İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/857 E. 2023/899 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/857
- Karar No
- 2023/899
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2022/857 Esas - 2023/899 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/857 KARAR NO : 2023/899 HÂKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmeleri Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 19/12/2023 G.K. YAZIM TARİHİ : 04/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmeleri Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, I) İDDİA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin cari hesapları çerçevesinde 01/01/2022 - 31/12/2022 tarihleri arasındaki hesapları itibariyle davalı şirketten 156.387,75 TL alacaklı olduğu; davalı şirketin müvekkili şirkete olan borcunu hiçbir şekilde ödemeye yanaşmadığı; alacağın tahsili amacıyla borçlu şirket aleyhine ..... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı; gönderilen ödeme emrine karşı davalı tarafından haksız ve dayanaksız olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğu; müvekkili şirket ile davalı borçlu şirketin kayıtları ve cari hesapları incelendiğinde davalı şirketten alacaklı olduğunun görüleceği beyan edilmiş olup; cari hesaplar çerçevesinde davalıdan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şimdilik 100,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ...'de faaliyet gösteren, ..... kayıtlı bir firma olduğu, açılan davada yetkili Mahkemenin ... Mahkemesi olduğu, bu nedenle açılmış olan davada yetki itirazlarının bulunduğu; davacının 100,00 TL üzerinden dava ikame etmiş olduğu, ancak davacının başlatmış olduğu ve halihazırda hakkında itirazın iptaline karar verilmesi talebinde bulunulan ..... Esas sayılı icra dosyasında alacak talebinin 156.387,75 TL tutarında olduğu ve bu doğrultuda davacı tarafından Mahkememizde eksik harç yatırılmış olduğu ve davanın görülebilmesi ile esasa geçilebilmesi için eksik harcın tamamlanması gerektiği; davanın esası ile ilgili olarak ise, müvekkili firmanın davacıya böyle bir borcu bulunmadığı, davacının iddiasını ispat külfeti altında olduğu belirtilmiş olup; Mahkememiz nezdinde ikame olunan işbu davanın reddine, davacı taraf aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : ..... Esas Sayılı Dosyası Sureti. ..... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. ... Tarafından Gönderilen 08/06/2023 Tarihli Cevabi Yazı. ..... Tarafından Gönderilen 08/06/2023 Tarihli Cevabi Yazı. Cari Hesaptan Kaynaklı Alacağın Tespiti Hususunda Düzenlenen 17/08/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememizde açılan davanın; davacı ... Şirketi ("davacı şirket" olarak anılacaktır) ile davalı ... Şirketi ("davalı şirket" olarak anılacaktır) arasındaki "Ticari Satım Sözleşmelerinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın konusunun; ..... Esas sayılı dosyasında (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ..... Dairesine devredilerek, ..... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki ticari satım sözleşmeleri uyarınca davacı şirket cari hesap kayıtları doğrultusunda davacı şirketin (takip tarihi itibariyle) 156.387,75 TL. alacağının mevcut bulunup bulunmadığı ile icra takibi sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında belirtilen "yetki ilk itirazı" ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; dava konusu alacağın, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmelerinden kaynaklandığı ve 6098 sayılı TBK.'nın 89. maddesi uyarınca, konusu bir miktar para olan borçların, "alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde" ifa edileceğinin hüküm altına alınmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmenin ifa yerinin ..... olduğu kanaatine varılmış; bunun yanı sıra 6100 sayılı HMK.'nın 10. maddesi uyarınca "sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de yetkili bulunduğu" hususu da dikkate alınarak, ..... Mahkemelerinin yetkili bulunduğu kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında; "tahkim ilk itirazı" bulunmadığı anlaşıldığından; bu hususta Mahkememizce bir değerlendirme yapılmamıştır. c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi : İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; ..... Esas sayılı dosyasında (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ..... Dairesine devredilerek, ..... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından sunulan dava dilekçesini ve tensip zaptını içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 04/01/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı vekili tarafından (yasal süresi içinde) 11/01/2023 tarihinde cevap dilekçesi sunulduğu ve anılan dilekçe kapsamında, dava konusu borcun bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş; anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 17/08/2023 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; ..... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinden davacı vekilince 10/11/2022 tarihinde 156.387,75.-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığının ve davalı vekilince sunulan 11/11/2022 tarihli dilekçe ile borca ve yetkiye itiraz edildiğinin; davacı şirketin 2022 yılına ait ticari defterlerinin e – defter olduğunun ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığının tespit edildiği; davacı şirketin defter incelemesi ile ilgili olarak, davacı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin mevcut olduğunun, davalı şirket tarafından davacıya düzenlenen 3 adet toplam 49.024,05 TL tutarındaki faturaların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun; davacı şirket tarafından, davalıya 28/07/2022 tarihinde tediye makbuzu ile 20/10/2022 vadeli ... sıra numaralı 200.000,00.-TL bedelli Şekerbank çeki verildiğinin; davacı şirket tarafından davalıya 07/09/2022 tarihinde, kırık malzemeden dolayı iade faturası ve fiyat farkı faturası olmak üzere 2 adet toplam 5.411,80 TL tutarında fatura düzenlendiğinin; bu doğrultuda davacı şirketin davalı şirkete 200.000,00 TL tutarında çek ile ödeme yaptığının, 5.411,80.-TL tutarında fiyat farkı/iade faturası düzenlediğinin ve karşılığında, davalı şirket tarafından davacıya 3 adet toplam 49.024,05 TL tutarında fatura düzenlediğinin ve bu doğrultuda yapılan (ve bilirkişi raporu kapsamında detayları belirtilen) hesaplamalar uyarınca davacı şirketin 156.387,75 TL tutarında davalıya fazla ödeme yapmış olduğunun ve bu doğrultuda davalı şirketten alacaklı olduğu tespit edildiğinin; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile ilgili olarak ise, davalı şirket tarafından dava dosyasına ibraz edilen iletişim bilgisi, mali müşavir bilgisi, ticari defter ibrazı bulunmaması ve davalı şirket vekili Av. ..... 'ın iletişim bilgilerine de baro levhasından ulaşılamaması nedenleriyle, davalı şirkete yönelik inceleme yapılamadığının ve neticeten davacı şirketin, gerçekleştirmiş olduğu fazla ödeme tutarı olan 156.387,75 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Söz konusu bilirkişi raporu; Mahkememizce davacı vekiline ve davacı vekiline 02/09/2023 tarihinde münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı; davalı vekili tarafından ise 11/09/2023 tarihinde bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür Davalı vekili tarafından sunulan "bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi" kapsmaında yapılan incelemede; sadece davacı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle ve cevap dilekçesinde taraflarınca belirtilen hususların dikkate alınmadan rapor düzenlenmiş olmasına itiraz ettikleri görülmüş; Sadece Davacı Şirketin Defter Ve Kayıtlarının İncelenmesi Suretiyle Bilirkişi Raporu Düzenlendiği İtirazı İle İlgili Olarak : Mahkememizce gerçekleştirilen 30/05/2023 tarihli duruşmada, "Taraflarca, bilirkişilerce belirlenen inceleme gün ve saatinde, davaya konu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtlarının, incelemeye hazır bulundurulmasına, taraflara, inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri, ibraz edemiyorlarsa mazereti ile birlikte ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirmeleri için bir hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde, ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin bildirilmemesi ve bilirkişilerce belirlenen gün ve saatte ticari defter ve belgelerin ibraz edilmememesi veya mazeret de bildirilmemesi halinde, defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve dosya kapsamına göre karar verileceği hususunun ihtarına (taraf vekillerine ihtarat yapıldı), (davalı taraf hazır olmadığından ihtar yerine geçmek üzere duruşma zaptının tebliğine)," dair karar verildiği; davalı vekilinin durulmada hazır bulunmaması nedeniyle, anılan duruşma zaptının, davalı vekiline Mahkememizce 04/06/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; bununla birlikte davalı vekili tarafından, müvekkili bulunan davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının Mahkememize sunulmadığı anlaşıldığından, bu husustaki itirazının reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Cevap Dilekçesinde Taraflarınca Belirtilen Hususların Dikkate Alınmadan Bilirkişi Raporu Düzenlendiği İtirazı İle İlgili Olarak; Davalı vekili tarafından 11/01/2023 tarihinde Mahkememize sunulan cevap dilekçesi kapsamında; dava konusu alacağın esası ile ilgili olarak salt "müvekkili firmanın davacıya böyle bir borcu bulunmadığı" yönünde beyanda bulunulduğu ve Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi raporu kapsamında hesap detaylarının ayrıntılı olarak sunulduğu ve davalı vekili tarafından, kendisine tebliğ olunan ihtarata rağmen, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının sunulmadığı anlaşıldığından; esasa müessir olmayan "cevap dilekçesinde taraflarınca belirtilen hususların dikkate alınmadan rapor düzenlendiği" itirazı ile ilgili olarak da, itirazın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Neticeten; Bilirkişi raporunun davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak; ayrıntılı hesaplamaları rapor kapsamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda; ..... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline; - 100,00 TL. asıl alacak üzerinden; (asıl alacağa takip tarihinden itibaren) işletilecek avans faizi ile birlikte, - 156.287,75 TL. asıl alacak üzerinden; (asıl alacağa ıslah tarihi olan 23/10/2023 tarihinden itibaren) işletilecek avans faizi ile birlikte takibin devamına; 2) Hükmolunan alacağın %20’si olan 31.277,55 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE; 3) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 10.682,85 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 2.670,00 TL ıslah harcı toplamı olan 2.750,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 7.932,15 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 80,70 TL peşin harç ve 2.670,00 TL ıslah harcı toplamı olan 2.842,90 TL harcın; davalı taraftan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 77,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.577,00 TL yargılama giderinin; davalı taraftan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .....bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdiren 25.022,04 TL vekalet ücretinin, davalı taraftan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ..... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 19/12/2023 Katip ..... Hâkim ..... ¸ ¸ Gerekçeli Karar