İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/547 E. 2024/20 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/547
- Karar No
- 2024/20
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/547 Esas - 2024/20 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/547 KARAR NO : 2024/20 HÂKİM : .... KATİP : .... DAVACILAR : 1) .... 2) .... 3) .... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) DAVA TARİHİ : 28/12/2022 KARAR TARİHİ : 16/01/2024 G.K. YAZIM TARİHİ : 06/02/2024 1) Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka ve K.Kartlarından Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, İDDİA : 2) Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin miras bırakanı ...'in ... müşteri numarası ile ... A.Ş.'den 27/12/2019 tarihinde 100.000,00 TL ve 08/06/2020 tarihinde 50.000,00 TL kredi kullandığı; işbu kullandığı kredilerin öncesinde kredisi bulunan müteveffanın belirtilen krediler ile birleştirildiği; davalı sigorta şirketi tarafından yapılan zeyilnameler ile belgelerden anlaşılacağı üzere uzun süreli esnaf hayat sigorta poliçesi düzenlendiği; sigortalı ...'in 10/11/2021 tarihinde kalp krizi nedeni ile vefat ettiği; murisin öldüğü tarihe kadar çekmiş olduğu kredilerin aylık ödemesini yaptığı; müvekkillerinin vefat sonrası bakiye kredi borcunun ödenmesi için başvuru yaptıklarında sigorta şirketinin meydana gelen ölüm olayının vefat teminatı kapsamının dışında olduğu gerekçesiyle ödeme yapmadığı; murisin kullandığı kredilerin bedelinin risk gerçekleşmemiş olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından ödenmediği ve ilgili banka şubesine de sigorta şirketince ödenmeyeceği bildirildiği; toplam borç miktarının mirasçılar olan müvekkilleri tarafından halihazırda ödendiği beyan edilmekle; murisin kullandığı krediler sonrası ... nolu ve ... nolu hayat sigortası poliçelerinden kaynaklı ölüm sonrası bakiye sorumluluk bedellerinin ıslah ile artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve müvekkillerinin miras payları oranında ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. SAVUNMA : 3) Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde dava değerinin 1.000,00 TL olarak belirtildiği; 15.430,00 TL ve bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunlu olduğu; dava konusu talebin miktar olarak belli olduğu; dava değerinin eksik gösterilmesi sebebiyle reddi gerektiği; başvuruya konu sigorta poliçesi üzerinde ... A.Ş.'nin 1. dereceden dönülmez lehtar ve dain-i mürtehin kaydı bulunduğu; davacıların murisi sigortalının vefat tarihi itibariyle ... ve ... numaralı poliçelerin bulunduğu; sigortalının sigorta başlangıç tarihi öncesinde gelen kanser hastalığı olduğu; hastalık tanısının sigorta tanzim tarihi öncesinde konulduğunun tespit edildiği; bu kapsamda beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğinin sabit olduğu; sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta öncesinde gelen kanser hastalığının sigorta teminatı kapsamı dışında olduğu; sigortalıya 18/04/2011 tarihinde lenf kanseri teşhisi konulduğu; kabul anlamına gelmemekle müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun poliçe teminatları ile sınırlı olduğu; talep edilen faiz ve faiz başlangıç tarihinin kabulünün mümkün bulunmadığı; davada tanık deliline muvafakatleri bulunmadı beyan edilmiş olup; şirketlerinin hayat sigortası kapsamında ödeme yükümlülüğü bulunmadığından işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. DELİLLER : - .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. - ... A.Ş. Tarafından Gönderilen 06/01/2023 Tarihli Cevabi Yazı. - ... A.Ş. Tarafından Gönderilen 10/01/2023 Tarihli Cevabi Yazı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : 4) Mahkememizde açılan davanın; davacılar ..., ... ve ... ("davacılar" olarak veya münferiden isimleriyle anılacaktır) ile davalı ... ("davalı şirket" veya "davalı sigorta şirketi" olarak anılacaktır) arasında, davacılar murisinin kullanmış olduğu (Hayat Sigortalı) Kredinin sigorta bedelinin, davalı şirket tarafından davacı mirasçılara ödenmemesi kaynaklı "Alacak Davası" olduğu anlaşılmaktadır. b) Genel Hukuki Tasnif : 5) 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 6) 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." 7) 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) ... (3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) ..." 8) 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin, "Tüketici İşlemi" tanımını düzenleyen (l) bendi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi," 9) Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir (bkz. yukarıda par. 5). 10) Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, gerek 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve gerekse 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında; her ikisi de İhtisas Mahkemeleri olan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Tüketici Mahkemeleri arasındaki görev sınırları, detaylı bir şekilde belirtilmiştir. Ticari Dava İncelemesi : 11) TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir. 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir. Belirtilen işbu genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir (bkz. yukarıda par. 6 ve 7). Tüketici Davası İncelemesi : 12) 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi kapsamında ise "Tüketici İşlemi" kavramı düzenlenmiş olup; ilgili Kanun hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere "Tüketici İşlemi", mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade etmektedir. Anılan madde hükmünde de açıkça belirtilmekte olduğu üzere tüketiciler ile ticari veya mesleki amaçlarla (veya onların nam ve hesabına) hareket edenler arasında kurulan sigorta ve bankacılık sözleşmeleri de, "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiştir (bkz. yukarıda par. 8) c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : 13) Dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak Mahkememizce yapılan incelemede; davacı mirasçılar vekili tarafından .... Mahkemesi nezdinde ikame edilen davada uyuşmazlığın, "davacılar murisi tarafından kullanılan ve hayat sigortalı olduğu anlaşılan kredinin geri ödemesi sürecinde, borçlunun (davacılar murisinin) vefatı neticesinde, davacı mirasçılar tarafından sunulan 'sigorta bedelinin ödenmesi' talebi" olduğu görülmektedir (bkz. yukarıda par.2); 14) .... Mahkemesinin 11/05/2023 tarih, .... sayılı kararı kapsamında, "...Somut olayda davacıların murisinin kullanmış olduğu kredilere ilişkin 09/01/2020-09/01/2025 tarihli ... poliçe numaralı "..." düzenlendiği taraflar arasında herhangi bir tüketici işlemi olmadığı, uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğinden..." gerekçesiyle "Görevsizlik Kararı" verildiği ve dosyanın (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatını haiz olan) Mahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır. 15) Yukarıda belirtilen Tüketicinin Korunması Mevzuatı ve ilgili açıklamalar dikkate alındığında; sigortalıların (veya haleflerinin), sigorta şirketlerine yönelik ikame edecekleri davalarda Görevli Mahkemenin belirlenmesi hususunda; sigortacı ve sigortalı arasında "davacı sigortalı" ile "davalı sigorta şirketi" olan taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tetkiki önem arz etmektedir (bkz. yukarıda par. 8). 16) Dava konusu uyuşmazlığın, "davacılar murisi tarafından kullanılan ve hayat sigortalı olduğu anlaşılan kredinin geri ödemesi sürecinde, borçlunun (davacılar murisinin) vefatı neticesinde, davacı mirasçılar tarafından sunulan 'sigorta bedelinin ödenmesi' talebi" olduğu hususu dikkate alındığında (bkz. yukarıda par.2); davacılar murisinin "kredi kullanımında" veya "ilgili kredinin hayat sigortası güvencesine alınmasında" taraflar arasında "ticari faaliyet" olarak adlandırılabilecek hiçbir hukuki ilişkinin ve dolayısıyla 6102 Sayılı TTK. anlamında bir sigorta ilişkisinin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. 17) 6502 Sayılı TKHK.'nın 4. maddesinde belirtilen "tüketici işlemi" kavramı dikkate alındığında ise; "davacılar murisi" ve "sigorta şirketi" arasındaki hukuki ilişkinin salt "bankacılık işleminden" veya salt "sigorta poliçesinden" kaynaklanmış olması gerekçesiyle "ticari dava konusu" olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı (TKHK. 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği) ve davacılar murisi ile banka veya sigorta şirketi arasındaki ilişkinin 6502 Sayılı TKHK. anlamında (sigorta ve bankacılık sözleşmeleri kaynaklı) bir "tüketici işlemi" olduğu aşikar olduğundan (bkz. yukarıda par. 8 ve 14), sigorta sözleşmelerinden kaynaklı bir "mutlak ticari dava" olarak kabul edilemeyeceği; yine 6100 Sayılı TTK.'nın yukarıda belirtilen 4/1. maddesi ve ilgili açıklamalar uyarınca (bkz. yukarıda par. 6, 7 ve 11), somut olayda taraflar arasındaki ilişkinin, "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir hukuk davası" olmadığının da aşikar olması nedeniyle "nispi ticari dava" olarak kabulünün de mümkün bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 18) Bu doğrultuda; 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un yukarıda detaylı olarak belirtilen 4. maddesi uyarınca Mahkememizin görevsizliğine ve Tüketici Mahkemesinin görevli bulunduğuna dair, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE; 2) Görevli Mahkemenin, Tüketici Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE, 3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü amacıyla dosyanın .... Bölge Adliye Mahkemesi .... GÖNDERİLMESİNE; 4) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE; Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 16/01/2023 Katip .... Hâkim ... ¸ ¸ Gerekçeli Karar