İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/631 E. 2024/558 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/631
Karar No
2024/558
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/631 Esas - 2024/558 Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/631 Esas KARAR NO : 2024/558 BAŞKAN :.... ÜYE :.... ÜYE : .... KATİP :.... DAVACI : .... VEKİLİ : Av..... DAVALILAR : 1- .... 2- ... DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) DAVA TARİHİ : 23/09/2024 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 YAZIM TARİHİ : 24/09/2024 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket tarafından davalı şirket ve gerçek kişi aleyhine açılan davada, davalı şirketin dava dışı iş sahibi "... A.Ş." ile üstlendiği sözleşme kapsamında üstlendiği, .... alt yüklenicisi olarak ... numaralı 01/04/2024 tarihli sabit birim fiyat esaslı ısı izolasyonlu .... çatı ışıklığı ve duman tahliye kapakları yapılması işini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında yapılan sözleşme dolayısıyla müvekkili şirketin alt yüklenici sıfatıyla üstlendiğini, Sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı şirkete teminat amaçlı birden fazla teminat mektubu ve çek verildiğini, çeklerden ... numaralı 24/08/2024 keşide tarihli çekin davalı şirket çalışanı olan diğer davalı ... tarafından ciro yoluyla teminat amaçlı olarak verildiğinin bilinmesine karşı kötü niyetli edinilerek bankadan tahsil yoluna gidildiğini, bu nedenle mevcut davada tahsil edilen çek bedelinin her iki davalıdan istirdadını talep ettiklerini, TTK m.792 kapsamında, çek istirdadı davasında arabuluculuğun zorunlu olmadığını, aradaki sözleşme kapsamında müvekkili şirketin oluşan zararı ile ilgili sonraki aşamada arabuluculuk yoluna başvurularak oluşan maddi zararın tahsili için dava açılacağını, ancak bu aşamada arabuluculuk başvuru şartı nedeniyle dava açmadıklarını belirterek, Kötü niyetli ciro ile davalı gerçek kişiye ödenen 24/08/2024 keşide tarihli ... numaralı 6.062.951,10 TL tutarlı çek bedelinin her iki davalıdan tahsili ile, Sözleşme kapsamında teminat olarak verilen banka teminat mektuplarının ve çeklerin davalı şirket tarafından tahsilinin ve paraya çevrilmesinin tedbir yolu ile engellenmesi ve yine teminat mektupları ile çeklerden ötürü borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı şirket vekilince, davanın konusu itibariyle arabuluculuğa tabi olmadığı ifade edilmiştir. Dava, davacı şirket ile davalı şirket arasında mevcut eser sözleşmesi kapsamında alt yüklenici davacı şirketin yüklenici davalı şirkete teminat olarak verdiği teminat mektupları ve çeklerden ötürü borçlu olmadığının tespiti ile bankaya ibraz edilerek tahsil edilen çek bedelinin istirdadı istemine ilişki olup, davada öncelikle tespiti gereken sözleşme kapsamında verilen teminat mektupları ve çeklerden ötürü davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Bu hali ile menfi tespit davasıdır. TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri ile 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı yasa ile menfi tespit davası açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş olup, eldeki dava 23/09/2024 tarihinde açılmıştır. Aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği açıkca ifade edilmiştir. Dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun yapılması ve tutanağın dava dilekçesi ekinde sunulması gerekmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere davacı vekili dava dilekçesinde, davanın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı kanaati ile başvurmadıklarını bildirdiği anlaşılmıştır. Davadan önce arabuluculuğa başvuru şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, TTK’nın 5/A maddesi ve HMK’nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i, 115/2 maddeleri uyarınca kesin hüküm bulunmamasına ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle usulden REDDİNE, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 207.080,10 TL'den mahsubu ile artan 206.652,5‬0 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip .... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/631, K. 2024/558, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-631-e-2024-558-k-d36b7aeb9923