İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/234 E. 2024/68 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/234
- Karar No
- 2024/68
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/234 Esas - 2024/68 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/234 Esas KARAR NO : 2024/68 HAKİM : ... KATİP :... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/04/2023 KARAR TARİHİ : 26/01/2024 YAZIM TARİHİ : 25/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında "..." marka ultrason cihazının satımı konusunda anlaşılmış olup cihazın müvekkili şirket tarafından sağlam ve çalışır vaziyette davalıya teslim edildiğini, davalı şirketin ürünü teslim aldıktan bir süre sonra ürünün besleyicisinde meydana gelen bir aksaklık sebebiyle seçimlik hakkını kullanarak sözleşmeden döndüğünü, konuyla ilgili .... sayılı dosyasıyla ürünün ayıplı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin, saygınlığını korumak amacıyla kararın kesinleşmesini dahi beklemeksizin satış bedelini ve tüm fer'ilerini derhal davalı şirkete iade ettiğini, ancak ürünün müvekkiline iadesi aşamasında türlü problemler çıkarılarak ürün ancak 12.05.2016 tarihinde müvekkiline iade edildiğini, söz konusu ürünün müvekkiline teslim edildikten sonra üzerinde yapılan incelemede ürünün ayıplı olan parçası dışındaki parçaların kullanılamaz hale geldiğinin anlaşıldığını, ürünün biyomedikal bir cihaz olması sebebiyle birbirinden ayrılabilen 7 parçadan oluştuğunu, ürün üzerindeki ayıp iddiası ise ürünün besleme sürücü kartından kaynaklandığını, ancak ürünün müvekkiline iade edildiğinde bilirkişi raporuyla ayıplı olduğu tespit edilen besleme sürücü kartı dışında ürünün diğer parçalarının da kullanılamaz halde teslim edildiğini, sağlam ve çalışır vaziyette teslim edilip de iade edildiği esnada kullanılamaz hale gelen ürünler ... Marka .... model ..... seri numaralı .... ile ... Marka .... model .... seri numaralı .... 'lar olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 226. maddesinde başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri süren alıcının, bulunduğu yerde satıcının temsilcisi yoksa, satılanın korunması için gerekli önlemleri geçici olarak almakla yükümlü olduğu; alıcının, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü satılanın korunması için gerekli önlemleri almaksızın onu satıcıya geri gönderemeyeceği; alıcının, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlü olduğu; bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükünün alıcıya düşeceği; satılanın kısa zamanda bozulma tehlikesi varsa, alıcının onu bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla sattırmaya yetkili, hatta satıcının yararını gerektiriyorsa sattırmakla yükümlü olduğu; alıcının, durumu satıcıya en kısa zamanda bildirmezse, bundan doğan zarardan sorumlu olacağının düzenlendiğini, dava konusu 2 adet probun ise değerli madenler ve elektronik devreler ihtiva etmesi sebebiyle taşınma sırasında özen gösterilmesi ve özel çantalarında muhafaza edilmesi gerekirken söz konusu bu parçalar taşıma sırasında veya öncesinde ticari araç kasasında ve herhangi bir yere dahi sabitlenmeksizin ...'den .... 'ya gönderilirken özensiz taşınma sebebiyle kullanılamaz hale getirildiğini, davalı şirketin ürünü geri gönderirken tüm yükümlülüklere ve dürüstlük kurallarına uymaksızın müvekkilinin zararını artırarak TBK, TTK ve diğer mevzuatlara tamamen aykırı davrandığını, ürünlerin iadesi sırasında yukarıda bahsedilen ürünlere ait çantaların boş vaziyette müvekkiline teslim edildiğini, oysa ki TBK'nın 229. maddesine göre satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüyken davalı şirket sağlam olan parçaları da kusuruyla kullanılamaz hale getirdiğini, müvekkili şirket yetkililerinin bu durum karşısında gerekli ikazları yaptığını ancak karşı tarafça makul bir gerekçe dahi sunulmadığını, bunun üzerine müvekkili şirket yetkililerinin, söz konusu ürünlerin kendilerine iade edilen hallerini gösterir fotoğraflarını çektiğini ve taşıma koşullarını gösteren video kayıtlarını aldığını, dürüstlük kurallarına ve kendisine düşen yükümlülüklere aykırı olarak hareket etmek suretiyle müvekkilini zarara uğratan davalı şirket aleyhine müvekkilinin uğramış olduğu bu zararların tazmini amacıyla .... E. sayılı dosyasıyla dava ikame edildiğini, yargılama sonucunda dava konusu probların ekonomik değerleri olmadığından davanın reddine karar verildiğini, işbu karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve .... Esas sayılı dosyasıyla istinaf taleplerinin değerlendirildiği ve dosya kapsamında yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğini, tanzim edilen bilirkişi raporunda transfer sırasında veya önceden probların patladığı, yağının aktığı ve probların çalışmadığı, .... Esas sayılı dosyası kararına uygun olarak satıcıya iade edilmediği, propların ayrı bir ekonomik değere sahip olduğu, sağlam ve eksiksiz olarak teslim edilmiş olması halinde uyumlu başka bir cihazda kullanılmasının mümkün olduğu, taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura içeriğinde propların ekonomik değerlerinin ayrı ayrı gösterildiği, müvekkilin bu bedeli talep etmekte haklı olduğu, fatura bedeli olan 10.068,00 TL + KDV bedelini tahsil edebileceğinin bildirildiğini, .... Dairesinin yapmış olduğu yargılama neticesinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalarının kabulüne karar verdiğini ve 7.140,80 TL'nin müvekkiline ödenmesine hükmetttiğini, verilen bu kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle Mahkememizce esasa ilişkin inceleme ve değerlendirme yapılırken kesinleşen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasını talep ettiklerini, 6100 sayılı HMK'nın 357. maddesine göre istinaf aşamasında davanın ıslahı istenemeyeceğinden dava dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak talep ettikleri 7.140,80 TL üzerinden hüküm kurulmuş olup işbu dava ile de kesinleşen bilirkişi raporunda hesaplanan bakiye zararın tazminini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında yapılan telefon görüşmeleri sonucunda, bir adet ultrason cihazının müvekkili şirket tarafından davacıdan satın alındığını, müvekkili şirketin ...'de bulunduğunu, cihazın teslim yerinin dolayısıyla ifa yerinin ... olduğunun sabit olduğunu, ... ilçesinin adli yönden ... Mahkemelerinin yetki sınırı içerisinde kaldığını, dosyanın ... Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkil şirketin, davacı şirketten ... marka .... ultrason cihazını telefonla irtibata geçerek satın aldığını, cihazın 18.04.2013 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, cihaz geldiğinde çalışıp çalışmadığının kontrol edildiğini, çalışır durumda olduğu görüldükten birkaç saniye sonra kapatıldığını, ancak 1 gün sonra cihazın arıza yaptığını, durumun davacı şirkete bildirildiğini, davacı şirketin servis elemanları tarafından da çalışır hale getirilemediğini, bununla ilgili olarak taraflarına herhangi bir belge veya form vermedikleri için de bu durumun tutanak altına alındığını, şifahen kendilerinin müvekkili şirkete cihazda değiştirilmesi gereken bir parça olduğunu fakat bu parça değişse bile cihazın düzgün şekilde çalışmayabileceğini beyan ettiğini, arızanın giderilememiş ve servis elemanlarınca servis formu düzenlenmemiş olması nedeniyle müvekkilinin, davacıya 26.04.2013 tarihinde ....Noterliği aracılığıyla sözleşmeden dönmüş olduğunu ihtar ettiğini, yapılan görüşmelerde davacı şirketle anlaşma sağlanamadığını, davacı şirketin noter aracılığıyla gönderilmeyen ihtarnameye cevap yazısının hukuka aykırı söylemler içermesi nedeniyle de müvekkilinin, ..... Esas sayılı dosyası ile davacının kendisine satmış olduğu malın ayıplı olması nedeniyle satımdan kaynaklı ayıplı malın iadesi koşuluyla bedelinin tahsilini talep ettiğini, mahkemece bu davanın kabulüne karar verildiğini, belirtilen dosyada hazırlanan bilirkişi raporunda ve ek raporda, cihazın çalışmadığı ve bu nedenle aktif olarak kullanılamadığı, depo olarak ayrılmış bir alanda muhafaza edilmiş olduğu, ikinci el olduğu, bakım ve kalibrasyonlarının yapılmadığı, ömrünü doldurmuş bazı parçaların bulunduğu, bakım ve kalibrasyonu yapılmadığı için bazı parçalarının yıpranmış olduğu ve kısa süre içerisinde de arıza yapmasının kuvvetle muhtemel olduğu, besleme-sürücü kartındaki bir arızadan kaynaklı olarak cihazın kendisini resetlediği, cihazın kendisinde ve aksesuarlarında geçmişe dair herhangi bir kalibrasyon ve bakım etiketine rastlanmadığı, cihazın geçmişine yönelik kullanım bilgileri ile bakım kayıtlarının görülemediği, cihazın teslimatı sırasında kalibrasyon etiketi ile ilgili bilgi olmadığından cihazın sağlam ve çalışır durumda teslim edilmediği, belirtilerek dava konusu cihazın ayıplı olduğunun tespit edildiğini, Davacı tarafın, müvekkilinin iade aşamasında iade yükümlülüklerine ve dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını ve kararın 08.12.2015 tarihinde çıkmış olmasına rağmen cihazın 12.05.2016 tarihinde teslim edildiğini iddia ettiğini, davacının, sanki karar kesinleşmiş olmasına rağmen müvekkilinin iadeden kaçınmış algısı yaratmaya çalışmakta olduğunu fakat davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ilgili dosyada gerekçeli kararın dahi 07.01.2016 tarihinde yazıldığını, taraflarına 16.03.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, sonrasında ise 31.03.2016 tarihinde süresi içinde temyiz yoluna başvurulduğunu ve sonucunun beklendiğini, müvekkili şirketin, dava konusu cihaza zarar gelmeyecek şekilde gerekli önlemleri aldığını, koruma kılıflarına sararak ve aracın arkasındaki koltuklar da yatırılmak suretiyle cihaz sabitlenerek davacının bulunduğu adrese götürdüğünü, dava konusu cihazın Av. ... tarafından davacı şirket yetkilisi ...'e 12.05.2016 tarihinde teslim edildiğini, teslim tutanağında "Cihaz dava dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında da yazılı olduğu üzere arızalı ve çalışmaz durumda teslim edilmiştir. ... üzerinde yağ var" şeklinde belirtilerek altının bizzat şirket yetkilisi tarafından imzalandığını, 12.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda da "Probların transfer sırasında veya kullanım sırasında patladığı ile ilgili bir tespit yapılamamıştır." dendiğini, ortada kesin bir tespit olmadığından ve davacı da probların daha önce sağlam ve çalışır durumda olduğuna dair bir ispata yarar bir delil sunamadığından dolayı müvekkiline kusur atfedilemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, davacının, müvekkili şirkete dava konusu cihazı satmadan önce cihazın bakımını düzenli olarak yapması gerekirken bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, cihazı ayıplı olarak (parçaları bozuk ve ömürlerini doldurmuş olarak) müvekkiline teslim ettiğini, davacının kendi yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeniyle cihazın çeşitli parçalarında ilerleyen tarihlerde sıkıntı olmasının kaçınılmaz olduğunu, .... E sayılı dosyasından verilen 13/11/2018 tarihli kararı ile; "Tüm teknik yönden yapılan incelemeler sonucunda, davacının talep edebileceği zarar tutarı, yeni prob bedeli olamayacağı ve probların gelinen aşama itibariyle ekonomik değerleri de olmadığı anlaşılmakla davanın reddine" dair hüküm kurulduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu dava ile talep edilen alacağın zamanaşına uğradığını belirttiğini ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -.... E sayılı dosyası, -....., nolu ilamı, -Taraflar arasındaki sözleşme, yazışma, bilirkişi raporları, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava taraflar arasında görülen .... E sayılı dosyasında .... tarafından alınan bilirkişi raporu ile davacı alacağının daha yüksek olduğunun tespit edilmiş olması ancak istinaf aşamasında ıslah mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı talebinin kabul edilmemesi üzerine açılmış ek dava niteliğindedir. Taraf arasındaki satış sözleşmesi nedeniyle davalının ürünlerin ayıplı olduğu iddiasıyla malın iadesi ve alacak talebine ilişkin davada ... 'nin verdiğin kararın infazı aşamasında davalının teslim edilen malları koruma görevini özenli şekilde yerine getirmemiş olması nedeniyle ... 'de açılan davada verilen karar uyarınca davacı alacağının belirlenmesi için istinaf makamı olarak ....'since dosyanın esası hakkında verilen kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 4.739,44-TL daha alacağının olduğunun tespit edilmiş olduğu görülmüştür. Davacı istinaf aşamasında ıslah talebinde bulunmuş ise de talebi kabul edilmemiş ve eldeki alacak davası açılmıştır. .... 'sinin almış olduğu 03/01/2023 tarihli rapor hüküm kurmaya elverişli olmakla hükme esas alınmış ve davanın kabulüne, ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜNE, 4.739,44 TL'nin 24/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 323,75 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 143,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 4.739,44 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 445,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, Davacı Vekili Av. .... 'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/01/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.