İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/361 E. 2023/110 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/361
Karar No
2023/110
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2022/361 KARAR NO : 2023/110 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... ASIL DAVADA DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... -... VEKİLİ : Av. ... .. DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 25/07/2014 .. DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI .. VEKİLİ : Av. ... - .... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 19/06/2018 .. DAVACI :.. VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 02/10/2017 KARAR TARİHİ : 01/03/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/03/2023 ASIL DAVADA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı şirkete ihale edilmiş ... Tesisat İşçiliğinin yüklenicisi olduğunu, ihaleye alan davalının işi taşeron olarak verdiği, davacı şirkete karşı kurmaca yazışmalar ve ihtarnameler düzenleyip, işveren sıfatıyla kendi işini takip etmeyerek, iş için gerekli ve zorunlu malzemeyi hiçbir zaman düzenli olarak temin etmeyerek, sadece işçilik hizmeti veren davacıyı kendi zarar hesabına ve kaderi ile tek başına bırakarak kötü niyetli bir takım çabalar içine girdiğini, davacının ahde vefası ve zarar hesabına mahallinde kendi çabaları ve mali gücüyle durması sayesinde işlerin tamamlanabildiğini, davalının 2.000.000,00 TL üzerinde doğan borcunu ödemek bir yana, işi yapan davacı üzerinden bir kısım cezai şartlar, teminat mektupları ile haksız, hukuksuz tahsilatlar yapmaya, davacıya borcu varken davacıdan para almaya teşebbüs ettiğini,.. esas sayılı dosyası ve sözleşme ile davacı tarafından yapılan işin miktarı, niteliği ve işin değer tespiti için talepte bulunulduğu, dosya kapsamında davacının 2.004.456,89 TL alacağının raporla tespit edildiğini, alacağın tahsili için ... sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı şirketin haksız itirazları sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine ... sayılı dosyasında başlatılan icra takibine konu 2.004.456,89 TL alacağın davacı tarafça tutulan cari hesaba dayandığı iddia edilmekte ise de davacı şirket tarafından icra dosyasına sunulan cari hesap ekstresinde yer alan fatura konusu malların/hizmetlerin davalı şirkete teslim edildiğinin/yerine getirildiğinin, yazılı delillerle ispat edilmesinin zorunlu olduğunu, tek başına delil teşkil etmeyen cari hesap ekstresine dayalı alacak talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin, davalı şirket ile aralarında düzenlenmiş olan 23/08/2012 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesinde düzenleme altına alınan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, işveren ....'nin denetim firmasınca davalı şirkete gönderilen 27/01/2014 tarihli bildirimde "Asma tavan işi elektrik kablo imalat uygunsuzlukları olduğu, saha kontrollerinde elektrik kablolarının, kablo tavasından sarktığı veya pay verilmeden döşenen kabloların kablo tavasından dışarı çıktığı" şeklinde ikaz edilmek suretiyle bildirildiğini, davacı şirketin müvekkili şirket ile aralarında akdedilen alt yüklenicilik sözleşmesine aykırı hareket ettiğini, ... sayılı dosyasından yaptırılan tespit sonucunda alacaklı olduğunun belirlendiği davacı tarafça iddia edilmekte ise de, tespit dosyasında ne davacı şirket ne de müvekkili şirketin taraf olmadığı gibi, davacı şirketin müvekkili şirketten alacaklı olduğuna ilişkin bir tespitin de bulunmadığını, ayrıca rapora karşı taraflarınca yasal süresi içerisinde itiraz ediliğini, söz konusu raporun taraflar arasında kesinleşmiş bir delil niteliğinde olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını aksine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak kötü niyetle müvekkili şirket aleyhine icra takibine başlandığını, davacı şirketin taraflar arasında düzenlenen alt yüklenicilik sözleşmesi ile yükümlenmiş olduğu işleri, teknik ve usulüne uygun olarak yerine getirmeyerek, şantiye sahasında yeterli personel bulundurmayarak ve alt yüklenicilik sözleşmesinde düzenleme altına alınan süre içerisinde yükümlenmiş olduğu imalatları tamamlamayarak müvekkili şirketin maddi ve manevi zararına sebebiyet verdiğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı şirketin takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi isteğinde bulunmuştur. ... DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı şirket ile ağustos 2012 tarihinde davalı şirketin yüklenici olduğu ... Havalimanı Hangar işinde sadece işçilik hizmeti vermek üzere malzeme, proje, imalat formülleri konusunda yetki ve sorumluluğun davalıda olduğu işçilik hizmeti sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 14.1. maddesinde belirlendiği gibi davalı şirkete teminat mektubu verdiğini, sözleşme gereği şantiyede bulunan davacıya, malzeme temin etmeyerek ya da işi takip etmeyerek yıllarca şantiyede beklettiğini, davacının sözleşmeye imza atmış olması sebebiyle tacir ahlakı ile tamamen zararına yükümlülüklerini ve sözlerini yerine getirirken, davalının kurgular yaparak, tamamı ile hep aynı ihtarnameler göndererek kendince kanıtlar oluşturmaya çalıştığını, borçlarını ödemediğini, borçlarını ödemeyeceğinin anlaşılması üzerine yapılan işçiliğin miktarı, niteliği ve hizmet bedelinin tespitini talep etmek üzere ... sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunulduğunu, belirlenen alacakla ilgili olarak borçlu tarafa ihtarname gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine ... esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığını, 2012 yılında yapılan sözleşmeden doğan borçlarını ödemekten kaçınan davalı borçlunun aradan 6 yıl geçtikten sonra sözleşmenin başında verilen ve bugün itibariyle hiçbir hükmü kalmayan teminat mektubunun iadesi için ihtarname tebliğ edildiğini, tebliğ edilen ihtarname üzerine alacaklıymış gibi teminat mektubunu bankaya ibraz ederek, bedelini haksız olarak tahsil ettiğini, bunun üzerine davalıya karşı likit ve muayyen alacak sebebiyle ... sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile %20'ren aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında, İstanbul ilinde gerçekleştirilecek olan... işi projesi kapsamındaki geniş gövdeli hangar elektrik tesisat işlerinin yapımını konu alan ve davalı şirketin yüklenici, davacı şirketin alt yüklenici sıfatına haiz olduğu 23/08/2012 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin 14.1. maddesi uyarınca 140.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun davalıya teslim edildiğini, sözleşmenin 17.2 maddesi gereğince 30/12/2012 tarihine kadar işi bitirerek geçici kabule sunacağının taahhüt etmiş ise de sözleşme konusu işe başlanması ve belirli imalatların yapılması sonrasında davacı şirketin taahhüdünü 30/12/2012 tarihine kadar tamamlayamadığını, geçici kabul müracaatını da müvekkili şirkete iletemediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin 23/08/2012 tarihli sözleşmenin 23.0. maddesinde düzenlenen işe müdahale ve 24.0. maddesinde düzenlenen işin gecikmesi hükümleri yanında, ilgili diğer hükümlerin kendisine verdiği yetkiye dayanarak davacı şirket (ve dava dışı ....) nam ve hesabına hareket etmek üzere ... ile ...'nin yapımını konu alan 23/10/2013 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesini akdettiğini ve devamında davalı şirketin yazılı uyarılarına karşın, davacı şirketin 23/08/2012 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi hükümlerine aykırı tasarruflarında ısrarla devam etmesi üzerine, sözleşmenin 10.22. maddesi hükmünün davalı şirkete verdiği yetkiye dayanarak, 23/10/2013 tarihli sözleşmedeki muhatabı...'ne 11/11/2013 tarihinde yer teslimi yaparak, 12/11/2013 tarihinde faaliyetlere başlama emrini verdiğini asıl işveren idare ve davalı şirketçe ayrı ayrı tespit edilen davacının sözleşmeye aykırı tutum ve tasarruflarının davalı şirketçe davacı şirkete ihtarname ile tebliğ edildiğini, davacının 14/06/2014 tarihinde iş yerini terk etmesi öncesinde davacının 23/08/2012 tarihli sözleşmedeki taahhüdü kapsamında olup hiç ikmal etmediği imalatların bir kısmının davalı şirketçe ... aracılığıyla) birim fiyatlı imalat olarak yapıldığını davacının iş yerini terki sonrasında davacı tarafından bizzat ikmal edilmiş imalatlarda tespit edilen, hata, arıza ve eksiklerin kalan kısmının da müvekkili şirketçe ...aracılığıyla) giderildiğini, hiç ikmal etmediği imalatların kalan kısmının davalı şirketçe( .... aracılığıyla) birim fiyatlı imalat olarak yapıldığını, davacı şirketin 23/08/2012 tarihli sözleşmedeki taahhüdü kapsamında olan geçici kabulden önce hazırlamak ve davalı şirkete sunmak zorunda olduğu as-built projelerinin davacı tarafça hazırlamaması ve davalı şirkete sunulmaması üzerine davacı nam ve hesabına müvekkili şirketçe... aracılığıyla) hazırlandığını, 23/08/2012 tarihli sözleşmede tanımlı idare ile davalı şirket arasında, 23/08/2012 tarihli sözleşme konusu işlerin geçici kabul işlemlerinin davalı şirket tarafından davacı şirket nam ve hesabına yürütülüp, 30/04/2015 itibar tarihi olmak üzere tamamlandığını, kesin kabul işlemlerinin 30/04/2016 itibar tarihi olmak üzere tamamlandığını, davacı şirket tarafından verilen kesin teminat mektubunun davacının sözleşme konusu taahhüdünü kısmen yerine getirmemesi üzerine davalı şirketin sözleşme konusu alacak kalemlerinin bir kısmını oluşturan cari hesaptan kaynaklı 295.953,97 TL tutarındaki alacağına mahsup edilmek üzere 14/06/2017 tarihinde nakde çevrildiğini, cari hesap yönünden nakde çevrilme sonrası davacı şirketin müvekkili şirkete 155.953,97 TL borçlu olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, haksız olarak icra takibine geçen davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. ...; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafça davalarının dayanağını teşkil eden 23.08.2012 tarihli Alt Yüklenicilik Sözleşmesi'ne dayalı müvekkili şirket aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, adı geçen sözleşmeden kaynaklı olarak davalı şirketin 14.06.2016 tarihinde taahhüdünü tamamlamadan şantiyeyi terki sonrası müvekkili şirketçe davalı nam ve hesabına bir takım işler yaptırıldığını, müvekkili şirket muhasebe kayıtlarına göre davalı şirketin müvekkili şirkete cari hesap borcu bulunduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak toplam 764.456,21 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı vekili, tensiben birleştirme kararı verilmiş olup, birleştirilen asıl dava dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacı ile sadece işçilik sözleşmesi yaptığını, tüm malzeme tedariki ve iş tesliminin davacının sorumluluğunda olduğunu, davacının eksik ve ayıp ifa iddiasında olduğu halde buna ilişkin hiçbir tespit yaptırmadan bunu ispat etmeden sadece kayıtlarına fatura alarak işin üçüncü bir firmaya yaptırıldığını iddia ederek bir hak ihdas etme çabasında olduğunu, müvekkilinin hangi işleri ayıplı yaptığı, bu işlerin neler olduğu, bedelinin ne kadar olduğu, ayıpların giderilmesinin müvekkilinden talep edilip edilmediği, eksik ve ayıplı ifanın tamamlanmasına ilişkin iletilmiş bir talep yoksa bu işlerin hangi hesap ve tayin ile üçüncü bir firmaya nasıl yaptırıldığı, bu firmanın kim olduğu, bu firmanın hangi ayıpları giderdiği, ne kadar zamanda giderdiği, giderdiği işin bedelinin ne olduğu, bedelin ödenip ödenmediği, ödendi ise ödemenin nasıl yapıldığı, üretim alınına giren malzemelerin neler olduğu ve tarihleri, bu malzemelerin kayıtlarda olup olmadığı, üretim için gerekli malzemenin cinsi ve alım tarihleri ve yine bunların kayıtlarda olup olmadığı hususlarının ispatı gerektiğini, müvekkilinin sadece işçilik hizmeti verdiğini, sahaya giren, sözleşme dışı üçüncü firmaya yaptırıldığı iddia edilen işlerin müvekkili tarafından yapılmadığından, müvekkili tarafından yapılan ve dava konusu edilen alacak hesabına dahil olmadığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE : Asıl davada istek; taraflar arasında düzenlenen alt yüklenicilik sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali, birleşen ... esas sayılı davada istek; taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davalıya verilen kesin teminat mektubunun iade koşulları oluştuğu halde iade edilmeyip tazmin edildiği iddiasıyla buna dayalı alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali, birleşen...esas sayılı davada istek; taraflar arasında düzenlenen alt yüklenicilik sözleşmesi kapsamında taşeron davalının taahhüdünü tamamlamadan şantiyeyi terki iddiasıyla taşeron nam ve hesabına yapılan işlerden kaynaklı alacağın tahsili isteğine ilişkindir. ...sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu hakkında cari hesap ekstresine dayalı olarak 2.004.456,89 TL alacağın tahsili isteğiyle 10/06/2014 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edilmekle takibin bu aşamada durdurulmuş olduğu anlaşılmıştır. ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu hakkında teminat bedelinin iadesi dayanak yapılarak 140.000,00 TL asıl alacak, 76,71 TL işlemiş faiz olmak üzere 140.076,71 TL alacağın tahsili isteğiyle 11/07/2017 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edilmekle takibin bu aşamada durdurulmuş olduğu anlaşılmıştır. ... esas sayılı dosyada davacı vekili 20/11/2019 tarihli oturumda beyanında birleşen bu dosyada asıl alacak üzerinden harçlandırarak davayı açtıklarını davanın asıl alacağa itirazın iptali davası olduğunu bildirmiştir. ...D.iş sayılı dosyasının incelenmesinde, delil tespiti isteyenin .... olup, taraflar arasında düzenlenen Ağustos 2012 tarihli sözleşmeye konu yapılan işin miktarı, niteliği ve bedelinin tespiti isteğinde bulunulduğu, mahkemece teknik bilirkişilerle keşfen inceleme yapıldığı, bilirkişilerin 03/06/2014 tarihli raporu sunulmuş, bilirkişi raporu tebliğ edilmiş, .... vekilinin 14/07/2014 tarihli itirazlarını içerir dilekçe sunmuş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin ... esasına kayıtla yapılan yargılama sonucu 01/07/2020 tarih, ... sayılı kararla; asıl davada davanın kısmen kabulü ile, davalının... sayılı takip dosyasında itirazının 890.547,95 TL asıl alacak için iptaline, tarafların tazminat taleplerinin reddine, birleşen .... esas sayılı dosyada davanın alacak miktarı için kabulü ile, davalının....sayılı takip dosyasında itirazının 140.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, tarafların tazminat taleplerinin reddine, birleşen ... esas sayılı dosyada davanın kısmen kabulü ile 93.780,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... sayılı kararı ile mahkememiz kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosya mahkememize gönderilmiştir. ...kaldırma kararında; "4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddeleri uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir. Nitekim; .... Dairesi'nin istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı kabul edilir. Ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karine, üçüncü kişi yararına oluşmaktadır. Elbette, her iki durumda da, bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlanması mümkündür ... Somut olayda davacı, sözleşme kapsamındaki işleri bitirerek teslim ettiğini iddia etmiştir. 14/06/2014 tarihindeki eylemli feshe kadar taraflar arasındaki sözleşme feshedilmeyip ayakta kaldığından bu sözleşme kapsamında kalan işlerin bu tarihe kadar davacı taşeron tarafından ifa edildiği karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini savunan davalı yüklenicinin, bu savunmasını yasal delillerle ispatlaması gerekir. 3- Menfi zarar; sözleşmenin karşı tarafınca yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamının, başka bir anlatımla karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme sebebiyle cepten çıkan paradır. Müspet zarar ise, sözleşme sebebiyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi sebebiyle meydana gelen zarardır. Bu niteliği gereği müspet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır. Kısaca, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır. ... 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar menfi zarar olacağı gibi, müspet zarar da olabilir. Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur (... Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur. Sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmemesinden değil, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir." (Örnek: ... Karar sayılı ilâmı). Tarafların sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olmaları halinde menfi ve müspet zarar talep etmeleri mümkün olmayıp, herkes sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiğini geri alabilecektir. Gerçekleştirilen imalat bedeli ise her zaman talep edilebilir. 4- O halde Mahkemece yapılacak işlem; delil tespiti dosyalarının tüm eklerinin de ilgili Mahkemelerden celbi ile HMK'nın 266 ve devamı maddelerine göre konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir heyetten yukarıdaki açıklamalara uygun, önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderir, denetime elverişli ve tarafların iddialarını, itirazlarını karşılar bilirkişi raporu alınması; bu kapsamda davacının hak ettiği ödemeleri alıp alamadığı, işin gecikmesinin kimden kaynaklandığı gibi hususlar dikkate alınarak tarafların fesihte kusurlu olup olmadıklarının tespiti; kusur durumuna göre tarafların kullanabilecekleri seçimlik hakların tartışılması; ispat kuralları ve sözleşme hükümlerine göre davacı taşeron tarafından gerçekleştirilen imalat bedelinin hesaplanması, ispatlanan ödemelerin düşülmesi; buna göre davacının imalat alacağı bulunup bulunmadığının tespiti; bu şekilde ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır. Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." denilmiştir. Mahkememizin...esasına kayıtla yargılama sürdürülmüştür. ...D.iş sayılı dosyasının celbi için yargılama sırasında mahkemesine yazı yazılmış, 2013 yılında 705 adet D.iş dosyası olmadığı bildirilmiş, davacı vekili tarafından celse arası D.iş dosyasını...iş sayılı dosyası olduğu bildirilmiş, dosya celp edilmiş, dosyanın kül halinde gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır. Kaldırma kararı doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti 11/10/2022 tarihli raporlarında; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda asıl davada alacağın 1.930.453,77 TL, birleşen ... esas sayılı dosyasında alacağın 140.000,00 TL olarak hesaplandığını, birleşen... esas sayılı dosyada davacının muhasebe kesintisi olarak addettiği tutarlara ilişkin faturaları veya fatura yerine geçebilecek olan belgeleri davalıya tebliğ ettiğine ilişkin belgelerin sunulması durumunda değerlendirme yapılabileceği, asbuilt projelerinin davacı şirket nam ve hesabına hazırlatıldığı bu iş nedeniyle 93.780,50 TL gidere katlanıldığı bildirilmiş olmasına rağmen bu işle ilgili katlanılan maliyeti davalıya yansıttığına ilişkin fatura, belgenin davalıya tebliğ edildiğinin belgelendirilmesi gerektiği, davalının şantiyedeki hata - arıza ve eksiklik işlerinin şirket nam ve hesabına KDV dahil 421.501,90 TL yaptırıldığını, davalı şirket uhdesinde olan ve davalı tarafça yapılmayan işlerin davalı nam ve hesabına KDV dahil 1.521.715,23 TL'ye yaptırıldığını, davalı kesin hak ediş tutarı 1.477.401,40 TL'den nam ve hesabına yapılan işlerin tenzilinden sonra davacıdan 764.456,21 TL alacaklı olduklarının beyan edildiğini, dava dosyasına sunulan tespit bilirkişi raporlarına göre davalı tarafça yapılmış işler toplamının KDV dahil 3.285.959,11 TL olduğu hususu dikkate alındığında, davacı tarafça düzenlenmiş kesin hak ediş raporu ile tespit bilirkişi raporundaki tutarların çeliştiği, çelişkiyi giderici yönde belge sunulması durumunda değerlendirme yapılabileceğini bildirmişlerdir. ...kaldırma kararı içeriği de nazara alınarak kaldırma kararında belirtilen hususların irdelemesinin yapılması, davalı - birleşen dosyada davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 26/01/2023 tarihli raporunda, yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; davacı alt yüklenicinin 23/08/2012 tarihli sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirdiğini, davalı yüklenici ....'nin sözleşme kapsamındaki edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, davacı tarafından yapılan imalat tutarı KDV dahil 3.285.959,11 TL olup, davacının ticari defterlerinde yer alan borç tutarı ile yerinde yapılan tespitler sonucunda tespit edilen imalat bedelleri nedeniyle tahakkuk eden tutar arasındaki farkın 74.003,12 TL olup, davacı şirketin defterlerinde gözüken alacak tutarı 2.004.456,89 TL'den fazladan fatura düzenlendiği tespit edilen 74.003,12 TL'nin düşümü ile asıl davada alacağın 1.930.453,77 TL olarak hesaplandığını, birleşen ... esas sayılı dosyada yüklenici firmanın taraflar arasındaki sözleşmenin 13.maddesi kapsamında edimlerini zamanında yerine getirmediği hususu dikkate alınarak seçimlik hakkı olarak alt yüklenici adına yaptığı masrafları talep edebileceği ve miktarının 275.004,99 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir. Taraflar arasında İstanbul ilinde gerçekleştirilecek olan ... Havalimanı havacılık bakım, onarım modifikasyon merkezi ... inşaat yapım işi projesinde geniş gövdeli hangar elektrik tesisat işlerini projeler, sözleşme ve eklerine uygun olarak her türlü sarf malzemeleri, işçilik ve el aletleri nakliye, hammaliye ile işin gerçekleştirilmesinde çalışacak olan elemanların iaşeleri, barınma hizmetleri ile işçi sağlığı ve güvenliği kapsamında tedarik etmekle yükümlü olduğu hizmet ve ihtiyaçlarının temini ile alt yüklenicilik karı ve genel giderler dahil yapılması konulu 08/2012 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi düzenlendiği, ödemeler başlıklı bölüm 3'ün 11. maddesi birim fiyatlar ve işin tutarı yan başlıklı olup, 11.2 maddesinde bu sözleşmenin teklif birim fiyat sözleşmesi olup, her bir iş kalemi için alt yüklenici tarafından teklif edilen birim fiyatlara, geniş gövdeli hangar elektrik tesisat işleri, sözleşme ve eklerine uygun olarak sarf malzeme, el aletleri, işçilik, nakliye, hammaliye, işin gerçekleştirilmesinde çalışacak olan elemanların iaşeleri, barınma hizmetleri ile işçi sağlığı ve güvenliği kapsamında tedarik etmekle mükellef olduğu hizmet ve ihtiyaçlarının temini ile alt yüklenicilik karı ve genel giderler dahil KDV hariç olduğu, 11.4 maddesinde fiyatlandırmanın ek-1'deki birim fiyatlar alınarak hakedişlerin düzenleneceğinin belirtildiği, hakedişler ve ödemelerin 13. maddede, kesin teminatın 14. maddede, işin süresinin 17. maddede kararlaştırıldığı, buna göre alt yüklenicinin sözleşme konusu işin tamamını sözleşmenin imzasını müteakip belirtilen sürede eksiksiz olarak tamamlayacağı ve geçici kabule hazır hale getireceği, alt yüklenicinin sözleşme konusu işi 30/12/2012 tarihine kadar bitirerek geçici kabule sunacağı, bu tarihe kadar yükleniciden kaynaklı sebeplerden dolayı işin bitmediği durumda alt yüklenicinin geçen her süre için ek süre talep etme hakkının bulunduğunun belirtildiği, mücbir sebeplerin 25. maddede, kabul işlemlerinin 26. maddede, kesin hesabın 27. maddede, kesin kabulün 28. maddede düzenlendiği, sözleşmenin bitimi ve teminatın iadesinin 30. maddede düzenlendiği, 30.1 maddesi uyarınca alt yükleniciden alınan teminatların ancak kesin hesap ve kesin hakedişin yüklenici tarafından onaylanmasından ve yüklenici ile alt yüklenici arasında herhangi bir anlaşmazlığın olmaması halinde varsa, alt yüklenici aleyhine bu işten dolayı çalışanlar ve 3. şahıslar tarafından açılmış tazminat ve alacak davalarının sonuçlanmasını takiben iade edileceğinin kararlaştırıldığı, 30.4 maddesinde "kesin teminat mektubu alt yüklenicinin vergi veya idari cezalarının olmadığının tespitine ilişkin vergi dairesinden alınmış yazının ve sigorta ilişiksizlik belgesinin yükleniciye teslimi ile yükleniciye ait malzeme, makine ve ekipmanın hasarsız kullanımı ve iadesi, işin sözleşme hükümlerine göre tam ve eksiksiz olması hususunda alt yüklenicinin mükellefiyetinin kalmadığının anlaşılmasını müteakip, yüklenicinin onayı alındıktan sonra ve alt yüklenicinin yükleniciye kesin kabulün ifasının teminini takiben, garanti süresinin sona ermesini müteakip iade edilir" düzenlemesinin yer aldığı, feshin 31. maddede düzenlendiği ve sözleşmenin toplam 36 maddeden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Asıl davada; davacı taraf, alt yüklenicisi olduğu elektrik tesisat işleri yapımı konulu sözleşme kapsamında kendi çabaları ve mali gücü ile edimlerini ifa edip işi tamamladığı, ödemenin yapılmadığından icra takibine geçtiği, itiraz üzerine işbu davayı açtığı iddiasında bulunmakta, davalı taraf; davacının işi geciktirdiği, imalatlardaki kusurlar ve eksiklikler nedeniyle, bazı imalatların dava dışı ...'ne yaptırıldığı, davacının alacağının bulunmadığı savunmasında bulunmaktadır. Taraflar arasında kesin kabul, kesin hesap işlemleri yapılmamış olup, asıl davada uyuşmazlık; davacının sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirip getirmediği, yaptığı işlerden kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, varsa ne miktarda olduğu hususlarında, birleşen ... esas sayılı davada uyuşmazlık; nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin iadesi talebinin yerinde olup olmadığı hususunda, birleşen ...esas sayılı davada uyuşmazlık; davalı alt yüklenici tarafından eksik ayıplı iş yapılıp yapılmadığı, nam ve hesaba yapılan işlerden kaynaklı, kesinti hesap tablosundan kaynaklı, davalının davacıdan alacağı olup olmadığı, varsa ne miktarda olduğu hususlarında toplanmaktadır. Davacı alt yüklenici, sözleşme kapsamındaki işleri bitirerek teslim ettiğini iddia etmiştir. 14/06/2014 tarihindeki eylemli feshe kadar taraflar arasındaki sözleşme feshedilmeyip ayakta kaldığından bu sözleşme kapsamında kalan işlerin bu tarihe kadar davacı taşeron tarafından ifa edildiği karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini savunan davalı yüklenicinin, bu savunmasını yasal delillerle ispatlaması gerekmektedir. 6098 sayılı TBK'nın 125.maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya 3 yetki tanımıştır, bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararın tazminini isteme, ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararı isteyebilmedir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar menfi zarar olacağı gibi, müspet zarar da olabilir. Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur. Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur. Sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmemesinden değil, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir." (Örnek: ... Karar sayılı ilâmı). Tarafların sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olmaları halinde menfi ve müspet zarar talep etmeleri mümkün olmayıp, herkes sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiğini geri alabilecektir. Gerçekleştirilen imalat bedeli ise her zaman talep edilebilir. Davalı - birleşen dosyada davacı yüklenici.... yetkililerince 14/06/2014 tarihli eylemli feshe ilişkin tutanak tutulduğu dosya kapsamı ile sabittir. 14/06/2014 eylemli fesih tarihine kadar, taraflar arasında yapılan 23/08/2012 tarihli sözleşme kapsamındaki işçiliklerin davacı alt yüklenici tarafından yapıldığı, aksinin kanıtlanamadığı anlaşılmıştır. Asıl dava ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme, kaldırma kararı içeriği, bu doğrultuda alınan bilirkişi asıl ve ek raporu içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre; 14/06/2014 eylemli fesih tarihine kadar, taraflar arasında yapılan 23/08/2012 tarihli sözleşme kapsamındaki işçiliklerin davacı alt yüklenici tarafından yapıldığı, aksinin kanıtlanamadığı,... D.iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu nazara alınarak davacı tarafından yapılan imalatın KDV dahil 3.285.959,11 TL olduğu,...D.iş sayılı dosyasında yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ve...talimat dosyasında görevlendirilen bilirkişi heyetince taraflar arasındaki sözleşmeye konu işle ilgili yapılan tespitlerde davacı tarafından yapılmış imalat tutarının 2.872.341,88 TL olarak tespit edildiği, davacının defterlerinde gözüken alacak 2.004.456,89 TL'den fazladan fatura edildiği tespit edilen 74.003,12 TL'nin düşümü ile imalat alacağının 1.930.453,77 TL olduğu anlaşılmıştır. Sözleşme kapsamında hakediş bedelinin süresinde ve tamamen ödenmediği, davalı yüklenicinin sözleşme hükümlerinin ödeme ile ilgili bölümünün tamamını ve zamanında yerine getirmediği, taraflar arasındaki sözleşme işçilik sözleşmesi olup, ödemenin zamanında yapılmaması durumunda işçi çalıştırmanın zorlukları dikkate alındığında ödemeyi zamanında yapmayan davalı yüklenici firmanın olayda kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı taraf alt yüklenici olup, yaptığı imalata ilişkin ödenmemiş işçilik bedellerini talebe hakkının bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme ayakta olmadığından bakiye alacağın tespiti aşamasında denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda belirtilen 65.719,18 TL kusurlu ve ayıplı imalat bedeli, alt yüklenici davacı tarafından karşılanması gereken ancak davalı tarafça ödenen ...prim ödemeleri, yemek + şantiye katılım + elektrik bedelinin 145.188,52 TL ve alt yüklenicinin yaptığı iş oranına tekabül eden...t proje bedeli 64.097,29 TL olup, sözleşme uyarınca davacı alt yüklenici tarafından ödenmesi gerektiği, bu miktarlar toplamı 275.004,99 TL olup, davacı alt yüklenicinin alacağının belirlenmesi noktasında sözleşmenin sona ermiş olması durumu da gözetildiğinde bu miktarın iş bedeli alacağından düşümü gerektiği, bu miktarın düşümü ile asıl davada alacağın 1.655.448,78 TL olmakla asıl davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, alacak eser sözleşmesinden kaynaklı olup likit sayılamayacağından davacı tarafın, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalı tarafın tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen ... esas sayılı davada mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 30.4 maddesinde "kesin teminat mektubu alt yüklenicinin vergi veya idari cezalarının olmadığının tespitine ilişkin vergi dairesinden alınmış yazının ve sigorta ilişiksizlik belgesinin yükleniciye teslimi ile yükleniciye ait malzeme, makine ve ekipmanın hasarsız kullanımı ve iadesi, işin sözleşme hükümlerine göre tam ve eksiksiz olması hususunda alt yüklenicinin mükellefiyetinin kalmadığının anlaşılmasını müteakip, yüklenicinin onayı alındıktan sonra ve alt yüklenicinin yükleniciye kesin kabulün ifasının teminini takiben, garanti süresinin sona ermesini müteakip iade edilir" hükmü yer almaktadır. Asıl davaya ilişkin olarak yapılan değerlendirmede davacı yüklenicinin davalıya borcunun olmadığı, alacaklı olduğunun hesaplandığı, SGK ilişiksizlik belgesinin davacı tarafça dosyaya sunulduğu, bu haliyle teminatın iade koşullarının oluştuğu, nakde çevirme bedelinin talep edilebileceği, işbu dava sadece asıl alacağa itirazın iptali davası olmakla 140.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne, alacak eser sözleşmesinden kaynaklı olup likit sayılamayacağından davacı tarafın, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalı tarafın yasal koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen ... esas sayılı davada mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmeye konu işin işçilik bedeline ilişkin olduğu, davacı yüklenici şirketin sözleşme kapsamında davalı alt yüklenici şirket adına yaptığı harcamaları talep edebileceği, sözleşme tarihinden 27/12/2013 tarihine kadar yapılan işlerin olumsuzluğu ile ilgili olarak taraflar arasında bir bildirimin bulunmadığı, sözleşmenin 14/06/2014 tarihine kadar yürürlükte olduğu, davacı yüklenici şirket tarafından davalı alt yüklenici şirket nam ve hesabına imalat yaptırılmasının sözleşme hükümlerine uygun olmadığı, dava konusu yapılan iş kapsamında, bir takım kusurlu ve ayıplı işlerin olduğu, dava dışı iş veren idarenin kontrol ve denetim hizmetlerini yapan ...firma temsilcisi tarafından davacı yükleniciye bildirildiği, kusurlu ve ayıplı işlerin bir bölümünün malzeme seçimi ile ilgili olduğu, bu malzemelerin tedarik işleminin davacı yüklenici tarafından karşılanması gerektiği, davalının yaptığı imalatın yalnızca işçiliklerinden sorumlu olduğu, kusurlu ve ayıplı işlerin buna göre bilirkişi heyeti raporunda hesaplandığı, ... ödemeleri, yemek, şantiye elektrik bedeli ve as-built proje bedeli (davalı şirket adına yapılan) toplamı 275.004,99 TL'yi davalıdan talep edebileceği, bu noktada ayrı dava açılmış ise de, esasen taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacı taşeronun yaptığı iş bedelinden bakiye alacağın sözleşmenin sona ermiş olması durumu da gözetilerek yüklenicinin eksik kusurlu iş bedeli, yapılan masraf bedelinin düşümü ile belirlenip değerlendirilmesi gerektiği, asıl davada buna göre değerlendirme yapılıp alacağın belirlendiği ve davacı yüklenicinin alacağının davalı alt yüklenicinin alacağından fazla olmadığı anlaşılmakla birleşen bu davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada; Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... sayılı takip dosyasında itirazının 1.655.448,78 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Tarafların tazminat taleplerinin reddine, Alınması gerekli 113.083,71 TL harçtan mahkememiz veznesine peşin yatırılan 24.237,87 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 10.022,20 TL ve kaldırma kararı öncesi verilen karar kapsamında davalı tarafça yatırılan 26.573,26 TL toplamı 60.833,33 TL'nin mahsubu ile kalan 52.250,38 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir yazılmasına, Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 17.232,55 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren %82,58’i olan 14.230,64 TL ile 25,20 TL başvurma ve 34.260,07 TL peşin harç toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan vekalet harcı 40,90 TL, posta gideri 139,55 TL, bilirkişi ücreti 10.000,00 TL olmak üzere toplam 10.143,35 TL yargılama giderlerinin %17,42’si olan 1.766,97 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 180.435,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 51.861,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 2-Birleşen... esas sayılı davada; Davanın alacak miktarı için kabulü ile, davalının... sayılı takip dosyasında itirazının 140.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Tarafların tazminat taleplerinin reddine, Alınması gerekli 9.563,4‬0 TL harç, mahkeme veznesine peşin yatırılan 1.688,93 TL ile icra veznesine yatırılıp mahsup ettirilen 701,92 TL ve kaldırma kararı öncesi verilen karar kapsamında davalıdan tahsil edilen harçla karşılanmakla ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 6.630,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 22.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Birleşen ... esas sayılı davada; Davanın reddine, Alınması gerekli 179,90 TL harcın peşin alınan 13.055,01 TL'den mahsubu ile artan 12.875,11 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından birleşen davaya yönelik yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 102.090,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde...Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/03/2023 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... Yargılama Gideri Dökümü Asıl Davada Davacı Vekalet Tasdik Harcı : 3,80 TL Posta Gideri : 214,75 TL Bilirkişi Ücreti : 16.500‬,00 TL Talimat Gideri : 514,00 TL + Toplam : 17.232,55 TL Yargılama Gideri Dökümü Birleşen 14. Asliye Ticaret Davacı Başvurma Harcı : 35,90 TL Peşin Harç : 2.390,85 TL Vekalet Tasdik Harcı : 5,20 TL Posta Gideri : 148,50 TL Bilirkişi Ücreti : 4.050,00 TL + Toplam : 6.630,45 TL

Atıf: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/361, K. 2023/110, T. 01.03.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-361-e-2023-110-k-99b83e918a33