İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/276 E. 2025/286 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/276
Karar No
2025/286
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/276 Esas - 2025/286 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/276 KARAR NO : 2025/286

BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....

DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALILAR : 2- .... 3- .... 4- ....

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 14/09/2022 KARAR TARİHİ : 14/04/2025 KARAR Y.TARİHİ : 14/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar hakkında İdarelerince ... tarafından 14.10.2022 tarih ve .... Sayılı .... ile soruşturma başlatıldığını, soruşturma neticesinde 11.06.2024 tarihli rapor düzenlendiğini 14.06.2024 tarihli ve ... sayılı Makam Oluruna bağlandığını, tespitleri takiben, raporda yer alan firmaya avantaj sağladıkları ve firma lehine hareket ettikleri tespiti nedeniyle komisyon üyeleri hakkında ... nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, davalılara .... tarafından .... Raporunda belirlenen bedelin ödenmesine ilişkin olarak yazılar gönderildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ve ödeme yapılmadığı hususu belirtildiğini, raporla tespit edilen 10.524.788,00-TL kamu zararının tahsili doğrultusunda 16.08.2024 tarihli ve 672209 sayılı Makam Oluru gönderildiğini ve bu sebeple işbu davayı açtıklarını beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tespit edilen 10.524.788,00.-TL kamu zararının komisyon karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı kurumun tarafımızca açılmış bakiye alacak ve munzam zarar davalarından kaçmak amacıyla huzurdaki davayı ikamet ettiğini öncelikle hukuki yarar yokluğundan söz konusu davanın reddi gerektiğini, ihale konusu tüm mallar 06.11.2015 tarihinde teslim edilmiş olup ortada geç bir teslim söz konusu olmadığından kamu zararı da bulunmadığını, bahse konu soruşturma dosyasının huzurdaki dava konusu kamu zararı tespiti açısından maddi vakıayı doğrudan ilgilendirmesi sebebiyle ... tarafından .... sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını beyan ederek; açılan davanın reddini talep etmiştir. 3. Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 4. Taraflar arasındaki hukuki ilişki hali hazırda değerlendirilmemiştir. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 5. Taraflar arasındaki uyuşmazlık belirlenmemiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 6. Dava, kamu zararının tahsili istemine ilişkindir. 7. Eldeki davanın .... , sayılı birleştirme kararı ile Mahkememizin .... sayılı dosyası ile birleştirildiği, Mahkememizce birleşen dosyanın tefrikine karar verilerek yukarıdaki esasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. 8. HMK'nın 166. maddesinde davaların birleştirilmesi düzenlenmiştir. Buna göre; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” 9. Görüldüğü üzere aralarında bağlantı bulunan ve aynı mahkemede açılmış olan davalar, yargılamanın her safhasında istek üzerine ya da mahkemece kendiliğinden birleştirilebilir. Mahkeme, aralarında bağlantı bulunan davaların her hâlde birleştirilmesine karar vermek zorunda değildir; ancak tahkikatın (yargılamanın) daha iyi bir şekilde yürütülmesi için gerekli gördüğü hâllerde, aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine karar verebilir ( .... ). 10. Davaların birleştirilmesi ve ayrılması müesseselerinin temelinde usul ekonomisi ilkesi yatar ( .... ). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi, Anayasal dayanağı olan bir ilke olup 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesinin dördüncü bendinde davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna açıkça işaret edilmiştir. 11. Öte yandan HMK’nin 166. maddelerinde aralarında bağlantı bulunan, daha açık anlatımla aynı veya benzer sebeplerden doğmuş yahut biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğu davaların birleştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. 12. Birleştirilen davalarda tek bir yargılama yapılır ve ortak deliller tek bir kez toplanır. Bunun sonucunda mahkeme uyuşmazlığın bütün taraflarının menfaatini aynı yargılama içerisinde görme, değerlendirme ve uyuşmazlığı bu çerçevede çözme imkânına sahip olur ( .... ). Bu da hukuk güvenliğinin korunması ve çelişkili kararların önüne geçilmesine hizmet eder. 13. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise "bağlantı" kavramı açıklanmış olup; "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı varsayılır" denilmiştir. 14. Yapılan incelemede, mahkememizin .... Esas sayılı dosyasında uyuşmazlık konusunun taraflar arasında akdedilen 21.08.2015 tarih ve 25.239.300,00 TL + KDV bedelli " .... " işi kapsamında düzenlenen 06.11.2015 tarih ve 29.782.374,00 TL(KDV dahil) bedelli faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu; yine mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilen .... E, sayılı dosyasında uyuşmazlık konusunun; davacının, davalı idare ile yapılan .... ihale kayıt numaralı "..." işine ait ihale kapsamında davacı şirket tarafından yapılan hak edişe binaen kesilen faturadan ödenmeyen 10.466,741,53 TL'nin ödenmesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 15. Az yukarıdaki paragrafta da açıklandığı üzere Mahkememiz dosyasında yüklenici ile iş veren arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin dava olduğu, Birleşen ve tefrik edilen .... sayılı dosyasındaki hukuki niteliğin ise; davacı kurumun uğradığı iddia edilen zararın tazminine yönelik olduğu anlaşılmıştır. 16. Her iki davanın incelenmesinde; taraflarının ve konusunun farklı olduğu, davalar arasında hukuki niteliği bakımından bir bağlantı bulunmadığı değerlendirilmiştir. Zira eldeki uyuşmazlıkta davacı tarafından ileri sürülen vakıa ve iddiaların incelenmesi için toplanacak deliller ve yürütülecek tahkikat ile mahkememizde yürütülen dava birbiri ile aynı ya da benzer olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkememiz yargılamasında gelinen aşama itibariyle de davacının ileri sürdüğü vakıaların yeni bir tahkikatı gerektirdiği dikkate alındığında usul ekonomisi bakımından yarar yerine hali hazırda yürütülen yargılamayı da geciktirecek sonuçlar doğurabilecektir. 17. Yapılan açıklamalar kapsamında, Mahkememizin .... sayılı dosyası ile birleşen ve tefrik edilen .... sayılı dosyası arasında HMK m. 166 hükmünde yer verilen anlamda bir bağlantının bulunmadığı, ileri sürülen vakıalar ve yapılacak tahkikat bakımından aynı veya benzer sebeplerden doğmuş yahut biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğunun söylenemeyeceği, davaların birleştirilmesi ve ayrılması müesseselerinin temelinde usul ekonomisi ilkesi yatmakta olup bu anlamda birleştirme yapmanın yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında usul ekonomisine uygun olmadığı, hukuki yararın varlığından sözedilemeyeceği kanaatine varılmakla, dosyanın .... Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM 1-HMK'nun 166. maddesi uyarınca Mahkememizin .... Esas sayılı dosyası ile arasında bağlantı bulunmadığı anlaşılmakla, .... Esas sayılı dosyasının (tefrik sonrası Mahkememizin .... sayılı dosyası); .... Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/04/2025

Başkan .... E-İmza Üye .... E-İmza Üye .... E-İmza Katip .... E-İmza

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/276, K. 2025/286, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-276-e-2025-286-k-4dd2bc887f67