İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/762 E. 2025/483 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/762
- Karar No
- 2025/483
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/762 KARAR NO : 2025/483 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : 07/07/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/01/2024 tarihinde müvekkil şirket nezdinde sigortalı bulunan dava dışı sigortalıya ait işyerinin depo/montaj bölümü ve çağrı merkezi olarak kullanılan alanında yer alan (davalının ürettiği ve satışa sunduğu) su sebilinin elektrik tesisatında meydana gelen kısa devre sonucunda kablo izolelerinin tutuşması sonucunda sigortalı işyerinde hasar meydana geldiğini, zararın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olduğunu, meydana gelen zarar neticesinde dava dışı sigortalıya ekspertiz raporu ile belirlenen 65.458,87-TL tazminatın 05/03/2024 tarihinde ödendiğini, ödeme nedeniyle TTK m.1481 sigortalının haklarına halef olduklarını (Emsal; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... E.... K.), tazminat borcunun tahsili için ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, TTK.nun 1481 maddesi mucibince söz konusu işyerindeki yangının su sebilinden çıktığı gerekçesiyle 05.03.2024 tarihinde ödemiş olduğu dava konusu tazminatı müvekkili şirkete rücu etmek istediğini, ancak davacının sunmuş olduğu “Yangın Ekspertiz Raporu”nun “4. Ekspertiz Gözlem ve Bulguları” başlıklı kısmın “...” alt başlıklı bölümünde "hasara neden olan su sebilinin tamamen yanması sebebiyle marka model tespiti yapılamamıştır. Sigortalıyla yapılan görüşmede, hasara neden olan su sebilinin ... marka olduğu ancak alış faturası olmadığı öğrenilmiştir." ifadesine yer verildiğini, aynı ifadenin “7- Rücu Yorumu” başlıklı bölümde de tekrar edildiğini, Ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere hasara sebep olan söz konusu su sebilinin marka ve modelinin tespit edilemediğini, yalnızca sigortalının sözlü beyanına binaen söz konusu su sebilinin müvekkili şirkete ait olduğunun iddia edildiğini, söz konusu iddianın alış faturası dahil herhangi bir belge ile de ispat edilememiş olup huzurdaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın yalnızca sigortalısının sözlü beyanına dayanarak yangına sebep olan su sebilinin müvekkili şirkete ait olduğunu iddia ettiğini, bu sözlü beyan dışında su sebilinin müvekkiline ait olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin dosya içerisine sunulmadığını, TMK.nun 6 ve HMK.nun 190. maddesi mucibince taraflardan her biri hakkını dayandığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu, söz konusu durumdan kendine menfaat çıkaracak olan davacı tarafın su sebilinin davalı müvekkili şirkete ait olduğunu ispatlaması gerektiğini, oysa ekspertiz raporunda da beyan edildiği gibi su sebilinin marka ve modelinin tespit edilemez durumda olduğunu, günümüzde marka ayırt etmeksizin piyasadaki orijinal ürünlerin hukuka aykırı olarak sahtelerinin satıldığı da dikkate alındığında alış faturası vb. herhangi bir somut delille söz konusu su sebilinin müvekkil şirkete ait olduğunun ispat edilememesi ve bu durumun davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda da belirtilmesi karşısında davacının talebinin kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine ve davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesin karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472.maddeleri uyarınca sorumlulardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 14. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 02.07.2024 tarihinde, davalı aleyhine, dava konusu olay ve ekspertiz raporuna dayanarak, 65.458,87.-TL asıl alacak, 1.420,37.-TL işlemiş (yasal) faiz, 1.334,28.-TL işlemiş (yasal) faiz olmak üzere toplam 68.213,52.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 08.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 09.07.2024 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 03.12.2024 tarihinde 68.213,52.-TL asıl/toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında sigorta poliçesi, sigortalının iş yerinde çıkan yangın vakıası ve sigorta şirketince yapılan ödemeler hususunda tartışma bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu hasara neden olan su sebilinin davalı tarafından üretilip üretilmediği, dolayısıyla davada davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, var ise yangının çıkış sebebi ile tarafların kusur ve sorumluluğu noktasında toplandığı anlaşıldı. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber yapılan yargılama sonunda; Davalı vekili yangına sebebiyet verdiği iddia edilen su sebilinin kendi firmalarınca üretilip üretilmediğinin ispatlanamadığını, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunmaktadır. Dosyaya sunulan "Yangın Ekspertiz Raporu"nun "Ekspertiz Gözlem ve Bulguları" başlıklı 4/B kısmında "Ekspertiz Bilgi ve Bulguları" alt başlığı altında "hasara neden olan su sebilinin tamamen yanması sebebiyle marka model tespiti yapılamamıştır. Sigortalıyla yapılan görüşmede, hasara neden olan su sebilinin ... marka olduğu ancak alış faturası olmadığı öğrenilmiştir." denilmektedir. Ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere, yangına ve dolayısıyla hasara neden olarak gösterilen su sebilinin marka ve modeli tamamen yanmış olması nedeniyle tespit edilememiştir. Bunun üzerine sigortalıdan sözlü olarak sorulduğunda sebilin markasının "..." marka olduğunu ancak faturasının bulunmadığını söylemesi üzerine, bu beyanına itibar edilerek işlemler yürütülmüş ve dava açılmıştır. Dava dışı sigortalının beyanının doğru olma ihtimali elbette vardır. Ancak markayı yanlış hatırlıyor olması da mümkündür ve bir ihtimaldir. Bu ihtimallerden birine üstünlük tanınması için bir neden yoktur. İhtimallere dayanarak sonuca gidilemez, yargıya varılamaz. Kaldı ki hukuk yargılamasında iddiaların belge ile ispatı asıldır. Dava dışı sigortalı fatura, irsaliye vb.belge ibraz edememiştir. Yanan su sebili üzerinde de ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere bilirkişi incelemesi yapılması mümkün değildir. Bu konuda davacı vekiline tensibin (20) nolu ara kararı ile dava konusu yangın olayına dayanak su sebilinin faturası ile periyodik servis bakım belgelerinin sunulması için davacı vekiline iki hafta süre verilmesine karar verilmiş ancak herhangi bir belge ibraz edilememiştir. Kaldı ki davalı vekilinin günümüzde marka ayırt etmeksizin piyasadaki orijinal ürünlerin hukuka aykırı olarak sahtelerinin satıldığı yönündeki savunmasına da katılmamak (sahte ve fason ürünlerin yaygınlığı herkesin malumu olduğundan) mümkün değildir. Sonuç olarak her ne kadar husumet itirazında bulunulmuş ise de davacı taraf, dava konusu yangına sebep olduğu iddia edilen cihazın davalı tarafından sigortalıya satıldığına ilişkin akdi ilişkinin ispat edilemediği, bu ilişkinin (alım satım sözleşmesinin) de tanıkla ispatının mümkün olmadığı düşünüldüğünden dava ve usul ekonomisi gereğince bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek duyulmamış, davanın husumet yerine akdi ilişki ispatlanamadığından reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın REDDİNE, 1-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 823,85-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 208,45-TL harcın KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE DAVACIYA İADESİNE, 2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE, 5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.07/07/2025 KATİP HAKİM