İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/584 E. 2025/42 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/584
- Karar No
- 2025/42
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/584 Esas - 2025/42 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/584 KARAR NO : 2025/42 HAKİM :... KATİP :.... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/08/2024 KARAR TARİHİ : 22/01/2025 KARAR Y.TARİHİ : 23/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde; .... plakalı aracın davacı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu aracın tek taraflı trafik kazasına karıştığını ve araçta hasar meydana geldiğini, sigortalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle davacı şirket tarafından 20/12/2022 tarihinde 156.409,55 TL ödeme yapıldığını, kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücünün bir kusurunun bulunmadığını, davalı şirketin ise tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerden davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğunu, ödemelerin tahsili amacıyla ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu beyan ederek davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, icra inkar tazminatına talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, kaza tespit tutanağındaki tespitlere itiraz ettiklerini, davaya konu kazanın oluşmasına ve dolayısıyla zararın meydana gelmesine sebep olan stepne parçasının yol üzerinde bırakan araç sahibi ve sürücüsünün ağır kusurlu olduğunu beyan ederek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın davalı tarafından işletilen otoyolda seyir halinde iken otoyol işletilme kusuru nedeni ile zarar gördüğü iddiasına dayalı sigortalıya ödenen zararın tahsili amacıyla davacı tarafından başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev konusu dava şartı olup, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında, talep halinde veya resen incelenebilir. Mahkememizde açılan bu davada öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığı ve ticaret mahkemesinin bu davada görevli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur. Tüketici işlemi ile ticari iş kesişmesinin meydana geldiği hallerde, emredici şekilde tüketicinin korunması amaçlanmaktadır. Böylece tüketicinin bulunduğu işlemlerin, ticari iş sayılmasının yanında ayrıca tüketici işlemi olarak kabul edilmesi gerektiği, kanunların çatışma içerisinde bulunduğu hâllerde; 6502 sayılı TKHK'nın gerek özel, gerekse sonraki kanun olması nedeniyle tüketici mevzuatının önceliğinin kabulü, isabetli bir çözüm yöntemidir...: Ticari İşletme Hukuku -Genel Esaslar-, ... 2018, s. 24). 28.11.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde bu kanunun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsayacağı; 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler, "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler, "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanunu'nun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde; “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda; davacı yan, ...plaka sayılı aracın 28/07/2022 tarihinde karıştığı trafik kazasında hasarlandığını, taraflarınca dava dışı araç malikine yapılan 156.409,55 TL ödemenin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptalinin talep etmiştir. Dava konusu araca ait ruhsat ve sigorta poliçesi incelendiğinde, dava konusu .... plaka sayılı aracın hususi araç olduğu ve davacı sigorta şirketince kasko poliçesi ile sigortalandığı sabittir. Davacı, dava konusu kazadan dolayı davalı şirketin kusurlu olduğu iddiasına dayalı olarak rücuen tazmin şartlarının oluştuğunu iddia etmektedir. Taraflar arasında kurulan herhangi bir sözleşme bulunmayıp, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca ödeme yaparak sigortalı yerine sigorta şirketinin geçmesi halinde mahkemenin görevi, sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenir. Hukuki ilişki otoyolu kullanan sigortalı tüketici ile otoyol arasındaki ilişki kapsamında tüketici hukukuna ilişkindir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevlidir. Bu nedenle, davanın, mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1 ve 20 maddeleri uyarınca, görevli Ankara Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Anlatılan nedenlerle, HÜKÜM : 1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesi ve iki haftalık yasal sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... GÖNDERİLMESİNE, 3- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331 maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2025 Katip .... e-imza Hakim.... e-imza