İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/704 E. 2025/44 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/704
- Karar No
- 2025/44
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/704 Esas - 2025/44 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/704 Esas KARAR NO : 2025/44 ... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2023 KARAR TARİHİ : 22/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2025 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı arasında 01.07.2019-30.09.2019 tarih aralığını kapsayan hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin ... sicil numaralı işerinde ifa edildiğini, dava konusu alacak talebinin davalı idarece müvekkili şirketin hakedişlerinden kesilecek asgari ücret destek primi tutarının iadesinin istemine ilişkin olduğunu, uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalı idarece davacının şirketin hakedişlerinden yapılan asgari ücret destek primi tutarlarının iş bitiminde davacı şirkete iade edilip edilmemesi noktasında toplandığını, 5510 sayılı kanunun geçici 68. Maddesinde hangi hallerde yararlanılan teşvikin hakedişten kesileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin sona erdiğini, davacı şirkete fiyat farkı ödenmediğini, davalı idarece usul ve yasaya aykırı olarak davacının hakedişlerinden kesilen Asgari Ücret Destek tutarı olan 31.030,00 TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili dilekçesinde özetle, davacı taraf hakedişlerinden kesinti yapıldığını iddia etse de her bir hakediş evrakında davacı şirket yetkililerinin imzalarının bulunduğunu, herhangi bir şerh koyulmadığını, itiraz edilmediğini, huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, hakedişlerden yapılmak zorunda olunan kesintilerin müvekkili şirketin hesabında bırakılmadığını, ilgili idarelerin (Hazine, İşkur ve İşsizlik Sigortası Fonu) hesabına aktarıldığını, bu nedenle davacının husumeti ilgili idareye yöneltmesi gerektiğini, husumet yokluğu bulunduğunu, 4734 sayılı yasaya tabi idarelerce gerçekleştirilen hizmet alımı ihaleleri neticesinde fiyat farkı ödeneceğini içeren ve çalıştırılacak personel sayısının belirlenerek çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için özel bir düzenleme bulunduğunu, müvekkili kuruluşun 233 sayılı KHK’ya tabi bir Kamu İktisadi Kuruluşu olduğundan 4734 sayılı yasanın 2. Maddesinde sayılan idarelerden olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede fiyat farkı ödeneceğinin yazılı olduğunu, yine sözleşmede personel sayısının net olarak belirtildiğini, çalışmanın tamamının idareye sunulacağının hüküm altına alındığını, davacı yüklenicinin yararlanmış olduğu asgari ücret destek tutarlarının yasa gereği mahsup edilerek müvekkili şirketçe önce malmüdürlükleri hesaplarına, akabinde işkur hesaplarına yatırıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, hizmet sözleşmesi kapsamında yüklenici hakedişlerinden yapılan asgari ücret destek primi kesintilerinin iadesi/tahsili istemine ilişkindir. Konuya ilişkin yasal mevzuat incelendiğinde; "Asgari Ücret Desteği"nin 6661 sayılı 'Askerlik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17.maddesi ile 5510 Sayılı Kanuna eklenen Geçici 68. Maddesi ile öngörüldüğü, daha sonraki yıllarda da yine aynı şekilde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa Geçici Maddeler eklenmek suretiyle asgari ücret desteğinin devam ettiği ve bu geçici maddelerde konu ile ilgili genel hükümlerin yer aldığı görülmüştür. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 68. Maddesi'nin birinci fıkrası:" (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce; a) 2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, b) 2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2016 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır." şeklindedir. Aynı maddedin sekizinci fıkrası ise: " (8) 4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir." şeklinde düzenlenmiştir. Uyuşmazlığa konu asgari ücret desteğinin mahiyetine bakıldığında; sigorta primlerinin ödenmesi kapsamında “Asgari ücret desteği” sağlanması amacıyla sigorta primlerinin bir kısmının Hazinece karşılanacağı hükmünün getirildiği, bu indirimin işsizliğin azaltılması ve yatırımların istihdam odaklı arttırılması amaçlı teşvik olması nedeniyle “fiyat farkı” olarak nitelendirilemeyeceği, işverenin prim ödeme yükümlülüğünü hafifletmek ve yükümlülüklerini yerine getiren işverenlere teşvik amacıyla Hazinece sağlanan ek bir katkı olduğu anlaşılmaktadır. ...Sayılı onama kararına konu ... Sayılı kararında, Somut olayda sözleşme ve eki idari şartnameler incelendiğinde; Sözleşmenin birim fiyatlı olduğu, her bir iş kalemi için yüklenici tarafından ayrı ayrı teklifte bulunulacağı, şartnamenin 25 maddesi gereği tekliflerine sigorta dahil tüm giderleri dahil edeceklerini ve bu konudaki tüm mali ve hukuki sorumluluğunun yüklenicide olduğu konusunda anlaştıkları görülmektedir. Buna göre yüklenici basiretli bir tacir olarak ihale dökümanlarını inceleyip engelli işçilere yönelik iş kalemi yönünden bunun bilincinde olmak sureti ile teklif verdiğinin kabulü gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan idari şartname 6100 sayılı HMK'nın 193. maddesine göre delil sözleşmesi niteliğinde olup mahkemelerce görevi gereği kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Bilirkişi raporlarından; engelli personeller nedeniyle düşen maliyetin önceden öngörülerek fiyat teklifinin yapıldığı, buna göre ihale sözleşmesinin imzalandığı anlaşılmaktadır. Tacir olan davacıların basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülükleri bulunduğu, sözleşmeyi ve eki niteliğindeki şartnameleri içeriğini bilerek sözleşmeleri imzaladıkları, davalının sözleşme ve şartname gereği bu konudaki tüm hukuki ve mali sorumluluğu üzerine aldığı, davalı idare tarafından hakedişlerden yapılmış bir kesinti bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bilirkişi raporlarına yanlış anlam verilerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ancak yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HMK'nun 353/1.b-2 maddesi gereğince, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak "davanın reddi" yönünde yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur., şeklinde karar Yargıtayca onanmıştır. Dosyamız arasına sözleşme ve ödemelere ilişkin kayıtlar alınıp, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. Bilirkişi incelemesinde de Yargıtay'ın son dönem hakedişlere itirazi kayıt konulmaması ve basiretli tacir gibi hareket edilmesi gerektiği, ihale şartnamesinde tutarların sabit olduğunu, şeklinde değerlerdirme yapılmıştır. Sözleşmenin 14. Maddesinde Yüklenici gerek sözleşme süresi, gerekse uzatılan süre içinde, sözleşmenin tamamen ifasına kadar, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni yükümlülüklerin ihdası gibi nedenlerle fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamaz. 14.3 maddesi, sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz, hükümlerini haizdir. Yargıtay ve Bam kararları doğrultusunda, basiretli tacir sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan yüklenici davacı firmanın hakedişlere itiraz da koymaması nedeniyle asgari ücret destek primi talebi yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 85,48-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22.01.2025 ...