİ: 18/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili; müvekkilinin eşyalarını depolamak için davalı ... Şti. İle sözleşme yaparak eşyalarını teslim ettiklerini, depoda çıkan yangın neticesinde eşyalarının bir kısmının yanarak telef olduğunu, kalan eşyalar hakkında müvekkillerine hiçbir bilgi verilmediğini, yangın sonrası kalan malların kasıtlı olarak ortadan kaybedildiğini, eşyaların nerede olduğunu müvekkillerinin bilmediğini, davalı şirketin, müvekkillerini yangından uzun bir süre sonra haberdar ettiğini, bu süre içerisinde de müvekkillerinin depo kirası ödemeye devam ettiklerini, davalının bu şekilde haksız kazanç elde ettiğini, müvekkillerinin meydana gelen kazada tüm mal varlıklarını yitirerek büyük bir maddi kayba uğradığını ve manevi değeri yüksek hediyelerin de zayi olması sebebiyle geçmiş anıları da yok olduğundan, telafisi yüksek manevi zarar yaşadıklarını belirterek, davacılar yararına toplamda 510.000,00TL maddi tazminata, 10.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyasının 20/12/2017 tarihli celsesinde, açılan davanın herbir davacı yönünden ayrı ayrı tefrikine karar verilmekle, davacı ... yönünden ayrılan dava Mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir. Davacı ...'ın talebinin 80.000,00TL maddi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. CEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili; müvekkili şirket nezdinde ... sayılı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi mevcut olup, teminatların poliçenin ön yüzünde yer aldığını, ... sayılı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesinde mevcut 3. Şahıs emtia teminatı sebebiyle ikame edildiğini, davayı kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, poliçede mevcut 3. şahıs emtia teminatında mevcut 100.000,00 TL lik limitin ödemelerle tüketildiğini, bu sebeple müvekkili şirketin başkaca bir tazminat yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, poliçenin işlerlik kazanabilmesi için, zararın oluş şeklinin incelenmesi ve kusurun kime ait olduğunun belirlenmesi ve bunun sonucunda zararın meydana gelmesinde sigortalıya terettüp edecek hukuki bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bakiye tazminat yükümlülüğümüz kaldığını kabul manasına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilecekse poliçede mevcut muafiyet ve klozlar çerçevesinde sorumluluğu bulunduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin ancak ve ancak gerçek ve doğrudan olan zarar kalemleri için teminat verdiğini, davacı tarafın taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan Poliçe Teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kabul manasında olmamak üzere işbu dava tarihine kadar müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını, işbu nedenle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi itibariyle yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili; zaman aşımı defi, husumet itirazında bulunduklarını belirterek, yangının, anılan işyerinde gerekli bütün önlemler fazlasıyla alınmış olmasına rağmen, müvekkili şirketin hiçbir kusur ya da ihmali bulunmaksızın dava dışı ... Şirketi ve çalışanlarının haksız fiili neticesinde ortaya çıktığını, müvekkili şirkete ait deponun TS EN ISO 9001 belgesine uygun olarak inşa edilmiş olup; ayrıca hırsızlık ve yangın gibi olaylara duyarlı sensörlerle donatıldığını, bu sensörlerin, yangının meydana geldiği tarihte müvekkili şirketin çalıştığı güvenlik şirketi ... tarafından sürekli olarak kontrol edilmekte olduğunu, nitekim olay günü yangının çıkış anı da ... adlı firmanın sistemine düşen uyarı neticesinde tespit edildiğini ve derhal itfaiyeye haber verildiğini, ayrıca anıları depo içinde ve dışında bulunan toplam 4 adet güvenlik kamerası da 24 saat görüntülü kayıt almakta olduğunu, anlaşıldığı üzere, söz konusu deponun tüm güvenlik önlemleri alınarak faaliyet gösterdiğini, ilgili dönem boyunca da devamlı olarak korunmakta olduğunu, 2 Şubat 2015 tarihinde meydana gelen yangının ise, müvekkili işyerinin arka bitişiğinde yer alan davalı ... şirketi'ne ait işyerinin çatısında yapılan kaynak işlemi sırasında çıktığı ilk olarak görgü tanıklarının beyanları uyarınca müvekkili tarafından öğrenildiğini, müvekkili işyerindeki kamera kayıtları incelendiğinde de yangının işyeri içerisinde oluşan bir durum nedeniyle ortaya çıkmadığının görüleceğini, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, gerçeklerle bağdaşmadığını, davacı ..., taraflar arasında akdedilen 29.8.2009 tarihli depolama sözleşmesi uyarınca 101 kalemde sınıflandırılan muhtelif eşyasını müvekkiline verdiğini, aynı sözleşmenin 5. Maddesinde belirtildiği üzere, eşyaları için sigorta yaptırmayı tercih ettiğini, sözleşmede sigorta bedelini bizzat kendisi tayin ederek ve yazarak 10.000,00TL olarak belirlediğini, yangından sonra sigorta şirketinin sigorta bedelini kendisine ödemesi için müvekkilinin bizzat çaba sarf ettiğini, nitekim 17.3.2015 tarihinde ... Sigorta Şirketi tarafından sigorta bedelinin davacıya ödendiğini, davacının, eşyalarının değerini 10.000,00 TL olarak belirlediğini, sigorta şirketinden de parasını aldığını, bu sebeple davacının başkaca bir talep hakkı da söz konusu olmadığını, aksi durum sebepsiz zenginleşme anlamına gelmekte, aynı zamanda Medeni Kanun madde 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılmasının tipik örneğini oluşturmakta olduğunu, bir an için davacının sigorta bedelini eksik olarak göstermiş olduğunun kabulü halinde dahi, bu sefer de kendisinin sigorta mevzuatı uyarınca sorumluluğu söz konusu olacağını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyası, Kahkamankazan Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, sigorta kapsamında yapılan ödemeler, 01/11/2019 tarihli bilirkişi heyet raporu, 27/01/2024 tarihli ikinci bilirkişi heyeti raporu, 04/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi heyeti 01/11/2019 tarihli raporunda özetle; ... Şti.'nin ; Deponun İtfaiye Raporunda tek katlı ve 420 m2 olduğu, Yangın Yönetmeliği Madde 96'da 1000 m2 üstündeki depolarda Yangın dolabı konulmasının mecburi olduğu ifadesi(Mevcut malzemelere az hasar verme açısından Gazlı söndürme Sistemi tercih edilebilir), dava dosyasında yangın yükü hesabı olmadığı, mevcut Deponun Yangın tehlike sınıfının İş yeri Ruhsatı da verilmesi nedeniyle uygun kabul edildiği, bu yangın sonucu hasarın azaltılmasının Yangın Yönetmeliği dışında alınacak tedbirlerle azaltılacağının da aşikâr olmasına rağmen, dava dosyasında yukarıda bahsedilen Risk değerlendirmesi, Yangın yükü, Deponun Yangın sınıfi hakkında bilgi, belge ve delil olmadığı da göz önüne alınarak mevcut Yangın Yönetmeliğine aykırı bir durum tespit edilemediği için kusursuz olduğu, ... Sigorta A.Ş.'nin ; Sigorta Poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, alacak bedelinin 102.037,02 (YüzİkiBinOtuzYedilİki) TL hesaplandığı bildirilmiştir. İkinci bilirkişi heyeti 27/01/2024 tarihli raporunda özetle;,kusur yönünden: davalıların acil durumlara (yangın acil durumlar arasında öncelikli olarak değerlendirilmelidir.) ilişkin yapılması gereken hususları ilgili mevzuat kriterlerine göre yapmadığı, Nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere yapılan teknik tespitler çerçevesinde; ortaya çıkan sonuçtan davalı ... Şti. yönünden illiyet bağı bulunduğunun değerlendirildiği,davacı müşterek ve müteselsil tahsil talebinin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; kusur durumu yönünden; Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından belirlenen ve Başkanlığın resmi internet sitesinde yayınlanan “Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar”ın;“Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu. kusursuz. yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeyi ifade eder.” şeklindeki 27. maddesi gereği tarafların kusur oranı noktasında değerlendirme yapılamadığı, takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, eşya zararı yönünden, yapılan açıklama ve değerlendirmeler ile Sayın Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında (seçenekli olarak tarafların kabulünde olan eşya listesi ile davacının sunduğu fiyat içerir eşya listesine göre ayrı ayrı hesaplama yapılması,) hazırlanan zarar gören eşyalara liste TABLO :1 halinde rapor ekindeki (Udf formatında tablo belirgin olmadığı için ekte PDF formatında sunulmuştur.) şekilde tespit edildiği, tabloda açıklandığı ve hesaplandığı üzere taraf ve tanıkların beyanları gözetilerek oluşturulan ve olay sonucu zayi olduğu değerlendirilen eşya bedellerinin olay tarihi itibariyle toplam 58.530,00 TL olacağının hesap edildiği, davacı tarafın talep ettiği eşya bedellerine ilişkin liste Tablo 1 de belirtilmiş olup davacı tarafından değerleri belirtilen eşyaların toplam bedelinin 63.400 ABD doları olarak belirtilmiş olup olay tarihi itibariyle (02.02.2015) Efektif ABD dolar satış kuru 2.4316 dır. Buna göre; 63.400 x 2.4316 = 154.163,44 TL olacağı hesaplandığı, davacının faiz ve manevi tazminat isteminin takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu,sigorta yönünden: Davalı ... A.Ş nezdinde düzenlenen ... numaralı poliçe üzerinden davacı ...'a herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediği, Davalı ... A.Ş. tarafından düzenlenen poliçe 3. şahıs emtea yangın sorumluluk teminat limitinin 100.000,00-₺ olduğu, davalı ... A.Ş.'nin düzenlediği sigorta poliçesi 3. şahıs yangın emtea teminat limiti 100.000,00-₺' e kadar dava dışı 3. şahısların zararlarına ilişkin ödemeleri 2015 yılında yapması nedeniyle teminat limitinin dolduğu ve bakiye sorumluluğu bulunmadığı bildirilmiştir. İkinci bilirkişi heyeti 04/04/2024 tarihli ek raporunda özetle; kök raporda yangın olayıyla ilgili ayrıntılı olarak belirtilen hususlarla ilgili dosyaya yeni bir belge eklenmemesi, yeni bir olgu ortaya çıkmaması sebebiyle söz konusu kök raporda belirtilen kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı,kusur yönünden: söz konusu alanda kolay yanabilir malzemelerin depolanması ve bu alanda ilgili mevzuat kriterlerine göre yangına karşı önleyici tedbirlerin gereği gibi yerine getirilmemesi sebebiyle yangının başladığı ve yangını sınırlayacak tedbirlerin de alınmamış olmasından dolayı yangının büyüdüğü, söz konusu alanda tüm davalıların acil durumlara (yangın acil durumlar arasında öncelikli olarak değerlendirilmelidir.) ilişkin yapılması gereken hususları ilgili mevzuat kriterlerine göre yapmadığı, nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere yapılan teknik tespitler çerçevesinde; ortaya çıkan sonuçtan davalı ... Şti. yönünden illiyet bağı bulunduğunun değerlendirildiği ve davalı ... Şti.'nin söz konusu yangın olayının meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu,eşya zararı yönünden: kök raporda dosya muhteviyatın yer alan dokümanlar kapsamında davacının meydana gelebilecek zarar hesabına ilişkin görüşlerimiz belirtilmiş olup, kök rapordan sonra dosyaya sunulan belgelerle birlikte dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler detaylı olarak tekrar incelenmiş, kök raporda yer verilen değerlendirme ve görüşlerimizin değişmesine yol açacak ve aksini ortaya koyacak nitelikte herhangi bir bilgi, belge ve hususun bulunmadığı görülerek, mevcut veriler ışığında görüşlerimiz de değişiklik olmadığı, sigorta yönünden: kök raporda sigorta poliçesi teminat ve limitleri ile dava dışı taraflara yapılan tazminat ödemeleri kapsamında inceleme ve değerlendirmelere istinaden görüşlerimiz bildirilmiş olup, kök rapor da yer verilen görüşlerimiz de değişiklik olmadığı bildirilmiştir. GEREKÇE : Dava, davalı ... Şti.'ne ait depoda çıkan yangın nedeniyle davacının uğradığı iddia edilen zararların sorumlulukları oranında davalılardan tazmini istemine ilişkindir. 02/02/2015 tarihinde, ... adresinde bulunan davalılardan ... Şti.'ne ait depoda meydana gelen yangın sonucu deponun ve içindeki eşyaların kullanılamaz hale geldiği, depo içindeki davacının da aralarında bulunduğu 3. Kişilere ait eşyaların zarar gördüğü, davacının eşyalarının zarar görmesi sebebiyle maddi tazminat talepli işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Kazan Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespit ile alınan bilirkişi raporunda, yangının elektrik tesisatından çıkmadığı, yangının işyerinin arka tarafından başladığı tespit edilmiş ancak yangının çıkış sebebine ilişkin kesin ve net bir tespite yer verilmemiştir. Dosyaya kazandırılan ... İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nın 02/02/2015 tarihli yangın raporunda, yangının çıkış yerinin davalı şirkete ait deponun çatı arka sol köşesi ile davadışı ... Şirketi'ne ait işyerinin çatı arka sağ köşesinin birleştikleri nokta olduğu, ancak çıkış sebebinin belirlenemediği anlaşılmıştır. Davalıya ait depoyu sigortalayan davalı ... Anonim Şirketi tarafından zarar gören 3. Kişiye yapılan ödemenin davadışı ... Şirketi ve çalışanlarına rücusu için Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan ... Esas sayılı davada alınan 15/08/2016 tanzim tarihli raporda, davalıların çıkan yangından sorumlu olmadıkları ve davacının rücu hakkının bulunmadığı rapor edilmiştir. Yangın olayıyla ilgili başlatılan soruşturma neticesinde sanıklar hakkında taksirle yangına sebep olma suçundan düzenlenen iddianameyle Kazan Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı, yapılan kovuşturma neticesinde, ... Şirketi çalışanları ... ve ... hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek onama ile 01/11/2022 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Haksız fiilden dolayı sorumlu olabilmek için kusurun bulunması şarttır. Bu açıklamalara göre, meydana gelen yangının çıkış sebebinin gerek ceza dosyasında, gerek tespit dosyasında, gerekse rücu dosyasında tespit edilemediği, yangın raporunun da yangının çıkış sebebine dair bir tespit içermediği, dosya kapsamında sunulan delillerin yangının çıkış sebebi ve buna göre kusurun kime ait olduğunun tespiti için yeterli olmadığı, bu itibarla yangının çıkmasında kusurun kime ait olduğu belirlenememiştir. Davacı ile davalı ... Şti. arasında depolama sözleşmesi akdedildiği, davacıya ait eşyaların(kullanılmış ev eşyası) 29/08/2009 tarihinde davalıya ait depoya alındığı, depolama süresinin sözleşmede belirtilmediği, taraf iddia ve savunmalarından 02/02/2015 tarihinde çıkan yangında davacının eşyalarının depoda bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyada davalıya ait depoda bulunan davacıya ait eşyalara ilişkin iki adet liste sunulmuş olduğu, birinci listenin davacı tarafça tek taraflı olarak eşyalar ve değerleri belirtilerek hazırlanmış olduğu, ikinci listede ise tek tek eşyaların belirtildiği ancak fiyatlarının belirtilmediği, davalı ... Şti.'nin kaşesinin ve imzasının bulunduğu görülmüştür. Davacı ile davalı ... Şti. arasında saklama sözleşmesi bulunmaktadır. Vedia (saklama) sözleşmelerinin bir çeşidi olan ardiye sözleşmesi ile ardiyeci TBK'nın 572. maddesi hükmü gereğince kendisine teslim edilen eşyayı bir komisyoncu gibi özenle saklamakla yükümlü olup, eşyada başkaca bir tedbir almayı gerektirir bir değişiklik söz konusu olması halinde eşya sahibini durumdan haberdar etmesi gerekir. Saklayan kusursuz olduğunu ispat etmedikçe, saklamak üzere aldığı eşyayı geri vermekten veya daha kötü bir durumda geri vermekten doğan zararı tazmin etmek zorundadır. Ancak saklanmak üzere tevdi alınan eşyanın beklenmedik bir hâl nedeniyle hasara uğraması halinde saklayanın kusurundan, dolayısıyla sorumluluğundan söz etmek mümkün olmayacaktır (Fikren Eren, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, 6. Baskı, Ankara 2018, s.752-753). Beklenmedik hâl, sözleşme kurulduktan sonra, borçlunun veya alacaklının ya da onların fiilinden sorumlu oldukları yardımcı kişilerin fiillerinden kaynaklanmayan, borçlunun sözleşmeden doğan borcunu ihlal etmesine, onu imkansız kılmasına kaçınılmaz şekilde engel olan olaydır. Borçlar Hukukunda mücbir sebep, beklenmeyen hâl veya fevkalade hâl olarak adlandırılan durumlar, kişilerin sorumluluğunu kaldıran hâllerdendir. 575. maddeye göre de, ardiyeci, ticari malları, genel saklama sözleşmesinde olduğu gibi geri vermekle yükümlüdür. Ne miktarda malın ardiyeciye bırakıldığını ispat yükü davacı mal sahibinde olup, davacı bunu ispat ettikten sonra davalının kendisine teslim edilen malı mal sahibine iade ettiğini ispat etmesi gerekir. Bu açıklamalardan sonra davalı ardiyeci ... Şti.'nin zarardan sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesinde; davalının deponun maliki olduğu ve davacı ile aralarındaki depolama sözleşmesi kapsamında davacıya ait eşyaları depolamayı üstlendiği, açıklanan yasal düzenleme gereği, davalının davacıya ait depolanan eşyaları geri vermekle yükümlü olduğu, bu yükümlülüğünden ancak kusursuz olduğunu ispat etmesi halinde kurtulacağı, dosya kapsamında davalının kusursuz olduğuna ilişkin delil sunulmadığı, zira deponun Yangın Yönetmeliğine uygun olup olmadığına ilişkin verilen süreye rağmen delil sunulmadığı, yangın olayının yasada açıklanan beklenmedik hal olarak da değerlendirilemeyeceği zira yangının çıkmasındaki kusurun kime ait olduğunun tespit edilemediği, davalının fiilinden sorumlu olduğu yardımcı kişilerin fiillerinden kaynaklanmadığını ispat etmesi gerektiği, bu itibarla davalının kusursuz olduğunu ispat edememesi karşısında davacının oluşan zararından sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yani davalı, yangının çıkmasında kusurlu olup olmamasından değil ardiyecinin sorumluluğu kapsamında kusursuz olduğunu ispat edememesi sebebiyle zarardan sorumlu tutulmuştur. Davalı sigorta şirketi tarafından davadışı zarar görenlere ödeme yapıldığı ve poliçe limitinin tükendiğine ilişkin beyanlarını sunmuş ancak ödeme belgelerini sunmamıştır. Mahkememizde benzer şekilde zarar görenlerin açtığı dava dosyalarının bir kısmına ödeme yapıldığı bir kısmına ödeme yapılmadığı bildirildiğinden, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına sunulan ödeme belgeleri dosya arasına alınarak incelendiğinde mahkememiz davacısına ödeme davalı sigorta şirketi tarafından yapılmadığı dava dışı kişilere yapılan ödemelerle davalı ... A.Ş.'nin düzenlediği sigorta poliçesi 3. şahıs yangın emtea teminat limiti 100.000,00-₺' e kadar dava dışı 3. şahısların zararları teminat sorumluluğu 2015 yılında yapması nedeniyle teminat limitinin dolduğu kabul edilmiştir. Tüm bu sebeplerle ne miktarda malın ardiyeciye bırakıldığının ispat yükü davacı mal sahibinde olduğundan ve davacı tarafça dosyada davalı imza ve kaşesinin bulunduğu listenin aksini ispat edemediğinden bu listeye göre hesap edilen 58.530,00TL zararının bulunduğu kabul edilerek bilirkişi raporu ile tespit edilen 58.530,00TL zarar miktarının olay tarihi olan 02/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, ve davalı sigorta şirketi yönünden davanın teminat limiti dolduğu hususu gözetilerek reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 1-58.530,00TL nin olay tarihi olan 02/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, ve davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine, 2-Alınması gereken 3.998,18 TL karar ve ilam harcının davalı ... Şti.'den alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 35,90TL başvuru harcının davalı ... Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 469,96TL tebligat ve posta gideri ile 11.100,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.569,96 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 8.464,87 TL'nin davalı ... Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT maddesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalıların kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 maddesi gereğince takdir ve hesap edilen 21.470,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şti'ye, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne ödenmesine, 6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... Şti. vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/10/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı