İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/525 E. 2023/890 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/525
Karar No
2023/890
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/525 Esas KARAR NO : 2023/890 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/10/2020 KARAR TARİHİ : 22/12/2023 YAZIM TARİHİ : 25/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nde ( ...) kurulu bulunan ...nde radyafarmasotik ilaç aktif maddesi ve radyafarmasotik üretimi yapılmasına yönelik olarak; ...'nın Beşeri Tıbbi Ürünler İmalathaneleri Yönetmeliği, Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği, İyi İmalat Uygulamaları ( ...) Kılavuzu ve ... standardı kapsamında ... kurulması, ... ve ... belgelerinin alınması, ...'ndan Üretim Yeri İzni ve ... ürünleri için ürün ruhsatlarının alınmasına yönelik yapılacak çalışmalar için danışmanlık hizmeti alınması amacıyla idari usullere uygun olarak hizmet alımı yapıldığı ve müvekkili firmanın 05.02.2013 tarihli fiyat teklifinin uygun bulunması sonucu müvekkili firma ile 17.05.2013 tarihinde danışmanlık hizmet alım sözleşmesi imzalandığını; müvekkili firmanın sözleşmenin imzalanması ile birlikte sözleşmenin 12. Maddesi gereğince ...'ndan 17.05.2013 tarih ve ... numaralı 42.000 TL bedelli teminat mektubunu teslim ettiğini; müvekkili firmanın işbu sözleşme ile yüklendiği edimlerin sözleşmenin "İş Tanımı" başlıklı 6. maddesinde belirtildiğini; buna göre müvekkilin yüklendiği edim sözleşmede belirtilen standartlara ve teknik şartnameye uygun olarak ... kurularak işletilmesi, ...'ndan üretim yeri izni alınması ve 5 adet ürün için ruhsatlarının alınmasına yönelik danışmanlık yapmaktan ibaret olduğunu; danışmanlık hizmetinin kapsamı da sözleşmeye ekli Teknik Şartnamenin Kapsam başlıklı 2. Maddesi'nde belirlendiğini; sözleşme konusu işin başlama tarihinin, sözleşmenin imzalandığı tarih olan 17.05.2013 tarihi olup sözleşme süresinin, işe başlama tarihinden itibaren 12 (on iki) ay olarak kararlaştırıldığını; müvekkili firmaya hizmetin karşılığı olarak 700.000 TL+KDV ödeneceğini; ödeme planının altı farklı aşama olarak sözleşmenin 13 maddesinde düzenlendiğini; buna göre: I. Ödeme işe başlama tarihinden sonraki 30 gün içerisinde sözleşme bedelinin %15 'i, 2. Ödeme işe başlama tarihinden itibaren 4 ay içerisinde sözleşme bedelinin %20'si, 3. Ödeme ... Üretim Yeri İzni alınmasından sonra sözleşme bedelinin %20'si, 4. Ödeme ...'den ... belgesinin alınmasından sonra sözleşme bedelinin %10'u, 5. Ödeme Teknik Şartnamede belirtilen 5 ürünün her biri için alınacak ürün ruhsatı başına sözleşme bedelinin %5'i toplam %25'i, 6. Ödeme sözleşme konusu işin bitiminden sonra sözleşmenin %10'u ödeneceğini; davalı idare ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmeye göre mutabakat sağlanan sözleşme süresi 12 fon iki tav olmasına rağmen davalı idarenin müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerle 6 (altı) kere tek taraflı olarak sözleşme uzatımı yaptığını; müvekkili firmanın bütün kaynak ve emeğini bu projeye aktardığı ve karşısında da çok kuvvetli bir idare olduğu için, iş sürekliliğinin de sağlanması amacıyla süre uzatımlarını kabul ettiğini; teminat mektubunu her seferinde yenilediğini; davalı idarenin sözleşme uzatım tarih ve yazılarının 07.05.2014 tarih ve ... sayılı sözleşme süre uzatımı yazısı ile 17.05.2014 tarihinden 31.12.2014 tarihine, 24.12.2014 tarih ve ... sayılı sözleşme süre uzatımı yazısı ile 31.12.2014 tarihinden 31.12.2015 tarihine, 25.11.2015 tarih ve ... sayılı sözleşme süre uzatımı yazısı ile 31.12.2015 tarihinden 31.12.2016 tarihine, 16.11.2016 tarih ve ... sayılı sözleşme süre uzatımı yazısı ile 31.12.2016 tarihinden 31.12.2017 tarihine, 25.10.2017 tarih ve ... sayılı sözleşme süre uzatımı yazısı ile 21.12.2017 tarihinden 21.12.2018 tarihine, 09.11.2018 tarih ve ... sayılı sözleşme süre uzatımı yazısı ile 18.12.2018 tarihinden 18.06.2019 tarihine kadar uzatıldığını; bu yazıların ekte sunulduğunu; müvekkili firmanın sözleşme ile üstlendiği edimler gerek sözleşme metninde gerekse sözleşme eki olan teknik şartnamede belirtildiğini; teknik şartnamenin 2. Maddesinde belirtilen eğitim, radvofarmosotikler için ürün ruhsat başvurularının hazırlanması ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi için ... Laboratuvarının mevcut olmasının şart olduğunu; ancak sözleşme imzalandığında bütün altyapının tamamlandığı, çalışmaya hazır halde olduğu ve işleyiş ile ilgili danışmanlık yapılacağı üzerine anlaşmaya varılmasına rağmen laboratuvarın mevcut olmadığının tespit edildiğini; asıl işin yürütülebilmesi için hizmet verilmeye devam edildiğini; bunun için hiçbir ek ödenek çıkartılmadığını; bu durum hem sözleşme ile yüklenilmeyen bir edimin karşılıksız olarak yapılması hem de yüklenilen işlerin zamanı yapılamaması sonucu; doğurduğunu; burada kusurun tamamen davalı idare üzerinde olduğunu; nitekim idarenin de müvekkili firmanın edimlerini ifa etmesi için gerekli alt yapıyı hazır ettiğini; buna ilişkin mailler, yazışmalar ve tespitlerin Ek'te sunulduğunu; müvekkili firmanın üzerine düşen eğitim yükümlülüğünü sözleşme ve sözleşmeye ekli teknik şartnamede belirtilen şekilde yerine getirdiğini; söz konusu eğitimler için iş planı yapılmış olup eğitimlerin ne kadar sürede kim tarafından yapılacağı davalı idareye iletildiğini; eğitimlerin hem firma bünyesindeki uzmanlar hem de dışarıdan firmanın anlaştığı uzmanlar tarafından taahhüt edilen zaman diliminde gerçekleştirildiğini; firma dışından anlaşılan uzmanlarla ayrı ayrı eğitim başı olmak üzere sözleşmeler yapıldığını; müvekkil firmanın bahse konu eğitimleri gerçekleştirmesine rağmen davalı idaredeki hızlı ve sürekli personel sirkülasyonu nedeniyle telafi eğitimlerinin talep edildiğini; bu telafi eğitimlerinin sözleşmede mevcut olmamasına rağmen verildiğini; ancak ek bir ücretlendirme yapılmadığını; personel sirkülasyonunun verimli çalışmayı ve işin zamanında tamamlanmasını güçleştirmiş ve süreci ekstra uzattığını; müvekkilince yapılan işin ilk döneminde davalı idarede kalite güvencesi birimi sorumlusu olarak ... isimli yetkili görev yapmaktayken 01.04.2014 tarihinde görevinden istifa ettiğini; her ne kadar istifa olarak gözükse de ... personeli ve danışman firma olarak müvekkille uyumlu çalışmadığı için görevden alındığını; söz konusu kişinin müvekkilince eksiksiz ve muntazam olarak hazırlanan dosyaları ve klasörleri kaybettiğini; bu kaybetme nedeniyle bile müvekkilinden kaynaklamayan gecikmeler olduğunu; buna ilişkin maillerin de ibraz edileceğini; kalite güvencesi birimi koordinatörlüğüne görevden almadan sonra ...'ın görevlendirildiğini; işin başladığı tarih olan 17.05.2013 tarihinden istifa tarihi olan 01.04.2014 tarihine kadar yürütülen çalışmaların ortadan kaybolduğunu; kalite güvencesi birim koordinatörlüğüne getirilen ...'a bütün sürecin yeniden anlatıldığını; ve eğitimlerin tekrarlandığını; bu durumun da yaklaşık bir senelik gecikmeye neden olduğunu; örnek olarak Ek'te Validasyon Ana Plânının sunulduğunu; müvekkili firma ile davalı idare arasında yapılan sözleşmeye göre ruhsatının alınması gereken 5 adet ürünün çalışmalarının eş zamanlı olarak yürütülmesinin gerektiğini; ancak davalı idare ürünlerin çalışmalarını ayrı ayrı yürüterek işin gecikmesine neden olduğunu; bu hususun Ek'te sunulan iş planlarında da görüleceğini; zaten incelendiğinde görüleceği gibi iş planının 13 kere revizyona uğramasının davalı idarece işlerin yavaş yürütüldüğü ve gecikmelere sebep olduğunu başlı başına kanıtlayacağını; müvekkili firmanın işin başlangıcından beri aşama aşama yapılan işlere ilişkin rapor verdiğini; sürecin yavaş işleyişle ilgili davalı idare sürekli olarak bilgilendirildiğini; çözüm önerileri sunulduğunu; ancak işleyişin hızlanmasını sağlayamadığını; buna ilişkin yapılan yazışmalar, tutulan tutanaklar ve diğer belgeleri yine Ek'te sunulduğunu; sözleşmede kararlaştırılmamasına rağmen işlerin yapıldığını; sözleşmenin 47. Maddesinde hüküm bulunmayan hallerin düzenlendiğini; buna, göre sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde ilgisine göre 4734 sayılı kanun ve/veya 4735 sayılı kanun hükümleri, bu kanunlarda hüküm olmaması halinde ise genel hükümlere göre hareket edileceğinin belirlendiğini; sözleşmede ... kurulmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını; yapılacak iş ile ilgili uygun ortamın sağlanmasının TBK'nın ilgili hükümlerine göre davalı idarenin yükümlülüğünde olduğunu; müvekkili firmanın edimlerini yerine getirebilmesi için de söz konusu laboratuvarın varlığının zorunlu olduğunu; ... Laboratuvarı kurulmasına ilişkin işlerde ücret almadan danışmanlık hizmeti verildiğini; verilen bu hizmetin bedeline ilişkin uzman bilirkişilerce inceleme yapılmasını talep ettiklerini; davalı idarede sürekli olarak personel değişmesi nedeniyle sözleşmede bulunmamasına rağmen telafi eğitimleri talep edildiğini; buna ilişkin yazışma ve ek eğitim alan personel listesinin Ek'te sunulduğunu; söz konusu eğitimleri veren danışmanlarla ayrı sözleşmeler yapıldığını; bu sözleşmelerden dolayı müvekkil firma ek mali yükümlülüğün altına girdiğini, ayrıca danışmanlarla müvekkili firmanın haberi olmadan organizasyonlar yapıldığını; bu nedenle de müvekkilinin ek ödemeler yaptığını; davalı idarece ek ödemeler karşılanmadığı gibi sözleşmeden kaynaklanan asıl alacağın da gecikmesinden dolayı danışmanlara yapılacak ödemelerde sıkıntılar yaşandığını; sözleşmenin 6. maddesi ve ekli şartnamenin 2. maddesi ile müvekkilinin üstlenmiş olduğu 5 adet ürünün ruhsatlarının alınması için müvekkilinin üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirip raporlandırdığını; ... 30.07.2018 tarih ve ... konulu yazısı ile ürünlerden birisi ... için ruhsat başvurusunun yapılıp yapılmayacağı konusunda istenilen görüşe cevap verildiğini; bahsedilen ürün için ruhsat başvurusu yapılmasının gerek olmadığının anlaşıldığını; müvekkili firmanın ürünün ruhsat alabilmesi için gerekli bütün prosedürleri ve işlemleri yapmış olmasına, gerekli dosyaları eksiksiz hazırlamasına rağmen bu hizmetinin karşılığını alamadığını; sözleşmenin 13. maddesine göre de bu bedel toplam bedelin %45'i olan 35.000,00 TL olduğunu; ... 2016 yılı Ağustos ayında ...'nun 2015 yılına ait denetim raporunu yayınladığını; raporun 28 ile 32. Sayfaları arasında müvekkili firma ile ... arasında yapılan hizmet alım sözleşmesine ilişkin kısımlara yer verildiğini; ilgili kısımda öncelik olarak müvekkille davalı arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin idari aşamalarından bahsedildiğini; sonrasında ise değerlendirmelerde bulunulduğunu; ..., raporunun 3İ. sayfasının son paragrafı ve 32. sayfanın ilk paragrafındaki açıklamalarda projenin uzamasında idarenin kusuru olduğunu ortaya çıkaracağını; 31. sayfanın son paragrafında "...17.05.2014 tarihinde bitmesi gerekirken üç kez idareden kaynaklanan sebepler gerekçe gösterilmek suretiyle süre uzatımı verilerek en son 31.12.2016 tarihine kadar ötelenmesi sebebiyle ulaşılmıştır." 32.sayfanın ilk paragrafında ise: "...'nın denetim ve raporlama süreci 25 ayı bulmuştur. Söz konusu 25 aylık sürenin geçirilmesinde ...'nın kusuru yoksa ya yüklenici ya da idare kusurludur. Eksikliklerin idareden kaynaklandığı kabul edilse dahi Danışman firmanın bunları önceden öngörmesi ve idareyi uyarması gerekirdi" şeklinde tespitlerin mevcut olduğunu; süre uzatımının idareden kaynaklandığının zaten bu kısımda açı olduğunu; müvekkili firmanın gerekli uyarıları yapmadığına ilişkin tespitin ise eksik ve hatalı olduğunu; idarenin sürekli olarak yapılan işlere ilişkin bilgilendirildiğini; yavaş işleyişe ilişkin uyarıldığını; iş planlarının idarenin talebiyle 13 kere revize edildiğin; planlardaki tarihlerin de gerek uzun süreli verilerek gerekse boş bırakılmak suretiyle gecikmeye yol açıldığını; müvekkili firmanın üzerine düşen bildirim ve uyarı yükümlülüğünü yerine getirdiğini; müvekkil firmanın kurucusu ...'in 2013 yılında, global tanınırlıkta olan ... firmasından ayrılarak kendi firmasını kurduğunu; davalı idare ile dava konusu hizmet sözleşmesini imzaladığını; uzun yıllardır sektörde edindiği tecrübeleri kendi firması ve kendi işinde kullanmak isteyen müvekkilinin 12 ay olarak planlanan danışmanlık hizmeti işini de iyi bir fırsat olarak görüp ihaleye girdiğini; ancak danışmanlık hizmet sözleşmesinin davalı idare tarafından 6 sefer uzatılmasını öngörmesinin mümkün olmadığını; zira sözleşme imzalanırken gerekli bütün ekipman ve altyapının hazır olduğu bilgisinin müvekkiline verildiğini; iş kapsamının yalnızca danışmanlıktan ibaret olduğunun açıkça belirtildiğini; müvekkilinin bu iş için teklif vermeye iten sebebin ise idarenin verdiği taahhütleri ve süresinin 12 ay olması olduğunu; müvekkilinin planlamayı ve sermayesini bu işe aktardığını; iş süresi boyunca diğer iş fırsatlarını değerlendiremediğini; sözleşmenin 6 seter uzamasının değişik sorunları beraberinde getirdiğini; bunlardan ilkinin sözleşme ile planlanan hak edişlerinin zamanında alınamaması olduğunu; hakedişlerin zamanında alınamaması nedeniyle müvekkilinin dönem dönem maddi zorluğa düştüğünü; bu konuda ilgili bakanlığa şikayet ve talep dilekçeleri bile gönderdiğini; yurt içi ve yurtdışından birlikte çalıştığı danışmanların hak edişlerini ödemekte zorlandığını; ödemelerin geciktiğini; bunun da müvekkilinin itibar kaybetmesine neden olduğunu; geciken ödemelere ılışkın gerek İtalyan gerek Türk danışmanlarla yapılan mail ve yazışmaların Ek'te sunulduğunu; işin yapıldığı süre boyunca müvekkili firmanın merkezi İstanbul olmasına rağmen her ay sonunda aylık faaliyet raporlarının elden imzalanması gerektiği söylendiği için ...'ya gidildiğini; idare personelinin eğitimlerinde müvekkili için çalışan İtalyan danışmanların sunumlarını İngilizce olarak gerçekleştirdikleri; anlık olarak da Türk danışmanlar Türkçeye çevirerek sunumlar tamamlandığını; sunum metinlerinin de İngilizce olarak teslim edildiğini; bu şekilde işleyiş hakkında daha önce bilgi verilip anlaşılmasına rağmen idare personelinin İngilizce sunumu yeterince kavrayamadığı gerekçe gösterilerek sayfalarca metin tercüme ettirilip bir sonraki eğitime yetiştirildiğini; süreç boyunca dokümanların hangi aşamada olduğu takip edilen izleme listesi gönderiminin idare personeli ...'ın keyfiyeti ile durdurulduğunu; durum resmi yazı ile bildirildiğini; ancak sonuç alınamadığını; bunun da çalışma şartlarını güçleştirdiğini; kalite güvencesi birimi koordinatörlüğüne görevlendirilen ...'ın müvekkili firma ile olan yazışmalarında saygısızlık içeren ifadeler kullandığını; gerekli uyarı ve şikâyetler ilgili birime aktarılmasına rağmen; yeterli bir cevap alınamadığını; danışmanlık sürecinin uzun ve değişik zorluklarla geçmesinden dolayı süreç içerisinde müvekkilinin firma yetkilisi tansiyon ve şeker hastalığına yakalandığını; bu süreç de manevi olarak son derece yıpratıcı olduğunu; bu nedenle toplam 50.000,00 TL manevi zararın karşılanmasını talep ettiklerini; müvekkilinin sözleşme kapsamında olmamasına rağmen yaptığı işlerin, müvekkilinin hak edişlerinin geç ödenmesinden dolayı uyarlanması gereken bedelin uzman bir bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini; buna göre; ... Kurulması işinin bedeli, Ekstra eğitimlerin bedeli, ... ürününün ruhsat alımı için yapılan işlerin bedeli ( Sözleşmeye göre 35.000,00 TL), sözleşme süresinin uzaması nedeniyle geciken hak edişlerin bedellerinin uyarlanması (12 ay içinde ödenmesi gereken tutarların zamanında ödenmemesi-paranın alım gücünü kaybetmesi), müvekkilinin 12 ay olarak planlanan işin 6 yıldan fazla sürmesi nedeniyle kaçırdığı ve alamadığı işlerle ilgili mahrum kaldığı kazançların hesaplanması; Müvekkilinin bu süreçte ...'dan ... 'ya mail yoluyla iletişim sağlanması imkanı var iken müvekkilinin davalı tarafından ...'ya çağrılması ile ilgili olarak ulaşım ve konaklama masrafları, ruhsatı alınması istenilen 5 adet ürünün çalışmalarının aynı anda yapılması gerekirken ayrı ayrı yapılmasından dolayı müvekkilinin yapmış olduğu ekstra masrafların hesaplanması, Davalı idarenin müvekkilin haberi olmaksızın danışmanlarla organizasyonlar yapması sonucu ödenmek zorunda kalınan danışman ücretlerinin tespiti ve hesaplanması, (Danışmanın günlük ücreti 5.000,00 TL'dir), sözleşmenin kurulmasıyla verilen 42.000,00 TL bedelli Teminat mektubunun süresinin sürekli uzatılması nedeniyle ödenen faiz ve giderlerin hesaplanması gerektiği; iddia edilerek; davanın kabulüyle, hesabı istenen alacak kalemlerinin uzman bilirkişi marifetiyle hesaplanarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere belirsiz alacak olarak 50.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını; 6098 sayılı TBK uyarınca sözleşmeden kaynaklanan zararlar sebebiyle zaman aşımı 2 yıllık süreye tabi olup söz konusu taleplerin 15.10.2018 tarihinden önceki kısmının zamanaşımına uğradığının kabulü gerektiğini; taraflar arasında İ anan sözleşme vekalet sözleşmesi niteliğinde kabul edilecek olsa dahi davacının 15.10.2015 tarihinden önceki talepleri dava konusu edilemeyeceğinden zaman aşımı sebebiyle davanın reddinin gerektiğini; davacının, imzalanan sözleşmeye uygun şekilde gerçekleştirilen süre uzatım taleplerini kabul ettiğini; sözleşmenin konusu sözleşmenin 6. Maddesinde açıklandığını; yine sözleşmenin 18 inci maddesinin ikinci fıkrası; “İdarenin, sözleşmenin ifasına ilişkin olarak bu sözleşmede yer alan yükümlülüklerini yüklenicinin kusuru olmaksızın, öngörülen süreler içerisinde yerine getirmemesi (izin, ruhsat ve olurların gecikmesi, ödenek yetersizliği vb.) ve bu sebeple işin süresi içerisinde bitirilmesinin mümkün olmaması halinde, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesinde engel nitelikte olması ve Yüklenicinin bu engeli kaldırmaya gücünün yetmemesi kaydıyla, durum İdarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre, işin bir kısmına veya tamamına dit süre gereği kadar uzatılabilecektir” şeklinde olduğunu; yapılan süre uzatımlarının tamamen sözleşmeye uygun olarak yapılmış olup bu süre uzatımlarının tamamının yüklenici firma tarafından kabul edildiğini; tacir sıfatını haiz davacının basiretli bir iş insanı olarak hareket etmesi esas olup imzalamış bulunduğu sözleşmeye uygun şekilde süre uzatımlarını kabul ettikten sonra işbu davayı yöneltmesinin hukuki yarardan yoksun olduğunu; ... laboratuvarının Kurumun kuruluşundan beri mevcut olup davacının laboratuvar bulunmaması sebebiyle müvekkilinden kaynaklanan gecikmelerin tarafına yüklendiği iddiasının somut gerçeklikle örtüşmediği; aksi iddiaların gerçek dışı olup basiretli bir tacirden beklenen profesyonellikle bağdaşmadığını; davacı ile Kurum arasında imzalanan sözleşme ve eki olan teknik şartnamenin bağlayıcı olup anlaşmaya varılan tüm hususların burada belirtildiğini; bunun dışında hiçbir husus taraflar için bağlayıcı olmadığını; yüklenicinin teknik şartnamenin 4 üncü maddesinde belirtilen "Teknik Şartlar ve Yükümlülükler" kısmında yüklenicinin sözleşme kapsamında sorumluluklarının; eğitim ( ...), mevcut durum analizi, proje ve validasyon master planının hazırlanması ve uygulanması, üretim yeri ana dosyası ( ...) hazırlanması, ... belgelendirmesi için başvuru dosyasının hazırlanması, radyofarmasötikler için ürün ruhsat başvuru hazırlıkları olup söz konusu hususların teknik şartnamenin bu maddesinde ayrıntılı tarif edildiğini; Teknik şartnamenin 2 nci maddesi gereği yüklenici tarafından 14.06.2013 tarihinde tesiste gerçekleştirilmiş olan ziyaret sonrasında düzenlenen "Mevcut Durum Analiz Raporu"nun (Ek-4) 5.1.5 numaralı kısmında “Kalite Kontrol Birimi bir kimya laboratuvarı ve bir ... laboratuyarından oluşmaktadır” tespitinin mevcut olduğunu; ayrıca yine davacı tarafından tesiste yapılan denetim sonucunda hazırladığı ve Kuruma sunduğu 31.12.2013 tarihli raporda da yine ... laboratuvarının mevcut olduğunun belirtildiğini; ... incelenmiş ve bu laboratuvarda bulunan cihaz ekipman listesinin raporda belirtildiğini; özetle ... laboratuvarı, tesisin kurulumundan beri var olan bir laboratuvar olduğunu; sözleşmeye uygun olarak bu laboratuvarda işleyiş, test yöntemi, validasyon ve dokümanların oluşturulması ile ilgili olarak davacıdan destek istendiğini; telafi eğitimlerinin gerçekleştirilmesi sözleşme ve teknik şartnameye aykırılık teşkil ettiğini; davacının dilekçesinde; sözleşme kapsamındaki eğitimler için iş planı yapılmış olup eğitimlerin ne kadar sürede kim tarafından yapılacağının Kuruma bildirildiğini, eğitimlerin zamanında gerçekleştirildiğini, buna rağmen Kurumun telafi eğitimleri talep edildiğini, telafi eğitiminin sözleşmede mevcut olmamasına rağmen verildiğini bu sebeple Kurumun kusurlu olduğunu iddia ettiğini, teknik şartname incelendiğinde şartnamenin 4 üncü maddesinin "Eğitimler" başlıklı kısmında "Bu şartnamenin 1. maddesinde belirtilen hedeflere ulaşmak için asgari olarak aşağıdaki eğitimler verilecektir. Danışman tarafından gerekli içine alınacaktır. Bu eğitimlere katılan her bir personele eğitimlere ait sertifika ve eğitim notları verilecektir." hükmünün yer aldığını; bu madde gereği davacının teknik şartnamenin 4.üncü maddesinde belirtilen amaca uygun olarak idare tarafından talep edilen ve başta eğitim olmak üzere teknik şartnamede belirtilen tüm sorumluluklar ile ilgili danışmanlık hizmeti vermekle yükümlü olduğunu; eğitim etkinliği ve katılımcı durumuna göre ihtiyaç duyulduğunda eğitim talebinde bulunulmasının sözleşmeye aykırı bir durum teşkil etmemekte olup davacının söz konusu telafi eğitimlerini gerekli görerek bu eğitimleri düzenlediği hususu göz ardı edilmesi gerektiğini; bununla birlikte teknik şartnamenin 4 üncü maddesi uyarınca bu eğitimlerin sözleşme kapsamında verileceğini; sözleşmenin 27. nci maddeleri uyarınca da sözleşmede kararlaştırılan bedelin yükleniciye ödenecek yegâne bedel olduğundan fiyat farkı verilemeyeceğinin açıkça belirtildiğini; davacının, Kurum personelinin sorumsuz, keyfi ve saygısızca hareket ederek sözleşmede kararlaştırılan işin tamamlanmasında gecikmeye sebebiyet verdikleri iddiası gerçek dışı olduğunu; davacının kalite güvencesi birimi sorumlusu olarak 01.04.2014 tarihine kadar görev yapan ...'ın "... personeli ve danışman firma olarak müvekkille uyumlu çalışmadığı için görevden alınmıştır." iddiasının hangi bilgi veya belgeye dayanarak yapıldığı anlaşılamamakla birlikte söz konusu görev değişikliği idarenin takdirinde gerçekleştirilmiş olup sözleşmenin konusu işle herhangi bir ilgisi bulunmadığını; personel ..., bahsedilen tarihten sonra tesiste çalışmaya yeni başlamış bir personel olmayıp sürecin başından beri kalite güvencesi sorumlusu yardımcısı olarak bu birimde görev yaptığını; kalite güvencesi alanında gerekli eğitimleri almış deneyimli bir personel olduğundan davacının süreci başa almasını gerektiren bir durum söz konusu olmadığını; yüklenicinin görevi, sorumluluğu ve takibinde olması gereken İzleme Listesi'ni hazırlamak (ve) iletmenin ...'ın görev tanımında bulunmadığını; sözleşmenin eki olan Teknik Şartnamede Danışman firmanın sağlaması gereken teknik Şartlar kısmında, 4.3 numaralı maddesinde ver alan “... öncelikle söz konusu standart ve yönetmeliklerde tanımlanan gereklilikler göz önünde bulundurularak, ... standardına göre kurulmuş olan Kalite Yönetim Sistemi kapsamındaki mevcut dokümantasyon ve birikimden de azami ölçüde istifade edilerek hazırlanacaktır." hükmü gereği talep edilen izleme listesinin hazırlanması öncelikle danışman firmanın sorumluluğunda olduğunu; dava dilekçesinde yer alan yazışmalarında saygısızlık içeren ifadeler kullanmıştır. Buna ilişkin gerekli uyarı ve şikayetler ilgili birime aktarılmış ancak yeterli bir cevap alınamamıştır." iddiasının gerçeği yansıtmadığı davacının sunmuş olduğu belgelerden de açıkça anlaşıldığını; söz konusu yazışmalar incelendiğinde personelin saygısızca bir cevap vermediği, onur kırıcı biçimde hareket etmediğinin açıkça görülebileceğini; tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde dava dilekçesinde bahsedilen kurum personelinin sorumsuz, keyfi ve saygısızca hareket etmesi neticesinde sözleşmede kararlaştırılan işte bir senelik gecikme yaşandığı iddiasının somut gerçeklikle örtüşmediğini; gecikme halinin mevcudiyeti söz konusu olsaydı, sözleşme uyarınca davacının söz konusu gecikmeyi Kuruma bildirmesi ve bu hususa sözleşme uzatma yazılarında yer vermesi gerektiğini; İş planlarını kendisi hazırlayan davacının söz konusu iş planlarına aykırı hareket edildiğini idareye bildirmeksizin dava konusu etmesinin iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu; davacının, “Müvekkil firma ve davalı firma idare arasında yapılan sözleşmeye göre ruhsatının alınması gereken 5 adet ürünün çalışmalarının eş zamanlı olarak yürütülmesi gerekmektedir. Ancak davalı idare ürünlerin çalışmalarını ayrı ayrı yürüterek işin gecikmesine neden olmuştur. ” iddiasının sözleşmede herhangi bir dayanağı bulunmadığını; söz konusu tüm iş planlarının davacı tarafından hazırlamış ve süreç boyunca da bu iş planlarına aykırı hareket edildiğine dair bir bildirim kuruma yapılmadığını; dolayısıyla davacının iddialarının varit olmayıp iyiniyet ve dürüstlük kurallarına da aykırı olduğunu; Sözleşmenin süresinde tamamlanamamasından yüklenici firma olarak davacının sorumlu olduğunu; işin sözleşmeye uygun olarak zamanında yerine getirilmemesi ve işin uzamasından davacı yüklenicinin birinci derecede sorumlu olduğunu; sunulan gecikmelerden Kurumun somut olarak ne tür gecikmelere sebep olduğunun anlaşılamadığını; kurumdan kaynaklı süre uzatmalarının temel gerekçesinin ...'na ( ...) yapılacak ruhsat başvuru hazırlıkları, başvuruların takip edilmesi ve ... tarafından tespit edilen eksik hususların giderilmesi konusunda yapılan çalışmaların belirlenen sözleşme süresine kıyasla daha fazla zaman gerektirmesi olduğunu; yüklenici firmanın bu süreçle ilgili yeterli öngörü ve tecrübeye sahip olmaması süre uzatımlarını mecburi kıldığını; Davacının, ...'nun ruhsatlandırma şartları ile ilgili eksik bilgisi sebebiyle Kuruma izafe edilebilir bir kusur bulunmadığını; bahsedilen ürün için ruhsat başvurusu yapılmasının gerek olmadığının anlaşılmasına ilişkin olayda Kuruma izafe edilebilir bir kusur bulunmadığını; davacı firmaya iletilen 12.06.2018 tarihli ... sayılı resmi yazıda ... ürünü için ...herhangi bir ruhsat başvurusu yapılmasının gerekli olup olmadığı konusundaki görüş ve değerlendirmeleri sorulduğunu; davacıdan Kuruma iletilen 10.08.2018 tarihli yazı (Ek-7) ile “Sonuç olarak Indium Klorür Radyofarmasötik Steril Solüsyon ürünü olarak Ruhsat Dosyası hazırlıklarının devam edebileceği ve ...'na ... başvurunun yapılabileceği kanaatine varılmış olup ... tarafından ... ile temasa geçilerek konunun teyit edilmesi gerekmektedir” görüşünün iletildiğini; ruhsat başvurusunda bulunulması gerektiğini iddia ederek işe girişen tarafın davacı olduğunu; ruhsata gerek olmadığı belirtilmiş ve firma ile anlaşmaya varılmış ve 26.09.2018 tarihli Anlaşma Tutanağının 1. maddesi; ... ürününün ruhsatlandırılmasına gerek olmadığından, Sözleşmenin ilgili maddesinin 5. Ödeme Fıkrasında belirtilen Sözleşme bedelinin 45'i tutarındaki ödeme yapılmayacaktır hükmünün taraflarca kararlaştırılarak imzalandığını; bununla birlikte sözleşmenin ödeme şartlarını düzenleyen 13 üncü maddesinde ödemelerin 6 kaleme ayrıldığı, bu kalemlerden 5 incisinin "...alınacak ürün ruhsatı başına ürün ruhsatını alınmasını takiben) sözleşme bedelinin 945'i (toplamda ...)" şeklinde 5 ürün ile bağlantılı ayrı ayrı hesaplandığının görüleceğini; diğer kalemler ise ürün bazında ayrıştırılmadığını; söz konusu ürün için ruhsat alınmadığından bu %45'lik ödeme yapılmadığını; dolayısıyla davacının eksik inceleme ve araştırması sonucu ruhsatlandırılabileceğini düşündüğü, ancak üst otorite olan ... görüşü ile ruhsatlandırılmasına gerek bulunmayan ürün için ödeme yapılmamasına ilişkin anlaşma tutanağı mevcutken davacının, ödemeyi dava yoluyla talep etmesinin hakkaniyet ve nefaset ilkeleri ile bağdaşmadığını; davacının ... raporlarında yer alan tespitlerinden, süre uzatımının Kurumdan kaynaklandığı sonucunun çıktığını iddia ettiğini; söz konusu raporun ... yargılama sürecine girmemiş olduğundan kesin olmayan bir rapor olup ... denetçisinin Kuruma ait şifahi gözlemleri olarak yorumlanması gerektiğini; bahsi geçen raporun ilgili kısmı dikkatli incelendiğinde davacı firmanın danışmanlık hizmetini yeterli öngörü ve bilgi ile zamanında yapamadığının açıkça ifade edildiğinin görüleceğini; yukarıda da açıklandığı üzere ...için ruhsat başvurusuna gerek olmadığının firma tarafından öngörülememiş ve konuyla ilgili yazışmaların da zaman kaybına yol açtığını; bununla birlikte davacı taraf diğer ürünler için de profesyonelce davranarak gerekli alt yapıyı oluşturamadığını; 05.08.2016 tarihli ve ...sayılı resmi yazı ile ... ...'ya “ ..." isimli ürünün ruhsat başvurusu işlemlerine başlanmasının bildirildiğini; yine ...'ya iletilen 12.08.2016 tarihli ve ... sayılı resmi yazıda ürün ruhsatlandırma süreci için önceliklendirilmesinin talep edildiğini; ...'dan gelen 13.10.2016 tarihli ve ... sayılı resmi yazı ile işlemlerin YÜKSEK ÖNCELİKLİ olarak yürütüleceğinin kuruma bildirildiğini; ... tarafından ruhsat başvurusunun incelenmesi ve ardından diğer gerekliliklerin hızlıca yerine getirilmesinin akabinde 28.04.2017 tarihinde bu ürün için ruhsat düzenlendiğini; bu ürünün ruhsat dosyası hazırlığında tüm teknik ve dokümantasyon sürecinde harcanan zaman dikkate alınmasa bile neredeyse dokuz aya yakın bir zaman harcandığını; bunun yanında diğer dört ürün de dikkate alındığında firma tarafından yeterli fizibilitenin yapılmadığı ve etkin bir iş programı oluşturulmadığının anlaşılacağını; dolayısıyla davacı tarafın iddiaları ile delilleri kendi içinde çeliştiğini; davacının manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını; koşulları gerçekleştiğinde, sözleşmenin 13 üncü maddesinde belirtildiği şekilde hakedişler ödenmiş olup sözleşmeye aykırı davranılmadığını; davacının yapılan sözleşmeye uygun olarak işi bir sene içerisinde tamamlayamaması bu konudaki iş programlama ve öngörüsündeki eksiklikten kaynaklandığını; bu sebeple yaşadığını iddia ettiği olumsuz hallerin, sözleşme dikkate alındığında, Kurumla ilişiği bulunmadığını; çevirilere ilişkin iddiaların da sözleşmenin 25 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre olağan bir durum olup davacının yerine getirmesi gereken bir yükümlülük olduğunu; dolayısıyla yükleniciden Türkçe dokümanların hazırlanması talebinin, sözleşme kapsamında olup davacının yerine getirmesi gereken bir yükümlülüğü ifa etmesi nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmesinin sözleşmenin bağlayıcılığı ilkesine aykırı olduğunu; sözleşmenin "İşin Yapılma Yeri" başlıklı 10 uncu maddesindeki "İşin yapılma yeri, ... yerleşkesinde bulunan ... Proton Hızlandırıcısı Tesisi'dir." hükmünün açık olduğunu; bununla birlikte sözleşmenin "İşin Yürütülmesine İlişkin Kayıt ve Tutanaklar" başlıklı 20 nci maddesinin "İşin yürütülmesine ilişkin değerlendirmeler, yüklenici tarafından hazırlanacak olan İş Programı çerçevesinde, ayda bir kez ve 19. maddede belirtilen rapor kapsamında Yüklenici ve Kontrol Teşkilatı tarafından tutanak ile kayıt altına alınarak İdarede muhafaza edilecektir." hükmü gereğince davacı Proton Hızlandırıcı Tesisi'ne davet edilerek aylık faaliyet raporlarının tutanak altına alınmasının sağlandığını; dolayısıyla sözleşme kapsamında kaldığını; davacının tansiyon ve şeker hastası olması ile sözleşme süreci arasında ise illiyet bağının mevcut olmadığını; bunun davacı tarafça somutlaştırılamadığını; davacının sözleşme uzatım taleplerini yerinde görerek kabul etmesinden sonra uzatımlar sebebiyle zarara uğradığını iddia etmesinin basiretli tacir sıfatıyla örtüşmediğini; mevcut olmadığı iddia edilen ... laboratuvarının tesisin kuruluşundan beri mevcut olduğunu, davacı tarafından sunulan durum analizi ve denetim raporlarında da bu laboratuvarların sözleşme kurulurken de mevcut olduğu tespitine yer verildiğini; telafi eğitimi adı altında gerçekleştirilen ek eğitimlerin sözleşme kapsamında olduğunu; bu eğitimlerin verilmesi için sözleşme uyarınca da davacının gerekli görerek kabul şartı bulunduğu ve eğitimler sebebiyle ek ücret ödenmeyeceğinin sözleşme ile zaten kararlaştırıldığını; Kurum personelinin keyfi, sorumsuz ve saygısızca davranarak sözleşme uzatımına sebebiyet vermediğini, iş planlarını kendisi hazırlayan davacının iş planlarına aykırı davranıldığını sözleşme süresince idareye bildirmeksizin dava yoluyla öne sürmesinin haksız olduğunu, davacının eksik bilgi ve hatalı öngörüleri sonucu —sözleşmenin süresi içinde tamamlanamayarak uzatıldığı ve ... raporunda da bu hususa yer verildiğini, sözleşme ile davacı tarafın üstlenmiş olduğu yükümlülüklerin angarya olarak yansıtılmaya çalışıldığını; imzalanan sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen işbu haksız, mesnetsiz ve yersiz davanın açıldığı açıkça ortada olduğundan davanın reddinin gerektiğini iddia ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava hizmet sözleşmesi nedeniyle alacak talebine ilişkindir. 7445 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ve Bazi Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un ile, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek: “(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bil milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.” denilmiştir. Buna göre eldeki davada basit yargılama usulü uygulanacaktır. Dosya kapsamından yargılamanın 19/10/2023 tarihli oturumunda birinci kez dosyanın HMK m.150/(1) uyarınca işlemden kaldırılmasını takiben 21/12/2023 tarihinde ikinci kez takipsiz bırakıldığı anlaşılmış ve dosyanın HMK m.150/(6) uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan yasal ve hukuksal olgu karşısında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK 150 uyarınca Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 269,85 TL harç ile manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 269,85 TL harç toplamı 539,70 TL harçtan peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile kalan 1.168,05 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 680,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Maddi tazminat davası yönünden davalı iş bu davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Manevi tazminat davası yönünden davalı iş bu davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, Davalı Vekili Av. ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/525, K. 2023/890, T. 22.12.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-525-e-2023-890-k-426db139cab7