İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/784 E. 2023/806 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/784
- Karar No
- 2023/806
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/784 Esas - 2023/806 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/784 Esas KARAR NO : 2023/806 HAKİM : ..... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2023 KARAR TARİHİ : 20/11/2023 KARAR Y.TARİHİ : 20/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu dava şartına tabi olmadığını, davalının müvekkili şirketten 2018 yılı Eylül ayından 2023 Eylül ayına kadar olan huzur hakkı alacağının varlığı iddiası ile müvekkili şirket aleyhine .... esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattığını, 2018 yılından itibaren huzur hakkı talep edildiğini, limited şirketlerde müdür olmayan ortağın huzur hakkı alabilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek, öncelikle telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen dava konusu icra takibi ile ilgili olarak başlatılan takibin dava sonuna kadar durdurulmasını, uygun görülmemesi halinde İİK'nın 72/3 maddesi gereğince tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespitini ve takibin iptalini, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı tarafa tebligat çıkarılmamıştır. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, davacının aleyhine başlatılan .... esas sayılı takip dosyasında borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın esasının çözümünden önce dava şartlarından olan Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; davacının davasının; davalı işçi ...'ın, davacı şirketten 2018 yılı Eylül ayından 2023 Eylül ayına kadar olan huzur hakkı alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibinde, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, bu anlamda arabuluculuğa başvurunun eldeki dava yönünden dava şartı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalar neticesinde somut olay değerlendirildiğinde, davanın, menfi tespit davası olduğu, dava şartı arabuluculuğa ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde "...diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.." denilmek suretiyle arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak tayin edildiği ve taraflarca dava ikame edilmeden önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Davanın, 6325 sayılı kanunun 18/A-2 ve TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL harcın, peşin alınan 3.278,88 TL harçtan düşümü ile fazla alınan 3.009,03 TL harcın, kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, Dair tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/11/2023 Katip ... E-İmza Hakim .... E-İmza